fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

AFRİKAMENEKŞESİ (Saintpaulia sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği, Salon Çiçeği)

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • AFRİKAMENEKŞESİ (Saintpaulia sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği, Salon Çiçeği)

    AFRİKAMENEKŞESİ (Saintpaulia sp.) HASTALIKLARI (Park-Bahçe Çiçeği, Salon Çiçeği)

    Yaprak Lekelenmesi : Afrikamenekşesi bitkisinde Corynespora cassiicola mantarı ile yaratılan "yaprak lekelenmesi" hastalığı'nda, önceleri küçücük, gömülü ve hafifçe esmer "hasta" kısımlar görülür. Bu kısımlar çap bakımından 2.5 santimetreye kadar genişleyebilir ve yaşlanma ile koyulaşır. Bu hastalık küçükyapraklıkauçuk'un (F/cus benjamina) kültivarlarından başka sütunlukçiçek {Columnea sp.), ve dudakboyasısarmaşığı (Aeschynanthus pulcher) bitkilerinde de bulunur.

    Mücadele : Botrytis "yanıklığı" hastalığına karşı uygulanan yetiştirme usulleri bu hastalığa karşı da kullanılır. Kimyasal denetleme denemeleri göstermiştir ki hem "khlorothalonil" hem de "mankozeb" ilaçlarının bazı konukçular üzerinde çok iyi hastalık denetimi sağlamaktadır.
    Gerçek Külleme : Oidium sp. mantarı havada bulunur. Ticari seralarda yetiştirilmiş Afrikamenekşesi (Saintpaulia inonantha) sık sık bu mantara maruz olmaktadır. Çiçekler, yaprak sapları ve yapraklar üzerinde "hasta" kısımlar görülür.

    Tozumsu, beyaz ve çap bakımından 1 santimetreye kadar olabilen yuvarlak bir örtü oluşumu; tek bir hasta kısım olarak oluşabilir veya bütün yaprağı kaplamak üzere birleşebilir.
    Mücadele : "Gerçek küllerine" hastalığına karşı duyarlılık bakımından kültivarlar fark göstermektedir. Görünüşe göre bu hastalık bazı safhalarda ciddi hasara sebep olmaz, çünkü birçok üretici hastalık kırımı esnasında mantar ilacı uygulamamaktadır. "Triadimefon" isimli ilaç Afrikamenekşesi'nde bu hastalığa karşı etkilidir. Denetimi sağlamak üzere "benlate" püskürtmesi de yapılır.
    Çürüklük : Phytophthora parasitica mantarı "gövde ve kök çürüklüğü" hastalığı husule getirir. Bu hastalığın belirtileri, Erwinia chrysanthemi bakterisi tarafından yaratılan "yanıklık" hastalığının belirtilerine görünüş bakımından çok benzerdir. Bu iki etmen ile gelişen karışık hastalık bazan ortaya çıkmaktadır. Her iki hastalık için de denetim çizelgesi hazırlamadan önce etmenlerin kültürünün yapılarak teşhis gerekmektedir. Mücadele ; aşırı sulamadan kaçınılır, çünkü su altında kalan kökler kolayca bu etmen mantarın saldırısına uğrar; toprakta yaşayan hastalık etmenleri ile yaratılan tüm hastalıklarda olduğu gibi, etmenden yoksun saksılar, saksı harcı ve bitkiler kullanılır; etmen mantara dirençli kültivarlar içinde bazı farklılıklar olduğu bilinmektedir, belli kültivarlar çok dirençli olmaktadır; bu hastalığa karşı Afrikamenekşesi'nde "metalaksil", "propamokarb" ve "etridiazol" gibi ilaçlar uygundur; etmen mantar kök sisteminde ve saksı ortamında var olduğu için, hastalık denetimini sağlamak üzere bu ilaçların saksı harcına uygulanmak mecburiyeti vardır.
    Pythium ultimum mantarının sebep olduğu "tepe çürüklüğü" hastalığı, Afrikamenekşesi fazla sulandığı ve toprak suyunun akıtılması tatmin edici olmadığı zaman serada ve evde yetiştirilen bitkilerde ortaya çıkmaktadır. Bitkinin topraküstü kısımları ve kökleri yumuşaklaşır, pelteleşir. Yapraklar solar. Mücadele ; hastalıklı bitkilerden çelik alınmaz; kötü hastalanmış bitkiler yok edilir; sağlıklı ve köklenmiş çelikler buhar ile pastörize edilmiş toprağa dikilir; aşırı sulama yapılmaz; ticari seralarda "dexon" isimli ıslatma ilacı etkilidir; en kıymetli varyeteler en sık olarak bu hastalık ile etkilenmektedir; "yaprak sapı çürüklüğü" hastalığı, yaprak sapı saksının kenarına dokunduğu zaman sapın dokunma noktasında vuku bulmaktadır; bu hastalık, deiikli saksı tarafından emilmiş olan gübre tuzları ile yaratılmaktadır; saksının kenarına yerleştirilecek alüminyum folye şeridi, yaprak sapı ve saksı arasındaki teması önleyecektir; bu rahatsızlık Pythium ultimum mantarı ile sebep olunan "tepe çürüklüğü" hastalığı ile karıştırılmamalıdır.
    Pythium sp. mantarların husule getirdiği "kök çürüklüğü" hastalığı'nda; yapraklar sararır, soluk yeşil renk alır ve nihayet ölürler. Bitkiler sık sık bodurlaşır, köklerin incelenmesi ile bunların çürüklenmiş şartlarda bulunduklarını gösterir. Köklerin başlangıçtaki hastalığı, küçük ve suya sokulmuş gibi gözüken boz veya esmer renkli kısımlar halinde ortaya çıkar. Bu "leke"ler, büsbütün kök sistemini etkileyerek hızla.» yayılır. Şiddetle hastalanmış olan bitkiler, muayene edilecekleri zamana kadar canlı kalan kök kalmayabilir. Mücadele ; Pythium sp. gibi toprakta yaşayan hastalık etmeninin en iyi denetleme yolu daima "koruma"dır; temiz saksılar ve saksı harcı kullanılır, bitkiler yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir; Afrikamenekşesi bitkileri ağır ve kötü sızmalı saksılama ortamlarına nadir olarak müsamahalı olduklarından, uygun bir harç karışımı gerekli olur; ağır saksılama harcı içinde yetişmekte olan hastalanmış bitkiye düzenli mantar ilacı uygulamaları bile bu hastalığı denetleyemez;

    Afrikamenekşesi bitkisinde bu "kök çürüklüğü" hastalığının denetim altına alınmasında yardımcı olan ve bilinen ilaçlar, Phytophthora sp. mantarınca yaratılan "gövde ve kök çürüklüğü"ndeki gibidir.
    Yanıklık : Botrytis cinerea mantarı, bitkiler serada yüksek nemli şartlar altında yetiştirildiği zaman yapraklarda "yanıklanma" ve "çürüme" hastalıkları yaratır. "Hasta" kısımlar çoğunlukla yaprak alt yüzünde, özellikle saksı kenarına yakın veya saksı ortamına temas eden yaprak saplarında görülür. Küçük ve suya sokulmuş gibi bir "hasta" kısım hızla genişleyebilir ve yaprak ayası veya yaprak sapma uzanabilir, burada "çöküntü"ye sebep olur. "Ölü-hasta" yaprak veya çiçek dokusu üzerindeki sporlanma, tozumsu ve bozumsu esmer konidi'ler kitlesi olarak ortaya çıkar.
    Mücadele: havalandırma sağlantr, aşırı sulamadan kaçınılır; düşük ışık, yüksek rutubet, kötü hava dolaşımı ve serin geceli ilik günlerden kaçınılır; "vinciozolin" gibi fungisid ilaçlar bu hastalığa karşı etkilidir; "iprodione" bu mantara karşı etkili olmasına rağmen, bazı Afrikamenekşesi kültivarlarında "bodurlaşma" ve "sararma" belirtilerine sebep olabilir; bu "yanıklık" hastalığını mite'lerin artırdığı düşünüldüğünden bir mitisid ilaç ile bunlar denetim altına alınmaya çajışılır.
    Erwinia chrysanthemi bakterisi tüm Afrikamenekşesi dokularına bulaşarak "yanıklık" hastalığı yaratır. "Kök hastalığı" çürüklenmiş ve suya sokulmuş gibi bir kök sistemi ile kendini gösterir. "Tepe çürüklüğü" de bazan ortaya çıkar. Hastalanmış yaprak sapları ve yapraklar yağlı ve esmerden siyaha değişkenlik gösteren renkte olur. Bitkinin "solma"sı ve bütünüyle "çöküntüye uğrama"sı, hastalığın ilerlemişdurumudur. Mücadele ; Afrikamenekşesi kültivarlarında "bakteri yanıklığı" hastalığına karşı geniş oranda hassaslık bulunmasına rağrjıen, çoğu orta derecede duyarlıdır; halihazırda bakterisid'ler iie bakteri hastalıklarının denetimi zor olduğundan, hastalıktan kaçınma çok önemlidir; bakterilerin su sıçratılması ile yayılmasının azaltılması için sulama azaltılır, bakteri bulaşıklığından şüphelenilen tüm bitki materyali atılır; Bu bakteri çok sayıda yaprak bitkisini hastalandırmaktadır.
    Virüs : Domates'deki (Solanum lycopersicum) lekeli solgunluk virüsü (TSWV), saksıda yetiştirilen birçok çiçek ve yaprak bitkilerine bulaşır; domates ve marul (Lactuca sativa) gibi sebzeler de etkilenebilir. Afrikamenekşesi'ndeki hastalık belirtileri çok kötüdür, siyah renkli çökmüş dokular aynı merkezli halkalar halinde gözükür. Bu "leke"ler dalgaya benzer ve bunları görmek yaprak alt taraflarında genelde daha kolaydır. Bu virüs, yeni bitkiler çoğaltmak için hastalıklı yapraklar kullanılması kadar çiçek ekin biti de dahil olmak üzere belli bazı ekin biti böcekleri ile de yayılır.
    Mücadele : Bu virüs hastalığının denetim altına alınmasında ilk adımın, ekin bit'lerinin denetime olmak zorunluluğu vardır. TSVvV'nin könukçu sayısı çok geniş olduğundan, tüm yeni çelikler ve stok bitkiler seraya getirilmeden önce muayene edilir. Bu belirtileri gösteren herhangi bir bitki veya bitki kısmı kullanılmaz.
    Nematod : Afrikamenekşesi bitkilerini üç çeşit nematod istila etmektedir. Mücadele ; nematod'lara karşı kullanılan genel mücadele usulleri uygulanır.
    "Yaprak" nematodu (Aphelenchoides olesistus), yaprakların damarlar boyunca esmerleşmesine ve alt yüzde görülen "leke"lere sebep olur.
    Diğer "yaprak nematodu"nun (Aphelenchoides ritzemabosi) etkisi ile, yaprak alt yüzlerinde küçük, esmer ve damarlar arası gömülü kısımlar görülür. Bu "hasta" kısımlar sonunda yaprak üst yüzünde de görünür hale gelir. Yaprak alt yüzleri parlak, esmer ve hafifçe çukurlaşmış olur. "Çarpıklık" kadar yaprak boyutunda da şiddetli

    azalma yaygındır. Mücadele ; en iyi yol, işlemler sırasında nematod'un sağlıklı bitkilere yayılmasından kaçınmak üzere bu yaprak nematodu'ndan şüphelenilen bitkileri atmaktır; ek olarak, nematod'un istila etmiş olduğu bitkiler asla stok olarak kullanılmaz, çünkü bunlar sıkıntıyı devam ettirir; ya "aldikarb" ya da "oksamil" ile 4 hem koruyucu ve hem de yok edici işlemlerin bu konukçu ve bu hastalık etmeni için etkili ve emniyetli olduğu bildirilmektedir.
    "Kök yumrusu" nematodu (Meloidogyne incognita), bitkinin topraküstü kısımlarında "bodurlaşma" ve "zayıflama" belirtilerine ilave olarak "ur"lar veya "şişkinlikler meydana getirir. "Ur"lar köklerde de ortaya çıkar, kök sistemi çok kötü biçimde azaltılabilir. Şiddetli istila olduğu zaman, bitkide "bodurlaşma" ve "solma" olguları gerçekleşir. Mücadele ; steril toprak kullanılır, bitkiler mümkünse yerden uzakta yetiştirilir; "oksamil" denen ilaç denetime yardımcı olur, ancak kullanımdan önce afrikamenekşesi için uygun olup olmadığı konusunda ilacın tarifnamesi ve hukuka uygun usuller incelenir.
    Tuhaf Alacalanma : Hastalığın sebebi bitkideki "genetik değişkenliktir. Yapraklarda virüs hastalıklarının belirtileri ile yanlışlıkla karıştırılabilen "sarı alacalanma" gelişir. Bu belirtileri gösteren bitkiler genelde, virüs bulaşmasına zıt olarak çok nadir olarak küme halinde ortaya çıkarlar, çok sayıda olabilirler. Doku kültüründen elde edilmiş bazı kültivarlarda "çarpıklaşma" da ortaya çıkabilir, çünkü doku kültüründe bitkinin genetiği alışılmadık büyüme şartlarından dolayı olağandışı olabilir.
    Mücadele : Eğer bozukluğa uğramış bitki sayısı yüksek olursa, yeni bitki kaynağı bulunur. Belirti gösteren bitkiler atılır, fakat yeni bitki seçme imkanını da kaçırmamak gerekir. Yeni bitkileri ticari hale getirmenin en eski yollarından biri de budur.
    Etilen Hasarı : Hastalığın sebebi "etilen gazfna maruz kalmadır. Bitkinin yaprakları, yaprak sapları ve hatta çiçeklerinde sulu ve siyah "leke"ler gelişir. Leke'ler, bazı mantarlar ve bakteriler tarafından yaratılanlar tıpatıp benzemektedir.
    Mücadele : Bu belirtiler, gemi ile nakil sırasında veya hemen sonrasında, bitkiler etilen gazına maruz kaldığı zaman görülebilir. Meyveler ve sebzeler bu gazı çıkardığı zaman, Afrikamenekşesi bitkileri bu ürünler ile beraber gemide nakledilmez. Yüksek rutubet ve sıcaklık altında bitkilerin depolanması da etilen hasarını teşvik eder.
    Sararma (Kloroz) : Bulaşıcı olmayan bu hastalık'da, yapraklar üzerinde sık sık acayip ve sarı renkli "halka" ve "çizgi" desenleri ortaya çıkar. Bunların sebebinin, güneş ışığındaki soğuk su ile yaprakların birdenbire soğuk alması gibi bazı uygunsuz yetiştirme uygulamaları olduğu ifade edilmektedir. Bitkiler toprak yüzeyinden sulanır ve doğrudan güneş ışığına maruz bulunmaları önlenir. Soğuk gecelerde uygun sıcaklık sağlanamaması durumlarının hastalığa katkı sağlayan bir etken olduğuna da inanılmaktadır. Afrikamenekşesi bitkileri parlak güneş ışığından gölgelenerek korunur, fakat kış ayları sırasında mümkün olduğu kadar fazla dağınık ışık almaları sağlanır.
    Tomurcuk Düşürme : Bulaşıcı olmayan bu hastalık ile, Afrikamenekşesi tomurcukları bazan buruşur, büzülür, esmerleşir ve evlerde olgunlaşmadan düşer. Bu hastalıktan birkaç etken sorumludur. Bunlar arasında düşük sıcaklık, düşük rutubet, aşırı sulama ve ayrıca toprak rutubet sıcaklık ve ışık şiddeti bakımından aşırı dalgalanmalar bulunmaktadır.
    Soğuk Su Hasarı : Hastalığın sebebi su sıcaklığındaki aşırılıktır. Yaprak üst yüzünde beyaz, açık sarı veya soluk yeşil ve yuvarlak "leke"ler görülür, bunlar

    bazan "lokma tatlısı" biçimindedir. "Leke"ler, kenarlar boyunca veya merkezlerde görülebilir, bazan düzensiz veya "lokma" biçimli ve beyazdırlar.
    Mücadele : Yaprak yüzeyinden daha soğuk olan su, "lekelenme"ye sebep olur;
    bu hasar kış sırasında en yaygın olmaktadır. Yukarıdan sulama ile uygulanan suyun
    ,, sıcaklığına dikkat edilir, bu sıcaklık yaprak yüzeyi sıcaklığına yakın tutulur veya yaprak
    ıslanmasını önleyen kılcallık özelliği gösteren örgü malzemesi veya başka bir sistem
    vasıtası ile bitkiler sulanır.

    Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI 2008
Working...
X