Takım : 4. COLLEMBOLA (= Podura)
Boylan nadiren 5 mm'yi geçen (10 mm'ye ulaşan türleri bulunabilir), fakat genellikle 1-2 mm boyda olan böcek türlerini kapsar. Türleri kutup bölgeleri dahil dünyanın hemen hemen her tarafında bulunur. Takım isminin kökü Yunanca'dır ve karnı tüplü anlamına gelir. Türkçe olarak bu böceklere Yay Kuyruklular veya Kuyrukla Sıçrayanlar gibi isimler verilmektedir. Ancak Kanatsız Böceklerin bundan önceki diğer 3 takımının Türkçe isimleri dikkate alındığında bu takım için Yay Kuyruklular ismini kullanmak daha doğru olur.*Bu böceklere İngilizce Spring-tails, Snovvfleas; Almanca Springschwanze; Fransızca ise Gollemboles gibi isimler verilir.Genel görünümleri değişiktir, biçimleri silindirimsiden hemen hemen küresel şekle kadar değişir. Renkleri çeşitlidir. Çoğu koyu mat renktedir. Bazıları kirli yeşil veya sarımsı renkte olup üzerinde koyu leke veya bantlar bulunur. Bazan parlak renkte, tamamen kırmızımsı, beya2 veya kahverenkte olan türlerine de rastlanır. Derileri yumuşak, üzeri düz, kaygan veya pütürlü olup çoğu defa da üzerinde tüy veya pulcuklar bulunur.
Baş çoğu türlerde progaath, bazı türlerde ise hypognath'tır. Ağız parçaları entognath, yani baş kapsülü içine gömülmüştü!. Bu takıma ait en önemli özelliklerden birisi, türlerinin ağız parçalarının belirgin olarak ısırıcı tipte olmasıdır. Mandibula ve maxilla'lan çok iyi gelişmiştir. Mandibula'lar silindir şeklinde ve başa bir tek mafsalla bağlı olup geniş bir molar çıkıntıya ve ayrıca kesici dişlere sahiptir. Bazı türlerde mandibula'lar yoktur. Birçok türleıde maxilla'nm lacinia kısmı çok gelişmiş olarak bulunur. Maxilla'lara ait diğer parçalar ya çok küçülmüş veya tamamen kaybolmuştur. Sulu besin alan türlerde çok basit sokup-emme mekanizması görülür. Bunlarda maxilla'lar iğne şeklinde, mandibula'lar ise uzundur. Labium büyük oranda küçülmüştür. Hypopha.rynx bütün halde veya bölünmüştür. Başta bileşik gözler yok, veya bunun yerine çoğunlukla 8 veya daha az, bir grup ommatidia bulunur. Gerçek ocelli bunlarda yoktur. Toprak içinde, mağaralarda veya Termit, ya da Karınca yuvalan içinde yaşayan türlerde ommatidia sayısı çok azalır veya hiç göz bulunmaz. Antenler çoğunlukla 4 segmentlidir. Nadiren 5 veya 6 segmetli olabilir. Antenlerin kaidesinde anten arkası organı

(postantennal organ) bulunur. Bu organların özellikleri familyaları ayırmada önemli rol oynar. Bazı gruplarda bunlar bulunmaz. Bu organların nemi algıladığı zannedilmektedir. II.' den IV.'ye kadarki anten segment-leri üzerinde bir takım kabarcık, çukurcuk ve koni şeklinde çıkıntılar bulunur. Bunlar his organlarıdır. Bu organların özellikleri türlerin ayrımında çok önemli rol oynar. Ancak bunlar mikıoskopla çok fazla büyütüldükten sonra görülebilirler. Thorax segmentleri belirgindir. Bazı gruplarda pro— ve mesothorax birbirleriyle kaynamış halde olabilir. Tho-rax 3 çift bacağa sahiptir. Fakat bacaklarda ayrı olarak tarsus segmentleri bulunmaz. Tarsus tibia ile kaynaşmış haldedir ve tibiotarsus (çoğul: tibiotarsi) şeklinde isimlendirilir. Tibiotarsi genellikle uçta bir çift tırnakla son bulur. Tırnakların şekilleri, bunlardaki dişlerin miktar ve biçimleri yine taksonomik önemi haizdir. Bu grupta bulunan böceklerin en ilgi çekici vücut yapısı abdomenleridir. Abdomen 6 segmentten oluşur ve genellikle 3 uzantıya sahiptir. Bunlardan karın tüpü I., tenaculum (=retinaculum: Imms, 1964) III. ve çatal şeklindeki sıçrama organı olan furcula da (— furca) IV. segmentlerde bulunur. Karınca ve termit yuvaları içinde yaşayan türlerde furcula bulunmaz. Gollembola türlerinin genel dış morfolojileri Şekil 10'da gösterilmiştir. Furcula'nın uzunluğu gruplara göre çok değişir. Ayrıca bu organın çeşitli parçalarının şekilleri, oıantılı büyüklükleri önemli taksonomik karakterler olarak kullanılmaktadır. Bu takıma bağlı türlerin çoğu sıçrama yeteneğine sahiptir. Bu sıçrama işi işte bu furcula'da bulunan kuvvetli kasların bu organı toprağa veya böceğin bulunduğu yüzeye ani şekilde itmesiyle gerçekleşir. Böylece bu böcekler bu organ sayesinde oldukça uzak ve yüksek mesafelere sıçrarlar.
Yay Kuyruklular'da bireyler arasında erkek-dişi farkı az görülür. Bu duruma daha çok Sytnphypleona alttakımı türlerinde rastlanır. Bunlarda dişilerin daha büyük ve anus'lannm her iki tarafında iplikimsi uzantılara sahip olması erkeklerden kolaylıkla ayırt edilmelerini sağlar.
Collembola takımına bağlı türlerin çoğu humusu bol topraklarda yaşar. Bazı türleri ayrışmakta olan bitki artıkları içinde, otlar arası, yosunlar, ağaç kabukları altı, mağara içleri, Termit ve Karınca yuvalan--. nm içi gibi yerlerde bulunurlar. Diğer bazı türleri de tatlı su veya deniz kenarlarında yaşar. Deniz kenarında bulunanlar, özellikle denizlerin med ve cezir olan alanlarında bulunur ve bunlar oldukça uzun süre su altında kalabilirler. Türlerin çoğu rutubeti bol olan yerleri sever. Bazı türleri yoğun şekilde karlar üzerinde rastlanır. Bu yüzden İngilizce bunlara Snowfleas ismi verilmiştir.
Gollembola türleri genellikle saprofit, veya canlı bitkilerle beslenirler. Bundan başka fungusların sporları veya miselleri, ya da likenlerle beslenen türleri de çoktur. Sularda yaşayan türleri ise buralarda bulunan diatom ve algler ile beslenirler. Pek az türleri de predatördür.
Zararlı olan türler tarla, bahçe veya seralardaki bitkiler veya çimlen-mekte olan tohumlarla beslenirler. Her ne kadar bazı türleri tarla ve bahçelerde yoğun populasyonlar halinde rastlanırsa da zararlı türleri azdır. Bazı türleri kültür mantarlarında zarar yapar. Puerto Rico'da bulunan bir tülün şeker kamışı bitkisine bir virüs hastalığı bulaştırdığı tespit edilmiştir.
Yumurtalar genel olarak yuvarlağımsı biçimde, chorion'un yüzeyi düz olup çok defa krem rengindedir. Bunlar küçük gruplar, örneğin 5-100 tanelik kümeler halinde toprağa bırakılırlar. Yumurtadan yeni çıkan nimfler, ocelli etrafı hariç beyazımsı renktedir.
Gollembola türlerinin çoğu serin iklime sahip ülkelerde bulunurlarsa da bunlar kuzey kutbundan güney kutbuna kadar olan dünyanın her tarafında bulunurlar ve toprak faunasının en önemli unsurlarından birisini oluştururlar. Bazı türler toprakta oulunan ölü bitkisel artıkların humusa dönüştürülmesinde önemli rol oynar. Toprakta bulunan Gollembola faunasının türleri ile miktarlarının saptanması suretiyle çeşitli toprakların karakterleri dahi tespit edilebilmektedir. Hatta öyle ki örneğin bağ dikilecek en uygun toprakların, tür itibariyle Tullhergia kraıısbaueri ile zengin olan toprakların olduğu ortaya konmuştur (Gisin, 1955).
Dünya üzerinde 2.000 kadar türü bulunan bu takım (Martynova, 1967), genellikle Arthropleona ve Symphypleona olmak üzere 2 alttakı-ma, bunlardan birincisi 2 üstfamilyaya, ikincisi ise üstfamilyaya ayrıl-maksızm doğrudan doğruya familyalara ayrılarak verilmektedir. Aşağıda sunulan sistematik Martynova (1. c.) dikkate alınmış fa.kat kısmen değiştirilerek verilmiştir.Eskiden Gollembola takımı doğrudan doğruya 5 familyaya ayrılarak incelenmekteydi. Nitekim bu kitabın 1975 baskısı Gisin (1960) dikkate alınarak verilmiştir. Ancak daha sonraki araştırıcılar bu takımı, alttakım üstfamilya ve familyalara ayırarak vermişlerdir. Örneğin Martynova (l.c), Stadı' m sistematiğini benimseyeıek bu takımı toplam 18 familya halinde oıtaya koymuştur ki bu sistemi buraya aktardığımızı yukarıda ifade ettik. Böylece bu kitabın 1975 baskısında verilen familyaların tür sayılarıyla burada verilenler arasında büyük farkların doğmasına, familya karakterlerinde oazı farkların meydana gelmesine sebep olmuştur. Bilimde her zaman en son gelişmeleri ortaya koymak görev olduğuna göre, en geçerli bilgilerin en son baskılarda bulunması doğal olacaktır.
Alttakımlar teşhis anahtarı
1. Vücut uzun, silmdirik veya yassı. En azından thorax'tan itibaren 6 vücut segmenti belirgin olarak ayrı. Baş prognath, an-tenlei başın önüne yerleşik. Fufcula bazan yok ... Arthropleona
—■ Vücut yumurtamsı veya küresel. Vücudun büyük bir kısmın
da segmentler belirgin değil. Baş hypognath; anten başın üze
rine yerleşik. Furcula her zaman var ........................ Symphypleona
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS
Boylan nadiren 5 mm'yi geçen (10 mm'ye ulaşan türleri bulunabilir), fakat genellikle 1-2 mm boyda olan böcek türlerini kapsar. Türleri kutup bölgeleri dahil dünyanın hemen hemen her tarafında bulunur. Takım isminin kökü Yunanca'dır ve karnı tüplü anlamına gelir. Türkçe olarak bu böceklere Yay Kuyruklular veya Kuyrukla Sıçrayanlar gibi isimler verilmektedir. Ancak Kanatsız Böceklerin bundan önceki diğer 3 takımının Türkçe isimleri dikkate alındığında bu takım için Yay Kuyruklular ismini kullanmak daha doğru olur.*Bu böceklere İngilizce Spring-tails, Snovvfleas; Almanca Springschwanze; Fransızca ise Gollemboles gibi isimler verilir.Genel görünümleri değişiktir, biçimleri silindirimsiden hemen hemen küresel şekle kadar değişir. Renkleri çeşitlidir. Çoğu koyu mat renktedir. Bazıları kirli yeşil veya sarımsı renkte olup üzerinde koyu leke veya bantlar bulunur. Bazan parlak renkte, tamamen kırmızımsı, beya2 veya kahverenkte olan türlerine de rastlanır. Derileri yumuşak, üzeri düz, kaygan veya pütürlü olup çoğu defa da üzerinde tüy veya pulcuklar bulunur.
Baş çoğu türlerde progaath, bazı türlerde ise hypognath'tır. Ağız parçaları entognath, yani baş kapsülü içine gömülmüştü!. Bu takıma ait en önemli özelliklerden birisi, türlerinin ağız parçalarının belirgin olarak ısırıcı tipte olmasıdır. Mandibula ve maxilla'lan çok iyi gelişmiştir. Mandibula'lar silindir şeklinde ve başa bir tek mafsalla bağlı olup geniş bir molar çıkıntıya ve ayrıca kesici dişlere sahiptir. Bazı türlerde mandibula'lar yoktur. Birçok türleıde maxilla'nm lacinia kısmı çok gelişmiş olarak bulunur. Maxilla'lara ait diğer parçalar ya çok küçülmüş veya tamamen kaybolmuştur. Sulu besin alan türlerde çok basit sokup-emme mekanizması görülür. Bunlarda maxilla'lar iğne şeklinde, mandibula'lar ise uzundur. Labium büyük oranda küçülmüştür. Hypopha.rynx bütün halde veya bölünmüştür. Başta bileşik gözler yok, veya bunun yerine çoğunlukla 8 veya daha az, bir grup ommatidia bulunur. Gerçek ocelli bunlarda yoktur. Toprak içinde, mağaralarda veya Termit, ya da Karınca yuvalan içinde yaşayan türlerde ommatidia sayısı çok azalır veya hiç göz bulunmaz. Antenler çoğunlukla 4 segmentlidir. Nadiren 5 veya 6 segmetli olabilir. Antenlerin kaidesinde anten arkası organı

(postantennal organ) bulunur. Bu organların özellikleri familyaları ayırmada önemli rol oynar. Bazı gruplarda bunlar bulunmaz. Bu organların nemi algıladığı zannedilmektedir. II.' den IV.'ye kadarki anten segment-leri üzerinde bir takım kabarcık, çukurcuk ve koni şeklinde çıkıntılar bulunur. Bunlar his organlarıdır. Bu organların özellikleri türlerin ayrımında çok önemli rol oynar. Ancak bunlar mikıoskopla çok fazla büyütüldükten sonra görülebilirler. Thorax segmentleri belirgindir. Bazı gruplarda pro— ve mesothorax birbirleriyle kaynamış halde olabilir. Tho-rax 3 çift bacağa sahiptir. Fakat bacaklarda ayrı olarak tarsus segmentleri bulunmaz. Tarsus tibia ile kaynaşmış haldedir ve tibiotarsus (çoğul: tibiotarsi) şeklinde isimlendirilir. Tibiotarsi genellikle uçta bir çift tırnakla son bulur. Tırnakların şekilleri, bunlardaki dişlerin miktar ve biçimleri yine taksonomik önemi haizdir. Bu grupta bulunan böceklerin en ilgi çekici vücut yapısı abdomenleridir. Abdomen 6 segmentten oluşur ve genellikle 3 uzantıya sahiptir. Bunlardan karın tüpü I., tenaculum (=retinaculum: Imms, 1964) III. ve çatal şeklindeki sıçrama organı olan furcula da (— furca) IV. segmentlerde bulunur. Karınca ve termit yuvaları içinde yaşayan türlerde furcula bulunmaz. Gollembola türlerinin genel dış morfolojileri Şekil 10'da gösterilmiştir. Furcula'nın uzunluğu gruplara göre çok değişir. Ayrıca bu organın çeşitli parçalarının şekilleri, oıantılı büyüklükleri önemli taksonomik karakterler olarak kullanılmaktadır. Bu takıma bağlı türlerin çoğu sıçrama yeteneğine sahiptir. Bu sıçrama işi işte bu furcula'da bulunan kuvvetli kasların bu organı toprağa veya böceğin bulunduğu yüzeye ani şekilde itmesiyle gerçekleşir. Böylece bu böcekler bu organ sayesinde oldukça uzak ve yüksek mesafelere sıçrarlar.
Yay Kuyruklular'da bireyler arasında erkek-dişi farkı az görülür. Bu duruma daha çok Sytnphypleona alttakımı türlerinde rastlanır. Bunlarda dişilerin daha büyük ve anus'lannm her iki tarafında iplikimsi uzantılara sahip olması erkeklerden kolaylıkla ayırt edilmelerini sağlar.
Collembola takımına bağlı türlerin çoğu humusu bol topraklarda yaşar. Bazı türleri ayrışmakta olan bitki artıkları içinde, otlar arası, yosunlar, ağaç kabukları altı, mağara içleri, Termit ve Karınca yuvalan--. nm içi gibi yerlerde bulunurlar. Diğer bazı türleri de tatlı su veya deniz kenarlarında yaşar. Deniz kenarında bulunanlar, özellikle denizlerin med ve cezir olan alanlarında bulunur ve bunlar oldukça uzun süre su altında kalabilirler. Türlerin çoğu rutubeti bol olan yerleri sever. Bazı türleri yoğun şekilde karlar üzerinde rastlanır. Bu yüzden İngilizce bunlara Snowfleas ismi verilmiştir.
Gollembola türleri genellikle saprofit, veya canlı bitkilerle beslenirler. Bundan başka fungusların sporları veya miselleri, ya da likenlerle beslenen türleri de çoktur. Sularda yaşayan türleri ise buralarda bulunan diatom ve algler ile beslenirler. Pek az türleri de predatördür.
Zararlı olan türler tarla, bahçe veya seralardaki bitkiler veya çimlen-mekte olan tohumlarla beslenirler. Her ne kadar bazı türleri tarla ve bahçelerde yoğun populasyonlar halinde rastlanırsa da zararlı türleri azdır. Bazı türleri kültür mantarlarında zarar yapar. Puerto Rico'da bulunan bir tülün şeker kamışı bitkisine bir virüs hastalığı bulaştırdığı tespit edilmiştir.
Yumurtalar genel olarak yuvarlağımsı biçimde, chorion'un yüzeyi düz olup çok defa krem rengindedir. Bunlar küçük gruplar, örneğin 5-100 tanelik kümeler halinde toprağa bırakılırlar. Yumurtadan yeni çıkan nimfler, ocelli etrafı hariç beyazımsı renktedir.
Gollembola türlerinin çoğu serin iklime sahip ülkelerde bulunurlarsa da bunlar kuzey kutbundan güney kutbuna kadar olan dünyanın her tarafında bulunurlar ve toprak faunasının en önemli unsurlarından birisini oluştururlar. Bazı türler toprakta oulunan ölü bitkisel artıkların humusa dönüştürülmesinde önemli rol oynar. Toprakta bulunan Gollembola faunasının türleri ile miktarlarının saptanması suretiyle çeşitli toprakların karakterleri dahi tespit edilebilmektedir. Hatta öyle ki örneğin bağ dikilecek en uygun toprakların, tür itibariyle Tullhergia kraıısbaueri ile zengin olan toprakların olduğu ortaya konmuştur (Gisin, 1955).
Dünya üzerinde 2.000 kadar türü bulunan bu takım (Martynova, 1967), genellikle Arthropleona ve Symphypleona olmak üzere 2 alttakı-ma, bunlardan birincisi 2 üstfamilyaya, ikincisi ise üstfamilyaya ayrıl-maksızm doğrudan doğruya familyalara ayrılarak verilmektedir. Aşağıda sunulan sistematik Martynova (1. c.) dikkate alınmış fa.kat kısmen değiştirilerek verilmiştir.Eskiden Gollembola takımı doğrudan doğruya 5 familyaya ayrılarak incelenmekteydi. Nitekim bu kitabın 1975 baskısı Gisin (1960) dikkate alınarak verilmiştir. Ancak daha sonraki araştırıcılar bu takımı, alttakım üstfamilya ve familyalara ayırarak vermişlerdir. Örneğin Martynova (l.c), Stadı' m sistematiğini benimseyeıek bu takımı toplam 18 familya halinde oıtaya koymuştur ki bu sistemi buraya aktardığımızı yukarıda ifade ettik. Böylece bu kitabın 1975 baskısında verilen familyaların tür sayılarıyla burada verilenler arasında büyük farkların doğmasına, familya karakterlerinde oazı farkların meydana gelmesine sebep olmuştur. Bilimde her zaman en son gelişmeleri ortaya koymak görev olduğuna göre, en geçerli bilgilerin en son baskılarda bulunması doğal olacaktır.
Alttakımlar teşhis anahtarı
1. Vücut uzun, silmdirik veya yassı. En azından thorax'tan itibaren 6 vücut segmenti belirgin olarak ayrı. Baş prognath, an-tenlei başın önüne yerleşik. Fufcula bazan yok ... Arthropleona
—■ Vücut yumurtamsı veya küresel. Vücudun büyük bir kısmın
da segmentler belirgin değil. Baş hypognath; anten başın üze
rine yerleşik. Furcula her zaman var ........................ Symphypleona
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

