Ekonomik zarar eşiği:
Organik sentetik ilaçların piyasaya ilk çıkışından itibaren bunların savaşta bol miktarda ve gelişi güzel şekilde kullanılmaları, birçok ciddi problemlerle bizleri karşı karşıya bırakmıştır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, hava, su ve toprak kirlenmeleri, ekolojik sistemin bozulması, yeni zararlıların ortaya çıkması ve ilaçlara dayanıklı bireylerin meydana gelişleri bu problemlerin başlıcalarım teşkil etmektedir. Bu itibarla başlangıçta gerek biyologlar, gerekse tatbikatçı entomologlarm birçoğu insektisidlerin bu yan tesirlerinin sebebiyet vereceği zararları önceden kestire-memişlerdir. Son yıllarda insektisidlerin kullanılmasında kısıtlanmaya doğru gidilmesinin nedenlerinden başlıcası da işte bu yan tesirleri en düşük düzeye indirmek içindir. Bugün bazı memleketlerde az yaygm olmasına rağmen eskiden zararlı populasyonunun mümkün olduğu oranda fazla öldürülmesi, adeta zararlı savaşında genel bir prensip olarak kabul edilmekte idi. Bir insektisid ne kadar değişik türdeki zararlıya, ne kadar fazla tesir ederse o kadar geçerli sayılıyordu. Fakat bu fikrin sonradan yanlış olduğu, insektisidlerin mümkün olduğu kadar az kullanılması fikii bir gerçek olarak ortaya çıkınca, insektisidlerin kullanılmasında ekonomik zarar eşiği prensibinin önemi de anlaşılmış oldu. Bu sebeple konuya girmeden önce bu deyimi şöyle tarif etmek yerinde olacaktır: Bir zararlının ekonomik zarara sebep olabileceği en düşük populasyon yoğunluğuna ekonomik zarar eşiği denir.
Her ne kadar bir zararlının belirli yerdeki populasyon yoğunluğu ile bunun üründe sebep olduğu kayıp arasındaki ilgiyi ilk defa Shotvvell (1935) bize bildirmekte ise de bu hustısta ciddi çalışmalar ancak 1950'-lerin sonlarından itibaren yapılmaya başlanmıştır. Bugün yurdumuzda maalesef zararlı böceklerin çoğunun ekonomik zarar eşiği iyi şekilde bilinmemektedir. Buna göre de muhtelif zararlılara karşı savaş tavsiye edi-liıken çok defa «ekonomik zarar görülür görülmez», «fazla populasyon görüldüğünde» gibi genel deyimler kullanmak mecburiyetinde kalmaktayız. Hele Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsülerinin çıkardıkları Zirai Mücadele Rehber'lerinde ilaçlama zamanı için şu gibi tavsiye deyimlerine rastlamak çok enteresandır: «Zarar görülür görülmez», «Zararlı görülünce», «kapsül başlangıcında», «fidelerde kesim başlangıcında» vs.
Burada zarar görülür görülmez, zararlı görülünce gibi deyimlerden bir tarlada bir iki bitkide zarar veya bir iki adet zararlı görülünce hemen-ilaçlama yapmaya başlamak anlaşılmaktadır ki bunun bugünün rantabl bir tarımsal savaş ile hiçbir ilgisi olmaması gerekmektedir.
Bugün anlaşılan bir gerçektir ki herhangi bii zararlı ile ilaçlı bir savaşa girişmeden önce o zararlının ekonomik zarar eşiğinin mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Ekonomik zarar eşiğinin tesbitinde ise esas prensip, bir zararlı türünün üründe sadece bulunması ile, üründe gerek kalite gerekse kantite itibariyle ekonomik düzeyde bir kayba sebebiyet verme derecesinde bulunması arasındaki farkı bilmektir. îdeal olarak bir insekti-sidin kullanılması, yapılacak savaş masrafı ile kuıtanlacak ürün oranına göre tesbit edilmelidir. Savaş masrafı, ürünün kurtarılmasından ötürü artacak ürün değeri ile daima dengeli olmalıdır. Kurtarılacak ürün ise, ürünün pazarlama durumu, yetiştiricinin ekonomik gücü, yetiştirilen ürünün değeri gibi faktörler etkide bulunur. Ancak bunlar dikkate alındığında işlerin çok karışık olduğu görülür. Bunu daha iyi anlatabilmek için şöyle bir örnek vermek mümkündür : Polifag bir zararlı olan Heliothis Zea California'da Yoncalarda beslenip zarar yaptığı halde bu bitkideki populasyonu ender olarak zarar yapacak düzeye ulaşır (Stern, 1966). Buna karşılık aynı zararlının, 100 pamuk bitkisinde 15 adet birinci ve ikinci devre larvası sayıldığında ilaçlamaya başlanılması öğütlenmektedir. Amerika'da bu zararlıya karşı 2-3 defa ilaçlama yapılır. İkinci ilaçlamada ise 100 bitkide 8 küçük larva sayıldığında uygulama yapılır (Van den Bosch et al. 1971). H. zea'mn yine Amerika'da bu defa Mısnlardaki durumu başkadır. Mısır, özellikle taze olarak tüketilecekse, alıcı Mısırdaki en ufak zarara dahi dikkat ettiği ve böyle ürünü almak istemediği için Mısır tarlalarında en düşük populasyonda bile yetiştirici ürününü ilaçlamak ister. Bu sebeple üç gün ara ile tarlalarını 3-5 defa olmak üzere ilaçlamaları tavsiye edilmektedir. Burada görülüyorki aynı zararlı olduğu halde, ekonomik zarar eşiğinin çeşitli ürünlerdeki değeri başka başka olmaktadır.
Ekonomik zarar eşiğini tesbitte, önce belirli bir üründe zararlı olan bir veya iki anahtar zararlı dikkate alınmalıdır. Anahtar zararlıdan kasıt ise bir üründe zararlılar kompleksinde devamlı olarak her zaman zarara sebebiyet veren, tehdit edici ve kimyasal savaşı icabettirecek kadar önemi olan bir zararlı anlaşılmaktadır. Yetiştirici tarafından gerekli savaş yapılmadığı zaman bu zararlının populasyon yoğunluğu çok defa ekonomik zarar eşiğini aşar. Eğer anahtar zararlılara karşı"ekonomik zarar eşiği iyi şekilde bilinmezse fazla ilaçlamalara meydan verilir ki bunun da mahzurları daha önce izah edilmişti.
Ekonomik zarar eşiği her şeyden önce meteorolojik şartlara, mevsimle-lere, yere, bitkinin gelişme devresine, ürünün çeşidine, bitki varyetesine, yetiştirme metotlarına, ürünün kullanma amacına, yetiştiricinin isteğine ve nihayet ekonomik durumlara göre olmak üzere değerlendirilebilir. Ancak bütün bunlar dikkate alındığında problemin kolay olmadığı ve ekonomik zarar eşiğinin değerlendirilmesinin oldukça güç bir işlem olduğu anlaşılır. Buna rağmen tarımda basit olan masraf/fayda oranının yine de bize ışık tutan en iyi çıkar yol olduğunu kabul etmek gerekir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS
Organik sentetik ilaçların piyasaya ilk çıkışından itibaren bunların savaşta bol miktarda ve gelişi güzel şekilde kullanılmaları, birçok ciddi problemlerle bizleri karşı karşıya bırakmıştır. Daha önce de belirttiğimiz gibi, hava, su ve toprak kirlenmeleri, ekolojik sistemin bozulması, yeni zararlıların ortaya çıkması ve ilaçlara dayanıklı bireylerin meydana gelişleri bu problemlerin başlıcalarım teşkil etmektedir. Bu itibarla başlangıçta gerek biyologlar, gerekse tatbikatçı entomologlarm birçoğu insektisidlerin bu yan tesirlerinin sebebiyet vereceği zararları önceden kestire-memişlerdir. Son yıllarda insektisidlerin kullanılmasında kısıtlanmaya doğru gidilmesinin nedenlerinden başlıcası da işte bu yan tesirleri en düşük düzeye indirmek içindir. Bugün bazı memleketlerde az yaygm olmasına rağmen eskiden zararlı populasyonunun mümkün olduğu oranda fazla öldürülmesi, adeta zararlı savaşında genel bir prensip olarak kabul edilmekte idi. Bir insektisid ne kadar değişik türdeki zararlıya, ne kadar fazla tesir ederse o kadar geçerli sayılıyordu. Fakat bu fikrin sonradan yanlış olduğu, insektisidlerin mümkün olduğu kadar az kullanılması fikii bir gerçek olarak ortaya çıkınca, insektisidlerin kullanılmasında ekonomik zarar eşiği prensibinin önemi de anlaşılmış oldu. Bu sebeple konuya girmeden önce bu deyimi şöyle tarif etmek yerinde olacaktır: Bir zararlının ekonomik zarara sebep olabileceği en düşük populasyon yoğunluğuna ekonomik zarar eşiği denir.
Her ne kadar bir zararlının belirli yerdeki populasyon yoğunluğu ile bunun üründe sebep olduğu kayıp arasındaki ilgiyi ilk defa Shotvvell (1935) bize bildirmekte ise de bu hustısta ciddi çalışmalar ancak 1950'-lerin sonlarından itibaren yapılmaya başlanmıştır. Bugün yurdumuzda maalesef zararlı böceklerin çoğunun ekonomik zarar eşiği iyi şekilde bilinmemektedir. Buna göre de muhtelif zararlılara karşı savaş tavsiye edi-liıken çok defa «ekonomik zarar görülür görülmez», «fazla populasyon görüldüğünde» gibi genel deyimler kullanmak mecburiyetinde kalmaktayız. Hele Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsülerinin çıkardıkları Zirai Mücadele Rehber'lerinde ilaçlama zamanı için şu gibi tavsiye deyimlerine rastlamak çok enteresandır: «Zarar görülür görülmez», «Zararlı görülünce», «kapsül başlangıcında», «fidelerde kesim başlangıcında» vs.
Burada zarar görülür görülmez, zararlı görülünce gibi deyimlerden bir tarlada bir iki bitkide zarar veya bir iki adet zararlı görülünce hemen-ilaçlama yapmaya başlamak anlaşılmaktadır ki bunun bugünün rantabl bir tarımsal savaş ile hiçbir ilgisi olmaması gerekmektedir.
Bugün anlaşılan bir gerçektir ki herhangi bii zararlı ile ilaçlı bir savaşa girişmeden önce o zararlının ekonomik zarar eşiğinin mutlaka bilinmesi gerekmektedir. Ekonomik zarar eşiğinin tesbitinde ise esas prensip, bir zararlı türünün üründe sadece bulunması ile, üründe gerek kalite gerekse kantite itibariyle ekonomik düzeyde bir kayba sebebiyet verme derecesinde bulunması arasındaki farkı bilmektir. îdeal olarak bir insekti-sidin kullanılması, yapılacak savaş masrafı ile kuıtanlacak ürün oranına göre tesbit edilmelidir. Savaş masrafı, ürünün kurtarılmasından ötürü artacak ürün değeri ile daima dengeli olmalıdır. Kurtarılacak ürün ise, ürünün pazarlama durumu, yetiştiricinin ekonomik gücü, yetiştirilen ürünün değeri gibi faktörler etkide bulunur. Ancak bunlar dikkate alındığında işlerin çok karışık olduğu görülür. Bunu daha iyi anlatabilmek için şöyle bir örnek vermek mümkündür : Polifag bir zararlı olan Heliothis Zea California'da Yoncalarda beslenip zarar yaptığı halde bu bitkideki populasyonu ender olarak zarar yapacak düzeye ulaşır (Stern, 1966). Buna karşılık aynı zararlının, 100 pamuk bitkisinde 15 adet birinci ve ikinci devre larvası sayıldığında ilaçlamaya başlanılması öğütlenmektedir. Amerika'da bu zararlıya karşı 2-3 defa ilaçlama yapılır. İkinci ilaçlamada ise 100 bitkide 8 küçük larva sayıldığında uygulama yapılır (Van den Bosch et al. 1971). H. zea'mn yine Amerika'da bu defa Mısnlardaki durumu başkadır. Mısır, özellikle taze olarak tüketilecekse, alıcı Mısırdaki en ufak zarara dahi dikkat ettiği ve böyle ürünü almak istemediği için Mısır tarlalarında en düşük populasyonda bile yetiştirici ürününü ilaçlamak ister. Bu sebeple üç gün ara ile tarlalarını 3-5 defa olmak üzere ilaçlamaları tavsiye edilmektedir. Burada görülüyorki aynı zararlı olduğu halde, ekonomik zarar eşiğinin çeşitli ürünlerdeki değeri başka başka olmaktadır.
Ekonomik zarar eşiğini tesbitte, önce belirli bir üründe zararlı olan bir veya iki anahtar zararlı dikkate alınmalıdır. Anahtar zararlıdan kasıt ise bir üründe zararlılar kompleksinde devamlı olarak her zaman zarara sebebiyet veren, tehdit edici ve kimyasal savaşı icabettirecek kadar önemi olan bir zararlı anlaşılmaktadır. Yetiştirici tarafından gerekli savaş yapılmadığı zaman bu zararlının populasyon yoğunluğu çok defa ekonomik zarar eşiğini aşar. Eğer anahtar zararlılara karşı"ekonomik zarar eşiği iyi şekilde bilinmezse fazla ilaçlamalara meydan verilir ki bunun da mahzurları daha önce izah edilmişti.
Ekonomik zarar eşiği her şeyden önce meteorolojik şartlara, mevsimle-lere, yere, bitkinin gelişme devresine, ürünün çeşidine, bitki varyetesine, yetiştirme metotlarına, ürünün kullanma amacına, yetiştiricinin isteğine ve nihayet ekonomik durumlara göre olmak üzere değerlendirilebilir. Ancak bütün bunlar dikkate alındığında problemin kolay olmadığı ve ekonomik zarar eşiğinin değerlendirilmesinin oldukça güç bir işlem olduğu anlaşılır. Buna rağmen tarımda basit olan masraf/fayda oranının yine de bize ışık tutan en iyi çıkar yol olduğunu kabul etmek gerekir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

