Böçeklerin Genel Biyolojileri
Böceklerin etraflı olarak biyolojilerini bilmek onlara karşı uygulanacak savaş metodunu tayin etmekte bize önemli ip uçları verir. Böcek yumurtaları, kuşlarda olduğunun aksine ebeveynin itina etmesine lüzum kalmadan ekseriye kendi kendilerine inficar ederler. Fakat bazı Arthropoda grupları özellikle Örümcekler, Millipede, Gentipede, Kulağa kaçanlarda, dişiler yuva yaparlar ve adeta kuluçkaya yatarlar. Embriyo, etrafı yumurta kabuğu, yani chorion ile sarılı olduğu halde gelişir ve gelişmesini tamamladığında genç larva chorion'a tazyik edip, onu zayıf olan belirli noktasından yırtarak dışarı çıkar. Çıkan yavru, devamlı olarak değil, fakat dönemler halinde gelişir. Bu dönemlerin sonunda epikutikula ve eksokutikula yırtılır ve bunun altına yeni teşekkül eden epi-ve eksokutikulaya ait tabaka yayılır. Kısaca bu olaya gömlek değiştirme ismi verilir. Deri ve ya gömlek değiştirme işi böceklerin gelişmesinde çok önemli bir olaydır.
Çünkü sertleşmiş olan dış iskelet büyümeye imkan vermez ve bu sebeple
böcek deri değiştirmek suretiyle yeni deri sertleşinceye kadar büyümesi
ni kazanmış olur, Böceklerdeki gömlek değiştirme ve dönem miktarı, tür
lere göre değişiklikler gösterir. Exopterygota türlerinde gömlek değiştirme
ergin oluncaya kadar devam eder. Böceklerde en basit olan hayat devrele
ri yumurta, nimf ve ergin olmak üzere ayrılır. Bunlarda büyüme ve geliş
menin hemen hepsi nimf dönemi esnasında olur. Nimf döneminin sonuna
doğru kanatların gelişmesi belirli hale gelir ve bu dönemde ergine çok
benzer. Bu şekildeki gelişmeye hemimetabola (yarı başkalaşım) adı veri
lir. .
Yüksek böceklerdeki gelişme, holometabola (tam başkalaşım)'dır. Bunlarda yumurta, larva, pupa ve ergin gibi dönemler bulunur. Larva ergine benzemez ve belki de erginden değişik bir ortamda yaşadığı gibi değişik bir tarzda da beslenir. Larva görünüş itibariyle bazı hallerde en ilksel formlara benzer. Hiç bir zaman kanada malik olmamakla, nimf devresine malik olan böceklerden kolaylıkla ayrılırlar. Bunlarda da büyüme larva dönemlerinde olur ve larva vücudu yumuşaktır. Pupa devresi istirahat hali olup, bu devrede böcek beslenmez fakat hafif olarak solunumuna devam eder. Bu devrede iç değişiklikler tamamlanır. Pupa genel olarak üzeri sert bir koruyucu kabuk ile örtülü çok defa toprak bir odacık veya ipekimsi bir kokon içinde bulunur. Toprak odacık veya kokon, larva tarafından pupa haline geçmeden önce meydana getirilir. Pupa devresini tamamladıktan sonra ergin, pupa gömleğini yırtarak dışarı çıkar. Bu pupa gömleğinden kurtulmak, ya gelişme tamamlanır tamamlanmaz olur veya, bir müddet daha bu şekilde kaldıktan sonra birey, gömleği yırtarak dışarı çıkar. Başkalaşımı tam olan böcekler genel olarak yukarıda anlatıldığı şekilde bir gelişme takip eder. Ancak bu durura, özellikle zaman, gıda ve böcek türüne göre böceklerde büyük farklılıklar gösterebilir.
İlksel böceklerde gelişme devamlı olur. Bu gibi böcekler ekstrem ısı, rutubet veya az gıda ile karşılaştıklarında gelişmeleri de ender olarak sekteye uğrar.
Böcekler genellikle gıda alarak belirli bir bitki türüne bağlı şekilde yaşar. Bitki veya gıda olmayan hallerde aktif biyolojisini devam ettiremediği için bu devreyi dinlenerek geçirir. Bazı böcekler, mesela başkalaşması tam olmayan yaprak bitleri, yumurta döneminde açılmayı geciktirerek uygun olmayan şartları atlatır. Buna karşılık başkalaşması tam olan böcekler, mesela Lahana Kelebeklerinde olduğu gibi, uygun olmayan şartlar, pupa devresi uzatılmak suretiyle atlatılır. Dinlenme devresi her zaman pupa veya hemen pupadan önceki devreye rastlamaz. Örneğin pek çok Coleoptera türlerinde olduğu gibi; bunlarda başkalaşma tam olduğu halde çok defa dinlenme devreleri ergin devrelerine tesadüf eder. Böceklerin dinlenme devreleri onların savunmalarının çok zayıf oldukları devrelerdir. Bu devrelerde kendilerini çok defa predatörlerin saldırısına da açık olarak bırakırlar.Dinlenme devresinden çıkan böcekler etrafa yayılma ve gıda bulma ihtiyacını duyarlar. Uçucu olan böceklerde bu iş daha kolaylıkla yapılır.Yüksek böceklerde, mesela Lahana Kelebeklerinde, organları vasıtasıyla erginler neslini devam ettirecek yeterlikte bitki ortamı buluncaya kadar uzun mesafelere uçarlar.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1- Prof.Dr.Niyazi LODOS
Böceklerin etraflı olarak biyolojilerini bilmek onlara karşı uygulanacak savaş metodunu tayin etmekte bize önemli ip uçları verir. Böcek yumurtaları, kuşlarda olduğunun aksine ebeveynin itina etmesine lüzum kalmadan ekseriye kendi kendilerine inficar ederler. Fakat bazı Arthropoda grupları özellikle Örümcekler, Millipede, Gentipede, Kulağa kaçanlarda, dişiler yuva yaparlar ve adeta kuluçkaya yatarlar. Embriyo, etrafı yumurta kabuğu, yani chorion ile sarılı olduğu halde gelişir ve gelişmesini tamamladığında genç larva chorion'a tazyik edip, onu zayıf olan belirli noktasından yırtarak dışarı çıkar. Çıkan yavru, devamlı olarak değil, fakat dönemler halinde gelişir. Bu dönemlerin sonunda epikutikula ve eksokutikula yırtılır ve bunun altına yeni teşekkül eden epi-ve eksokutikulaya ait tabaka yayılır. Kısaca bu olaya gömlek değiştirme ismi verilir. Deri ve ya gömlek değiştirme işi böceklerin gelişmesinde çok önemli bir olaydır.
Çünkü sertleşmiş olan dış iskelet büyümeye imkan vermez ve bu sebeple
böcek deri değiştirmek suretiyle yeni deri sertleşinceye kadar büyümesi
ni kazanmış olur, Böceklerdeki gömlek değiştirme ve dönem miktarı, tür
lere göre değişiklikler gösterir. Exopterygota türlerinde gömlek değiştirme
ergin oluncaya kadar devam eder. Böceklerde en basit olan hayat devrele
ri yumurta, nimf ve ergin olmak üzere ayrılır. Bunlarda büyüme ve geliş
menin hemen hepsi nimf dönemi esnasında olur. Nimf döneminin sonuna
doğru kanatların gelişmesi belirli hale gelir ve bu dönemde ergine çok
benzer. Bu şekildeki gelişmeye hemimetabola (yarı başkalaşım) adı veri
lir. .
Yüksek böceklerdeki gelişme, holometabola (tam başkalaşım)'dır. Bunlarda yumurta, larva, pupa ve ergin gibi dönemler bulunur. Larva ergine benzemez ve belki de erginden değişik bir ortamda yaşadığı gibi değişik bir tarzda da beslenir. Larva görünüş itibariyle bazı hallerde en ilksel formlara benzer. Hiç bir zaman kanada malik olmamakla, nimf devresine malik olan böceklerden kolaylıkla ayrılırlar. Bunlarda da büyüme larva dönemlerinde olur ve larva vücudu yumuşaktır. Pupa devresi istirahat hali olup, bu devrede böcek beslenmez fakat hafif olarak solunumuna devam eder. Bu devrede iç değişiklikler tamamlanır. Pupa genel olarak üzeri sert bir koruyucu kabuk ile örtülü çok defa toprak bir odacık veya ipekimsi bir kokon içinde bulunur. Toprak odacık veya kokon, larva tarafından pupa haline geçmeden önce meydana getirilir. Pupa devresini tamamladıktan sonra ergin, pupa gömleğini yırtarak dışarı çıkar. Bu pupa gömleğinden kurtulmak, ya gelişme tamamlanır tamamlanmaz olur veya, bir müddet daha bu şekilde kaldıktan sonra birey, gömleği yırtarak dışarı çıkar. Başkalaşımı tam olan böcekler genel olarak yukarıda anlatıldığı şekilde bir gelişme takip eder. Ancak bu durura, özellikle zaman, gıda ve böcek türüne göre böceklerde büyük farklılıklar gösterebilir.
İlksel böceklerde gelişme devamlı olur. Bu gibi böcekler ekstrem ısı, rutubet veya az gıda ile karşılaştıklarında gelişmeleri de ender olarak sekteye uğrar.
Böcekler genellikle gıda alarak belirli bir bitki türüne bağlı şekilde yaşar. Bitki veya gıda olmayan hallerde aktif biyolojisini devam ettiremediği için bu devreyi dinlenerek geçirir. Bazı böcekler, mesela başkalaşması tam olmayan yaprak bitleri, yumurta döneminde açılmayı geciktirerek uygun olmayan şartları atlatır. Buna karşılık başkalaşması tam olan böcekler, mesela Lahana Kelebeklerinde olduğu gibi, uygun olmayan şartlar, pupa devresi uzatılmak suretiyle atlatılır. Dinlenme devresi her zaman pupa veya hemen pupadan önceki devreye rastlamaz. Örneğin pek çok Coleoptera türlerinde olduğu gibi; bunlarda başkalaşma tam olduğu halde çok defa dinlenme devreleri ergin devrelerine tesadüf eder. Böceklerin dinlenme devreleri onların savunmalarının çok zayıf oldukları devrelerdir. Bu devrelerde kendilerini çok defa predatörlerin saldırısına da açık olarak bırakırlar.Dinlenme devresinden çıkan böcekler etrafa yayılma ve gıda bulma ihtiyacını duyarlar. Uçucu olan böceklerde bu iş daha kolaylıkla yapılır.Yüksek böceklerde, mesela Lahana Kelebeklerinde, organları vasıtasıyla erginler neslini devam ettirecek yeterlikte bitki ortamı buluncaya kadar uzun mesafelere uçarlar.
Böcekler hayatlarını devam ettirebilmek için, beslendikleri bitkilerin
| belirli bir gelişme periyoduna kendi gelişmelerini uydururlar. Çabuk bü-
- yüyen bitkilerde beslenen böceklerin larva devrelerinde azami istifade
edebilmek için kısa devrede çok fazla beslenme ihtiyacı doğar. Bu durum
süne ve kımıl gibi böceklerde görüldüğü gibi, buğdayların süt olumundan
olgunlaşmcaya kadar geçen kısa devrede nimflerinin oburca beslenmeleri mecburiyetini doğurur.
Çok önemli bir nokta da belirli bir bitki türü ile beslenen böceğin bi
yolojisi, onun gelişme ve çoğalmasının konukçu bitkininki ile çok yakından
ilgili olmasıdır. Bu zamanın pratik savaşta önemi çok fazladır. Bununla
beraber genel olarak sıcaklık; yumurtaların açılmasında, erginlerin çıkı-
x şmda veya larva ve nimflerin gelişmesinde çok önemli rol oynayan faktör-
lerden birisidir. Bitkiler ile beslenen böcekler, onlara muhtelif devrelerde zararlı olurlar. Bazıları yalnızca larva devresinde (Kelebekler, Testere Arıları, bazı Sinek türleri vs.), bazıları yalnızca ergin devrelerinde (Polydrusus, Phyllo-bius ve bazı Arı türlerinde olduğu gibi) ve diğer bazıları da hem larva, hem de ergin devrelerinde (birçok Coleoptera, Heteroptera, Homoptera, Çekirge, Kabuk Böcekleri vs.) zararlı olurlar.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1- Prof.Dr.Niyazi LODOS

