Gryllus (=Acheta, Liogryllus, Grjıllulus) campestris L. (Şekil 43)
Türkçe ismi : Adi Karaçekirge
Tanımı : Genel görünümü G. bimaculatus'a. çok benzer. Ondan, aşağıdaki özellikleri dolayısıyla kolaylıkla ayrılır: Baş pronotum'dan daha geniş; pronotum'un ön tarafı arka kısmından daha geniş; arka tibia'lar-daki uç-iç mahmuz çoğunlukla alt mahmuzdan daha uzundur. Siyah parlak renkte ve genellikle erkeklerde tegmîna kaidesinde sarımsı lekeler bulunur ve tegmina abdomen'in ucuna ulaşır. Arka kanatlar genellikle

tegmina'dan daha kısadır. Bazı bireylerde bunlar tegmina'dan daha uzun da olabilir. Ovipozitor düz, uzun, uç tarafı sivri ve takriben 9-14 mm uzunluktadır. Erginlerde vücut 18-29 mm'dir.
Yayılışı s Avrupa'nın büyük bir kısmı ile Kafkasya, K-Afrika, B-Asya ve Türkiye. Yurdumuzun hemen hemen her tarafında az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır, Başlıca Buğday, Arpa, Tütün, Pamuk, Şeker Pancarı ile diğer bitkilerde beslenir ve zarar yapar. Yurdumuzda şimdiye kadar ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt yoktur. Bununla beraber, bulunduğu diğer bazı ülkelerde populasyonu yüksek olduğunda orta veya yüksek derecede zarar yaptığı bilinmektedir. Ergin ve nimfleri gerek toprak içinde galeri açarken rastladıkları bitki köklerini kesmek, gerekse geceleri yuvalarından çıktıklarında bitkilerin taze yaprak, tomurcuk ve sürgünlerini yemek suretiyle zarar yapar. Özellikle fide dönemindeki bitkilerde zararı çok önemli olur. Yurdumuzda bazan Şeker Pancarı fidelerinde yersel zararlarına rastlanır.
Biyolojisi : Kışı ergin veya nimf döneminde toprak içinde geçirir. Kışı nimf döneminde geçirenler hava koşullarına göre Nisan sonu ve Mayıs aylarında ergin hale geçerek tarlalarda görülmeye başlar. Yerine göre bu çıkış Haziran ortasına kadar devam eder. Erginler doğada Temmuz ve hatta Ağustos ortasına kadar görülür. Yumurtlama Mayıs ayında ve sonlara doğru başlar, Haziran ve Temmuz'a kadar devam eder. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını özellikle yumuşak topraklarda ovipozitorları yardımıyla açtıkları delikler içine tek tek bırakır. Bir dişi hayatı boyunca 300'den fazla (en çok 600 adet) yumurta bırakır. Bırakılan yumurtalar 2-4 hafta içinde açılır. Çıkan nimfler önceleri etrafta bulunan otlarla beslenirler. Bunlar sonbahara kadar beslenmelerine devam ederek gelişmelerini sürdürürler. Genellikle nimfler 11 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçer. Yerine göre bir kısım nimfler sonbaharda ergin hale geçerek, bir kısmı da toprak içinde (takriben 10 cm derinlikte) nimf döneminde olmak üzere kışı geçirir.
Ergin ve nimfler topraktaki galerileri mandibula'larını kullanarak açarlar, arka bacaklarını da delik içindeki döküntüleri dışarı iterek atmak için kullanırlar. Toprak içindeki galeriler, giriş deliğinden sonra keskin bir köşe yaparak toprak yüzüne paralel bir şekilde devam eder. Galerilerin uzunluğu 20 cm kadardır. Her galeri içinde bir birey bulunur. Bu galeri veya yuvalar arazinin su tutmayan kısımlarında, bol güneş alan yerlerinde açılır. Gümüşsüyü (1. c), yuvalarda yalnızca erkeklerin bulunduğunu, bunların yuva ağzından en çok 30 cm uzağa gittiğini, dişilerin sadece çiftleşmek üzere yuva içine geldiğini, dişilerin daha çok yüksek otların aralarında, ekili alanlar içindeki taş veya kesiklerin altlarında gizlendiklerini bildirmektedir. Yılda bir nesil verir.Laboratuvardaki kültürlerde kolaylıkla yetiştirilen bu türün çıkardığı sesler birçok kimseler tarafından sevilir. Sesi kuvvetli ve seridir. Bir minval üzere dakikada 180-200 arasında tekrarlar. Özellikle çiftleşme zamanında tatlı bir melodi halinde ahenkli şekilde öter ve adeta kuş sesini andırır. Bu sebeple Avrupa ülkelerinin bazılarında özel şekilde ve özel kafesler içinde yetiştirilerek meraklılarına satılır. Bu türde de kanniba-lizm görülür. Diğer Gryllidae türlerinde olduğu gibi birbirleriyle kavga etmelerini seyretmek çok ilgi çekicidir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi-1 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Türkçe ismi : Adi Karaçekirge
Tanımı : Genel görünümü G. bimaculatus'a. çok benzer. Ondan, aşağıdaki özellikleri dolayısıyla kolaylıkla ayrılır: Baş pronotum'dan daha geniş; pronotum'un ön tarafı arka kısmından daha geniş; arka tibia'lar-daki uç-iç mahmuz çoğunlukla alt mahmuzdan daha uzundur. Siyah parlak renkte ve genellikle erkeklerde tegmîna kaidesinde sarımsı lekeler bulunur ve tegmina abdomen'in ucuna ulaşır. Arka kanatlar genellikle

tegmina'dan daha kısadır. Bazı bireylerde bunlar tegmina'dan daha uzun da olabilir. Ovipozitor düz, uzun, uç tarafı sivri ve takriben 9-14 mm uzunluktadır. Erginlerde vücut 18-29 mm'dir.
Yayılışı s Avrupa'nın büyük bir kısmı ile Kafkasya, K-Afrika, B-Asya ve Türkiye. Yurdumuzun hemen hemen her tarafında az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır, Başlıca Buğday, Arpa, Tütün, Pamuk, Şeker Pancarı ile diğer bitkilerde beslenir ve zarar yapar. Yurdumuzda şimdiye kadar ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt yoktur. Bununla beraber, bulunduğu diğer bazı ülkelerde populasyonu yüksek olduğunda orta veya yüksek derecede zarar yaptığı bilinmektedir. Ergin ve nimfleri gerek toprak içinde galeri açarken rastladıkları bitki köklerini kesmek, gerekse geceleri yuvalarından çıktıklarında bitkilerin taze yaprak, tomurcuk ve sürgünlerini yemek suretiyle zarar yapar. Özellikle fide dönemindeki bitkilerde zararı çok önemli olur. Yurdumuzda bazan Şeker Pancarı fidelerinde yersel zararlarına rastlanır.
Biyolojisi : Kışı ergin veya nimf döneminde toprak içinde geçirir. Kışı nimf döneminde geçirenler hava koşullarına göre Nisan sonu ve Mayıs aylarında ergin hale geçerek tarlalarda görülmeye başlar. Yerine göre bu çıkış Haziran ortasına kadar devam eder. Erginler doğada Temmuz ve hatta Ağustos ortasına kadar görülür. Yumurtlama Mayıs ayında ve sonlara doğru başlar, Haziran ve Temmuz'a kadar devam eder. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını özellikle yumuşak topraklarda ovipozitorları yardımıyla açtıkları delikler içine tek tek bırakır. Bir dişi hayatı boyunca 300'den fazla (en çok 600 adet) yumurta bırakır. Bırakılan yumurtalar 2-4 hafta içinde açılır. Çıkan nimfler önceleri etrafta bulunan otlarla beslenirler. Bunlar sonbahara kadar beslenmelerine devam ederek gelişmelerini sürdürürler. Genellikle nimfler 11 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçer. Yerine göre bir kısım nimfler sonbaharda ergin hale geçerek, bir kısmı da toprak içinde (takriben 10 cm derinlikte) nimf döneminde olmak üzere kışı geçirir.
Ergin ve nimfler topraktaki galerileri mandibula'larını kullanarak açarlar, arka bacaklarını da delik içindeki döküntüleri dışarı iterek atmak için kullanırlar. Toprak içindeki galeriler, giriş deliğinden sonra keskin bir köşe yaparak toprak yüzüne paralel bir şekilde devam eder. Galerilerin uzunluğu 20 cm kadardır. Her galeri içinde bir birey bulunur. Bu galeri veya yuvalar arazinin su tutmayan kısımlarında, bol güneş alan yerlerinde açılır. Gümüşsüyü (1. c), yuvalarda yalnızca erkeklerin bulunduğunu, bunların yuva ağzından en çok 30 cm uzağa gittiğini, dişilerin sadece çiftleşmek üzere yuva içine geldiğini, dişilerin daha çok yüksek otların aralarında, ekili alanlar içindeki taş veya kesiklerin altlarında gizlendiklerini bildirmektedir. Yılda bir nesil verir.Laboratuvardaki kültürlerde kolaylıkla yetiştirilen bu türün çıkardığı sesler birçok kimseler tarafından sevilir. Sesi kuvvetli ve seridir. Bir minval üzere dakikada 180-200 arasında tekrarlar. Özellikle çiftleşme zamanında tatlı bir melodi halinde ahenkli şekilde öter ve adeta kuş sesini andırır. Bu sebeple Avrupa ülkelerinin bazılarında özel şekilde ve özel kafesler içinde yetiştirilerek meraklılarına satılır. Bu türde de kanniba-lizm görülür. Diğer Gryllidae türlerinde olduğu gibi birbirleriyle kavga etmelerini seyretmek çok ilgi çekicidir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi-1 - Prof Dr. Niyazi LODOS

