Fam. Raphidophoridae
Türkçe olarak Mağara Çekirgeleri ismiyle anılan bu familyaya bağlı türlerin çoğu Tropik bölgelerde bulunur. Genel görünümleri Kara Çekirge'lere çok benzer. Yeşil Çekirgeler'de olduğu gibi antenleri uzun, iplik şeklinde olup tarsus'ları da 4 segmentlidir. Onlardan ön tibia'larm-da tympanal organ olmamasıyla kolaylıkla ayrılır. Ayrıca kanatları da yoktur. Bacakları çok uzun, arka tibia'lann ucundaki mahmuzlar uzun, tarsus'lar silindirik fakat yandan basık, 3. segment kalp şeklindedir. Gerçi uzun, yumuşak ve üzeri tüylüdür. Bazı türleri arka femur'larını abdomen' in yan kısımlarına sürterek ses çıkartır. Dişilerde ovipozitor belirgin ve büyüktür. Türlerinin çoğu esmer veya sarı renktedir.
Çoğu türler mağaralarda yaşar ve genellikle gece hareket ederler. Esas itibariyle avcı böceklerdir. Ancak bazı türleri bitkilerde beslenir ve zarar yapabilir. Biyolojileri iyi bilinmemektedir.
Dünyada 500 kadar türü bulunmaktadır. Yurdumuzda bilinen türlerin sayısı çok sınırlıdır. Bugüne kadar Troglophilus escalarai Bol. ile Dolichopada arenea Bol. isimli türlerin yurdumuzda bulundukları saptanmış bulunmaktadır. Tachycines asjnamorus'un da yurdumuzda bulunması mümkündür.
Tachycines asynamorus Adel. (Şekil 28)
Türkçe ismi : Sera Çekirgesi .
Tanımı : Genel rengi esmerimsi gri veya sarımsı olup koyu kahverengi beneklidir. Antenleri çok uzun ve iplik şeklinde; palpus'lar, cerci ve tarsus'lar belirgin olarak uzun; ayrıca tarsus'lar yandan basıktır, Bacaklar esmer halkalara sahiptir. Vücudun üzeri sık ve dik tüylerle kaplıdır. Ovipozitor oldukça uzun ve yukarıya doğru kıvrık olup uzunluğu 11-12 mm'dir. Erginlerde vücut 13-20 mm uzunluktadır. Dişiler erkeklerden belirgin olarak daha büyüktür

Yayılışı ; Asıl orijini Doğu Asya olan bu tür ilk defa Çekoslovakya'da .1891 tarihinde Prag'daki bir serada görülmüş, daha sonra Almanya'da Hamburg'da bazı seralarda 1895 yılında rastlanmış, 1902 tarihinde de Rusya'da Leningrad şehri seralarında tespit edilmiştir. Bugün ise Avrupa'nın hemen hemen her ülkesinde yayılmış durumdadır. Halen kozmopolit bir yayılışa sahip olup dünyanın hemen hemen her tarafındaki ısıtılan seralarında bulunmaktadır. Yurdumuzda da bulunması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü geceleri hareket eden ergin ve nimfler gündüzleri karanlık ve kuytu yerlerde saklandıkları için gözden kaçması mümkündür.
Biyolojisi ve zararı : Esas olarak omnivor bir tür olup başlıca hayvansal besin alır. Daha çok ölmüş böcek ve diğer hayvansal artıklarla beslenir. Ancak aç olduğunda veya yeterli besin bulamadığında diğer canlı böceklere de saldırır ve yer. Bu arada aynı şekilde serada yetişen birçok bitki türlerinde de zarar yapar. Başta Begonya, Dalya,Mineçiçeği ile diğer süs bitkileri ile seralarda ekilen diğer bitkilerde de zarar yapar.
Yaptığı bu zararların bazan önemli boyutlara vardığı kayıtlıdır. Ancak
bütün buna rağmen esas itibariyle carnivor olduğu için, bitkilerdeki za
rarı hangi koşullar altında yaptığı tespit edilerek yapılacak savaşa karar
vermelidir.Dişiler belirli bir preovipozisyon süresi beklemeksizin ergin olduktan kısa bir süre içinde çiftleşir ve yumurtalarını bırakmaya başlar. Yumurtaları, ovipozitor yardımıyla toprak içine tek tek veya küçük kümeler halinde bırakır. Bir gecede bir dişi 50, hayatı boyunca da 1000 kadar yumurta bırakır. Erginlerin ömrü birkaç aydan başlayarak bir yıl kadar sürer. Yumurtaların açılması seralardaki sıcaklığa bağlı olarak değişir. Bu süre genel olarak 15-30 gün devam eder. Nimfîerin ergin oluncaya kadar 11 gömlek değiştirdiği kayıtlıdır. Toplam nimf süresi 4-7 ay arasında değişir. Nimflerde kanat izleri görülmediği için yaşlarını tayin etmek oldukça güçtür. Bu ancak ovipozitorun gelişme durumu dikkate alınarak tahmin edilebilmektedir. Yılda 1-2 nesil verir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS
Türkçe olarak Mağara Çekirgeleri ismiyle anılan bu familyaya bağlı türlerin çoğu Tropik bölgelerde bulunur. Genel görünümleri Kara Çekirge'lere çok benzer. Yeşil Çekirgeler'de olduğu gibi antenleri uzun, iplik şeklinde olup tarsus'ları da 4 segmentlidir. Onlardan ön tibia'larm-da tympanal organ olmamasıyla kolaylıkla ayrılır. Ayrıca kanatları da yoktur. Bacakları çok uzun, arka tibia'lann ucundaki mahmuzlar uzun, tarsus'lar silindirik fakat yandan basık, 3. segment kalp şeklindedir. Gerçi uzun, yumuşak ve üzeri tüylüdür. Bazı türleri arka femur'larını abdomen' in yan kısımlarına sürterek ses çıkartır. Dişilerde ovipozitor belirgin ve büyüktür. Türlerinin çoğu esmer veya sarı renktedir.
Çoğu türler mağaralarda yaşar ve genellikle gece hareket ederler. Esas itibariyle avcı böceklerdir. Ancak bazı türleri bitkilerde beslenir ve zarar yapabilir. Biyolojileri iyi bilinmemektedir.
Dünyada 500 kadar türü bulunmaktadır. Yurdumuzda bilinen türlerin sayısı çok sınırlıdır. Bugüne kadar Troglophilus escalarai Bol. ile Dolichopada arenea Bol. isimli türlerin yurdumuzda bulundukları saptanmış bulunmaktadır. Tachycines asjnamorus'un da yurdumuzda bulunması mümkündür.
Tachycines asynamorus Adel. (Şekil 28)
Türkçe ismi : Sera Çekirgesi .
Tanımı : Genel rengi esmerimsi gri veya sarımsı olup koyu kahverengi beneklidir. Antenleri çok uzun ve iplik şeklinde; palpus'lar, cerci ve tarsus'lar belirgin olarak uzun; ayrıca tarsus'lar yandan basıktır, Bacaklar esmer halkalara sahiptir. Vücudun üzeri sık ve dik tüylerle kaplıdır. Ovipozitor oldukça uzun ve yukarıya doğru kıvrık olup uzunluğu 11-12 mm'dir. Erginlerde vücut 13-20 mm uzunluktadır. Dişiler erkeklerden belirgin olarak daha büyüktür

Yayılışı ; Asıl orijini Doğu Asya olan bu tür ilk defa Çekoslovakya'da .1891 tarihinde Prag'daki bir serada görülmüş, daha sonra Almanya'da Hamburg'da bazı seralarda 1895 yılında rastlanmış, 1902 tarihinde de Rusya'da Leningrad şehri seralarında tespit edilmiştir. Bugün ise Avrupa'nın hemen hemen her ülkesinde yayılmış durumdadır. Halen kozmopolit bir yayılışa sahip olup dünyanın hemen hemen her tarafındaki ısıtılan seralarında bulunmaktadır. Yurdumuzda da bulunması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü geceleri hareket eden ergin ve nimfler gündüzleri karanlık ve kuytu yerlerde saklandıkları için gözden kaçması mümkündür.
Biyolojisi ve zararı : Esas olarak omnivor bir tür olup başlıca hayvansal besin alır. Daha çok ölmüş böcek ve diğer hayvansal artıklarla beslenir. Ancak aç olduğunda veya yeterli besin bulamadığında diğer canlı böceklere de saldırır ve yer. Bu arada aynı şekilde serada yetişen birçok bitki türlerinde de zarar yapar. Başta Begonya, Dalya,Mineçiçeği ile diğer süs bitkileri ile seralarda ekilen diğer bitkilerde de zarar yapar.
Yaptığı bu zararların bazan önemli boyutlara vardığı kayıtlıdır. Ancak
bütün buna rağmen esas itibariyle carnivor olduğu için, bitkilerdeki za
rarı hangi koşullar altında yaptığı tespit edilerek yapılacak savaşa karar
vermelidir.Dişiler belirli bir preovipozisyon süresi beklemeksizin ergin olduktan kısa bir süre içinde çiftleşir ve yumurtalarını bırakmaya başlar. Yumurtaları, ovipozitor yardımıyla toprak içine tek tek veya küçük kümeler halinde bırakır. Bir gecede bir dişi 50, hayatı boyunca da 1000 kadar yumurta bırakır. Erginlerin ömrü birkaç aydan başlayarak bir yıl kadar sürer. Yumurtaların açılması seralardaki sıcaklığa bağlı olarak değişir. Bu süre genel olarak 15-30 gün devam eder. Nimfîerin ergin oluncaya kadar 11 gömlek değiştirdiği kayıtlıdır. Toplam nimf süresi 4-7 ay arasında değişir. Nimflerde kanat izleri görülmediği için yaşlarını tayin etmek oldukça güçtür. Bu ancak ovipozitorun gelişme durumu dikkate alınarak tahmin edilebilmektedir. Yılda 1-2 nesil verir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi - Prof Dr. Niyazi LODOS

