fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

AKÇAAĞAÇ (Acersp.) HASTALIKLARI

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • AKÇAAĞAÇ (Acersp.) HASTALIKLARI

    AKÇAAĞAÇ (Acersp.) HASTALIKLARI
    (Ağaç)


    Yaprak Lekelenmesi : Rhytisma acerinum mantarınca sebep olunan "katran lekesi veya kara leke" hastalığına cadde akçaağaç'ları nadir olarak yakalanır. Ancak bu hastalık sebebi ile orman büklerinde yer alan kırmızıakçaağaç'ların (Acer rubrum) yaprakları olgunlaşmadan dökülür. Lekeler; önce düzensizdir, yaz ortasında kenarı sarı çizgili duruma geçer ve yuvarlak biçim ve siyah renk alırlar, çap bakımından 5 milimetre kadar olabilen katran gibi ve siyah olan renk bozulmaları parlama gösterir. Yaprak'ların üst yüzünde gelişirler. Leke'nin koyu rengi kahverengi veya siyah misel kitlesinden dolayıdır. Leke'ler siyah katran damlası gibi renk aldıktan sonra yaprak'lar dökülmeye başlar. Hastalık, fazla ıslak ve bol yağışlı arazilerde yetişen akçaağaç'larda ortaya çıkmaktadır. Mücadele ; sonbaharda yapraklar tırmık ile toplanır ve yok edilir; eğer gerekirse, tomurcuklar açılıyorken "bakır'lı" birfungisid veya "ferbam" püskürtülür; şiddetli hastalıklılık hallerinde püskürtme 2 haftalık aralıklar ile birkaç defa tekrarlanır.
    Rhytisma punctatum mantarı birçok akçaağaç tülünde küçük siyah "lekelenme"ye sebep olur.
    Fırsat zuhurunda başka "yaprak lekelenmelerine sebep olan mantarlar da vardır, bunların cinsleri şöyle sıralanabilir: Cylindrosporium sp., Monochaetia sp., Cercospora sp., Cristulariella sp., Septoria sp..
    "Mor göz" hastalığı adı da verilen ve Phyllosticta minima mantarınca yaratılan "lekelenme" hastalığı'nda, lekeler çap bakımından 2 mm veya daha fazla, az çok düzensiz, esmer merkezli ve mor-kahve kenarlıdır. Mantarın siyah püknid'leri lekelerin merkezinde gelişir. Bu hastalık kırmızı (Acer rubrum), şeker (A. saccharum) ve gümüş (A. saccharinum) akçaağaç'larda en şiddetli olarak ortaya çıkar; bununla beraber Japon (A. palmatum ve A. japonicum), çınar yapraklı (A. platanoides) ve dağ (A. pseudoplatanoides) akçaağaç'larında da görülür. Mücadele ; yaprakların tomurcuklardan açılmakta olduğu zamandan başlayarak 2 haftalık aralıklar ile 3 defa "zineb" püskürtülür.
    Pseudomonas aceris bakteri'sinin etkisi ile yapraklar "lekeli" olur. Lekelerin boyutu toplu iğne başı büyüklüğünden 2 mm çapa kadar değişir. Bunların ilk görünüşü suya sokulmuş gibidir ve sarı bir kuşak ile çevrilidir, daha sonra esmere ve siyaha dönerler. Mücadele ; ilkbahar başlarında bakır içeren bir koruyucu fungisid püskürtülmesi bu hastalığı denetim altına alacaktır.

    Gerçek Külleme: Uncinula circinata, U. aceris ve Phyllactinia corylea mantarları, akçaağaç'larda nadir olarak ciddi olur ve bu külleme hastalıkları "ıslanabilir kükürt" veya "karathan" püskürtme ile denetim altına alınabilir.
    Doku Ölümü (Antraknoz) : Gloeosporium apocryptum mantarı tarafından yaratılan bu yaprak hastalığı, yağmurlu mevsimlerde dişbudak yapraklı akçaağaç'da (Acer negundo) ciddi, diğer akçaağaç türlerinde daha az boyutta olabilir.
    Lekeler renk bakımından açık kahve, biçim bakımından düzensizdir. Tüm yaprakların ölümüne sebep olacak tarzda ilerleyebilir ve genişleyebilirler. Yapraklar sanki kavrulmuş gibi kısmen öldürülmüş gözükürler.
    Diğer "doku ölümü" hastalığı etmeni olan ve daha sık olarak çınar'da (Platanus sp.) bulunan Gnomonia veneta, akçaağaç'lara da saldırır.

    Mücadele :İlkbaharda yaprakların açılmaya başladığı zamandan itibaren 2 haftalık aralıklar ile 3 defa "bakır'h" bir fungisid veya püskürtülmesi hastalığın denetimini sağlayacaktır.
    Solgunluk : Verticillium albo-atrum mantarı ile husule gelen bu hastalığın dış belirtileri, bilhassa ağacın bir tarafında yer alan büyük dallardaki yaprakların birdenbire solması ve kuruması, sararan yaprakların boyutunun küçülmesidir.
    Hastalanmış ağaç'lar ya birkaç yıllık bir dönemden sonra yavaş yavaş veya birkaç hafta içerisinde birdenbire ölünler, bu durum bulaşmanın ve hastalıklılığın içteki sayısına ve boyutuna bağlıdır.
    Ağacın diri odununda zeytin yeşili bir renk bozulması gelişebilir. Bu olayın dallardan çok, köklerde ve gövde dibinde oluşması daha muhtemeldir.
    Hastalık ağaçtan ağaca hızla yayılma göstermez. Mantar toprakta yaşadığı için bulaşma en yaygın olarak köklerden olur. Bazı bulaşmalar ise rüzgar ile taşınan sporlar ile böceklerin açtığı ve budama ile yaratılan yara'lardan olur.
    Mücadele : Bu "solgunluk" mantarının bulaşmış olduğu genel ve şiddetli hastalık gösteren ağaçları kurtarmak mümkün değildir. Birkaç^ dal üzerinde "solgunluk" gösteren yeni bulaşmış ağaçlar, büyüme mevsimi başlarında yüksek "azot'lu" ve çözünebilir gübre verilmesi ile kurtarılabilir. Görünüşe göre fazla gübreleme yaprak büyümesini teşvik etmektedir; bu da kalın bir diri odun oluşumunu mümkün kılmakta, alttaki bulaşık kısımları sıkıca kapatmaktadır. Çoğu hallerde böyle işlemlerden sonra iyileşme olmaktadır.
    Yaprak Kabarcığı: Taphrina sacchari mantarı tarafından oluşturulan ölü dokular biçim bakımından yuvarlak ve düzensizdir, renk bakımından alt yüzde pembemsi ve soluk sarı, üst yüzde kırmızımsı sarı ve soluk san'dır. Şekerakçaağacı (A. saccharum) ve karaakçaağaç (A niğrum) tür'leri en hassas olanlardır.
    Diğer akçaağaç türlerinin "parlama"sına, "kıvrıl ma "sına ve "kabarcıklanma"sına Taphrina lethifer mantarı sebep olmaktadır.
    Mücadele : Kıymetli süs akçaağaç'larında ortaya çıkan yaprak kabarcıkları, ilkbaharda büyümenin başlamasından tam önce "kükürtlü kireç", "ferbam" veya "ziram" püskürtme uygulaması ile engellenir.
    Doku Bozuklaşması : Phytophthora cinnamomi mantarının sebep olması ile hastalanmış olan ağaçların yaprakları daha küçük ve daha az olmaktadır. Ağaç tacı seyrektir. Toprak hattına yakın gövdenin dibindeki "doku bozuklaşması" oluşumları en belirgin belirtilerdir. "Doku bozuklaşmasfna uğramış kısımların iç kabuğu, kambiyum'u ve diri odunu, kırmızımsı esmer renktedir. Diri odunun renginin bozulması çoğunlukla kabuğun tam altına rastlamaktadır. "Doku bozuklaşması" oluşumları ile tamamen çevrelenen ve boğulan ağaçlar ölür. Böyle bir durum kanayan kanser hastalığı ile kolaylıkla karıştırabilir. Mücadele olarak; etkili bir denetim tedbiri bilinmemektedir; hastalıklı ağaçlar uzaklaştırılmalı ve yok edilmelidir; akçaağaç dikimleri'nin fazla suyu iyi akıtılmış ve organik maddesi yüksek toprakta yapılması faydalıdır; gövdenin dibine yakın buluna don çatlakları ve mekanik yaralar güzelce işleme tabi tutulup örtülmelidir; ağaçlar da kuvvetli tutulmak üzere gübreienmeli ve sulanmalıdır.
    Phytophthora cactorum sebep olduğu "kanayan doku bozuklaşması"nda yüksek derecede tahripçi hastalığa akçaağaç'lardan; çınaryapraklı {Acer platanoides), kırmızı (A- rubrum), dağ (A. pseudoplatanus) ve şeker (A saccharum) akçaağacı;diğer ağaçlardan huş (Betula sp.), atkestanesi (Aesculus sp.), meşe (Çuercus sp.), sığlaağacı (Liguidambar sp.), kayın (Fağus sp.), karaağaç (Ulmus sp.), söğüt (Salix sp.) ve ıhlamur (Tilia sp.) duyarlıdır. Kabuk içindeki bozuklaşma oluşumu'nun yüzeyinde uzanan çatlaklardan özsu sızması, en özel dış belirtidir. Bulaşık ve hasta iç kabuk, kambiyum ve diri odunda kırmızımsı esmer bir ölü doku gelişir, genelde bunun kenarı zeytin yeşili renk alır. İkincil bir belirti olarak yaprakların "solma"sı ve dalların "uçtan ölme"si, etmen mantarın salgıladığı zehirli maddeden dolayıdır. Hastalığın şiddeti bir şekilde fırtına zararı ile beraber gitmektedir. Mücadele'sinde ; mülayim derecede hastalanmış olan ağaçların herhangi bir işlem görmeden iyileştiği bilinmektedir; ağaç bir kere şiddetle bulaştıktan sonra herhangi bir tedavi bilinmemektedir; gövde içerisine çeşitli boyalar veya kimyasal maddeler şırınga edilmesi sürekli fayda sağlamaz.
    Nectria cinnabarina mantarı tarafından yaratılan "Nectria doku bozuklaşması" çeşidinde bozuklaşmış oluşumlar sürgünlerde ve dallarda gözükür, fırsat bulunca gövdede öyle bir boyutta gelişir ki neticede ağacın "ölme"sine yol açar. Mantarın kırmızımsı üreme organları pek çok sayıda gelişir. Mantar, akçaağaç'da ve ılılamur'da (Tilia sp.) en yaygın olmasına rağmen, çok sayıda başka yayvan yapraklılara da dadanır. "Düzensiz doku bozuklaşması" gelişmesine sebep olan diğer bir mantar Nectria ditissima'üır. Kalın bir yana dokusu (kallus) oluşumu ile beraber gelişme gösterir, yana dokusu daha sonra hastalıklı ve açık yara olarak kalır. Mücadele olarak; bozuklaşmaya uğramış kısımlar hastalıklı bölgenin ötesine kadar kesilip çıkarılmalıdır; yaralar ağaç boyası ile korunmalıdır. Ağaçların sağlığı gübreleme ile artırılmalıdır.
    Başka Doku Bozuklaşması Oluşumları olarak;
    Dişbudak yapraklı, kırmızı ve şeker akçaağaç'ları başka bir "doku bozuklaşması" çeşidine maruzdur, bu da Nectria sp. mantarlarının husule getirdiğinden çok çarpıcı surette fark eder. Bu doku bozuklaşması oluşumları düzensiz olarak yuvarlaktır ve geniş, hafifçe kalkmış aynı merkezli (konsantrik) yara dokusu içerir. Bu bozuklaşmış dokular oduna sıkıca bağlıdır; kenarında kabuğun altında ağır, beyazdan soluk sarıya değişen yelpaze gibi mantar dokusu örgüsü bulunur. Yaşlı bozuklaşmış oluşumların merkezinde küçücük siyah mantar üreme organları mevcuttur. Bu çeşit doku bozuklaşmasının sorumlusu Eutypella parasitica mantarıdır. Cytospora sp., Nectria galliğena, Botryosphaeria dothidea, Phomopsis acerina, Septobasidium fumigatum, Physalospora obtusa, Valsa sordida ve Fusarium solani gibi mantarlar da "doku bozuklaşması"na sebep olmaktadır. Mücadele olarak bir kere fazlaca yayılıp genişledikten sonra gövdedeki bozuklaşmış oluşumlar ameliyat metodu ile nadir olarak yok edilebilir; dallardaki bozuklaşmış doku oluşumları hastalıklı kısımların uzaklaştırılması ile yok edilebilir; ölü dalların uzaklaştırılması, lüzumsuz yaralardan kaçınılması, gübreleme ve sulama ile ağaçların kuvvetli durumda tutulması bozuklaşmış doku oluşumunu önlemek için bilinen belki en iyi yoldur.
    Çürüklük : Şekerakçaağacı (Acer saccharum) gibi bazılarından özsu elde etmek üzere devamlı yaralama, Valsa leucostomoides gibi bazı mantarlar tarafından ciddi "gövde çürümesi" hastalıkları husule gelmesine sebep olmaktadır. Etkilenen kısımlar, uzunluğuna kesildiği takdirde koyu zeytin yeşil veya yeşil-siyah şeritlerin sınırladığı soluk yeşil-sarı merkezli gözükmektedir. Mücadele ; özsu elde edilen ağaçlarda tapalar çekildiği zaman deliklere fungisid püskürtülmeli veya boyanmalıdır; ağaçlar derin, verimli toprağa dikilmeli, kabuk ve kökyara'larından kaçınmalı, özel gübreleme ve sulama ile hastalık bulaşması ihtimali azaltılmalıdır.
    Cadde kenarları boyunca yer alan birçok ağacın hızlı sağlık kaybına uğramasına ve ölümüne, kısaca "çürüklük"e uğramasına, Ganoderma lucidum mantarı sebep olmaktadır. Hasta ağaçların gövde dibinde geniş, cilalı ve kırmızımsı kahverengi üreme organları ortaya çıkar. Çınaryapraklı (Acer platanoides) ve kırmızı (A. rubrum) akçaağaç'lar bu mantara en duyarlıdır. Mücadele ; bilinen denetleme usulü yoktur; bunun yanında, ağaçlar dikilmesi, toprağın gübrelenmesi, kabuk ve kök hasarlarından kaçnılması, iyi gübreleme ve sulama, hastalığın bulaşma ihtimalini azaltacaktır.
    Çizgilenme : Ceratocystis coerulescens mantarı ile sebep olunan bu hastalığın belirtileri olarak, küçülmüş ve sararmış yaprakları olan incelmiş bir ağaç tepesi, ayrıca bunu takip eden ağaç ölümü sayılabilir. Bu hastalık süs bitkisi olan laleağaç'larından (Liriodendron sp.) başka ormandakileri de etkilemektedir. Belli bir mücadele usulü yoktur.
    Nematod : Ormanlık alanlarda bazı akçaağaç türlerinde "uçtan ölüm"e sebep olan birkaç nematod türü vardır.
    Henüz bir denetim tedbiri geliştirilmemiş -olan nematod'ların en önemlisi Xiphinema americanum''dur.
    Sincap : Kırmızı sincap (Tamiasciurus hudsonicus) genç kırmızı (Acer rubrum) ve şeker (A saccharum) akçaağaç'larının kabuğunu kemirir, açılan yaralardan akan özsuyu içer.
    Sincabın dişleri ile yaptığı yaralardan giren mantarlar tarafından "doku bozuklaşması" oluşumları gelişir. t
    Boğucu Kök'ler: Birçok akçaağaç, köklerinin büyüme tarzı yüzünden zayıflamakta ve bazılar da ölmektedir.
    Böyle kökler ana gövdeye veya büyük yan köklere çok yakından ve yatık büyüme yapmaktadır, öyle ki yıllar boyunca bir dalın etrafında unutulmuş telin yaptığı gibi çevrelediği bitki kısmını boğmaktadır. Boğma işi gövde içindeki veya geniş bir kökün boğulmuş yerindeki besinlerin iletimini sınırlar. Büyük bir yan kök şiddetle kuşaklanıp sıkıldığı zaman buna besin bakımından bağımlı olan dallar vejetatif büyüme bakımından genelde zayıflar ve besinsiz kalmadan dolayı nihayet ölür. Eğer ağacın üst kökü şiddetle kuşaklanırsa ana dalın sürgünü uçtan ölür.
    Kökleri kuşaklanan ağaçlar birdenbire ölmez, iyi budama ve gübreleme uygulamalarına rağmen 5-10 yıllık bir dönemde tedrici olarak zayıflama gösterir.
    Toprak seviyesinin altında gelişen kuşaklamaya uğrayan kökler gövde dibinin incelenmesi ile bulunabilir. Eğer gövde, üzerine toprak doldurulduğu zaman olduğu gibi topraktan dikine yükseliyorsa, veya toprak hattında olağan bir şişkinlik gösterme yerine bir taraftan hafifçe içbükey ise, o zaman bir kök kuşaklanmasından şüphelenilebilir. Şüphesiz ki gövde etrafındaki toprağı kazma boğucu kök bulunup bulunmadığını gösterecektir.
    Cadde kaldırımı boyunca gelişmekte olan ağaçlar açık alanda gelişenlerden, yaşlı ağaçlar genç olanlardan daha fazla "kuşaklanma"ya maruz kalır.
    Mücadele : Eğer kuşaklanan kök henüz ciddi olarak kötüleşmemişse ağacın iyileşme ihtimali vardır. Gövdeye veya geniş yan köke tutunma noktasından bir yontucu ve tokmak kullanılarak koparılmalıdır. Koparılan yerden birkaç santimetre daha kesilmelidir, çünkü koparıldığı kısma yeniden birleşme ihtimali yüksektir.

    Gövde, ana kök ve koparılan kuşaklama yapan kökün kendisinin kesit yüzeyine böcek ve mantar istilasına karşı boya sürülmelidir. Nihayette toprak ilk durumuna getirilir. Eğer ağaç dikkat çekecek kadar zayıflatıl m ışsa, makul budama yapılır ve biraz gübre verilir.
    Sağlıkta Düşüş : Ağır yüklü şehirlerarası yollar boyunca dikilmiş akçaağaç'ların zayıflaması ve ölümü, kış aylarında aşırı kullanılan tuzlardan (sodyum klorür ve kalsiyum klorür) olmuştur.
    Topraktaki azot eksikliği de akçaağaç'larda "sağlık düşüşü"ne sebep olmaktadır.

    Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI 2008
Working...
X