fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

KARANFİL (Dianthus sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği)

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • KARANFİL (Dianthus sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği)

    KARANFİL (Dianthus sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği)
    Yaprak Lekelenmesi : Serada ve açıkta yetiştirilmekte olan karanfil yaprak'larında ve tomurcuk'larında, Septoria dianthi mantan'nın sebep olduğu "yaprak leke"!eri; azçok kabaca yuvarlak ve morumsu esmer sınırı bulunan açık esmer renktedir; menekşe ye mor esmer sınırlıdır. Bunlar gövde'ler ve yaprak'lar, özellikle alt yaprak'larda çok sayıda, üsttekilerde seyrek ve dağınıktır. Leke'ler genişlemeye devam eder ve sonunda yaprakların uç'ları, leke'lerin genişlemesinin aşağısında kesilen besin ve su yokluğundan dolayı ölür; çoğunlukla bu leke'ler yaprağın tamamına yayılır, böylece yaprağın bütününde de "bükülme" ve "ölüm" olur. Şiddetli hastalık durumunda yaprak uzunluğuna "kıvrılma"ya uğrar; kırılıp dökülür. Leke'lerin üzerindeki küçük, siyah ve toplu iğnebaşı gibi benek'ler mantarın üreme yapıları yani püknidium'larıdır ve spor'ları geliştirirler. Bu spor'lar yağmur ile yayılır. Çiçek yaprak'larındaki leke'ler kahve renktedir. Mücadele : Hem ıslak hem de rutubetli ortam'lar mantarı teşvik ettiğinden, yüksek sıcaklık tercih edilmelidir. Hastalık seralarda yaprak'ları mümkün olduğu kadar kuru tutmak ile en iyi biçimde denetim altında tutulmaktadır. Gerektiği zaman "ferbam", "bordobulamacı" veya "fore" ilaçlarından biri püskürtülür.
    Alternaria dianthi (A. dianthicola, Macrosporium dianthi) mantarı; serada ve açıkta yetiştirilen karanfillerin yapraklarında, saplarında, bazan çiçek'lerde ve çiçek sap'larında beliren yuvarlak veya biçimi olmayan bozumsu kirli beyazımsı esmerimsi leke'lere sebep olur, bunların kenarı mor renktedir. Leke'ler; başlangıçta alt yaprak'larda ortaya çıkar; ilk olarak nokta halindedir; sonra iç içe daireler durumunda olup sınırları belirgindir; daha sonra boz kahve renge döner ve etrafında pembemsi mor ayla (hale) oluşur; boyurtları 1-2 cm kadardır. Leke'ler siyah spor yığın'ları yani konidium taşıyıcıları ile kaplıdır; konidiofor'lar stoma'lardan tek tek bazan demet halinde çıkabilir. Hastalık; gövde'lerdeki boğum'lara bulaştığı zaman yayılır, bu kısımlarda "sararma", "kuruma" olur ve daha yukarıdaki bitki büsbütün "ölüm"e maruz kalır. Mücadele : Etmen mantar'ın konidiospor'ları rüzgar ve bulaşık bitki kısımları ile yayılmaktadır. Serada havalandırma, sık dikimden ve aşırı sulamadan kaçınma, sadece sağlıklı bitki'lerden çelik alma yöntemlerine uyulur. Bulaşık bitki'ler ve tüm kalıritı'lar yok edilir. "Khorothalonil" ilacı uygulanabilir.
    Cladosporium echinulatum (Heterosporium echinulatum) mantan'nın sebep olduğu, serada ve açıkta gelişen bu hastalık; yaprak'larda, sap'larda ve çiçek'lerde başlangıçta yuvarlak veya oval biçimli, beyazımsı açık bozumsu esmer merkezli, siyahımsı koyu kırmızı kuşak ile çevrili leke'ler olarak beliti verir. Bu leke'lerin merkezi daha sonra yeşilimsi siyah renge döner, üstünde tüy gibi oluşum gelişir; leke yaprak boyunca uzayabilir ve yaprak kenarına doğru yarım ay gibi ilerleyebilir; leke'ler birleşebilir. Hastalığın etkisi ile, yaprak'larda "biçim bozulması" olur. Şiddetli

    hastalık durumunda yaprak'da "kuruma" ve "dökülme" olur; bu kuruma yerlerinden sap'lar kırılır. Çiçek oluşumu'nda "azalma" olur. Bu hastalıklılık durumu güzden kışa kadar devam eder. Mücadele : Islak ve sıcak yerlerde, sık ekim-dikimlerde hastalık hızla ilerleme gösterir. Sıcaklığın birdenbire soğuğa döndüğü şartlar teşvik edicidir. Diklofluamid, propineb; sistemiklerden "penkonazol" ve "triforin" ilaçları kullanılabilir.
    Çizgili Yanıklık: Serada ve açıkta yetiştirilmekte olan karafil'lerde, Pseudodiscosia dianthi (Heteropatella valtellinenğis, H. dianthi, Excipulina valtellinensis) mantan'nın sebep olduğu bu hastalık; yaprak'larda bozumsu esmerden beyazımsı boz renge kadar değişken ve karışık re.nkte, birkaç santimetre boyutta leke'ler ile kendini gösterir. Leke'ler enine çizgi halinde yaprak uçlarında ve dip'lerinde yer alır. Hastalıklı kısımlarda "solma" ve "ölüm" olur; buralarda "kırılma" olgusu ortaya çıkar. Tomurcuk'larda ve gövde'lerde "renk bozulması" olur. Hasarlı bitki kısımlarında biraz yükselmiş noktacık'lar gelişir, bunlarda çok sayıda konidiofor'lar oluşur. Hastalık sebebiye bitki'de biraz "bodurlaşma" olur. Şiddetli hastalık durumlarında karanfil bitki'leri tamamen "kuruma"ya uğrar. Mücadele : Yüksek rutubet ve sıcaklık şartları, ayrıca fazla azotlu gübre verilmesi hastalığı teşvik, etmektedir. Yetiştirme havadar ve serin yerlerinde yürütülmelidir.
    Çiçek Lekelenmesi : "Çiçek ölümü" adı da verilen bu hastalık'da; çiçek taç yaprakları üzerinde esmer leke'lere veya çiçeklerin çürüklüğe uğramasına Botrytis cinerea mantarı sebep olmaktadır. Çürüklük ilk olarak tomurcuğun dış tarafında dış taç yapraklar üzerinde görülür.
    Mücadele : Nemli hava ve ıslak toprak şartları bu hastalığı teşvik etmektedir. Hastalık serin seralarda en yaygın,olarak ortaya çıkar. En iyi denetim, sıcaklık ve havalandırmayı kullanarak "rutubeti düşük tutma" ile elde edilir.
    Mantar Solgunluğu : Fusarium oxysporum var. barbati mantarı bazı karanfil türlerinde şiddetle tahripçi bir solgunluk hastalığına sebep olur. Başlangıçtaki belirtileri, yeni büyümelerde sararma, yaprakların aşağı doğru sivrileşmesi ve bitkinin bodurlaşmasıdır. Mücadelesi için, mantardan temiz veya buhar ile pastörize edilmiş toprak kullanılır, bulaşık toprak "benlat" veya "PCNB (terraklor)" ile ıslatılır.
    "Solgunluk" ve "sap çürümesi" de denilen bu hastalığın etmeni olan Fusarium oxysporum var. dianthi mantarı; "olağandışı büyüme"ye ve genç sürgün'lerin "bodurlaşma"sına sebep olur. Bitki genel olarak karışık ve donuk-solgun yeşil renkte ve "sararma"ya, "kavrulma"ya uğramış görünümdedir. Yaprak'larda "sararma" ve gövde'de kolayca ezilecek kadar "yumuşama" olur; esmer renkli "şeritlenme" ve "kuşaklanma" keskin olarak sınırlıdır, bu özellik ile hastalanmış dokular sağlıklı olanlardan kolayca ayırt edilebilir. Sap dibi ve köke yakın gövde kısmı esmer renktedir. Dal kabuğu soyulursa, odun dokusu'nda uzunluğuna ve enine "esmer renklenme" oluşumu görülebilir; kök'de ise renklenme sarımsı veya kırmızımsıdır. Hastalığın ilerlemesi ile, ölmüş kısımlarda ve ana gövde'de beyazımsı kül'den pembeye kadar değişken renkte pamuksu lekecik'ler oluşur; bunlar ıslak durumda sümüksü, kuru durumda kabuk gibi toz yayan yapı gösterirler. Kesilmeler oldukça zaman içinde mantar yaralardan giriş kazanabilir. "Solgunluk" hastalığına sebep olduğu ileri sürülen diğer mantar'lar arasında; Fusarium culmorum, F. avenaceum, F. sporotrichoides sayılabilir. Fusarium roseum var. Cerealis mantarının sürgünlerin "solması"na ve gövdenin tüm kısımlarında genel bir "köklenme"ye sebep olduğu ifade edilmektedir. Mücadele; bu hastalık ile ilgili olan tüm mantarlar azçok toprakta

    bulunduğundan, denetim altına alma bakımından ilk husus bunlar ile kirletilmiş topraktan kaçınmaktır. Açıktaki, özellikle de bulaşık toprak'da geliştirilen karanfil çelikleri, toprak suyu ile mantar ile bulaşmış olmaktadırlar; böyle çelik'lerin kök boynu'nda "esmerleşme" başlar, esmerleşen kabuk'da mantar gelişir; böylece "sap çürümesi" hastalığı ortaya çıkar; hastalık sulama suyu veya rüzgar ile yayılmaktadır eğer çoğaltma yastıkları kirletilmiş ise, kum veya toprak ile değiştirilmeli yahut da buhar ile pastörize edilmelidir; arazideki bitkilerin, ot alınırken ve yetiştirilirken yaralanmasından kaçınılmalıdır; eğer mümkünse çelikler sadece serada yetiştirilen bitkilerden alınır; karanfil stok'larına haftalık olarak "kaptan" püskürtülür. Toprak ıslatılması için "benlat" etkilidir.
    Phialophora cinerescens mantarı,, su ileten boruları istila ederek, böylece gövde ve yapraklara su iletimini keserek ve konukçunun canlı dokularına hasar veren toksinler geliştirerek bitkide "solma"ya sebep olur. Yaralardan, küçük kök uçlarından ve kök kıllarından girerek tüm yaşlardaki bitkilere saldırır. Hastalanmış dokular esmerleşir, esmer renk belirgin bir sınır oluşturmaksızın azar azar yeşile geçer. Gövdeler azçok dik kalır. Mücadele için, diğer^ "solgunluk" hastalıklarında^ usullere başvurulur.
    Verticillium cinerescens mantarı'nın yarattığı "solgunluk" hastalığı'nda sap dibi kısımları çürümemektedir.
    Volutella leucotricha, Fusarium sp., Moniliopsis aderholdi ve Pythium debaryanum mantar'ları; karanfil'de "çelik solgunluğu" hastalığına sebep olmaktadır. Hastalığın ilerleyişi olarak çelik'lerde "renk değişmesi", "solma" ve kuruyup "ölme" olguları gerçekleşir.
    Yağlı Çillerime : Zygophiala jamaicensis mantarı karanfil yapraklarındaki "yağlı çil"lerden sorumludur. Hastalık ilk olarak muz (Musa sp.) yapraklarında bulunmuştur. Sadece yüksek nemli dönemlerde hastalık şiddetli olmaktadır.
    Mücadele : "Kaptan" veya "zineb" püskürtmesi yapılır. Hastalık yüksek rutubet şartları altında ve kötü havalandırılmış ve su akıntısı bulunan seralar içinde en yaygın olmaktadır. Yaprakların yoğun olmasından dolayı iki yıllık karanfil ekim-dikimlerinde daha etkilidir.
    Pas : Puccinia arenariae mantarı bazı karanfil tür'lerinde pas hastalığı husule getirir. Hastalığın belirtisi olarak; yaprak alt yüzünde koyu kahve renkli ( üreme yapıları (teleuto yatağı) meydana gelir. Mücadelesi, dönem dönem "ıslanabilir kükürt", "dakonil 2787" veya "ferbam"dan biri kullanılarak yapılır, hastalık önlenir.
    Uromyces dianthi (Uromyces caryophyllinus) pas mantarı sera karanfillerinin çok yaygın bir hastalığıdır ve Dünya ölçeğinde yayılış gösterir. Yaprak'larda ve dallarda küçük boyutlu, yuvarlak uzunca biçimli ve esmer renkte lekeler oluşur; bunlar yüzünden bütün bitki sarımsı bir görünüş alır. Mantarın yaz üreme yapısı (uredo yatağı) ve kış üreme yapısı (teleuto yatağı) vardır, ancak bunlar birbirine benzemektedir. Yaprak'ların her iki yüzünde, gövde'de ve çiçek tomurcukları üzerinde birkaç milimetre uzunluğunda, çikolata renginde ve toz gibi spor kitleleri patlar çıkar. Hastalanmış bitki'lerde sık sık "bodurlaşma" ve yaprak'larında "kıvrılma" olur. Özellikle "kırmızı pas" denilen uredospor safhası karanfil'de görülmektedir. Mücadele : Mantar bahar üreme yapısı'nı (aecidium) bir sütleğen bitkisi'nde (Euphorbia , gerardiana) geçirdiğinden, karanfil yetiştirme alanları civarındaki sütleğen'ler ortadan kaldırılır. Fazla nemli toprak, fazla azotlu gübre kullanılması ve toprak'daki potasyum

    eksikliği bu hastalığı teşvik etmektedir. 10 oC'Iik bir sıcaklık civarında tutulan ve iyi havalandırılmış seralar bu pas hastalığının gelişmesini teşvik etmez; yüzey yıkaması ile sporların bir bitkiden diğerine sıçratılmasından kaçınılır, eğer bu işlem gerekli ise, parlak ve güneşli bir günde yapılır; imkan varsa yüzeyden sulama yapılır; yaprakların ıslanmasının kaçınılmaz olduğu yerlerde haftalık aralıklar ile "çaptan" veya "zineb" püskürtülür; en iyi sonuç alabilmek için yaprakların bu ilaçlar ile tamamen örtülmesi sağlanmalıdır; çelikler pas hastalığından temiz bitkilerden alınır; sistemik bir mantar mücadele ilacı olan "plantvaks"ın hastalığı denetim altına aldığı bilinmektedir; bir mantar paraziti olan Darluca filum bu mantara hücum eder, ancak bununla mücadelede önemli sayılmaz.
    Çürüklük : Pellicularia filamentosa mantarının etkisi ile bitkiler, tam toprak seviyesi aşağısında gövdenin çürümesi sonucu olarak birdenbire solar, "gövde çürüklüğü" ortaya çıkar. Mantar çeliklerde, "yara dokusu (kallus)" oluşma noktasında başlayan yumuşak ve ıslak bir "çürüklük"e sebep olur. Ciddi bir kök boynu çürüklüğü ortaya çıkabilir. Topraktaki aşırı nem ile ve yüksek sıcaklık ile hastalığın teşvik edildiği bildirilmektedir. Bina dışı ekim-dikimlerde, hastalık ılık ve yağmurlu mevsimlerde daha yaygındır. Mücadele ; canlı karanfil bitkilerindeki gövde çürüklüğünü denetim altında tutmak üzere bir toprak ıslatıcısı olarak "PCNB (terraklor)" kullanılabilir; 50 litre su içine 3 00-500 gr % 75'lik "ıslanabilir terraklor" tozu karışımı yapılır ve 100 metrekarelik alana uygulanır; hastalık belirtileri gösteren bitkiler işlemden önce uzaklaştırılır, bu bitkilerin uzaklaştırıldığı alan ve istila edilmiş alanın 50 santimetre gerisindeki alan bu karışım ile ıslatılır.
    Fusarium poae mantarı karanfıl'de "tomurcuk çürüklüğü" yaratır.
    Gerçek Hülleme : Oidium cinsi'ne mensup mantar'lar tarafından meydana getirilen bu hastalık'da; yapraklarda kirli beyazımsı misel örgüsü gelişir. Hastalık ile bulaşık kısım'larda doku'larda "ölme" olur.
    Sap Lekelenmesi: Pseudomonas woodsii bakterisi'nin husule getirdiği leke'ler, yaprak'da, sap'da ve çiçek'de hafif yuvarlakça oval biçim ve 0,8-1,2 cm boyut gibi ayırt edici özellikleri ile kolayca tanınırlar. Leke'ler uzamış biçimde, merkez kısmı açık boz-esmer veya mor renkte ve sınırı bellidir; bunlar daha sonra esmerleşirler.
    Bakteri karanfil'lere yara yerlerinden giriş yapar; taşıyıcı'ları böcek'lerdir. Genel ve fazla yayılmış olan hastalık durumu, bitkileri hemen öldürür. Bir büyüteç ile, beyazımsı bazı tanecik'ler görülebilir, bunlar küçük bakteri kitleleridir, bunlar stoma'lardan dışarı sızarlar. Her leke içinde milyonlarca bakteri gelişebilir.
    Mücadele : Açık'da, serin hava ve rutubet, ayrıca bulutlu-kapalı hava hastalığı teşvik etmektedir. Bakteri'ler yaprak'lara yüzeyde dağılma ile veya yağmur ile alınır ve stoma'lardan girerler. Sera'da hastalık, uygun "havalandırma" ile ve yaprakları mümkün olduğu kadar "kuru tutma" ile azaltılabilir. "Kükürt" serpme de faydalı olur.
    Yassılaşma : Corynebacterium fascians bakterisi ile sebep olunan hastalık'da; yapraklar çarpıklaşır ve bakteri ile bulaşıldığı zaman büyüme azalır, bodurlaşma olur. Bu hastalık nazende (Lathyrus sp.) bitkisi'nde daha dikkat çekicidir. Mücadele, nazende'deki gibidir.
    Ur: Agrobactehum tumefaciens bakterisi tarafından sebep olunan bu hastalık karanfıl'i de etkiler.
    Bakteri Solgunluğu : Pseudomonas caryophylli bakterisi önce yaprakların bozumsu yeşile, daha sonra sarıya dönmesine ve sonunda ölmesine yol açar. İletim

    bölgesinde kavrulmuş gibi gözüken dokunun sarı şeritleri, gövdede 10 santimetre veya daha fazla yukarıya uzanır.
    Başka bir "solgunluk" hastalığı Erwinia chrysanthemi bakterisinin bir ırkı tarafından sebep olunur. Hastalıktan dolayı bazı bitkilerde hızlı bir "solma" ve "bodurlaşma" olur. Bazı bitkilerde ise yan sürgünler "kanca boyun"lu olur; alt yapraklar kıvrılır, sarılır ve bodurlasın Mücadele ; solgunluğun ilk işaretlerini bile taşıyan bitkilerden çelik almaktan kaçınılır; bu hastalığın daha önce görülmüş bulunduğu saksılara sağlıklı bitkiler nakledilmez; solgunluk hastalığı gösteren bitkiler tahrip edilir, bunlar kompostlama yığınlarına konulmaz; çoğaltma çelikleri yastığa sokulmadan evvel "potasyum permanganat" eriyiğine daldırılır; çelikler serada bir yılını geçirmiş bitkilerden alınır.
    Sivilce : Xanthomonas oryzae var. dianthi bakterisi karanfil yaprakları ve gövdesi üzerinde sivilce gibi "leke"lere sebep olmaktadır. Şiddetle hastalanmış yapraklar buruşur ve ölürler. Herhangi bir denetim usulü yoktur.
    Alacalanma : Karanfıl'deki alacalılık virüsü ticari karanfil varyetelerinde çok yaygındır. Bu konukçularda ya "solgun yaprak alacalanması" hasıl eder veya hiçbir belirti göstermez. Fideciklerde "renk bozulmasf'nâ sebep olur.
    Çizgilerime : Karanfil'deki çizgililik virüsü'nün etkisi ile, yaprak damar'larına paralel olan sarı veya kırmızı leke'ler ve çizgi'ler zuhur eder. Alt yapraklar sararır ve ölür.
    Mozayik : Karanfil'deki mozayik virüsü'nün etkisi ile, yapraklarda açık yeşil "alacalanma" ve düzensiz-uzamış "çillenme" ortaya çıkar. Çiçekte de "renk bozulması" gelişir. Tabiatta bu virüsü, şeftali yeşil aphid'i (Myzus persicae) nakleder.
    Halka Lekelilik : Karanfil'deki halka lekelilik virüsü'nün etkisi ile, yapraklar üzerinde düzensiz boz veya sarı "leke"ler gözükür hale gelir. Yaprak kenarları dalgalı olur. Tabiatta bu virüsü şeftali yeşil aphid'i (Myzus persicae) nakletmektedir.
    Mücadele : Karanfil'deki virüs hastalıkları eskiden olduğundan daha az yaygındır. Bunun bir sebebi, birçok ticari üreticinin kendi karanfıl'lerini bir yıllık dönüşüm ile bina içinde tutması ve de çelik kaynağı olarak "anaç" dediklerini kullanmalarıdır. Bu uygulama esas olarak Alternaria sp.'den "dal çürüklüğü", Pseudomonas sp.'den ve Fusarium'den "solgunluk" hastalıklarını denetim altına almak üzere benimsenmiştir, ancak virüs hastalıklarını da durdurmaya yardımcı olmaktadır. Bu virüsler, çeşitli varyetelerden hastalıklı karanfil'leri iki ay 38oC'ye maruz bırakma ile tahrip edilebilir. Daha az sıcaklığa müsamahalı karanfıl'ler, eğer sıcaklık, işlemin ortasına yakın 5 gün için 30 oC'ye düşürülüp daha sonra 38 oC'ye çıkarılırsa, daha iyi hayatta kalabilirler.


    Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008
Working...
X