fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

insektisitlere karşı dayanıklılık sorunu:

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • insektisitlere karşı dayanıklılık sorunu:

    însektisidlere karşı dayanıklılık sorunu:
    Insektisidlere karşı böceklerde meydana gelen dayanıklı ırk veya form problemi ilk defa Oalifornia'da Turunçgil ağaçlarında bulunan Kabuklu Bitlere karşı yapılan çadır fumigasyonları sırasında anlaşılmıştır. Bu bö­ceklere karşı hydrogen cyanide'in devamlı olarak kullanılması sonucunda aynı miktarda ölüm temin etmek için dozları gittikçe yükseltmek mecbu­riyeti hasıl olmuştur. Aynı şekilde Evsineklerinin DDT'ye karşı dayanıklı hale gelmesi ilk defa isveç'te 1946 yılında tesbit edilmiş ve bu dayanıklılık 1950 yılında hemen hemen dünyanın her yerinde müşahede edilmişti. Bundan sonra ev sinekleri gamma-BHC, aldrin, dieldrin ve organik fos­forlu ilaçlara karşı da dayanıklılık kazanmıştır. Pestisidlere karşı dayanık­lılık, yurdumuz dahil halen birçok memleketlerde çeşitli böcekler ve Kır- Örümceklere karşı tesbit edilmiştir.
    Dayanıklılığın doğuşu şöyle olmaktadır: Büyük bir zararlı böcek po-pulasyonuna uygulanan belirli bir ilaç, belirli dozda ve devamlı olarak atıldığında, zamanla küçük miktardaki bir kısım bireyler tabii olarak dayanıklılık kazanmakta ve bunlar diğerlerine öldürücü olan dozdaki ilaçta hayatlarım devam ettirebilme olanağına kavuşmaktadır. îlaçlama-tnalarm tekrarlanmaları sözkonusu olduğunda ve bir neslin gelişmesi için geçen period da kısa olursa, dayanıklılık kazanarak yaşama yeteneğini kazanan genetik bakımdan saf dayanıklı ırkların miktarı artar ve neticede bunlar, büyük populasyonun esasını teşkil ederler. Dayanıklı ırklar, öldür­me gücü az olan ilaçlarda, nesil periyodu uzun olan böceklerde ve ilaçla­maların ara verildiği yerlerde daha az meydana gelir. Dayanıklılığın ça­buk olarak meydana gelişinde devamlı ve kuvvetli bir seleksiyon olması lazımdır. Böyle olduğuna göre tarla zararlılarına karşı yapılan ilaçlamalarda dayanıklı ırkların meydana gelişi, Sivrisinek ve Evsineklerine karşı rutin savaş yapılanlardan daha az muhtemeldir. Bununla beraber. Yap­rak Bitlerine karşı devamlı olarak organik fosforlu ilaçların kullanılması ve yine toprak zararlılarına karşı devamlı olarak belirli zamanlarda top­rakların organo-chlorine'Ii insektisidlerle ilaçlanmaları dayanıklı Yaprak Bitleri ve Toprak Böcekleri ırklarının meydana gelmesine yol açabilir. Örneğin Lahana Kök Sineklerinin dieldrin kullanılan yerlerde dayanıklı ırklar meydana getirdiği gibi.
    Organo-chlorine bileşimli ilaçlarda iki tip dayanıklılığın meydana geldiği bilinmektedir. Bunlar DDT'ye dayanıklılık ve dieldrine dayanık­lılık. DDT'ye dayanıklılık, DDT grubu içindeki bileşiklere kadar genişler. Dieldrin'e karşı dayanıklılık ise aldrin, endrin ve gamma BHG gibi yakın bileşiklere kadar gider. Fakat belirli bir insektiside karşı teşekkül eden bir dayanıklılık, genellikle aynı grup içindeki diğer insektisidlerle melez dayanıklılardan daha fazladır. Organo-chloririe bileşimi ilaçlara karşı kazanılan bir dayanıklılık, organik fosforlu ilaçlara karşı da bir dayanık­lılığı gerektirmez. Fakat bununla beraber bazan bilinmeyen bir sebeple organik fosforlu bileşiklere karşı olan bir dayanıklılığın organo-chlorine'Ii bileşiklere karşı da dayanıklılık meydana getirdiği bir gerçektir.
    Böceklerde dayanıklılığın meydana gelmesinde mümkün olan yollar şöyle sıralanabilir: 1) Böceğin adetlerinde bir değişme olabilir. Böylece böcek insektiside değmeden sakınabilir. 2) Böcek sakınmayabilir fakat zehir, böceğin hassas olan organına ulaşmaz veya az miktarda ulaşır. 3) Zehir hassas olan noktaya ulaşır, fakat özel bir metabolik işlemle zehir etkisini kaybeder. Bu türlü hareketler, a) salgılar, b) yağ dokusunda birikme, c) zehir etkisini azaltıcı faaliyet, d) kutikuladan gerekli miktarda zehirin nüfuzunda azalma v.s.'dir. DDT'ye dayanıklılık, başlıca DDT dehydrochlorinas enziminin DDT'yi DDE'ye çevirmek suretiyle zehir­lilik etkisini yok etmesi ile meydana gelir.
    BHG ve dieldrin tipteki insektisidlerdeki zehirliliğin yok olması me­kanizması başka türlü olur. Organik fosforlu bileşimlerdeki dayanıklılık ise genellikle biraz değişik olur. Bunlar aynı grupta diğer bileşimlerdeki melez-dayanıkli ırklar ile meydana gelir.
    Böceklerde ilaçlara karşı dayanıklı ırkların meydana gelmesi ve ona tesir eden biyokimyasal mekanizmaların üzerinde etraflı çalışmalar yap­mak gerekir. Böyle böceklerde zehiri azaltan mekanizmalar bilindikten sonra buna karşı olan diğer maddeler bulunabilir. Mesela bu şekilde et­kide bulunan siaergistler bulunabilir. Hatta Amerika'da DDT'nin etkisini eski hale getirebilen bir sinergist bulunmuş ve denenmiştir. Hassas olan ırklara daha etkili olan bileşikler bulunabilir. Böylece hassas populasyon-laım seleksiyonu ile esas insektisidi tekrar kullanma imkanı elde edilebilir. Bu şekildeki temel çalışma ve böcek hormonları üzerindeki çalış­malar, yeni insektisid sınıflarının meydana çıkışını da sağlar.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS
Working...
X