Fam. Gryllidae
Genellikle orta veya büyük, ender olarak da küçük boyda olan türleri kapsar. Familya isminin kökü Latince veya Yunanca bir kelimeden oluşturulmuştur. Latince = bir çekirge, Yunanca ise domuz anlamına gelir. Türkçe olarak Karaçekirgeler veya Cırtlaklar gibi isimler verilir.
Türleri birçok yönden Yeşil Çekirgeler'i andırır. Çünkü onlar gibi uzun antenlere sahip oldukları gibi ön tibia'larında da işitme organları bulunur. Çoğunlukla koyu renktedirler. Baş yuvarlak, ağız parçaları aşağı veya öne doğru yönelmiştir. Pronotum kare veya enine dikdörtgen şeklindedir. Tegmina ve kanatlar tam olarak gelişmiş, kısalmış veya hiç bulunmaz. Arka femur'lar kalın, uzun veya kısa; tarsus'lar 3 segmentli-dir. Arka tibia'ların üst tarafında büyük dikenler arasında ince dikenler mevcut veya yok, ya da bütün dikenler üniform olarak küçük ve ayni büyüklüktedir. Ayrıca bazı türlerde arka tibia'ların üst kısmında en azından yandan sonraki kısmında hareket edebilen dikenler bulunur. Uzun, yumuşak, ya da kısa, kalın ve segmentli cerci'ye ve kısa anal stylus'lara sahiptir. Bu familyada yalnızca eikekler ses çıkartır. Bunlar tegmen'lerini abdomen üzerinde 45° tutarak birbirlerine sürtmek suretiyle kendilerine özgü sesler çıkartırlar. Bu ses uzun olup nispeten müzik şeklindedir ve kısa antenli çekirgelerden daha yüksek perdeye sahiptir. Brachy-trypes megacephalus'un. çıkardığı sesin bir milden işitildiği söylenmektedir.
Çoğu toprakta yaşar. Gündüzleri toprak içinde açtıkları galeriler içinde veya taş, döküntü altlarında gizlenir, akşamlan alaca karanlıktan sonra çıkarak hareket ederler. Bununla beraber bazı türler gündüz de hareket eder. Her ne kadar omnivor iseler de besinlerinin büyük bir kısmım bitkisel besinler teşkil eder. Çok defa da aralarında kannibalizm görülür. Dişiler yumurtalarını çoğunlukla toprak içine bırakır. Yine bazı türler yumurta kümelerini topraktan yapılmış bir odacık içine bırakır. Diğer bazı türler ise yumurtalarını ovipozitor'ları yardımıyla bitki organlarında, özellikle sürgün veya taze dallarda açtıkları yarıklar içine sıra ile dizerek gömerler.
Birçok altfamilyaya ayrılarak incelenirler. Bugün dünyanın hemen her tarafına yayılmış türlere sahip bu familyada 2300'den fazla tür bulunmaktadır. Yurdumuzda ise 20 kadar türü bilinmektedir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi-1 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Genellikle orta veya büyük, ender olarak da küçük boyda olan türleri kapsar. Familya isminin kökü Latince veya Yunanca bir kelimeden oluşturulmuştur. Latince = bir çekirge, Yunanca ise domuz anlamına gelir. Türkçe olarak Karaçekirgeler veya Cırtlaklar gibi isimler verilir.
Türleri birçok yönden Yeşil Çekirgeler'i andırır. Çünkü onlar gibi uzun antenlere sahip oldukları gibi ön tibia'larında da işitme organları bulunur. Çoğunlukla koyu renktedirler. Baş yuvarlak, ağız parçaları aşağı veya öne doğru yönelmiştir. Pronotum kare veya enine dikdörtgen şeklindedir. Tegmina ve kanatlar tam olarak gelişmiş, kısalmış veya hiç bulunmaz. Arka femur'lar kalın, uzun veya kısa; tarsus'lar 3 segmentli-dir. Arka tibia'ların üst tarafında büyük dikenler arasında ince dikenler mevcut veya yok, ya da bütün dikenler üniform olarak küçük ve ayni büyüklüktedir. Ayrıca bazı türlerde arka tibia'ların üst kısmında en azından yandan sonraki kısmında hareket edebilen dikenler bulunur. Uzun, yumuşak, ya da kısa, kalın ve segmentli cerci'ye ve kısa anal stylus'lara sahiptir. Bu familyada yalnızca eikekler ses çıkartır. Bunlar tegmen'lerini abdomen üzerinde 45° tutarak birbirlerine sürtmek suretiyle kendilerine özgü sesler çıkartırlar. Bu ses uzun olup nispeten müzik şeklindedir ve kısa antenli çekirgelerden daha yüksek perdeye sahiptir. Brachy-trypes megacephalus'un. çıkardığı sesin bir milden işitildiği söylenmektedir.
Çoğu toprakta yaşar. Gündüzleri toprak içinde açtıkları galeriler içinde veya taş, döküntü altlarında gizlenir, akşamlan alaca karanlıktan sonra çıkarak hareket ederler. Bununla beraber bazı türler gündüz de hareket eder. Her ne kadar omnivor iseler de besinlerinin büyük bir kısmım bitkisel besinler teşkil eder. Çok defa da aralarında kannibalizm görülür. Dişiler yumurtalarını çoğunlukla toprak içine bırakır. Yine bazı türler yumurta kümelerini topraktan yapılmış bir odacık içine bırakır. Diğer bazı türler ise yumurtalarını ovipozitor'ları yardımıyla bitki organlarında, özellikle sürgün veya taze dallarda açtıkları yarıklar içine sıra ile dizerek gömerler.
Birçok altfamilyaya ayrılarak incelenirler. Bugün dünyanın hemen her tarafına yayılmış türlere sahip bu familyada 2300'den fazla tür bulunmaktadır. Yurdumuzda ise 20 kadar türü bilinmektedir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi-1 - Prof Dr. Niyazi LODOS

