fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Organik fosforlu bileşikler;

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Organik fosforlu bileşikler;

    Organik fosforlu bileşikler;
    Bu türlü ilaçlar böcekler, Akarlar ve sıcak kanlı hayvanlar için çok şiddetli zehirdir. Böceklere kontakt, mide zehiri, sistemik ve fumigant olarak tesir edebilir. Bu bileşiklei üzerinde ilk çalışma ikinci dünya sava­şından az önce Alman kimyageri Schrader tarafından yapılarak ortaya konmuştur. Bu gruba ait en eski bileşik HETP (hexaethyl tetraphosphate)'-dir. Daha sonra bunun esteılerle bir karışımı olan TEPP (tetra ethyl pyro-phosphate) bulundu. Şimdi TEPP çok az kullanılmaktadır. Bu bileşik o kadar çabuk hidrolize olmaktadır ki hemen hemen hiç devamlılığı yok­tur ve yalnızca kontakt olarak tesir eder. Parathion da ilk bulunan organik fosforlu ilaçlardan olup, bitki üzerinde kısmen devamlı kalabilir ve bir­çok böceklere karşı etkilidir. Bunlardan sonra gelen Schradan ve diğer birçok bileşikler harikuladedir. Çünkü bunlar bitkilerin yapraklarına püskürtüldüğünde veya kökleri etrafına atıldığında bitki tarafından absorbe edilerek özellikle yukarıya doğru çıkarak bitki içinde yayılır ve böylece sokucu - emici böceklere karşı bazan uzun zaman etkisini devam ettirir. ilk bileşikler insan ve sıcak kanlı hayvanlara çok şiddetli zehirlerdir. Fakat sonradan yapılan araştırmalar sonucu piyasaya nispeten daha az şiddette zehirli olan ilaçlar çıkarıldı. Mesela son çıkarılan bu türlü bir ilacın Phenc-hlorphos (Ronnel) zehir tesiri o kadar azdır ki sığırlarda endo-parazit olarak yaşayan sinek larvalarını öldürmek için ağızdan dahi verilebil­mektedir.
    Kimyasal yapılarında pek çok değişiklikler bulunan organik fosforlu insektisidlerin buna bağla olarak fiziksel ve kimyasal özellikleri de büyük
    oranda değişir. Genellikle sokucu-emici ağız parçaları olan böceklere kar­şı çok etkili olmakla beraber, tesir ettiği böcek türlerinin sayısı pek azdır. Sistemik olanlar koruyucu olarak kullanılabilirler. Bunlarda ilacın atılma zamanı pek önemli bir nokta olmadığı gibi ilacı bütün bitkiyi örtecek şe­kilde atmak zorunluluğu da yoktur. Çeşitli zararlılara karşı halen kulla­nılmakta olan bazı organik fosforlu insektisidler hakkında kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.
    Parathion: Molekül formülü C10Hı4O5NPS'dix. Esmer renkte, sarımsak kokusunda bir sıvıdır. Nispeten devamlıdır. Başta sokucu emici böcekler olmak üzere pek çok böcek türlerine etkilidir. Ayrıca akarisid ve nematocide olarak da etkilidir. Kullanma dozu: 100 İt suya 15-20 gr. ak. mad. Bu miktar, Akarlara karşı 2- misline çıkartüabilir. Bazı yap­rak nematodlarma karşı ise 4 misli doz kullanılabilir. Toz olarak hektara 250-800 gr. ak. mad. hesabı ile kullanılır.
    Dikkat : '
    1) Siklamenlerde kullanılmaz.
    2) ilaç atılan bitkilerde son ilaç atma tarihi ile hasat etme arasında
    asgari 28 gün olmalıdır.
    3) ilaçlanmış sahalara, koruyucu tedbir almamış herhangi bir kimse,
    ■ asgari 1 gün sonra girmelidir. Çiftlik veya kümes hayvanları 10 gün sonra
    girebilir.
    4) Bal Arıları, balık, çiftlik hayvanları ve av hayvanları için tehli­kelidir.
    5) Sıcak ve rutubetli havalarda kullanılmaması tavsiye olunur.
    Sokradan: Sistemik insektisid ve akarisiddir. Moleküller formülü G8H24N4 - O3P2'dir. Pestox 3 ve OMPA gibi isimler ile de tanın­maktadır. Bitki üzerine veya toprağa atıldığında bitki tarafından absorbe edilir, böylece sistemik olarak ısırıcı ve sokucu-emici böcekleri zehirler, selektif bir ilaç olup Bal Arıları için zehirsizdir.
    Dikkat :
    1) Son ilaçlama tarihi ile hasat arasında yazın asgari 28, sonbaharda ise 42 gün bulunmalıdır.
    2) ilaçlanmış sahalara, koruyucu tedbir almamış bir kimse, ilaçla­madan asgari 1 gün sonra girmelidir. Kümes ve çiftlik hayvanları ise 28 gün sonra girebilir.
    3) Balıklar, çiftlik ve av hayvanları ile diğer sıcak kanlı hayvanlar için tehlikelidir.

    Malatmon: Moleküler formülü C10H19O6PS2'dir. însektisid ve akarisid olarak etkilidir. Bazı bitkiler bu ilaca karşı hassastır. Birçok böcek türlerine etkili olmakla beraoer bahçe bitkilerinde ve gıda maddelerinde nispeten emniyetle kullanılabilir.
    Kullanma dozu: 100 İt suya 40-100 gr. ak. mad. hesabı ile.
    Dikkat :
    1) Anthirrhinum, Crassula, Gerbera, Petunia, Pilea, ^innia, Eğreltiotu ve
    ve Mürdümük gibi bitkilere atmaktan sakınmalıdır.
    2) Yenen bitkilerde koku bırakması gözönünde tutularak son ilaç
    atımından asgari 4 gün sonra hasat yapmalıdır.
    3) Balıklar ve Bal Arılan için tehlikelidir.
    Diazinon: Sistem ik olmayan, yalnızca köntakt etkili insektisid ve aka-risiddir. Moleküler formülü C12H2iN2O3PS'dir. Diğer pestisidlerle ka-rıştırılabilir, fakat bakirli fungisidlerle karıştırılmamalıdır. Kullanma dozu: 100 İt suya 15-25 gr. ak. mâd. hesabı ile.
    Dikkat :
    1) Bazı Eğrelti otu türleri için tehlikelidir. Mayıs ortasından önce Hıyar, Salatalık ve Domateslere atılmamalıdır, aksi halde zarar yapa­ bilir.
    2) Seralarda yetişen Hıyar, Salatalık ve Domateslere alçak hacimle atıldığında hasatla son ilaçlama arasında asgari 2 gün olmalıdır.
    3) Herhangi yenen bir bitkide sıvı, W.P. veya granül formulasyonu kullanıldığında son ilaçlama ile hasat arasında asgari 14 günlük bir za­man bulunmalıdır.
    4) İlaçlı alanlara çiftlik ve kümes hayvanlarının girmesine son ilaç atıldıktan asgari 14 gün sonra müsaade etmelidir.
    5) Anlar için tehlikelidir.
    6) Balıklar, çiftlik ve av hayvanları için tehlikelidir.
    Tfichlorfon (Dipterex); Kontakt ve mide zehiri olarak etki yapar. Kontakt etkisi daha azdır. Moleküler formülü Gı4H8Gİ3O4P'dir. 1952 yılında DDT'ye karşı dayanıklı olan Karasineklerle savaş için piyasaya çıkmıştır. Bugün bazı mahsûllerde zararlı sinekler, kelebek tırtılları ve yapraklarda galeri açan böceklerin savaşında kullanılmakta ise de bazı memleketlerde zirai savaşta kullanılması kısıtlanmıştır.
    Kullanma dozu: 100 İt. suya 80-100 gr. ak. mad. hesabı ile.

    1) ilaçlanmış ürünlerde son ilaçlama ile hasat arasında asgari 10 gün
    ara olmalıdır.
    2) Balıklar için tehlikelidir. ,
    DicMorvos (DDVP) Kısa süreli, akarisid ve insektisiddir. Moleküler formülü G4H7Gİ2O4P'dir. Kontakt olarak tesir eder. Birçok bitkilerde hasada yakm zamanlarda zararlı savaşında tavsiye edilir.
    DDVP'nîn kullanma dozu: 100 İt. su içine 50-75 gr. ak. mad. hesa­bı ile.
    Dikkat :
    1) Salatalıklar ve Güllerde kullanılmamalıdır. Aynı şekilde bazı Ghry-
    santhemurrC\zx bu ilaca hassas olabilir. Prqspektüslerini iyice okuyarak
    hareket etmelidir. '
    2) Yenecek bitkilerde hasada asgari 1 gün kala ilaçlamaya son veril­
    melidir.
    3) İlaçlı alanlara son ilaçlamadan sonra asgari 12 saat korunması
    olmayan kimseleri sokmamalıdır.
    4) Bal Anları için tehlikelidir.
    Demeton (Systox): Sistemik, insektisid ve akarisiddir. Demeton--methyl, demeton-s-methyl ve demeton-o-methyl gibi formları vardır. Moleküler formülü G8H19O3PS2'dir. iki izomeri olan thiolo ve thiono, yapraklar tarafından absorbe edilir. Bir miktar kontakt olarak da tesir eder.
    Dikkat:
    1) Bazı süs bitkileri, özellikle bazı Chrysantkemum'la.t püskürtmeden
    zarar görürler. Bu itibarla prospektüs dikkatli olarak okunmalıdır.
    2) Gruciferae türleri ekim ayından sonra ilaçlanmamalıdır. ,
    3) Buğday ve Arpa hariç, hasada asgari 3 hafta kala ilaçlamaya
    son verilmelidir.
    4) Buğday ve Arpalarda hasada asgari 2 hafta kala ilaçlamaya son
    verilebilir.
    5)iHayvan Pancarı bitkisinde asgari, hasada 10 gün kala ilaçlamaya son verilmelidir.
    6) İlaçlanmış alanlara kümes ve çiftlik hayvanlarının girmesine son
    ilaçlamadan asgari 2 hafta sonra müsaade edilmelidir.
    7) Bal Anları, balıklar, çiftlik, av ve kümes hayvanları için tehlikelidir.

    Dimethoate (Rogor): Sistemik insektisid ve akarisiddir. Moleküler formülü G5H12NO3PS2'dir. Özellikle bitkilerde kök sistemi tarafından absorbe edilir.
    Kullanma dozu: 100 İt. suya 20-40 gr. ak. mad. hesabı ile.
    Dikkat :
    1) Son ilaçlama ile hasat arasında asgari 1 hafta ara bulunmalıdır.
    2) ilaçlanmış alanlara kümes hayvanları ile diğer hayvanların ilaç­
    landıktan 1 hafta sonra girmelerine müsaade edilmemelidir.
    3) Bal Arıları için tehlikelidir.
    4) Balıklar, çiftlik ve av hayvanları için tehlikelidir.
    5) Alkali tabiatlı eriyiklerle biilikte hiçbir şekilde kullanılmamalıdır.
    Mevinphos (Phosdriis): Kısa süreli siştemik insektisiddir. Moleküler formülü G7H13O6P'dir.
    Kullanma dozu: 100 İt. suya 12,5-30 gr. ak. mad. hesabi ile.
    Dikkat :
    1) Çok uçucu olduğu için kullanırken çok dikkat etmeli, bilhassa mas­
    ke kullanmayı ihmal etmemelidir.
    2) Son ilaçlama ile hasat arasında asgari 3 gün olmalıdır.
    3) ilaçlanmış alanlara korunma tedbirleri almamış olan kimselerin
    asgari bir gün sonra girmelerine müsaade etmelidir.
    4) Çiftlik ve kümes hayvanları ilaçlı alanlara 24 saat içinde girmeme­
    lidir.
    5) Balıklar, Bal Arıları, çiftlik ve'av hayvanları için tehlikelidir.
    Phosphamidon: Sistemik insektisid ve akarisiddir. Moleküler for­
    mülü Oıo Hı9CINO5P'dir. Kontakt etkisi zayıftır. Yapraklarda az
    zamanda dekompozisyona uğiar. insektisid etkisi azami bir hafta devam
    eder. .
    Kullanma dozu: 100 İt suya 20 gr. ak. mad. hesabı ile (hektara 200 gt.). Sulama suretiyle veıildiğinde bu doz iki misline çıkarılabilir.
    Dikkat : "
    1) Son ilaçlama ile hasat arasında 3 haftalık bir ara olmalıdır.
    2) ilaçlı alanlara kümes ve çiftlik hayvanlarını asgari 2 hafta müddet­
    le sokmamalıdır.
    3) Bal Arıları ve çiftlik hayvanları için tehlikelidir.
    4) Meyva teşekkülünden sonra meyva ağaçlarına atmamalıdır.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

  • #2
    Cevap: Organik fosforlu bileşikler;

    Carbamatelar:


    Bu grupta bulunan insektisidlerin memeli hayvanlara karşı zehirlilik­leri nispeten düşüktür. Bir miktar sistemik aktivitesi ve devamlılığı vardır. Özellikle selektif olarak etkilidir. Yaprak yiyen Kelebek Tırtılları ile An­lara öldürücü, buna mukabil Yaprak Bitlerine o kadar etkili değildir. Garbamate'lar özellikle meyve bahçelerinde DDT ve arsenikli ilaçların yerini almıştır. Son ilaçlama ile hasat arasında genellikle 7 gün ara ol­malıdır. Bu grupta bulunan ilaçlara ait birkaç örnek aşağıda verilmiştir.
    Carbafyl: Takriben 1956 yılında piyasaya «Sevin» isminde çıkan bir insektisiddir. Moleküler formülü Gı2HııNO2'dir. Kontakt ve mide zehiri bir insektisid olup, pek az olarak da sistemik etkisi vardır.
    Kullanma dozu: 100 İt suya 50-100 gr. ak. mad. hesabı ile.
    Dikkat : ,
    1) Çiçekte olan hiçbir bitkiye atılmamalıdır.
    2) Aynı şekilde meyvelere çiçeklenme başına doğru da atılmamalıdır.
    3) Son ilaçlama ile hasat arasında asgari 7 gün ara bulunmalıdır.
    4) Bal Arıları için tehlikelidir.
    5) Balıklara zararlıdır.
    Isolan: Kontakt, sistemik ve fumigant olarak etkili carbamate'lı bir insektisiddir. Akarisid etkisi çok azdır. Moleküler formülü Cı0Hı7-N3O2'dir.
    Kullanma dozu: 100 İt suya 100 gr. ak. mad. hesabı ile.
    Dikkat :
    1) Son ilaçlama ile hasat arasında 2 haftalık bir ara olmalıdır.
    2) Diğer dikkat edilecek hususlar CarbaryPde okluğu gibidir.
    b) fnsektisid formülasyoulan:
    Bazı fumigantlar hariç, ilaçlar teknik olarak saf halde kullanılamazlar. Bunlar genellikle içlerine çoğaltıcı veya yayıcılar ilave edilerek kullanılır­lar. Böylece atılan ilaç homojen şekilde yayılmış veya püskürtülmüş olur. İlaçlara karıştırılan başlıca çoğaltıcı ve yayıcılar toz, sun'i gübreler, yağ­lar, organik eriticiler, su ve havadır. Bunlardan su ve hava en ucuzudur. Yayıcılar her ne kadar inaktif iseler de bunların fiziksel ve kimyasal yapı­larının ilaçla iyi şekilde uyuşması gereklidir.
    Toz ilaçlar: Piyasada satılan insektisidlerde aktif madde % 0,1—25 oranında bulunur. Tozların en önemli fiziksel özelliklerinden birisi toz


    parçacıklarının büyüklüğüdür. Bu parçacıkların büyüklükleri 1-40 mik­ron arasında değişir. Fakat en uygun toz parçacıklarının büyüklükleri 10-30 mikron arasında olanlardır. Genel olarak toz parçacıklarının küçül­mesi ile ilaçların etkisi de artar. Ancak 10 mikrondan küçük olanlar rüz­garlar vasıtasıyla uzak mesafelere kolaylıkla taşındıkları için mahzur teşkil eder. Buna karşılık 30 mikron ve daha yukarı büyüklükte olan par­çalar da hacimlerine ' oranla küçük yüzeye sahip olacakları için bitki ve böceklere değme yüzeyleri küçüleceğinden etkileri azalır. Talk gibi bazı tozlarda parçacıkların büyüklüğü 10 mikronun altında düştüğü zaman, bu parçacıkların bizzat kendileri böceklere insektisid olarak etkide bulun­ma yeteneği kazanır. Çünkü bu küçük tozlardaki keskin çıkıntılar böcek­lerin, özellikle yumuşak vücutlu olanların derilerini çizerek onların vücut sularını çabuk şekilde kaybetmelerine ve dolayısı ile ölmelerine sebep olur. Tozlarm bu türlü böceklere olan öldürücü etkisi tarla veya bahçe zararlılarında önemli değildir. Ancak bu etki ambarlanmış ürünlerde, özellikle taneli ürünlere arız olan böceklerde önem kazanır. Bu sebeple­dir ki eskiden bu gibi tozlar, ambar zararlılarına oldukça yaygın olarak kullanılmakta idi.
    Tozların diğer önemli fiziksel özellikleri, parçacıkların şekilleri, yo­ğunluğu ve özgül ağırlıklarıdır. Parçacıklar ne kadar yoğun olursa yapış­ma güçleri de o kadar fazla olur.
    Belirli miktardaki tozlar içindeki hava boşlukları da çok önemlidir. Bu hava boşluklarının oranı, gayri muntazam şekilli toz parçacıklarından teşekkül eden tozlarda en büyüktür (talk tozunda olduğu gibi). Munta­zam şekilli toz parçacıklarında yoğunluk daha fazladır. Toz parçacık­larının şekilleri de onların yapışmalarını etkileyen faktörlerden bir tane­sidir. Mesela yuvarlak şekilde olan bir parçacıkta değme yüzeyi yalnızca değdiği noktaya inhisar ettiğinden çok azdır. Küp şeklinde onlarda değme yüzeyi 1/6 değerindedir. Buna karşılık yassı şekilde olan parçacıklar uy­gun durduğu takdirde en büyük değme yüzeyine maliktir.
    Elektrostatik etki, tozlama alet ve makinaları ile kuru olarak atılan tozlarda söz konusu olabilir. Bu taktirde statik elektrikle yüklü toz par­çacıkları yaprak yüzeyinden itilir veya çekilir. Orantılı nem % 75 veya daha fazla olduğu zaman, elektrik yükü, ortam iletken hale geçtiği için kaybolur. Bu sebeple toz ilaçların özellikleri muhtelif durumlara göre değişik olacağından atılan ilaçlardan da değişik sonuçlar alınacaktır. Bunu her zaman gözönünde tutmak ve sonucu ona göre değerlendirmek gerekir.
    Bazı insektisidlerin bileşikleri alkalilerde aktivitelerini kaybederler. Bu nedenle yayıcırun yapacağı reaksiyon, bir toz ilacın yapımında çok önemli rol oynar.
    Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

    Comment

    Working...
    X