fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Genel Biyolojileri

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Genel Biyolojileri

    Böçeklerin Genel Biyolojileri
    Böceklerin etraflı olarak biyolojilerini bilmek onlara karşı uygulanacak savaş metodunu tayin etmekte bize önemli ip uçları verir. Böcek yumur­taları, kuşlarda olduğunun aksine ebeveynin itina etmesine lüzum kalma­dan ekseriye kendi kendilerine inficar ederler. Fakat bazı Arthropoda grupları özellikle Örümcekler, Millipede, Gentipede, Kulağa kaçanlarda, dişiler yuva yaparlar ve adeta kuluçkaya yatarlar. Embriyo, etrafı yumur­ta kabuğu, yani chorion ile sarılı olduğu halde gelişir ve gelişmesini ta­mamladığında genç larva chorion'a tazyik edip, onu zayıf olan belirli noktasından yırtarak dışarı çıkar. Çıkan yavru, devamlı olarak değil, fa­kat dönemler halinde gelişir. Bu dönemlerin sonunda epikutikula ve eksokutikula yırtılır ve bunun altına yeni teşekkül eden epi-ve eksokutikulaya ait tabaka yayılır. Kısaca bu olaya gömlek değiştirme ismi verilir. Deri ve­ ya gömlek değiştirme işi böceklerin gelişmesinde çok önemli bir olaydır.
    Çünkü sertleşmiş olan dış iskelet büyümeye imkan vermez ve bu sebeple
    böcek deri değiştirmek suretiyle yeni deri sertleşinceye kadar büyümesi­
    ni kazanmış olur, Böceklerdeki gömlek değiştirme ve dönem miktarı, tür­
    lere göre değişiklikler gösterir. Exopterygota türlerinde gömlek değiştirme
    ergin oluncaya kadar devam eder. Böceklerde en basit olan hayat devrele­
    ri yumurta, nimf ve ergin olmak üzere ayrılır. Bunlarda büyüme ve geliş­
    menin hemen hepsi nimf dönemi esnasında olur. Nimf döneminin sonuna
    doğru kanatların gelişmesi belirli hale gelir ve bu dönemde ergine çok
    benzer. Bu şekildeki gelişmeye hemimetabola (yarı başkalaşım) adı veri­
    lir. .
    Yüksek böceklerdeki gelişme, holometabola (tam başkalaşım)'dır. Bunlarda yumurta, larva, pupa ve ergin gibi dönemler bulunur. Larva ergine benzemez ve belki de erginden değişik bir ortamda yaşadığı gibi değişik bir tarzda da beslenir. Larva görünüş itibariyle bazı hallerde en ilksel formlara benzer. Hiç bir zaman kanada malik olmamakla, nimf devresine malik olan böceklerden kolaylıkla ayrılırlar. Bunlarda da büyü­me larva dönemlerinde olur ve larva vücudu yumuşaktır. Pupa devresi istirahat hali olup, bu devrede böcek beslenmez fakat hafif olarak solunu­muna devam eder. Bu devrede iç değişiklikler tamamlanır. Pupa genel olarak üzeri sert bir koruyucu kabuk ile örtülü çok defa toprak bir odacık veya ipekimsi bir kokon içinde bulunur. Toprak odacık veya kokon, larva tarafından pupa haline geçmeden önce meydana getirilir. Pupa devresi­ni tamamladıktan sonra ergin, pupa gömleğini yırtarak dışarı çıkar. Bu pupa gömleğinden kurtulmak, ya gelişme tamamlanır tamamlanmaz olur veya, bir müddet daha bu şekilde kaldıktan sonra birey, gömleği yırtarak dışarı çıkar. Başkalaşımı tam olan böcekler genel olarak yukarıda anlatıldığı şekilde bir gelişme takip eder. Ancak bu durura, özellikle zaman, gıda ve böcek türüne göre böceklerde büyük farklılıklar gösterebilir.
    İlksel böceklerde gelişme devamlı olur. Bu gibi böcekler ekstrem ısı, rutubet veya az gıda ile karşılaştıklarında gelişmeleri de ender olarak sek­teye uğrar.
    Böcekler genellikle gıda alarak belirli bir bitki türüne bağlı şekilde yaşar. Bitki veya gıda olmayan hallerde aktif biyolojisini devam ettireme­diği için bu devreyi dinlenerek geçirir. Bazı böcekler, mesela başkalaş­ması tam olmayan yaprak bitleri, yumurta döneminde açılmayı geciktirerek uygun olmayan şartları atlatır. Buna karşılık başkalaşması tam olan bö­cekler, mesela Lahana Kelebeklerinde olduğu gibi, uygun olmayan şartlar, pupa devresi uzatılmak suretiyle atlatılır. Dinlenme devresi her zaman pupa veya hemen pupadan önceki devreye rastlamaz. Örneğin pek çok Coleoptera türlerinde olduğu gibi; bunlarda başkalaşma tam olduğu hal­de çok defa dinlenme devreleri ergin devrelerine tesadüf eder. Böceklerin dinlenme devreleri onların savunmalarının çok zayıf oldukları devreler­dir. Bu devrelerde kendilerini çok defa predatörlerin saldırısına da açık olarak bırakırlar.Dinlenme devresinden çıkan böcekler etrafa yayılma ve gıda bulma ihtiyacını duyarlar. Uçucu olan böceklerde bu iş daha kolaylıkla yapılır.Yüksek böceklerde, mesela Lahana Kelebeklerinde, organları vasıtasıyla erginler neslini devam ettirecek yeterlikte bitki ortamı buluncaya kadar uzun mesafelere uçarlar.


    Böcekler hayatlarını devam ettirebilmek için, beslendikleri bitkilerin


    | belirli bir gelişme periyoduna kendi gelişmelerini uydururlar. Çabuk bü-


    - yüyen bitkilerde beslenen böceklerin larva devrelerinde azami istifade


    edebilmek için kısa devrede çok fazla beslenme ihtiyacı doğar. Bu durum


    süne ve kımıl gibi böceklerde görüldüğü gibi, buğdayların süt olumundan


    olgunlaşmcaya kadar geçen kısa devrede nimflerinin oburca beslenmeleri mecburiyetini doğurur.


    Çok önemli bir nokta da belirli bir bitki türü ile beslenen böceğin bi­


    yolojisi, onun gelişme ve çoğalmasının konukçu bitkininki ile çok yakından


    ilgili olmasıdır. Bu zamanın pratik savaşta önemi çok fazladır. Bununla


    beraber genel olarak sıcaklık; yumurtaların açılmasında, erginlerin çıkı-


    x şmda veya larva ve nimflerin gelişmesinde çok önemli rol oynayan faktör-

    lerden birisidir. Bitkiler ile beslenen böcekler, onlara muhtelif devrelerde zararlı olurlar. Bazıları yalnızca larva devresinde (Kelebekler, Testere Arıları, bazı Sinek türleri vs.), bazıları yalnızca ergin devrelerinde (Polydrusus, Phyllo-bius ve bazı Arı türlerinde olduğu gibi) ve diğer bazıları da hem larva, hem de ergin devrelerinde (birçok Coleoptera, Heteroptera, Homoptera, Çekirge, Kabuk Böcekleri vs.) zararlı olurlar.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1- Prof.Dr.Niyazi LODOS
Working...
X