Ambar ve depolardaki akarların zararları büyük önem taşımaktadır. Özellikle de uygun sıcaklık ve nem koşullarında yoğunlukları hızla artmakta ve zarar daha da fazla
olmaktadır. Akarlar, beslendikleri üründe direk zarar yapmaları yanında dolaylı olarak da zararlara neden olmaktadırlar. Örneğin, Acarus siro buğdaylarda embriyoyu oyup beslenmek suretiyle yer yer çok önemli zararlara neden olmaktadır. Akarlar, gıdalar üzerinde yaptıkları direk zararlar yamnda Carpoglyphus lactis'de olduğu gibi salgılan ile de besinleri bozmaktadırlar. Bu salgılarda, çok zaman bakteri ve funguslar gelişmekte ve zararın boyutlan genişlemektedir. Bu şekilde bulaşık besin maddelerini tüketen insan ve hayvanlarda sindirim bozukluklan ve aleıjik sorunların yanında, bu mikroorganizmaların toksinleri insan sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir.
Akarların önemli zararlarından birisi de bunların gömlek ve ölülerinin gıdalar içerisinde kalması, bu ürünlerin kalitesini düşürdüğü gibi, yine sağlık yönünden de olumsuz etkiler yapmaktadır.
Şunu vurgulamak gerekir ki, akarlar küçük cesametli hayvanlar olmalan nedeni ile çok kez bunların varlığı anlaşılamamakta ve bazı ürünlerde ki zararı gözden kaçmaktadır. Bir çok ürünlerde de zararlar belirli düzeye geldikten sonra durum fark edilmekte ve ürün ya tamamen elden çıkmakta veya pazar değerini kaybetmektedir. Bazen de bu bozuk ürünler, pazara sürülmekte ve bu konuda yeterince bilgisi olmayan insanlar bu ürünleri tüketerek ileride sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Hayvanlara yedirilenler de yine dolaylı olarak insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu konuda bir diğer önemli husus da akarların depolanmış ürünlerin ihracatını engellemeleridir. Akarlarla bulaşık ürünlerin dış satımı oldukça zor olmakta, çoğu kez de imkansız hale gelmektedir.
Akarlarla mücadelede diğer depo zararlılarında olduğu gibi, depo, ambar ve ürün muhafaza yerlerinde temizliğe ve hijyenik koşulların oluşmasına azami dikkatin gösterilmesi gerekmektedir. Hiçbir zaman önceden uzun süre bekletilmiş ürünlerin veya döküntülerin olduğu depolara yenilerinin konulmaması, buraların iyice temizlenip gerektiğinde havalandınldıktan sonra yeni ürünlerin yerleştirilmeleri gerekmektedir.
Bir diğer önemli husus da depolardaki orantılı nemin düşük tutulmasına önem gösterilmeli, bunun içinde depolarda iyi bir havalandırma sistemi bulunmalıdır.
Nemli hububatın kurutulması için kullanılan yüksek frekanslı elektriksel alan uygulaması, akarlara karşı etkili olmaktadır. Laboratuar denemelerinde buğday tanelerinin 58-138 saniye süreyle yüksek frekanslı elektriksel alana tabii tutulmasıyla tanelerin çimlenme gücünde bir değişme olmadan bazı depo zararlarında % 100 ölüm elde edilebilmektedir. Ayrıca, yumurta ve erginlere göre larva ve nimflerin daha hassas olduklan tespit edilmiştir. Gamma ışınlarıyla yapılan uygulamalar genellikle olumlu sonuçlar vermiştir. A. siro üzerinde yapılan araştırmalarda 25.000-45.000 rad dozlarında ışınlamaya tutulmuş yumurtalardan meydana gelen fertlerin üreyemedikleri görülmüştür. Aynca, gamma ışınlarına karşı en dirençli dönemin yumurta, en hassas dönemin ise larvalar olduğu ve genellikle akarların böceklerden daha dirençli olduklan görülmüştür.
Akarlarla kimyasal mücadelede, sentetik piretroidli bileşikler olumlu sonuçlar vermektedir. Fumigantlar da birçok türe etkili olmaktadır
Akarlarla mücadelede entegre savaşım (IPM) içerisinde önemli yeri olan biyolojik mücadele üzerinde durulmaktadır. Depolarda zararlı akar türleri yanında çok sayıda da faydalı akar türleri de bulunmaktadır. Predatör (avcı) durumunda olan bu akarlar arasında başta Cheyletus eruditus (Chyletidae) ve Blattisocious dentriticus olmak üzere çok sayıda faydalı akar türü mevcuttur. Bunlar depolardaki değişik zararlı akar türlerini baskı altında tutmaktadırlar. Örneğin, bu iki predatör bir arada bulunduğunda A. siro'nun yoğunluğu iyice azalmaktadır. Ch. eruditus'un oburca beslenmesi yanında önemli bir diğer özelliği de kimyasallardan çok az etkilenmesidir.
Prof.Dr.Erol YILDIRIM ---Prof.Dr.Hikmet ÖZBEK -- Prof.Dr.İrfan ASLAN
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü
olmaktadır. Akarlar, beslendikleri üründe direk zarar yapmaları yanında dolaylı olarak da zararlara neden olmaktadırlar. Örneğin, Acarus siro buğdaylarda embriyoyu oyup beslenmek suretiyle yer yer çok önemli zararlara neden olmaktadır. Akarlar, gıdalar üzerinde yaptıkları direk zararlar yamnda Carpoglyphus lactis'de olduğu gibi salgılan ile de besinleri bozmaktadırlar. Bu salgılarda, çok zaman bakteri ve funguslar gelişmekte ve zararın boyutlan genişlemektedir. Bu şekilde bulaşık besin maddelerini tüketen insan ve hayvanlarda sindirim bozukluklan ve aleıjik sorunların yanında, bu mikroorganizmaların toksinleri insan sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir.
Akarların önemli zararlarından birisi de bunların gömlek ve ölülerinin gıdalar içerisinde kalması, bu ürünlerin kalitesini düşürdüğü gibi, yine sağlık yönünden de olumsuz etkiler yapmaktadır.
Şunu vurgulamak gerekir ki, akarlar küçük cesametli hayvanlar olmalan nedeni ile çok kez bunların varlığı anlaşılamamakta ve bazı ürünlerde ki zararı gözden kaçmaktadır. Bir çok ürünlerde de zararlar belirli düzeye geldikten sonra durum fark edilmekte ve ürün ya tamamen elden çıkmakta veya pazar değerini kaybetmektedir. Bazen de bu bozuk ürünler, pazara sürülmekte ve bu konuda yeterince bilgisi olmayan insanlar bu ürünleri tüketerek ileride sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Hayvanlara yedirilenler de yine dolaylı olarak insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu konuda bir diğer önemli husus da akarların depolanmış ürünlerin ihracatını engellemeleridir. Akarlarla bulaşık ürünlerin dış satımı oldukça zor olmakta, çoğu kez de imkansız hale gelmektedir.
Akarlarla mücadelede diğer depo zararlılarında olduğu gibi, depo, ambar ve ürün muhafaza yerlerinde temizliğe ve hijyenik koşulların oluşmasına azami dikkatin gösterilmesi gerekmektedir. Hiçbir zaman önceden uzun süre bekletilmiş ürünlerin veya döküntülerin olduğu depolara yenilerinin konulmaması, buraların iyice temizlenip gerektiğinde havalandınldıktan sonra yeni ürünlerin yerleştirilmeleri gerekmektedir.
Bir diğer önemli husus da depolardaki orantılı nemin düşük tutulmasına önem gösterilmeli, bunun içinde depolarda iyi bir havalandırma sistemi bulunmalıdır.
Nemli hububatın kurutulması için kullanılan yüksek frekanslı elektriksel alan uygulaması, akarlara karşı etkili olmaktadır. Laboratuar denemelerinde buğday tanelerinin 58-138 saniye süreyle yüksek frekanslı elektriksel alana tabii tutulmasıyla tanelerin çimlenme gücünde bir değişme olmadan bazı depo zararlarında % 100 ölüm elde edilebilmektedir. Ayrıca, yumurta ve erginlere göre larva ve nimflerin daha hassas olduklan tespit edilmiştir. Gamma ışınlarıyla yapılan uygulamalar genellikle olumlu sonuçlar vermiştir. A. siro üzerinde yapılan araştırmalarda 25.000-45.000 rad dozlarında ışınlamaya tutulmuş yumurtalardan meydana gelen fertlerin üreyemedikleri görülmüştür. Aynca, gamma ışınlarına karşı en dirençli dönemin yumurta, en hassas dönemin ise larvalar olduğu ve genellikle akarların böceklerden daha dirençli olduklan görülmüştür.
Akarlarla kimyasal mücadelede, sentetik piretroidli bileşikler olumlu sonuçlar vermektedir. Fumigantlar da birçok türe etkili olmaktadır
Akarlarla mücadelede entegre savaşım (IPM) içerisinde önemli yeri olan biyolojik mücadele üzerinde durulmaktadır. Depolarda zararlı akar türleri yanında çok sayıda da faydalı akar türleri de bulunmaktadır. Predatör (avcı) durumunda olan bu akarlar arasında başta Cheyletus eruditus (Chyletidae) ve Blattisocious dentriticus olmak üzere çok sayıda faydalı akar türü mevcuttur. Bunlar depolardaki değişik zararlı akar türlerini baskı altında tutmaktadırlar. Örneğin, bu iki predatör bir arada bulunduğunda A. siro'nun yoğunluğu iyice azalmaktadır. Ch. eruditus'un oburca beslenmesi yanında önemli bir diğer özelliği de kimyasallardan çok az etkilenmesidir.
Prof.Dr.Erol YILDIRIM ---Prof.Dr.Hikmet ÖZBEK -- Prof.Dr.İrfan ASLAN
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü

