Yağlar.-
Zaıailılara karşı savaşta, «yağ» ismi altında kullanılan kimyasal bileşikler esas olarak katran ve hidrojen ihtiva ederler. Bunlar sudan hafif, genellikle kaygan ve yapışkan maddeler olup carbon tetrachloride, chloro-form, ether, toluene ve carbon disulfide içinde eriller. Başlıca hayvansal, bitkisel, petrol ve katran yağlan olmak üzere gruplara ayrılırlar.
Hayvansal yağlar: Bunlar özellikle balina, balık ve sığır paçasından elde ediliıler ve bu isimlerle tanınırlar. Balina yağının insektisid olarak (özellikle Kabuklu Bitler için) ilk defa 1800 yılında kullanılması tavsiye edilmiştiı. Hayvansal yağlar eskiden başlıca arsenikli bileşiklerin (özellikle kurşun arsenat) ve nikotin sülfatın kullanılmasında yayıcı olarak tavsiye edilmekte idi. Balık ve balina yağlan ile yapılan sabunlar aynı şekilde Yaprak bitlerine karşı savaşta su ile karıştırılarak doğrudan doğruya atılmakta idi. Fakat bunlar, tesirlerinin az oluşu, bileşiklerinin çok değişik olmaları nedeni ile sonradan yerlerini diğer insektisidlere bırakmışlardır.
Bitkisel yağlar: Başlıca Hindistan Cevizi, Palmiye (özellikle Afrika'da yağ için yetiştirilen bir tür), Pamuk, Soyafasulyası, Susam ve Mısır gibi bitkilerin tohumlarından elde edilen yağlar su ve sabunla (özellikle arap-sabunu) karıştırılaıak yumuşak vücutlu böceklerin savaşında eskiden çok yaygın olarak kullanılmakta idi. Halen yerini hayvansal yağlarda olduğu gibi diğer insektisidler almıştır. Biıçok bitkisel yağların fungisid etkileri de bulunmaktadır. Hatta bu nedenle eskiden bazı mildiyö tür-leıjne karşı savaşta basan ile kullanılmış ve tavsiye edilmiştir.
Petrol yağları (madensel veya beyaz yağlar): Ham petıolden elde edilen ve çok defa madensel yağ olarak bilinen bu grup yağlar, uzun yıllardır zararlı savaşında kullanılmaktadır. Bugün dahi aynı önemini sürdürmektedir. Petrol yağları rafine edilerek esvafı düzeltilir, yüksek derecede rafine edilmiş yağlara genellikle «beyaz yağ» adı verilir.
Petrol yağlan Kırmızı Örümcek yumurtaları ile biıçok böceklerin kışı geçirme dönemlerinde (Aphid yumurtaları hariç) iyi tesir eder. Bunlaı yazlık ve kışlık olmak üzere ikiye ayrılır. Yazlık yağların bitkilere kötü etkisi (fitotoksik etkisi) çok azdır. Bunlar özellikle Turunçgillerdeki Kabuklu Bitlere karşı savaşta kullanılır. Kışlık yağlarda fitotoksik etki yüksek olduğu için bunlar yapraklarını dökmeyen ağaçlara, özellikle Turunç-gil ve Zeytinlere atılmazlar. Bu sebeple yapraklarını döken ağaçların uyku devrelerinde özellikle kışm ve baharın erken zamanlarında (tomurcuklar açılmadan önce) atılır.
Petrol yağlarını kullanırken dikkat edilecek bazı hususlar: (1) Uygulamaya başlamadan önce toprak rutubeti maksimum olmalı veya uygulamayı müteakip toprak, araçların hareketini engellemeyecek biçimde su-lanmalıdır. (2) İlaçlanacak alanda meteorolojik kayıtlar tutulmalı ve ısı 35°C üzerinde çıktığında ilaçlamaya son verilmelidir. Aynı şekilde rutubet % 20'nin altına düştüğünde veya sam yeli estiği anlarda hiçbir zaman ilaçlama yapılmamalıdır. (3) Yağlara ilave edilecek tozlar (özellikle in-sektisid, fungisid vs.) onların etkililiğine büyük ölçüde tesir ettiklerinden, bu gibi durumlarda tozlar asgari miktarda kullanılmalıdır. Genel bir kaide olarak 100 litreye 200 gr tozu aşmayacak şekilde ilave yapılabilir. Tozlar, püskürtme aletlerinin deposunun 3/4 kesimi dolmadan ilave edilmemelidir. (4) Yapraklardaki yağ birikmesi kabul edilen toleransların üzerinde olduğu takdirde Turunçgil ağaçlarının fizyolojik faaliyetine kötü etkide bulunur. Yağların etkisi yüksek dozlarda, yüksek ısı derecelerinde distile yolu ile elde edilmiş yağlarda ve nihayet yağın püskürtül-düğü andaki ısı derecelerinin miktarı ve devamlılığına bağlı olarak artar. Bu durumlar püskürtülmelerde daima gözönünde bulundurulmalıdır. (5) Turunçgillerdeki uygulamalarda ağaçların iç özellikle (iç-üst kısımları) ve dış kısımlarım tam olarak örtecek şekilde püskürtme yapmak, bu ağaçlardaki zararlılara karşı savaşta çok önemlidir. En iyi savaşın, dozu artırmadan iyi bir ilaç örtüsü ile elde edilebileceğini unutmamalıdır. Eğer püskürtme adi sırt pülverizatörleri ile yapılacaksa, püskürtmeyi en yüksek ağacın yaklaşık bir metre kadar daha üstünden gelecek şekilde hortum, bir kargı vasıtasıyla yükseltilmelidir. (6) Kükürt ve kükürtlü ilaçlar hiçbir zaman ne kışlık, ne de yazlık yağlarla karıştırılıp atılmamalıdır. Kükürt veya kükürtlü ilaçların aynı bahçeye atılması zorunluluğu olan hallerde bu iki ilaçlama arasında asgari 15 günlük bir zaman aralığı bulunmalıdır.
Katran yağları (Tar yağları): Özellikle maden kömüründen elde-edilen, bileşimleri başlıca aromatik hidrokarbon olan insektsid ve akari-siddir. Bu grup yağlar uzun yıllar fungisid olatak odun ve tahtaların korunmasında kullanılmıştır. Sonradan meyve ağaçlarının uyku devrelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Böcek ve akar yumurtalarına karşı etkililiğini artırmak için içine bir miktar petrol yağı ilave edilebilir. Ancak bunun için katran yağma iki misli petrol yağı ilave etmek gerekir. Fakat bu karışım artık kullanılmamaktadır. Onun yerine katran yağları içine DNOG'lü bileşikler karıştırılarak hazırlanmış preparatlar bugün daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Katran yağları genellikle % 5-7 oranında kullanılır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS
Zaıailılara karşı savaşta, «yağ» ismi altında kullanılan kimyasal bileşikler esas olarak katran ve hidrojen ihtiva ederler. Bunlar sudan hafif, genellikle kaygan ve yapışkan maddeler olup carbon tetrachloride, chloro-form, ether, toluene ve carbon disulfide içinde eriller. Başlıca hayvansal, bitkisel, petrol ve katran yağlan olmak üzere gruplara ayrılırlar.
Hayvansal yağlar: Bunlar özellikle balina, balık ve sığır paçasından elde ediliıler ve bu isimlerle tanınırlar. Balina yağının insektisid olarak (özellikle Kabuklu Bitler için) ilk defa 1800 yılında kullanılması tavsiye edilmiştiı. Hayvansal yağlar eskiden başlıca arsenikli bileşiklerin (özellikle kurşun arsenat) ve nikotin sülfatın kullanılmasında yayıcı olarak tavsiye edilmekte idi. Balık ve balina yağlan ile yapılan sabunlar aynı şekilde Yaprak bitlerine karşı savaşta su ile karıştırılarak doğrudan doğruya atılmakta idi. Fakat bunlar, tesirlerinin az oluşu, bileşiklerinin çok değişik olmaları nedeni ile sonradan yerlerini diğer insektisidlere bırakmışlardır.
Bitkisel yağlar: Başlıca Hindistan Cevizi, Palmiye (özellikle Afrika'da yağ için yetiştirilen bir tür), Pamuk, Soyafasulyası, Susam ve Mısır gibi bitkilerin tohumlarından elde edilen yağlar su ve sabunla (özellikle arap-sabunu) karıştırılaıak yumuşak vücutlu böceklerin savaşında eskiden çok yaygın olarak kullanılmakta idi. Halen yerini hayvansal yağlarda olduğu gibi diğer insektisidler almıştır. Biıçok bitkisel yağların fungisid etkileri de bulunmaktadır. Hatta bu nedenle eskiden bazı mildiyö tür-leıjne karşı savaşta basan ile kullanılmış ve tavsiye edilmiştir.
Petrol yağları (madensel veya beyaz yağlar): Ham petıolden elde edilen ve çok defa madensel yağ olarak bilinen bu grup yağlar, uzun yıllardır zararlı savaşında kullanılmaktadır. Bugün dahi aynı önemini sürdürmektedir. Petrol yağları rafine edilerek esvafı düzeltilir, yüksek derecede rafine edilmiş yağlara genellikle «beyaz yağ» adı verilir.
Petrol yağlan Kırmızı Örümcek yumurtaları ile biıçok böceklerin kışı geçirme dönemlerinde (Aphid yumurtaları hariç) iyi tesir eder. Bunlaı yazlık ve kışlık olmak üzere ikiye ayrılır. Yazlık yağların bitkilere kötü etkisi (fitotoksik etkisi) çok azdır. Bunlar özellikle Turunçgillerdeki Kabuklu Bitlere karşı savaşta kullanılır. Kışlık yağlarda fitotoksik etki yüksek olduğu için bunlar yapraklarını dökmeyen ağaçlara, özellikle Turunç-gil ve Zeytinlere atılmazlar. Bu sebeple yapraklarını döken ağaçların uyku devrelerinde özellikle kışm ve baharın erken zamanlarında (tomurcuklar açılmadan önce) atılır.
Petrol yağlarını kullanırken dikkat edilecek bazı hususlar: (1) Uygulamaya başlamadan önce toprak rutubeti maksimum olmalı veya uygulamayı müteakip toprak, araçların hareketini engellemeyecek biçimde su-lanmalıdır. (2) İlaçlanacak alanda meteorolojik kayıtlar tutulmalı ve ısı 35°C üzerinde çıktığında ilaçlamaya son verilmelidir. Aynı şekilde rutubet % 20'nin altına düştüğünde veya sam yeli estiği anlarda hiçbir zaman ilaçlama yapılmamalıdır. (3) Yağlara ilave edilecek tozlar (özellikle in-sektisid, fungisid vs.) onların etkililiğine büyük ölçüde tesir ettiklerinden, bu gibi durumlarda tozlar asgari miktarda kullanılmalıdır. Genel bir kaide olarak 100 litreye 200 gr tozu aşmayacak şekilde ilave yapılabilir. Tozlar, püskürtme aletlerinin deposunun 3/4 kesimi dolmadan ilave edilmemelidir. (4) Yapraklardaki yağ birikmesi kabul edilen toleransların üzerinde olduğu takdirde Turunçgil ağaçlarının fizyolojik faaliyetine kötü etkide bulunur. Yağların etkisi yüksek dozlarda, yüksek ısı derecelerinde distile yolu ile elde edilmiş yağlarda ve nihayet yağın püskürtül-düğü andaki ısı derecelerinin miktarı ve devamlılığına bağlı olarak artar. Bu durumlar püskürtülmelerde daima gözönünde bulundurulmalıdır. (5) Turunçgillerdeki uygulamalarda ağaçların iç özellikle (iç-üst kısımları) ve dış kısımlarım tam olarak örtecek şekilde püskürtme yapmak, bu ağaçlardaki zararlılara karşı savaşta çok önemlidir. En iyi savaşın, dozu artırmadan iyi bir ilaç örtüsü ile elde edilebileceğini unutmamalıdır. Eğer püskürtme adi sırt pülverizatörleri ile yapılacaksa, püskürtmeyi en yüksek ağacın yaklaşık bir metre kadar daha üstünden gelecek şekilde hortum, bir kargı vasıtasıyla yükseltilmelidir. (6) Kükürt ve kükürtlü ilaçlar hiçbir zaman ne kışlık, ne de yazlık yağlarla karıştırılıp atılmamalıdır. Kükürt veya kükürtlü ilaçların aynı bahçeye atılması zorunluluğu olan hallerde bu iki ilaçlama arasında asgari 15 günlük bir zaman aralığı bulunmalıdır.
Katran yağları (Tar yağları): Özellikle maden kömüründen elde-edilen, bileşimleri başlıca aromatik hidrokarbon olan insektsid ve akari-siddir. Bu grup yağlar uzun yıllar fungisid olatak odun ve tahtaların korunmasında kullanılmıştır. Sonradan meyve ağaçlarının uyku devrelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Böcek ve akar yumurtalarına karşı etkililiğini artırmak için içine bir miktar petrol yağı ilave edilebilir. Ancak bunun için katran yağma iki misli petrol yağı ilave etmek gerekir. Fakat bu karışım artık kullanılmamaktadır. Onun yerine katran yağları içine DNOG'lü bileşikler karıştırılarak hazırlanmış preparatlar bugün daha yaygın olarak kullanılmaktadır. Katran yağları genellikle % 5-7 oranında kullanılır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

