GÜL (Rosa sp.) HASTALIKLARI
(Çiçekli Çalı ye Sarmaşık)
Yaprak Lekelenmesi: Cercospora rosicola mantarı'nın etkisi ile, gül yaprak'lerının kenarında yuvarlak biçimli, esmer-boz renkli leke'ler gelişir.
Sphaerulina rehmiana ve Septoria rosae mantar'ları gül yaprağı'nda; daire biçimli, esmer ve kirli beyaz renkte, kırmızı sınır çizgili leke'ler oluşturur.
Phyllosticta rosarum ve Sphaceloma rosarum mantar'ları; yapraklarda, kan kırmızısı veya siyah renkli leke'ler; tek yıllık taze sürgünflerin yeşil kabuğu'nda ve ise çiçek sap'larında doku'ya gömülü, ufak boyutlu, merkezi boz-beyaz olan, mor veya kahve renkte leke'ler oluştururlar.
Mycosphaerella rosicola, Cercospora puderi, Alternaria circinans ve Monochaetia compta mantarları gül'de "yaprak lekelenmesi" hastalıklarına sebep olurlar. Mücadele: Bu hastalıklann hepsi "siyah leke" hastalığı ile mücadelede kullanılan püskürtme ilaçları ile denetim altına alınır.
Siyah Leke : Diplocarpon rosae mantarının sebep olduğu bu hastalık, saçaklı kenarı olan ve daha koyu renkte lekeleri ile diğer "yaprak lekelenmesi" hastalıklarından ayrılır. Bunlar yaprağın her iki yüzünde ortaya çıkarlar. Çok küçük, siyah ve kabarcık gibi olan spor oluşturan organlar büyüteç ile kolaylıkla görülebilir. Bulaşmadan hemen sonra bazı gül' ler yapraklarını kaybederler; bazıları ise lekeler madeni para boyutuna kadar genişleyinceye kadar yapraklarını tutarlar. Mantarın "etilen" gazı ürettiği ifade edilmektedir, bu gaz da olgunlaşamadan "yapraksızlanma"ya sebep olur. Belki hiçbir gül varyetesi "siyah leke" hastalığından büsbütün bağışıklı değildir, ancak olağan bahçe şartları altında belli varyeteler diğerlerinden daha hassastır. "Siyah leke"li yapraklar, "doku bozuklaşması" mantarı olan Leptosphaeria coniothyrium ile bulaştırılabilir, bu mantar olağan durumlarda sadece gövdeyi istila eder.
Mücadele : "Gerçek külleme" mantarı'nın iplikçikleri hemen hemen büsbütün yüzeysel olduğu halde, "siyah leke" mantarının iplikçikleri (miseli) çoğunlukla koruyucu görevi olan konukçu kütikül'ünün altındadır, bu yüzden mantar mücadele ilaçları yaprak tahrip edilmeksizin mantarı öldürmez. Bunun için mantarın ilk istilasına karşı her zaman genç yapraklar korunmaya uğraşılır. Bu işlem, büyüme mevsiminin başlamasından sonbahara kadar birkaç ilaçtan herhangi biri en azından haftada bir defa, mesela 20 defa, püskürtülerek yapılır. Yaprağın, korunmaksızın geçen 6 veya daha fazla saatlik zamanı içinde, mantar giriş kazanır ve daha fazla ilerlemesi yaprağı tahrip etmeksizin durdurulamaz. "Siyah leke"den en iyi korunma usulü, büyüme mevsiminin sonunda tüm yaprakların toplanması ve yok edilmesi ile başlar. Mantar kısmen böyle yapraklarda kışlama yapar. Sporlar gelecek ilkbaharda bu yapraklardan havaya salınacaktır.
"Siyah leke" etmeni mantar sürgünlerde de hayatını sürdürdüğünden, aşılı yere fazla yakın kesmeksizin mümkün olduğu kadar fazla olarak bunların budanması makul bir önlemdir. Bu uygulamanın tek başına, gelecek büyüme mevsiminde ortaya çıkacak "siyah leke" hastalığı bulaşmalarını büyük ölçüde azalttığı ileri sürülmektedir. Gül'lere yaprakların çıkmaya tam başladığı zaman, uyuşuk durumda kullanılan "kükürtlü kireç" püskürtülmesi de yapılır. Bu ilaç bazı mantar engellemeye yardımcı olur, fakat daha önemlisi kışlamakta olan birkaç başka zararlıyı da öldürür. Büyüme mevsimi devam etmekteyken, püskürtme ilaçlarının dönem dönem uygulanması başlatılmalıdır. "Siyah leke"den ve başka zararlılardan iyice korunmuş gürlerin korunmamış olanlardan kış hasarına karşı daha az hassas olduğu bilinmektedir.
Yaprak Siyah Beneklenmesi : Marssonina rosae ve Actinomema rosae mantarlarının etkisi ile; yaz sonu ve güz başında, az sayıda ortaya çıkıp daha sonra artan, çeşitli boyutta leke'ler hastalığın belirtisidir. Lekelerin rengi esmerden mor ve siyaha değişkendir. Tek yıllık yeşil sürgünlerin kabuğu'nda da koyu renkli leke'ler gelişmektedir. Lekelenmiş olan yaprak'lar "sararma" geçirip döküllürler; şiddetli hastalık durumlarında toprak dökülmüş yapraklarla kaplanır. Bu mantarlar dökülen yaprak'larda "kışlama" yapar. Bu hastalıklılık durumu sebebi ile, gelecek sene fidan gelişmesinde "duraklama" olur, açan çiçek sayısı azalır, bazı durumlarda gül açması durur. Mücadele : Yaz mevsiminin rutubetli geçmesi ve toprak zayıflığı, bu hastalığı teşvik etmektedir.
Yanık Leke : Coniothyrium wernsdorffiae mantarı tarafından sebep olunan bu hastalık, bir yaşındaki dal'karın kabuğu'nda büyük boyutlu ve yuvarlak biçimli leke'ler oluşturmaktadır. Leke'ler kırmızı bir çizgi ile sınırlıdır. Hastalık ilerledikçe leke esmerleşir, kurur, ölür ve hemen çatlar; çatlaklı kısmın kenarı "kalınlaşma"ya ve "şişme"ye uğrar; böylelikle doku bozuklaşmalı ve yanmış gibi bir görünüş ortaya çıkar. Şiddetli hastalık durumunda, bu oluşum'lar gövde'ye ve dal'lara uzayarak bitki bütünüyle kuruyabilir. Coniothyrium wemsdorffiae mantarınca yaratılan bu hastalığa "lekeli doku bozuklaşması" hastalığı da denir. Hastalığın adı, siyah ve isli "lekelerden dolayıdır ve "yanma" da denir. Leke'ler kıştan korumak için örtülmüş olan tırmanıcı gül'lerin ve diğer çeşitlerin sürgünleri üzerinde kışı gelişir. Bu hastalığın, kış koruması gerektirmeyen gül'lerin bu kısımlarında önemli olmadığı ifade edilmektedir. "Doku bozuklaşması" başlangıçta sadece bir kırmızı leke'dir. Olgunlaştığı zaman kenarında çok koyu morumsu esmer ve merkezinde açık kırmızımsı sarıdır. Dışarı çıkan mantar üreme yapı'larının boyunları ile sebep olunan hastalıklı kısmın kabuğunda küçük ve uzunluğuna yarıklar, bu "bozuklaşma" oluşumlarının ayırıcı özelliğidir. "Esmer doku bozuklaşması" hastalığında üreme yapıları daha düzenli dağılmışlardır. "Lekeli doku bozuklaşması" hastalığı genelde ara sıra ortaya çıkar ve çıktığı zaman salgın halini alır. "Esmer doku bozuklaşması"na sebep olan mantarda olduğunun aksine bu mantar yapraklan ve çiçek'leri etkilemez. Kabuk düzgündür ve düzenli çatlaklı değildir. Ortama bir derece gömülü olan "lekeli doku bozuklaşması" oluşumlarında, çatlaklar uzunluğuna yöndedir, halbuki genel "gövde bozuklaşması" oluşum'larında gelişen çatlaklar tüm yönlere uzanabilir. Mücadele : Hastalık gül sürgün'lerinin örtüldüğü zamanda yani kış sonunda veya ilkbahar başında ortaya çıkar; korunmamış yani kış koruması için örtülmemiş sürgünler hiçbir boyutta hastalığı kazanmaz; bu sebepten kış örtülerinin kaldırılmasından sonra, hastalıklı sürgün ve dallann görülür görülmez hemen tahrip edilmesi, çoğunlukla hastalığı denetim altına alacaktır;
eğer bu yapılmazsa, oluşumlar sürgün ve dalları kuşaklar, bitkinin tepe kısmı solar ve uçtan ölmeye başlar; tırmanıcı ve çalı gül' leri için kış koruması gerektirmeyen ilik iklimlerde başka bir denetim usulü gerekli olmaz. Gül bitkisi kabuğu'nda yaralanma, kış donması'nda çatlama'lar ve aşırı gübreleme işlem'leri hastalığın yaygınlaşmasını sağlamaktadır. Bu sebepten dolayı, gül bitkisi'nin kışın sarılması hasarı azaltmaktadır.
Coniothyrium fuckelli mantarı da yukardakine benzer gül bitkisi kabuğu'nda leke'ler oluşmasına sebep olur.
Coniothyrium rosarum mantarı, aşı kalemi alınan anaç gül bitkisi'nde mevcut olabilir. Bu durumda aşı kalemlerinde başlangıçta "esmerleşme", daha sonra "kabuk dökülmesi" ve bitki'de bütünüyle kuruyup "ölme" ortaya çıkar.
Dal Esmerleşmesi: Diaporthe umbrina mantarı'nın sebep olduğu bu hastalğın ilerleyişi sırasında; yeşil ve daha odunlaşmamış olan tek yıllık dal'larda, pek çok sayıda, ufak boyutlu, yuvarlak biçimli ve dağınık yer alan sığ leke'ler oluşur; başlangıçta bu leke'ler pembe renktedir, daha sonra merkez kısmı beyazlaşır ve boyutları büyür, daha sonraki senelerde büyürler ve taze dal'ları kaplarlar. Böylelikle bütünüyle leke'ler ile kaplanan hasta darlardan- sağlam dal'lara bulaşma olur. Hastalığın bulaştığı yapraklar ve çiçek'ler dökülebilir.
Botryosphaeria dothidea mantarı'nın etkisi ile, gül bitkisi'nin dal kabuğu'nda siyah noktacık'lar beliriri. Sayısı artan bu noktacıklar sebebi ile kabuk'da "çatlama" başlar. Cıyptosporium minimum mantarı da dal'larda 1-2 cm boyutlu, yuvarlak biçimli, başlangıçta siyah renkli sonra açık kahverengiye dönen renkte keskin sınır çizgili leke'ler oluşturmaktadır; bu maptar daha sık olarak donma geçirmiş sarılıcı gül bitki'lerinde ortaya çıkmaktadır. Cylindrosporium ramicola mantarı ise keskin sınır çizgili olmayani merkezi esmer olan siyah leke'ler oluşmasına sebep olur; bunlar taze ve yeşil sürgünlerde parlak kırmızı renkte ve 0,3-1,2 cm boyutlu olur.
Gloeosporium rosae mantarı'nın etkisi ile, dal'larda oluşan esmer renkli ve belirgin sınır çizgili leke'ler sık sık dalı "kuşaklama" yapar ve sonuçta dal'da "kuruma" ve "ölme" olur.
Gnomonia rubi mantarı, gül bitkisi'nin darlarında, kırmızı sınır çizgili esmer leke'ler oluşturur. Hastalığın ilerlemesi ile "sararma" ve solma" geçiren yaprak'lar ve dal'lar kuruyup ölür. Myxosporium vogelli mantarı'nın saldırısı ile, çiçek goncaları ve dal'lar etkilenir. 1,5 cm kadar boyutlu, yuvarlak biçimli merkezi kösele renkli esmer leke'ler dış kısma doğru koyulaşmaktadır.
Siyah Küf : Chalaropsis thielavioides mantarı, aşılanmış gül kasalarındaki stoklarında şiddetle hasar yaratır. Mantar, "yara dokusu" oluşmasını önlemekte,-böylece etkilenmiş aşı kalemleri ölmektedir. Hastalığın yeni bulaştığı aşı yerlerinde önce beyaz veya bozumsu mantar büyümesi olur, bu oluşum aşı stokunu ve kalemlerini kaplar. "Küf", koyu gölgeli olur, zeytin yeşilinden koyu esmere ve sonunda siyaha döner. Parazit mantar konukçu gül bitkisi gövdesinin kabuk (korteks), odun ve öz dokularım istila eder. Kabuk dokusunun özellikle rengi bozulur, öz ışınları ve öz dokusu da "renk bozulmasına uğrar.
?ki çeşit spor meydana getirilir. Birincisi, "endokonidi"lerdir ve konidiofor'ların uç hücreleri içinde içsel olarak oluşturulur, konidiofor'lar 3-4 hücre uzunluğunda olup küt bir uca doğru yavaş yavaş sivrilmektedir; spor'lar oluşturulurken tek tek çıkarlar ve zincir halinde birarada bulunabilirler; bu spor'lar önce açık renklidir, daha
sonra zeytin yeşili olurlar. ?kinci çeşit spor'lar, "makrokonidi"lerdir ve gevşek kümeler halinde bulunurlar; önce renksizdir, hemen zeytin yeşil olur ve sonunda koyu esmer renge dönerler.
Bu mantar türü, çeşitli bitkilerde siyah "kök çürüklüğü" ile bağlantılı olan Thielaviopsis cinsine çok benzemektedir.
Chalaropsis thielavioides mantarı, bitkiler dikilmeden önce çok uzun depoda tutulduğu zaman veya bitkiler dikimden sonra fazla sulandığı zaman, gül köklerine de hasar verir.
Solgunluk: Verticillium sp. mantarlarının sebep olduğu hastalık'da, başlangıçta "solgunluk", sonra yaprak'da "dökülmesi", gövde'de "kabuk buruşması", daha sonra da bitki'de yukarıdan aşağıya bir "esmerleşme" olguları görülmektedir. Kök'dekji hastalık belirtisi ise "esmerleşme" ve kuruyup "ölme"dir.
Doku Bozuklaşması : Çok sayıda mantar gül sürgün ve dallarında "doku bozuklaşması" oluşumları yaratırlar. Özel mantarların teşhis edilmesi evlerde gül yetiştirenler için önemli değildir, çünkü "aşılama yeri doku bozuklaşması" oluşumlarının dışında, denetleme usulleri genelde hepsinde aynıdır.
"Genel gövde doku bozuklaşması" hastalığı -Leptosphaeria coniothyrium mantarınca husule getirilir ve siyah püknid "leke"leri geliştirilir. Hastalık sık sık, sürgünlerin budama için kesilmiş bulunduğu noktada gelişir. Mantar genelde, dikenli sürgünlerin birbirini kamçılaması veya başka bir biçimde yaratılan mekanik yaralardan giriş yapar. Genç "bozuklaşma" oluşumları önce soluk sarımsı veya bir derece kırmızımsıdır; bunlar esmerleşir, gömülü ve yaşlanma ile çatlaklı olur. Olağanda gövde ile sınırlı olan buv mantar, daha evvelce Diplocarpon rosae mantarı ile hastalandırılmış olan yaprakları istila eder. Mücadele ; "sürgün yanıklık bozuklaşması" hastalığındaki gibi yapılır.
Coniothyrium rosarum mantarının meydana getirdiği "aşılama doku bozuklaşması" hastalığının, yetiştirme yastıklarındaki aşı kalemi ile anaç bitkinin birleşme yerinde geliştiği ifade edilmektedir. "Doku bozuklaşması" oluşumu aşı yerini büsbütün kuşakladığı zaman, hastalıklı sürgün ve dallar ölür. Mücadele ; üreticilerin dirençli buldukları bazı varyeteler vardır, aşılanan odun kısmı hastalıktan yoksun olmalıdır, hastalığın ciddi durum kazandığı yerlerde hastalıklı bitkiler uzaklaştırılır ve yok edilir.
"Uçtan ölüm, sürgün yanıklık doku bozuklaşması" hastalığı, bektaşüzümü (Ribes sp.) ve başka birçok ağaca saldıran Botıyosphaeria dothidea mantarı tarafından yaratılmaktadır. Sürgün ve dal üzerindeki "bozuklaşma" oluşumunun yukarısında kalan yapraklar "solgunluk"a uğrar, esmerleşir ve ölür. Mücadele ; "doku bozuklaşması" oluşumlu sürgün ve dallar kesilip atılır ve yok edilir, "siyah leke" hastalığına karşı kullanılan püskürtme ilaçları bu mantar ile yaratılacak yeni bulaşmaları önleyecektir.
Cylindrocladium scoparium mantarı'nın husule getirdiği "tepe doku bozuklaşması" veya "kök boynu çürüklüğü" hastalığı, çok yaygın olarak seralarda ortaya çıkmaktadır. Sık dikilmiş gül bitkilerinin hem anaç'ların hem de kalem'lerin ana gövde kabuğu'nda renk değişikliği hastalığın belirtisi'dir. Sağlam doku'lar hastalıklık olanlardan keskin sınır ile ayrılmıştır. Hastalık; odun dokusu'na da işlemiş durumdadır; kök'den gövde'ye yukarı yayılır. Kabuk, aşı kalemi ile anaç bitkinin birleşme yerinde veya tam yukarısındaki sürgünde siyahlaşır ve suya sokulmuş gibi olur. Bazan tek tek darlarda hastalık gelişir; böyle dal'lar ve sürgünler zayıf gelişme yapar ve az çiçekli ve kötü
görünüşlü olur. Sürgün veya dal sık sık kuşaklanır, az ve kötü çiçek açar. Hastalık, bina dışında yetiştirilen gül' lerde salgın halini alabilmektedir. Sonunda gül bitkisi "siyahlaşma"ya uğrayarak kurur. Mücadele ; mantar toprakta yaşadığından buhar ile pastörize edilmiş toprak kullanılır, hastalıktan yoksun bitki materyali ekilir veya dikilir.
Cıyptosporella umbrina mantarının etmeni olduğu "esmer doku bozuklaşması" hastalığı en dikkat çeken "doku bozuklaşması" hastalığıdır. Oluşumun merkezi açık kestane renginden esmere değişir, kenarı koyu mordur. Mantarın eşeysiz üreme organları olan püknid'ler, rutubetli havalarda açık sarımsı esmer renkli sporlar çıkarır. Bu hastalık, başka gül hastalıklarına karşı mantar ilaçları kullanılarak mücadele edilmeyen gül bahçelerinde çok ciddi-hastalık yaratmaktadır. Mantar yapraklara da, küçük "benek"lere ve geniş morumsu "leke"lere sebep olarak hücum etmektedir. Belli gül varyetelerinin genç çiçekleri saldırı görmektedir. Taç yapraklar esmerleşir ve çıplak göz ile küçük benekler olarak gözüken çok sayıda koyu esmer üreme organları gelişir.
Gül'de başka "doku bozuklaşması" hastalıklarını husule getiren mantarlar arasında; Diplodia sp., Nectria cinnabarina, Cryptosporium minimum, Cytospora sp. ve Griphosphaeria corticola bulunmaktadır.
Mantar Yanıklığı: "Boz Küf" ve "Gonca çürüklüğü" olarak da bilinen bu hastalığı etmeni olan Botrytis cinerea mantarı, gül'ün genç çiçek sap'larını başlangıçta esmer renge dönüştürür. Çiçek açma olgusu'ndan önce, gonca gelişmesinde birdenbire "yavaşlama", taç yaprak'larda "açılmama" ve "renk bozulması" olur, sonunda boz renkte bir misel örtüsü gelişir; hemerjce çiçek goncaları "çürüme"ye uğrar. Hastalık ilerledikçe; sap'lar boz renkli misel ile örtülür; "bükülme" olgusu başlar ve bitki bütünüyle ölür. Fazla ıslak ortamlarda ve rutubetli mevsimde hastalığın hasarı büyük olur.
Botrytis cinerea mantarı'nın doğurduğu bu hastalığa karşı bazı melez çaygül'leri hassas durumdadır, hastalık çiçeklerin açılmasını önlemektedir. Tomurcuk'larda "esmerleşme" ve "çürüme" olur. Kısmen açılmış çiçek'ler bazan hücuma uğrar, taç yaprak'larda tek tek "esmerleşme" ve "buruşma" olur. Eski çiçek'ler toplanmadığı zaman yağmurlu mevsimlerde mantar daima mevcut olur. Kışın ölmüş sürgün'ler de bu mantarı barındırmaktadır.
Mücadele : Gül bitki'lerinin çiçek açma zamanında aşırı nem, sürekli yağış ve bulutlu hava hüküm sürmesi, bu hastalık etmenini teşvik etmektedir. Dikim için sadece kirlenmemiş stoklardaki gül bitkileri kullanılır veya 320 kısım su içinde bir kısım "formaldehit" konulması ile hazırlanan çözeltide fidanlar 2 saat işleme sokulur. Seralarda ve depolama kaplarında kesin ve sıkı sağlık koruma tedbirleri uygulanır.
Birçok gül'ün yaygın bir püskürtme ilacı olan "ferbam" etkilidir. "Maneb", "kaptan", "benlat" veya "botran"dan herhangi biri de bu mantarı denetim altında tutar. Güzün kullanılan gübre veya yaprak çürüntüsü sürgün'lerin çok ıslak kalmasına sebep olmaktadır ve böylece sürgün'ler üzerinde mantar gelişmesini teşvik eder. Hastalığın gül tomurcuklarına ve çiçeklerine bulaşması ıslak ilkbaharlarda özellikle beyaz varyetelerde yaygındır. Eğer iyi bir denetim başarılmak zorunda ise, hassas gül çeşitleri ıslah ilkbaharlarda haftalık olarak ilaç püskürtülmesine tabi tutulur. Eski, solmuş çiçeklerin toplanması ve çöpe atılması, mantarın bulaşma kaynağının miktarının azalmasına yardım edecektir.
Doku Ölümü : Elsinoe rosarum mantarı gül'ün tüm topraktüstü kısımlarına dadanır. Yapraklar üzerinde azçok yuvarlak ve çap bakımından yarım santimetre kadar olan "leke"Ier oluşur. Bunların rengi önce soluk esmer kenarı olan morumsu esmerdir. Leke'nin merkezi, olgunlaştığı zaman bozlaşır ve sık sık dökülür. Siyah "leke" renk bakımından düzensiz saçaklı kenara sahip daha tekdüze siyahtır."Doku ölümü" hastalığının büyük önemi gül üreticilerine henüz anlatılamamiştır. Mücadele ; kara "leke"nin denetimi devamlı göz altında tutmak ile yapılır.
Gerçek Külleme: Sphaerotheca pannosa var. rosae mantarı'nın husule getirdiği bu hastalığın ilk belirtisi; özellikle genç yaprak'ların alt yüzleri görülecek biçimde kıvrılmaya eğilim göstermesidir. Böyle yaprak'lar; kirli beyazımsı ve un gibi misel örtüsü ile kaplanır; bunlar olağan olanlardan belki daha mor renktedir. Eğer gül sürgünlerinin uç'lan hastalanırsa, yaprak'larda "bodurlaşma" ve "biçim bozulması" olur. Genç sürgün'ler, uçtan aşağı doğru 30 santimetre kadar hastalanabilir. Ciddi olarak hastalanmış sürgünlerin uçları öldürülür. Kötü hastalanan çiçek tomurcukları açılmaz. Etmen mantar çiçek gonca'ların ve çiçek sap'larını da etkileyebilir. Bazı yörelerde mantar belki askus'lu üreme yapısı safhasj halinde "kışlama" yapar; daha ılıman iklimli yörelerde şüphesiz ki mantar, hastalıklı tomurcuk'larda, yaprak'larda, çiçek gonca'larında veya bütünüyle ölmemiş dal'larda kışı geçirir. Baharın yeni gelişen sürgün'lere "bulaşma" yapar.
Mücadele : "Gerçek külleme" mantarı ile bulaşma, hava rutubet ile doygun olduğu zaman en kolay biçimde ortaya çıkar; ancak yaprak'lar yağmur veya çiğ ile ıslak olduğu zaman parazit mantarın sporları iyi çimlenmez. "Siyah leke" hastalığına benzemeyerek, külleme hastalığının sürekli yağmur ile teşvik edilmediği gerçeği ortadadır. Sıcaklık, aşırı rutubet, ışık azlığı, hava akımının az olması, sık sıcaklık değişmeleri bu hastalığı teşvik etmektedir. Toprak şartları bakımından; ıslaklık, soğukluk, sürekli kuruluk, kireç eksikliği, aşırı azotlu gübre verme, hafif kumlu tekstür, Melez çay gül'leri ve melez daimi gül'ler, bahar başında budanır budanmaz hemen uyuşuk bitki'lere ticari "kükürtlü kireç" püskürtülür. Büyüme mevsimi esnasında bu hastalık şu maddelerden herhangi birini kullanma ile durdurulabilir: "benlat", "akti-dion PM", "faltan" veya "karathan". "Faltan" ve "karathan" ilaçları "siyah leke" hastalığını da denetim altına alır. Bu maddelerin bazısı, hava sıcaklığı 30 oC'nin üstünde olduğu zaman kullanılamaz. ?laç kaplarının üzerinde yazılı olan tedbirlere dikkat edilir.
(Çiçekli Çalı ye Sarmaşık)
Yaprak Lekelenmesi: Cercospora rosicola mantarı'nın etkisi ile, gül yaprak'lerının kenarında yuvarlak biçimli, esmer-boz renkli leke'ler gelişir.
Sphaerulina rehmiana ve Septoria rosae mantar'ları gül yaprağı'nda; daire biçimli, esmer ve kirli beyaz renkte, kırmızı sınır çizgili leke'ler oluşturur.
Phyllosticta rosarum ve Sphaceloma rosarum mantar'ları; yapraklarda, kan kırmızısı veya siyah renkli leke'ler; tek yıllık taze sürgünflerin yeşil kabuğu'nda ve ise çiçek sap'larında doku'ya gömülü, ufak boyutlu, merkezi boz-beyaz olan, mor veya kahve renkte leke'ler oluştururlar.
Mycosphaerella rosicola, Cercospora puderi, Alternaria circinans ve Monochaetia compta mantarları gül'de "yaprak lekelenmesi" hastalıklarına sebep olurlar. Mücadele: Bu hastalıklann hepsi "siyah leke" hastalığı ile mücadelede kullanılan püskürtme ilaçları ile denetim altına alınır.
Siyah Leke : Diplocarpon rosae mantarının sebep olduğu bu hastalık, saçaklı kenarı olan ve daha koyu renkte lekeleri ile diğer "yaprak lekelenmesi" hastalıklarından ayrılır. Bunlar yaprağın her iki yüzünde ortaya çıkarlar. Çok küçük, siyah ve kabarcık gibi olan spor oluşturan organlar büyüteç ile kolaylıkla görülebilir. Bulaşmadan hemen sonra bazı gül' ler yapraklarını kaybederler; bazıları ise lekeler madeni para boyutuna kadar genişleyinceye kadar yapraklarını tutarlar. Mantarın "etilen" gazı ürettiği ifade edilmektedir, bu gaz da olgunlaşamadan "yapraksızlanma"ya sebep olur. Belki hiçbir gül varyetesi "siyah leke" hastalığından büsbütün bağışıklı değildir, ancak olağan bahçe şartları altında belli varyeteler diğerlerinden daha hassastır. "Siyah leke"li yapraklar, "doku bozuklaşması" mantarı olan Leptosphaeria coniothyrium ile bulaştırılabilir, bu mantar olağan durumlarda sadece gövdeyi istila eder.
Mücadele : "Gerçek külleme" mantarı'nın iplikçikleri hemen hemen büsbütün yüzeysel olduğu halde, "siyah leke" mantarının iplikçikleri (miseli) çoğunlukla koruyucu görevi olan konukçu kütikül'ünün altındadır, bu yüzden mantar mücadele ilaçları yaprak tahrip edilmeksizin mantarı öldürmez. Bunun için mantarın ilk istilasına karşı her zaman genç yapraklar korunmaya uğraşılır. Bu işlem, büyüme mevsiminin başlamasından sonbahara kadar birkaç ilaçtan herhangi biri en azından haftada bir defa, mesela 20 defa, püskürtülerek yapılır. Yaprağın, korunmaksızın geçen 6 veya daha fazla saatlik zamanı içinde, mantar giriş kazanır ve daha fazla ilerlemesi yaprağı tahrip etmeksizin durdurulamaz. "Siyah leke"den en iyi korunma usulü, büyüme mevsiminin sonunda tüm yaprakların toplanması ve yok edilmesi ile başlar. Mantar kısmen böyle yapraklarda kışlama yapar. Sporlar gelecek ilkbaharda bu yapraklardan havaya salınacaktır.
"Siyah leke" etmeni mantar sürgünlerde de hayatını sürdürdüğünden, aşılı yere fazla yakın kesmeksizin mümkün olduğu kadar fazla olarak bunların budanması makul bir önlemdir. Bu uygulamanın tek başına, gelecek büyüme mevsiminde ortaya çıkacak "siyah leke" hastalığı bulaşmalarını büyük ölçüde azalttığı ileri sürülmektedir. Gül'lere yaprakların çıkmaya tam başladığı zaman, uyuşuk durumda kullanılan "kükürtlü kireç" püskürtülmesi de yapılır. Bu ilaç bazı mantar engellemeye yardımcı olur, fakat daha önemlisi kışlamakta olan birkaç başka zararlıyı da öldürür. Büyüme mevsimi devam etmekteyken, püskürtme ilaçlarının dönem dönem uygulanması başlatılmalıdır. "Siyah leke"den ve başka zararlılardan iyice korunmuş gürlerin korunmamış olanlardan kış hasarına karşı daha az hassas olduğu bilinmektedir.
Yaprak Siyah Beneklenmesi : Marssonina rosae ve Actinomema rosae mantarlarının etkisi ile; yaz sonu ve güz başında, az sayıda ortaya çıkıp daha sonra artan, çeşitli boyutta leke'ler hastalığın belirtisidir. Lekelerin rengi esmerden mor ve siyaha değişkendir. Tek yıllık yeşil sürgünlerin kabuğu'nda da koyu renkli leke'ler gelişmektedir. Lekelenmiş olan yaprak'lar "sararma" geçirip döküllürler; şiddetli hastalık durumlarında toprak dökülmüş yapraklarla kaplanır. Bu mantarlar dökülen yaprak'larda "kışlama" yapar. Bu hastalıklılık durumu sebebi ile, gelecek sene fidan gelişmesinde "duraklama" olur, açan çiçek sayısı azalır, bazı durumlarda gül açması durur. Mücadele : Yaz mevsiminin rutubetli geçmesi ve toprak zayıflığı, bu hastalığı teşvik etmektedir.
Yanık Leke : Coniothyrium wernsdorffiae mantarı tarafından sebep olunan bu hastalık, bir yaşındaki dal'karın kabuğu'nda büyük boyutlu ve yuvarlak biçimli leke'ler oluşturmaktadır. Leke'ler kırmızı bir çizgi ile sınırlıdır. Hastalık ilerledikçe leke esmerleşir, kurur, ölür ve hemen çatlar; çatlaklı kısmın kenarı "kalınlaşma"ya ve "şişme"ye uğrar; böylelikle doku bozuklaşmalı ve yanmış gibi bir görünüş ortaya çıkar. Şiddetli hastalık durumunda, bu oluşum'lar gövde'ye ve dal'lara uzayarak bitki bütünüyle kuruyabilir. Coniothyrium wemsdorffiae mantarınca yaratılan bu hastalığa "lekeli doku bozuklaşması" hastalığı da denir. Hastalığın adı, siyah ve isli "lekelerden dolayıdır ve "yanma" da denir. Leke'ler kıştan korumak için örtülmüş olan tırmanıcı gül'lerin ve diğer çeşitlerin sürgünleri üzerinde kışı gelişir. Bu hastalığın, kış koruması gerektirmeyen gül'lerin bu kısımlarında önemli olmadığı ifade edilmektedir. "Doku bozuklaşması" başlangıçta sadece bir kırmızı leke'dir. Olgunlaştığı zaman kenarında çok koyu morumsu esmer ve merkezinde açık kırmızımsı sarıdır. Dışarı çıkan mantar üreme yapı'larının boyunları ile sebep olunan hastalıklı kısmın kabuğunda küçük ve uzunluğuna yarıklar, bu "bozuklaşma" oluşumlarının ayırıcı özelliğidir. "Esmer doku bozuklaşması" hastalığında üreme yapıları daha düzenli dağılmışlardır. "Lekeli doku bozuklaşması" hastalığı genelde ara sıra ortaya çıkar ve çıktığı zaman salgın halini alır. "Esmer doku bozuklaşması"na sebep olan mantarda olduğunun aksine bu mantar yapraklan ve çiçek'leri etkilemez. Kabuk düzgündür ve düzenli çatlaklı değildir. Ortama bir derece gömülü olan "lekeli doku bozuklaşması" oluşumlarında, çatlaklar uzunluğuna yöndedir, halbuki genel "gövde bozuklaşması" oluşum'larında gelişen çatlaklar tüm yönlere uzanabilir. Mücadele : Hastalık gül sürgün'lerinin örtüldüğü zamanda yani kış sonunda veya ilkbahar başında ortaya çıkar; korunmamış yani kış koruması için örtülmemiş sürgünler hiçbir boyutta hastalığı kazanmaz; bu sebepten kış örtülerinin kaldırılmasından sonra, hastalıklı sürgün ve dallann görülür görülmez hemen tahrip edilmesi, çoğunlukla hastalığı denetim altına alacaktır;
eğer bu yapılmazsa, oluşumlar sürgün ve dalları kuşaklar, bitkinin tepe kısmı solar ve uçtan ölmeye başlar; tırmanıcı ve çalı gül' leri için kış koruması gerektirmeyen ilik iklimlerde başka bir denetim usulü gerekli olmaz. Gül bitkisi kabuğu'nda yaralanma, kış donması'nda çatlama'lar ve aşırı gübreleme işlem'leri hastalığın yaygınlaşmasını sağlamaktadır. Bu sebepten dolayı, gül bitkisi'nin kışın sarılması hasarı azaltmaktadır.
Coniothyrium fuckelli mantarı da yukardakine benzer gül bitkisi kabuğu'nda leke'ler oluşmasına sebep olur.
Coniothyrium rosarum mantarı, aşı kalemi alınan anaç gül bitkisi'nde mevcut olabilir. Bu durumda aşı kalemlerinde başlangıçta "esmerleşme", daha sonra "kabuk dökülmesi" ve bitki'de bütünüyle kuruyup "ölme" ortaya çıkar.
Dal Esmerleşmesi: Diaporthe umbrina mantarı'nın sebep olduğu bu hastalğın ilerleyişi sırasında; yeşil ve daha odunlaşmamış olan tek yıllık dal'larda, pek çok sayıda, ufak boyutlu, yuvarlak biçimli ve dağınık yer alan sığ leke'ler oluşur; başlangıçta bu leke'ler pembe renktedir, daha sonra merkez kısmı beyazlaşır ve boyutları büyür, daha sonraki senelerde büyürler ve taze dal'ları kaplarlar. Böylelikle bütünüyle leke'ler ile kaplanan hasta darlardan- sağlam dal'lara bulaşma olur. Hastalığın bulaştığı yapraklar ve çiçek'ler dökülebilir.
Botryosphaeria dothidea mantarı'nın etkisi ile, gül bitkisi'nin dal kabuğu'nda siyah noktacık'lar beliriri. Sayısı artan bu noktacıklar sebebi ile kabuk'da "çatlama" başlar. Cıyptosporium minimum mantarı da dal'larda 1-2 cm boyutlu, yuvarlak biçimli, başlangıçta siyah renkli sonra açık kahverengiye dönen renkte keskin sınır çizgili leke'ler oluşturmaktadır; bu maptar daha sık olarak donma geçirmiş sarılıcı gül bitki'lerinde ortaya çıkmaktadır. Cylindrosporium ramicola mantarı ise keskin sınır çizgili olmayani merkezi esmer olan siyah leke'ler oluşmasına sebep olur; bunlar taze ve yeşil sürgünlerde parlak kırmızı renkte ve 0,3-1,2 cm boyutlu olur.
Gloeosporium rosae mantarı'nın etkisi ile, dal'larda oluşan esmer renkli ve belirgin sınır çizgili leke'ler sık sık dalı "kuşaklama" yapar ve sonuçta dal'da "kuruma" ve "ölme" olur.
Gnomonia rubi mantarı, gül bitkisi'nin darlarında, kırmızı sınır çizgili esmer leke'ler oluşturur. Hastalığın ilerlemesi ile "sararma" ve solma" geçiren yaprak'lar ve dal'lar kuruyup ölür. Myxosporium vogelli mantarı'nın saldırısı ile, çiçek goncaları ve dal'lar etkilenir. 1,5 cm kadar boyutlu, yuvarlak biçimli merkezi kösele renkli esmer leke'ler dış kısma doğru koyulaşmaktadır.
Siyah Küf : Chalaropsis thielavioides mantarı, aşılanmış gül kasalarındaki stoklarında şiddetle hasar yaratır. Mantar, "yara dokusu" oluşmasını önlemekte,-böylece etkilenmiş aşı kalemleri ölmektedir. Hastalığın yeni bulaştığı aşı yerlerinde önce beyaz veya bozumsu mantar büyümesi olur, bu oluşum aşı stokunu ve kalemlerini kaplar. "Küf", koyu gölgeli olur, zeytin yeşilinden koyu esmere ve sonunda siyaha döner. Parazit mantar konukçu gül bitkisi gövdesinin kabuk (korteks), odun ve öz dokularım istila eder. Kabuk dokusunun özellikle rengi bozulur, öz ışınları ve öz dokusu da "renk bozulmasına uğrar.
?ki çeşit spor meydana getirilir. Birincisi, "endokonidi"lerdir ve konidiofor'ların uç hücreleri içinde içsel olarak oluşturulur, konidiofor'lar 3-4 hücre uzunluğunda olup küt bir uca doğru yavaş yavaş sivrilmektedir; spor'lar oluşturulurken tek tek çıkarlar ve zincir halinde birarada bulunabilirler; bu spor'lar önce açık renklidir, daha
sonra zeytin yeşili olurlar. ?kinci çeşit spor'lar, "makrokonidi"lerdir ve gevşek kümeler halinde bulunurlar; önce renksizdir, hemen zeytin yeşil olur ve sonunda koyu esmer renge dönerler.
Bu mantar türü, çeşitli bitkilerde siyah "kök çürüklüğü" ile bağlantılı olan Thielaviopsis cinsine çok benzemektedir.
Chalaropsis thielavioides mantarı, bitkiler dikilmeden önce çok uzun depoda tutulduğu zaman veya bitkiler dikimden sonra fazla sulandığı zaman, gül köklerine de hasar verir.
Solgunluk: Verticillium sp. mantarlarının sebep olduğu hastalık'da, başlangıçta "solgunluk", sonra yaprak'da "dökülmesi", gövde'de "kabuk buruşması", daha sonra da bitki'de yukarıdan aşağıya bir "esmerleşme" olguları görülmektedir. Kök'dekji hastalık belirtisi ise "esmerleşme" ve kuruyup "ölme"dir.
Doku Bozuklaşması : Çok sayıda mantar gül sürgün ve dallarında "doku bozuklaşması" oluşumları yaratırlar. Özel mantarların teşhis edilmesi evlerde gül yetiştirenler için önemli değildir, çünkü "aşılama yeri doku bozuklaşması" oluşumlarının dışında, denetleme usulleri genelde hepsinde aynıdır.
"Genel gövde doku bozuklaşması" hastalığı -Leptosphaeria coniothyrium mantarınca husule getirilir ve siyah püknid "leke"leri geliştirilir. Hastalık sık sık, sürgünlerin budama için kesilmiş bulunduğu noktada gelişir. Mantar genelde, dikenli sürgünlerin birbirini kamçılaması veya başka bir biçimde yaratılan mekanik yaralardan giriş yapar. Genç "bozuklaşma" oluşumları önce soluk sarımsı veya bir derece kırmızımsıdır; bunlar esmerleşir, gömülü ve yaşlanma ile çatlaklı olur. Olağanda gövde ile sınırlı olan buv mantar, daha evvelce Diplocarpon rosae mantarı ile hastalandırılmış olan yaprakları istila eder. Mücadele ; "sürgün yanıklık bozuklaşması" hastalığındaki gibi yapılır.
Coniothyrium rosarum mantarının meydana getirdiği "aşılama doku bozuklaşması" hastalığının, yetiştirme yastıklarındaki aşı kalemi ile anaç bitkinin birleşme yerinde geliştiği ifade edilmektedir. "Doku bozuklaşması" oluşumu aşı yerini büsbütün kuşakladığı zaman, hastalıklı sürgün ve dallar ölür. Mücadele ; üreticilerin dirençli buldukları bazı varyeteler vardır, aşılanan odun kısmı hastalıktan yoksun olmalıdır, hastalığın ciddi durum kazandığı yerlerde hastalıklı bitkiler uzaklaştırılır ve yok edilir.
"Uçtan ölüm, sürgün yanıklık doku bozuklaşması" hastalığı, bektaşüzümü (Ribes sp.) ve başka birçok ağaca saldıran Botıyosphaeria dothidea mantarı tarafından yaratılmaktadır. Sürgün ve dal üzerindeki "bozuklaşma" oluşumunun yukarısında kalan yapraklar "solgunluk"a uğrar, esmerleşir ve ölür. Mücadele ; "doku bozuklaşması" oluşumlu sürgün ve dallar kesilip atılır ve yok edilir, "siyah leke" hastalığına karşı kullanılan püskürtme ilaçları bu mantar ile yaratılacak yeni bulaşmaları önleyecektir.
Cylindrocladium scoparium mantarı'nın husule getirdiği "tepe doku bozuklaşması" veya "kök boynu çürüklüğü" hastalığı, çok yaygın olarak seralarda ortaya çıkmaktadır. Sık dikilmiş gül bitkilerinin hem anaç'ların hem de kalem'lerin ana gövde kabuğu'nda renk değişikliği hastalığın belirtisi'dir. Sağlam doku'lar hastalıklık olanlardan keskin sınır ile ayrılmıştır. Hastalık; odun dokusu'na da işlemiş durumdadır; kök'den gövde'ye yukarı yayılır. Kabuk, aşı kalemi ile anaç bitkinin birleşme yerinde veya tam yukarısındaki sürgünde siyahlaşır ve suya sokulmuş gibi olur. Bazan tek tek darlarda hastalık gelişir; böyle dal'lar ve sürgünler zayıf gelişme yapar ve az çiçekli ve kötü
görünüşlü olur. Sürgün veya dal sık sık kuşaklanır, az ve kötü çiçek açar. Hastalık, bina dışında yetiştirilen gül' lerde salgın halini alabilmektedir. Sonunda gül bitkisi "siyahlaşma"ya uğrayarak kurur. Mücadele ; mantar toprakta yaşadığından buhar ile pastörize edilmiş toprak kullanılır, hastalıktan yoksun bitki materyali ekilir veya dikilir.
Cıyptosporella umbrina mantarının etmeni olduğu "esmer doku bozuklaşması" hastalığı en dikkat çeken "doku bozuklaşması" hastalığıdır. Oluşumun merkezi açık kestane renginden esmere değişir, kenarı koyu mordur. Mantarın eşeysiz üreme organları olan püknid'ler, rutubetli havalarda açık sarımsı esmer renkli sporlar çıkarır. Bu hastalık, başka gül hastalıklarına karşı mantar ilaçları kullanılarak mücadele edilmeyen gül bahçelerinde çok ciddi-hastalık yaratmaktadır. Mantar yapraklara da, küçük "benek"lere ve geniş morumsu "leke"lere sebep olarak hücum etmektedir. Belli gül varyetelerinin genç çiçekleri saldırı görmektedir. Taç yapraklar esmerleşir ve çıplak göz ile küçük benekler olarak gözüken çok sayıda koyu esmer üreme organları gelişir.
Gül'de başka "doku bozuklaşması" hastalıklarını husule getiren mantarlar arasında; Diplodia sp., Nectria cinnabarina, Cryptosporium minimum, Cytospora sp. ve Griphosphaeria corticola bulunmaktadır.
Mantar Yanıklığı: "Boz Küf" ve "Gonca çürüklüğü" olarak da bilinen bu hastalığı etmeni olan Botrytis cinerea mantarı, gül'ün genç çiçek sap'larını başlangıçta esmer renge dönüştürür. Çiçek açma olgusu'ndan önce, gonca gelişmesinde birdenbire "yavaşlama", taç yaprak'larda "açılmama" ve "renk bozulması" olur, sonunda boz renkte bir misel örtüsü gelişir; hemerjce çiçek goncaları "çürüme"ye uğrar. Hastalık ilerledikçe; sap'lar boz renkli misel ile örtülür; "bükülme" olgusu başlar ve bitki bütünüyle ölür. Fazla ıslak ortamlarda ve rutubetli mevsimde hastalığın hasarı büyük olur.
Botrytis cinerea mantarı'nın doğurduğu bu hastalığa karşı bazı melez çaygül'leri hassas durumdadır, hastalık çiçeklerin açılmasını önlemektedir. Tomurcuk'larda "esmerleşme" ve "çürüme" olur. Kısmen açılmış çiçek'ler bazan hücuma uğrar, taç yaprak'larda tek tek "esmerleşme" ve "buruşma" olur. Eski çiçek'ler toplanmadığı zaman yağmurlu mevsimlerde mantar daima mevcut olur. Kışın ölmüş sürgün'ler de bu mantarı barındırmaktadır.
Mücadele : Gül bitki'lerinin çiçek açma zamanında aşırı nem, sürekli yağış ve bulutlu hava hüküm sürmesi, bu hastalık etmenini teşvik etmektedir. Dikim için sadece kirlenmemiş stoklardaki gül bitkileri kullanılır veya 320 kısım su içinde bir kısım "formaldehit" konulması ile hazırlanan çözeltide fidanlar 2 saat işleme sokulur. Seralarda ve depolama kaplarında kesin ve sıkı sağlık koruma tedbirleri uygulanır.
Birçok gül'ün yaygın bir püskürtme ilacı olan "ferbam" etkilidir. "Maneb", "kaptan", "benlat" veya "botran"dan herhangi biri de bu mantarı denetim altında tutar. Güzün kullanılan gübre veya yaprak çürüntüsü sürgün'lerin çok ıslak kalmasına sebep olmaktadır ve böylece sürgün'ler üzerinde mantar gelişmesini teşvik eder. Hastalığın gül tomurcuklarına ve çiçeklerine bulaşması ıslak ilkbaharlarda özellikle beyaz varyetelerde yaygındır. Eğer iyi bir denetim başarılmak zorunda ise, hassas gül çeşitleri ıslah ilkbaharlarda haftalık olarak ilaç püskürtülmesine tabi tutulur. Eski, solmuş çiçeklerin toplanması ve çöpe atılması, mantarın bulaşma kaynağının miktarının azalmasına yardım edecektir.
Doku Ölümü : Elsinoe rosarum mantarı gül'ün tüm topraktüstü kısımlarına dadanır. Yapraklar üzerinde azçok yuvarlak ve çap bakımından yarım santimetre kadar olan "leke"Ier oluşur. Bunların rengi önce soluk esmer kenarı olan morumsu esmerdir. Leke'nin merkezi, olgunlaştığı zaman bozlaşır ve sık sık dökülür. Siyah "leke" renk bakımından düzensiz saçaklı kenara sahip daha tekdüze siyahtır."Doku ölümü" hastalığının büyük önemi gül üreticilerine henüz anlatılamamiştır. Mücadele ; kara "leke"nin denetimi devamlı göz altında tutmak ile yapılır.
Gerçek Külleme: Sphaerotheca pannosa var. rosae mantarı'nın husule getirdiği bu hastalığın ilk belirtisi; özellikle genç yaprak'ların alt yüzleri görülecek biçimde kıvrılmaya eğilim göstermesidir. Böyle yaprak'lar; kirli beyazımsı ve un gibi misel örtüsü ile kaplanır; bunlar olağan olanlardan belki daha mor renktedir. Eğer gül sürgünlerinin uç'lan hastalanırsa, yaprak'larda "bodurlaşma" ve "biçim bozulması" olur. Genç sürgün'ler, uçtan aşağı doğru 30 santimetre kadar hastalanabilir. Ciddi olarak hastalanmış sürgünlerin uçları öldürülür. Kötü hastalanan çiçek tomurcukları açılmaz. Etmen mantar çiçek gonca'ların ve çiçek sap'larını da etkileyebilir. Bazı yörelerde mantar belki askus'lu üreme yapısı safhasj halinde "kışlama" yapar; daha ılıman iklimli yörelerde şüphesiz ki mantar, hastalıklı tomurcuk'larda, yaprak'larda, çiçek gonca'larında veya bütünüyle ölmemiş dal'larda kışı geçirir. Baharın yeni gelişen sürgün'lere "bulaşma" yapar.
Mücadele : "Gerçek külleme" mantarı ile bulaşma, hava rutubet ile doygun olduğu zaman en kolay biçimde ortaya çıkar; ancak yaprak'lar yağmur veya çiğ ile ıslak olduğu zaman parazit mantarın sporları iyi çimlenmez. "Siyah leke" hastalığına benzemeyerek, külleme hastalığının sürekli yağmur ile teşvik edilmediği gerçeği ortadadır. Sıcaklık, aşırı rutubet, ışık azlığı, hava akımının az olması, sık sıcaklık değişmeleri bu hastalığı teşvik etmektedir. Toprak şartları bakımından; ıslaklık, soğukluk, sürekli kuruluk, kireç eksikliği, aşırı azotlu gübre verme, hafif kumlu tekstür, Melez çay gül'leri ve melez daimi gül'ler, bahar başında budanır budanmaz hemen uyuşuk bitki'lere ticari "kükürtlü kireç" püskürtülür. Büyüme mevsimi esnasında bu hastalık şu maddelerden herhangi birini kullanma ile durdurulabilir: "benlat", "akti-dion PM", "faltan" veya "karathan". "Faltan" ve "karathan" ilaçları "siyah leke" hastalığını da denetim altına alır. Bu maddelerin bazısı, hava sıcaklığı 30 oC'nin üstünde olduğu zaman kullanılamaz. ?laç kaplarının üzerinde yazılı olan tedbirlere dikkat edilir.






Comment