LALE (Tulipa sp.) HASTALIKLARI
(Park-Bahçe Çiçeği)
Çürüklük : Sclerotium delphinii ve Pellicularia rolfsii mantarlarının etkisi ile lale bitkisinde husule gelen "tepe çürüklüğü" hastalığı'nda, soğansı gövde (bulb) ve toprağın altındaki gövde kısımları çürütülmektedir. Etkilenmiş bitkilerin yaprakları daha sonra kırmızılaşır, solar ve ölürler. Bu hastalık Dünya çapında yayılmıştır ve lalelerde nadir olarak ciddi durum alır, fakat birçok otsu bitkiye karşı yüksek derecede tahripçidir. Mücadele ; hastalıklı bitkiler yakınındaki toprak ile beraber uzaklaştırılır ve yok edilir; temiz toprağa sağlıklı soğansı gövdeler ekilir veya istila edilen toprak buhar ile muamele edilir.
Fusarium oxysporum var. tulipae mantarının etkisi ile ortaya çıkan "dip çürüklüğü" hastalığı'nda, hastalıklı soğansı gövdelerin geliştirdiği yapraklar kırmızılaşır, solar ve ölebilir. Birkaç kök oluşturulur ve soğansı gövdelerin dipleri çürütülür. Depo halindeki soğansı gövdeler donuk beyazdır. "Dip çürümesi" katı, büzülmüş ve bazan kuşaklıdır. Mücadele ; soğansı gövdeler uygulanabildiği kadar erken ve kuru havada kazılıp çıkarılır; güneş yakmasından, ezilmekten ve ba§ka hasarlardan kaçınılır; soğansı gövdeler soğuk ve iyi havalandırılmış şartlar altında ince tabaka halinde depolanır; soğansı gövdelerin kazılıp çıkarıldıktan sonra 48 saat içerisinde 15-30 dakika süre ile "benlate" içine sokulması, etmen mantarın denetimine yardımcı olacaktır; seyreltme oranı, her 400-500 litre ılık suya 750 gr veya her 4-5 litre ılık suya iki yemek kaşığı "benlate"dir, ılık suyun sıcaklığı 26-30 oC'dir; soğansı gövdeler muameleden sonra kurutulmalıdır.
Pellicularia (Rhizoctonia) tuliparum mantarı lale'de boz renkli "soğansı gövde çürüklüğü" hastalığı yaratır. İlk çıktığında lale sürgünüsarımsıu renk alır, "çürüme" başlar ve büyüme durur. Toprağın altındaki kök boynu'nda yapışkanlık, beyaz renk ve misel örgülü boz pamuksu yapı ortaya çıkar. Topraktan çıkmayı gerçekleştirebilen bitkiler solar biter ve ölür. Mantar köklere girer, yaprak diplerini ve soğansı gövdeleri tahrip etmek üzere yukarı doğru ilerleme yapar, böylece bunlar da azçok çürütülmüş olur. Soğansı gövdenin yukarı kısımları, aşağı kısımlardan daha çabuk çürütülür. Çürüklenmiş soğansı gövdeler, kuvvetli bir "boz küf büyümesi ile örtülür. Köklerin kendileri mükemmel olarak sağlıklı olabilir. Çürüklük, "yumuşak" ve "ıslak"dan ziyade "kuru"dur. Bu mantar spor oluşturmaz. Önce beyaz ve daha sonra siyah renkte olan sklerotium'lar, mantarın toprakta mevsimden mevsime direnç göstermenin tek vasıtasıdır, 2-3 yıl canlı kalabilirler. Mücadele: Toprakta bulunan mantar'ların misel iplik'leri soğansı gövde'lere bulaşabilmekte ve toprak yıllarca canlı kalabilmektedir. Bulaşık toprağa lale ekimi ve dikimi yapılmamalıdır. Bu mantarın lale yastığının toprağında varlığı, çıplak bölgeler ortaya çıkması ile anlaşılır. Tüm hastalıklı bitki'ler uzaklaştırılıp yok edilir; temiz soğansı gövdeler seçilir, bunlar buhar ile pastörize edilmiş veya "benlat" ile işleme sokulmuş toprağa ekilir; kötü su akıntılı ekim yerlerinden kaçınılır.
Sclerotium perniciosum mantarı "dip çürüklüğü"ne sebep olur. Hastalık, yaprak'larda öne "sararma" yaratır, daha sonra soğansı gövde'ye yakın kısım'larda "çürüme" ortaya çıkar. Toprakta da beyaz pamuk gibi mantar yapı'ları belirir. Hasta bitki kısımları çok sayıda siyah ve 0,1-0,2 cm boyutlu kesecik'ler ile dolar; bunlar mantarın misel oluşumu olan sklerotium'larıdır. Hastalık özellikle genç ve taze soğansı gövdelerde görülmektedir.
Penicillium coıyrnbiferum mantarı'nın yarattığı "mavi küf çürüklüğü" hastalığı, mite' lerin istila ettiği soğansı gövde'leri daha fazla hasara uğratır. "Mavi küf" hastalığı ikincil bir organizma olarak gelmektedir. Soğansı gövde beyaz bir misel örtüsü ile kaplıdır; misel'in içinde yer yer yeşil renkli konidiospor taşıyılarından ibaret oluşum'lar buılunur; bunun sonucunda soğansı gövde kabuğu "süngerleşme"ye uğrar. Soğansı gövdelerin çürüklüğe uğraması ile ilgili diğer mantarlar Rhizopus stolon ve Aspergillus türleridir. Mücadele ; "dip çürüklüğü"nde olduğu gibi, soğansı gövdelerin "benlaf'a daldırılması, "mavi küf" olgularının sayısını da azaltacaktır.
Phytophthora cactorum mantarı lale'de "gövde çürüklüğü, çiçek lekelenmesi" hastalığı husule getirir. Kötü hava dolaşımı olan rutubetli ve gölgelik yerlerde yetişen katmerli lale varyete'leri bu mantarın hücumuna uğrar. Başlangıçta yaprak saplarında "buruşma", daha sonra "kınlma" ve "çürüme" olur. Çiçek sapları, yaprak koltuğu yakınında veya aşağısında buruşur, bu olgudan dolayı çiçek'lerde "solma" "çökme" ve "ölüm" ortaya çıkar. Mücadele ; laleleri kötü havalandırmalı durumlarda büyütmekten kaçınmanın istisnası ile uygulanabilir bir denetim usulü üzerinde çalışma olmamıştır.
Yanıklık : Botrytis tulipae mantarı'nın yarattığı bu hastalık'da, yaprak'lar küçük ve esmer "leke"ler ile benekli hale gelir, sürgün'ler ve çiçek'ler de hücuma uğrar. Kahvemsi boz olan bozuk renkli leke'ler, açık renkli lale varyete'lerinde en belirgindir. Ölen kısımlarda boz renkli bir küf gelişmesi olur. Hasta yaprağın yüzeyi parçalanmaya uğrar, "bükülme" ile kıvrılır; ayrıca esmer renkli bir sınır çizgisi oluşur. Soğansı gövde'ler hücuma uğradığı zaman bütün bitki'de " bodurlaşma"olur ve soluk sarımsı yeşile döner; çiçek'ler kavrulur. Çürüklük; yaprak'larda ve çiçek sap'larında ilerlerken, kahverengi kenar ile çevrili açık boz bir renk bozulmasına sebep olur. Yaprakta geniş kısımlar böyle olabilir. Gövde'ler büsbütün çürütülüp bitebilir. Nemli havada hastalıklı kısımlar boz renkli bir küf ile kaplanabilir, küf de çok sayıda konidi oluşturulur, bunlar hava akımları ve başka etkenler ile diğer bitkilere yayılır. Gövdenin dibinde ve soğansı gövdenin dış pullarında birçok siyahımsı veya koyu esmer sklerotium' lar gelişir. Bu misel oluşumları mantarın kış veya başka uygunsuz şartları atlatmasını sağlar. Islak yetiştirme yerlerinde ve yağışlı mevsimlerde hastalık şiddetlenir, yaprak'lar bozulur, çiçek'ler çürür, çiçek açma'da "gecikme" olur.
Mücadele : Mantar soğansı gövde'de "kışlama" yapabilir. Aşırı hava rutubeti, serin sıcaklık, yaralanma, fazla azotlu gübre kullanımı hastalığı teşvik etmektedir. Soğansı gövde'ler ekilmeden evvel dikkatle incelenmelidir, hastalık gösteren tüm soğansı gövdeler atılır. Pulların altında herhangi bir hastalıklı "leke"yi açığa çıkarmak üzere dış kabuklar açılır. Hastalıklı bitkilerin erken olarak uzaklaştırılması esastır. Tohum yastıklarında hastalık görülür görülmez hemen, tek tek lale bitkileri öyle bir usul ile uzaklaştırılır ki böylece sporların saçılmasından veya toprakta yer alan hastalıklı soğansı gövde pulu kısımlannın kalmasından kaçınılır. Hastalık gösteren tüm çiçekler ve yapraklar yok edilir. Eğer soğansı gövdelerin, hastalıklı bitkilerin yetiştirilmiş olduğu yerlere ekilmek zorunluluğu varsa, toprak değiştirilmeli, "buhar" ile pastörize edilmeli veya uygun bir kimyasal madde ile işleme sokulur.
Bina dışı lalelerin iyi korunması, "botran" uygulaması ile başarılabilir. Yağmurlu ilkbaharlarda, uygulamalar her 3 günde ve tüm bitkilere olacak biçimde yapılır. İlaç uygulamaları çiçeklenme başlar başlamaz hemen kesilmelidir. Aksi takdirde çiçekler püskürtme maddesi kalıntısı yüzünden lekeli olacaktır. "Fore" ve "botran", Botrytis
sp.'ye karşı da etkilidir. Kural olarak ekim-dikimlerin yerinin değiştirilmesi, yani "dönüşümlü ekim-dikim" tavsiye edilmektedir. Sera yetiştirmesinde hava mümkün olduğu kadar kuru tutulmalıdır. Bitkiler su ile yıkanmaz. "Azot'lu" gübrelerin fazla uygulanmasından kaçınılır.
Pas : Puccinia tulipae mantarı'nın sebep olduğu bu hastalık, yaprakların her iki * yüzünde esmer kabarcıklar ile kendini gösterir. Bunlar üreme yapı'landır (teleuto yatağı); dağılan teleutospor'lar çimlenir ve basidiospor'lar oluşur; basidiospor'lar lale bitki'lerine bulaşır. Mantar bulaşık soğansı gövde'lerde hayatını sürdürür.
Başka Hastalıklar: Lale bitki'leri Gloeosporium theumenii mantan ile "doku
ölümü" ve Ervvinia carotovora bakterisi ile "yumuşak çürüklük" hastalıklarına da
maruz kalır. * -
Alacalanma : Lale'deki alacalanma virüsü tarafından sebep olunan bu hastalık, çiçeklerin sarımsıdan beyaza değişkenlik gösteren "çizgilenmesi" ve bir derece düzensiz "lekelenmesi" olarak gözükür. Renk maddesi kaybı olgusu, çiçeklerin asıl rengi geliştikten sonra ortaya çıkar. Yapraklar belirgin olarak alacalanabilir, bitki'ler boyut ve büyüme kuvveti bakımından azalmaya uğrar. Soğansı gövdelerin ve filizlerin gelişmesi bakımından biraz azalma görülebilir. İspat-edilmiştir ki iki virüs azçok karıştınlan belirtilere sebep olmak üzere beraberce ortaya çıkarlar. Bir virüs çiçeklerin rengini götürür ve diğeri virüs açık renkli çiçeklere renk katar. Renk tahrip eden virüs bitki büyümesini geciktirir, renk katan virüsün büyüme üzerine etkisi azdır. Katmer çiçekli varyeteler sade çiçeklilerden daha hassastır. Birkaç bit (aphid) türünün lale alacalanma virüsü'nü yaydığı bilinmektedir.
Mücadele : Hastalıklı bitkiler toplanıp yok edilir. Bit'leri denetim altına almak üzere sık sık "meta-sistoks R" veya "malathion" püskürtmesi yapılır.
Mozayik : Kabak'daki (Cucurbita sp.) mozayik virüsü, alacalanma virüsü'ne benzemeyerek, lale yapraklarının "san şeritlenmesi"ne veya benek gibi "lekelenmesi"ne ve çiçeklerin "koyu renklenmesi"ne sebep olur.
Mücadele: Lale'lerin ticari ekimi, hıyar'daki (Cucumis sativus) mozayik virüsü'nün bol olduğu yerlerde yapılmamalıdır.
Ölü Doku : Tütün'deki {Nicotiana sp.) ölü doku virüsü'nün etkisi ile lale yapraklarında şiddetli "ölü doku" hasarları hasıl edilir. Kötü oluşmuş yapraklar üzerinde beyazımsı ölü bölgeler, çoğunlukla mor çizgiler ile çevrili olur. Etkilenmiş bitkiler erken ölür ve soğansı gövdeleri nadir olarak oluştururlar.
Mücadele : Bu virüs toprakta bulunduğundan, hastalıklı bitkilerin toplanması faydasızdır. Lale'lerin lekeler halinde öldüğü ve bunların ölümü ile hiçbir mantarın ilgisi olmadığı yerlerde, bir virüs uzmanına danışılır.
Kış Hasarı : Soğansı gövdeler sonbaharda geç olarak ve ağır balçık toprağa ekildiği zaman ve su akıtmasının uygun olmadığı yerlerde, kökler büyüme yapamaz ve sürgünler çarpıklaşır ve olağandışı olur. Bundan sonra soğansı gövde çürümesi gelir.
Donma Hasarı: Bulaşıcı hastalık olmayan don hasan, uygunsuz şartlar arasında ortaya çıkan bir hastalık sebebidir. Yaprak damarları boyunca uzunca veya oval "leke"ler gelişir. Bu hasar yaygın değildir.
Yaprak-Çiçek Kaynaşması: Bulaşıcı olmayan bir hastalık olan, yaprakların ve çiçek taç yapraklarının olağandışı kaynaşması olayı lale'de husule gelmektedir. Bu halin sebebi tayin edilememiştir, fakat önceki büyüme mevsimi sırasında hormon çeşidinden zararlı ot öldürücülerin kullanılmış olması muhtemel sebeptir.
Gecikmeli Büyüme : Bulaşıcı olmayan bu hastalık, eğer soğansı gövdeler aşırı ılık şartlar altında depolanırsa veya gömü'de tutulursa yahut da olgunlaşması yetersiz olursa, sürgünlerin büyük ölçüde gecikmesi veya büsbütün baskı altına alınması, biçiminde ortaya çıkar.
Çiçek Sapı ve Gövde Çökmesi : "Tepe üstü devrilme" de denilen ve bulaşıcı * olmayan bu hastalık'da, lale'lerin belli varyeteleri zayıf ve suya sokulmuş "leke"ler geliştirir, çiçek sapının yukarı yarısında veya alt kısımlarda yahut da soğansı gövde'nin boynuna yakın bir "sıvı sızıntısı" ortaya çıkar. Çiçek sapı hemen buruşur, büzülür ve çöker. Bazı gövde'ler, önce suya sokulmuş gibi leke'ler göstermeksizin tepe üstü devrilir. Aksi takdirde bitki'ler çok iyi şartlarda görülmelidir. Hastalığın, ıslak ve serin yaz havasından sonra soğansı gövde'nin yetersiz olgunlaşması ile ve lale'lerin balçık toprakta veya aşırı sıcaklıklarda yetiştirilmesi ile, ortaya çıktığı ifade edilmektedir.
Mücadele: Yetiştirmede yüksek sıcaklıkve yüksek rutubetten kaçınılır. Yetiştirmede kullanılacak soğansı gövdelerin büsbütün olgun olduğuna bakılır. Soğansı gövdelerin yetiştirme binasında 2-3 hafta serilmesi, ikincil bir olgunlaşma devresi olarak tavsiye edilmektedir. Özellikle ıslak ve soğuk yıllardan sonra soğansı gövdeler çok erken ekilmez. Bu hastalığa hassas olan lale varyeteleri, kuvvetli kök sistemi kurabilmeleri için erkenden saksılara konulur. Bunlar daha sonra yetiştirilebilir. Bazı varyeteler daha az hassastır, eğer bu hastalık zorluklar yaratırsa tercih edilmelidirler.
Güneş Kavurması: Bulaşıcı olmayan bu hastalık'da, çiçek kısımlarının özellikle
yukarı kenarları boyunca kuruması ve büzülmesi, kuru şartlar altında güneş ışığı
ile sebep olunur. Mücadele ; serada çiçeklenen bitkilerin gölgelenmesi etkili
olmaktadır. ,
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008
(Park-Bahçe Çiçeği)
Çürüklük : Sclerotium delphinii ve Pellicularia rolfsii mantarlarının etkisi ile lale bitkisinde husule gelen "tepe çürüklüğü" hastalığı'nda, soğansı gövde (bulb) ve toprağın altındaki gövde kısımları çürütülmektedir. Etkilenmiş bitkilerin yaprakları daha sonra kırmızılaşır, solar ve ölürler. Bu hastalık Dünya çapında yayılmıştır ve lalelerde nadir olarak ciddi durum alır, fakat birçok otsu bitkiye karşı yüksek derecede tahripçidir. Mücadele ; hastalıklı bitkiler yakınındaki toprak ile beraber uzaklaştırılır ve yok edilir; temiz toprağa sağlıklı soğansı gövdeler ekilir veya istila edilen toprak buhar ile muamele edilir.
Fusarium oxysporum var. tulipae mantarının etkisi ile ortaya çıkan "dip çürüklüğü" hastalığı'nda, hastalıklı soğansı gövdelerin geliştirdiği yapraklar kırmızılaşır, solar ve ölebilir. Birkaç kök oluşturulur ve soğansı gövdelerin dipleri çürütülür. Depo halindeki soğansı gövdeler donuk beyazdır. "Dip çürümesi" katı, büzülmüş ve bazan kuşaklıdır. Mücadele ; soğansı gövdeler uygulanabildiği kadar erken ve kuru havada kazılıp çıkarılır; güneş yakmasından, ezilmekten ve ba§ka hasarlardan kaçınılır; soğansı gövdeler soğuk ve iyi havalandırılmış şartlar altında ince tabaka halinde depolanır; soğansı gövdelerin kazılıp çıkarıldıktan sonra 48 saat içerisinde 15-30 dakika süre ile "benlate" içine sokulması, etmen mantarın denetimine yardımcı olacaktır; seyreltme oranı, her 400-500 litre ılık suya 750 gr veya her 4-5 litre ılık suya iki yemek kaşığı "benlate"dir, ılık suyun sıcaklığı 26-30 oC'dir; soğansı gövdeler muameleden sonra kurutulmalıdır.
Pellicularia (Rhizoctonia) tuliparum mantarı lale'de boz renkli "soğansı gövde çürüklüğü" hastalığı yaratır. İlk çıktığında lale sürgünüsarımsıu renk alır, "çürüme" başlar ve büyüme durur. Toprağın altındaki kök boynu'nda yapışkanlık, beyaz renk ve misel örgülü boz pamuksu yapı ortaya çıkar. Topraktan çıkmayı gerçekleştirebilen bitkiler solar biter ve ölür. Mantar köklere girer, yaprak diplerini ve soğansı gövdeleri tahrip etmek üzere yukarı doğru ilerleme yapar, böylece bunlar da azçok çürütülmüş olur. Soğansı gövdenin yukarı kısımları, aşağı kısımlardan daha çabuk çürütülür. Çürüklenmiş soğansı gövdeler, kuvvetli bir "boz küf büyümesi ile örtülür. Köklerin kendileri mükemmel olarak sağlıklı olabilir. Çürüklük, "yumuşak" ve "ıslak"dan ziyade "kuru"dur. Bu mantar spor oluşturmaz. Önce beyaz ve daha sonra siyah renkte olan sklerotium'lar, mantarın toprakta mevsimden mevsime direnç göstermenin tek vasıtasıdır, 2-3 yıl canlı kalabilirler. Mücadele: Toprakta bulunan mantar'ların misel iplik'leri soğansı gövde'lere bulaşabilmekte ve toprak yıllarca canlı kalabilmektedir. Bulaşık toprağa lale ekimi ve dikimi yapılmamalıdır. Bu mantarın lale yastığının toprağında varlığı, çıplak bölgeler ortaya çıkması ile anlaşılır. Tüm hastalıklı bitki'ler uzaklaştırılıp yok edilir; temiz soğansı gövdeler seçilir, bunlar buhar ile pastörize edilmiş veya "benlat" ile işleme sokulmuş toprağa ekilir; kötü su akıntılı ekim yerlerinden kaçınılır.
Sclerotium perniciosum mantarı "dip çürüklüğü"ne sebep olur. Hastalık, yaprak'larda öne "sararma" yaratır, daha sonra soğansı gövde'ye yakın kısım'larda "çürüme" ortaya çıkar. Toprakta da beyaz pamuk gibi mantar yapı'ları belirir. Hasta bitki kısımları çok sayıda siyah ve 0,1-0,2 cm boyutlu kesecik'ler ile dolar; bunlar mantarın misel oluşumu olan sklerotium'larıdır. Hastalık özellikle genç ve taze soğansı gövdelerde görülmektedir.
Penicillium coıyrnbiferum mantarı'nın yarattığı "mavi küf çürüklüğü" hastalığı, mite' lerin istila ettiği soğansı gövde'leri daha fazla hasara uğratır. "Mavi küf" hastalığı ikincil bir organizma olarak gelmektedir. Soğansı gövde beyaz bir misel örtüsü ile kaplıdır; misel'in içinde yer yer yeşil renkli konidiospor taşıyılarından ibaret oluşum'lar buılunur; bunun sonucunda soğansı gövde kabuğu "süngerleşme"ye uğrar. Soğansı gövdelerin çürüklüğe uğraması ile ilgili diğer mantarlar Rhizopus stolon ve Aspergillus türleridir. Mücadele ; "dip çürüklüğü"nde olduğu gibi, soğansı gövdelerin "benlaf'a daldırılması, "mavi küf" olgularının sayısını da azaltacaktır.
Phytophthora cactorum mantarı lale'de "gövde çürüklüğü, çiçek lekelenmesi" hastalığı husule getirir. Kötü hava dolaşımı olan rutubetli ve gölgelik yerlerde yetişen katmerli lale varyete'leri bu mantarın hücumuna uğrar. Başlangıçta yaprak saplarında "buruşma", daha sonra "kınlma" ve "çürüme" olur. Çiçek sapları, yaprak koltuğu yakınında veya aşağısında buruşur, bu olgudan dolayı çiçek'lerde "solma" "çökme" ve "ölüm" ortaya çıkar. Mücadele ; laleleri kötü havalandırmalı durumlarda büyütmekten kaçınmanın istisnası ile uygulanabilir bir denetim usulü üzerinde çalışma olmamıştır.
Yanıklık : Botrytis tulipae mantarı'nın yarattığı bu hastalık'da, yaprak'lar küçük ve esmer "leke"ler ile benekli hale gelir, sürgün'ler ve çiçek'ler de hücuma uğrar. Kahvemsi boz olan bozuk renkli leke'ler, açık renkli lale varyete'lerinde en belirgindir. Ölen kısımlarda boz renkli bir küf gelişmesi olur. Hasta yaprağın yüzeyi parçalanmaya uğrar, "bükülme" ile kıvrılır; ayrıca esmer renkli bir sınır çizgisi oluşur. Soğansı gövde'ler hücuma uğradığı zaman bütün bitki'de " bodurlaşma"olur ve soluk sarımsı yeşile döner; çiçek'ler kavrulur. Çürüklük; yaprak'larda ve çiçek sap'larında ilerlerken, kahverengi kenar ile çevrili açık boz bir renk bozulmasına sebep olur. Yaprakta geniş kısımlar böyle olabilir. Gövde'ler büsbütün çürütülüp bitebilir. Nemli havada hastalıklı kısımlar boz renkli bir küf ile kaplanabilir, küf de çok sayıda konidi oluşturulur, bunlar hava akımları ve başka etkenler ile diğer bitkilere yayılır. Gövdenin dibinde ve soğansı gövdenin dış pullarında birçok siyahımsı veya koyu esmer sklerotium' lar gelişir. Bu misel oluşumları mantarın kış veya başka uygunsuz şartları atlatmasını sağlar. Islak yetiştirme yerlerinde ve yağışlı mevsimlerde hastalık şiddetlenir, yaprak'lar bozulur, çiçek'ler çürür, çiçek açma'da "gecikme" olur.
Mücadele : Mantar soğansı gövde'de "kışlama" yapabilir. Aşırı hava rutubeti, serin sıcaklık, yaralanma, fazla azotlu gübre kullanımı hastalığı teşvik etmektedir. Soğansı gövde'ler ekilmeden evvel dikkatle incelenmelidir, hastalık gösteren tüm soğansı gövdeler atılır. Pulların altında herhangi bir hastalıklı "leke"yi açığa çıkarmak üzere dış kabuklar açılır. Hastalıklı bitkilerin erken olarak uzaklaştırılması esastır. Tohum yastıklarında hastalık görülür görülmez hemen, tek tek lale bitkileri öyle bir usul ile uzaklaştırılır ki böylece sporların saçılmasından veya toprakta yer alan hastalıklı soğansı gövde pulu kısımlannın kalmasından kaçınılır. Hastalık gösteren tüm çiçekler ve yapraklar yok edilir. Eğer soğansı gövdelerin, hastalıklı bitkilerin yetiştirilmiş olduğu yerlere ekilmek zorunluluğu varsa, toprak değiştirilmeli, "buhar" ile pastörize edilmeli veya uygun bir kimyasal madde ile işleme sokulur.
Bina dışı lalelerin iyi korunması, "botran" uygulaması ile başarılabilir. Yağmurlu ilkbaharlarda, uygulamalar her 3 günde ve tüm bitkilere olacak biçimde yapılır. İlaç uygulamaları çiçeklenme başlar başlamaz hemen kesilmelidir. Aksi takdirde çiçekler püskürtme maddesi kalıntısı yüzünden lekeli olacaktır. "Fore" ve "botran", Botrytis
sp.'ye karşı da etkilidir. Kural olarak ekim-dikimlerin yerinin değiştirilmesi, yani "dönüşümlü ekim-dikim" tavsiye edilmektedir. Sera yetiştirmesinde hava mümkün olduğu kadar kuru tutulmalıdır. Bitkiler su ile yıkanmaz. "Azot'lu" gübrelerin fazla uygulanmasından kaçınılır.
Pas : Puccinia tulipae mantarı'nın sebep olduğu bu hastalık, yaprakların her iki * yüzünde esmer kabarcıklar ile kendini gösterir. Bunlar üreme yapı'landır (teleuto yatağı); dağılan teleutospor'lar çimlenir ve basidiospor'lar oluşur; basidiospor'lar lale bitki'lerine bulaşır. Mantar bulaşık soğansı gövde'lerde hayatını sürdürür.
Başka Hastalıklar: Lale bitki'leri Gloeosporium theumenii mantan ile "doku
ölümü" ve Ervvinia carotovora bakterisi ile "yumuşak çürüklük" hastalıklarına da
maruz kalır. * -
Alacalanma : Lale'deki alacalanma virüsü tarafından sebep olunan bu hastalık, çiçeklerin sarımsıdan beyaza değişkenlik gösteren "çizgilenmesi" ve bir derece düzensiz "lekelenmesi" olarak gözükür. Renk maddesi kaybı olgusu, çiçeklerin asıl rengi geliştikten sonra ortaya çıkar. Yapraklar belirgin olarak alacalanabilir, bitki'ler boyut ve büyüme kuvveti bakımından azalmaya uğrar. Soğansı gövdelerin ve filizlerin gelişmesi bakımından biraz azalma görülebilir. İspat-edilmiştir ki iki virüs azçok karıştınlan belirtilere sebep olmak üzere beraberce ortaya çıkarlar. Bir virüs çiçeklerin rengini götürür ve diğeri virüs açık renkli çiçeklere renk katar. Renk tahrip eden virüs bitki büyümesini geciktirir, renk katan virüsün büyüme üzerine etkisi azdır. Katmer çiçekli varyeteler sade çiçeklilerden daha hassastır. Birkaç bit (aphid) türünün lale alacalanma virüsü'nü yaydığı bilinmektedir.
Mücadele : Hastalıklı bitkiler toplanıp yok edilir. Bit'leri denetim altına almak üzere sık sık "meta-sistoks R" veya "malathion" püskürtmesi yapılır.
Mozayik : Kabak'daki (Cucurbita sp.) mozayik virüsü, alacalanma virüsü'ne benzemeyerek, lale yapraklarının "san şeritlenmesi"ne veya benek gibi "lekelenmesi"ne ve çiçeklerin "koyu renklenmesi"ne sebep olur.
Mücadele: Lale'lerin ticari ekimi, hıyar'daki (Cucumis sativus) mozayik virüsü'nün bol olduğu yerlerde yapılmamalıdır.
Ölü Doku : Tütün'deki {Nicotiana sp.) ölü doku virüsü'nün etkisi ile lale yapraklarında şiddetli "ölü doku" hasarları hasıl edilir. Kötü oluşmuş yapraklar üzerinde beyazımsı ölü bölgeler, çoğunlukla mor çizgiler ile çevrili olur. Etkilenmiş bitkiler erken ölür ve soğansı gövdeleri nadir olarak oluştururlar.
Mücadele : Bu virüs toprakta bulunduğundan, hastalıklı bitkilerin toplanması faydasızdır. Lale'lerin lekeler halinde öldüğü ve bunların ölümü ile hiçbir mantarın ilgisi olmadığı yerlerde, bir virüs uzmanına danışılır.
Kış Hasarı : Soğansı gövdeler sonbaharda geç olarak ve ağır balçık toprağa ekildiği zaman ve su akıtmasının uygun olmadığı yerlerde, kökler büyüme yapamaz ve sürgünler çarpıklaşır ve olağandışı olur. Bundan sonra soğansı gövde çürümesi gelir.
Donma Hasarı: Bulaşıcı hastalık olmayan don hasan, uygunsuz şartlar arasında ortaya çıkan bir hastalık sebebidir. Yaprak damarları boyunca uzunca veya oval "leke"ler gelişir. Bu hasar yaygın değildir.
Yaprak-Çiçek Kaynaşması: Bulaşıcı olmayan bir hastalık olan, yaprakların ve çiçek taç yapraklarının olağandışı kaynaşması olayı lale'de husule gelmektedir. Bu halin sebebi tayin edilememiştir, fakat önceki büyüme mevsimi sırasında hormon çeşidinden zararlı ot öldürücülerin kullanılmış olması muhtemel sebeptir.
Gecikmeli Büyüme : Bulaşıcı olmayan bu hastalık, eğer soğansı gövdeler aşırı ılık şartlar altında depolanırsa veya gömü'de tutulursa yahut da olgunlaşması yetersiz olursa, sürgünlerin büyük ölçüde gecikmesi veya büsbütün baskı altına alınması, biçiminde ortaya çıkar.
Çiçek Sapı ve Gövde Çökmesi : "Tepe üstü devrilme" de denilen ve bulaşıcı * olmayan bu hastalık'da, lale'lerin belli varyeteleri zayıf ve suya sokulmuş "leke"ler geliştirir, çiçek sapının yukarı yarısında veya alt kısımlarda yahut da soğansı gövde'nin boynuna yakın bir "sıvı sızıntısı" ortaya çıkar. Çiçek sapı hemen buruşur, büzülür ve çöker. Bazı gövde'ler, önce suya sokulmuş gibi leke'ler göstermeksizin tepe üstü devrilir. Aksi takdirde bitki'ler çok iyi şartlarda görülmelidir. Hastalığın, ıslak ve serin yaz havasından sonra soğansı gövde'nin yetersiz olgunlaşması ile ve lale'lerin balçık toprakta veya aşırı sıcaklıklarda yetiştirilmesi ile, ortaya çıktığı ifade edilmektedir.
Mücadele: Yetiştirmede yüksek sıcaklıkve yüksek rutubetten kaçınılır. Yetiştirmede kullanılacak soğansı gövdelerin büsbütün olgun olduğuna bakılır. Soğansı gövdelerin yetiştirme binasında 2-3 hafta serilmesi, ikincil bir olgunlaşma devresi olarak tavsiye edilmektedir. Özellikle ıslak ve soğuk yıllardan sonra soğansı gövdeler çok erken ekilmez. Bu hastalığa hassas olan lale varyeteleri, kuvvetli kök sistemi kurabilmeleri için erkenden saksılara konulur. Bunlar daha sonra yetiştirilebilir. Bazı varyeteler daha az hassastır, eğer bu hastalık zorluklar yaratırsa tercih edilmelidirler.
Güneş Kavurması: Bulaşıcı olmayan bu hastalık'da, çiçek kısımlarının özellikle
yukarı kenarları boyunca kuruması ve büzülmesi, kuru şartlar altında güneş ışığı
ile sebep olunur. Mücadele ; serada çiçeklenen bitkilerin gölgelenmesi etkili
olmaktadır. ,
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008

