Anacridium aegyptium L. (Şekil 53)
Sinonim : Gryllus lineola F., G. tartariscûs Cyr., G. rubecula Thunb., Podisma campanum Costa, Acridium albidiferum Walk.
Türkçe ismi : Genel rengi kahverengimsi sarı veya esmer yeşilimsidir. Başta facial karina belirgin, antenler 28-29 segmentlidir. Pronotum önde dar, üstte ortada yüksek karinaya sahip, bu ön kısımda daha da yükselir. Prosternum'a ait çıkıntı oldukça basık, uç kısmı parmak ucuna benzer. Tegmina ve kanatlar iyi gelişmiştir. Tegmina esmerimsi renkte fakat üzeri küçük koyu lekelerle bezeli, genellikle arka femur'ların ucunu belirli şekilde aşar. Arka tibia'lar her iki eşte de iç kısımda ucu siyah olan sarı dikenlere sahiptir. Vücut uzunluğu 30-66 mm'dir.
Yumurtalar uzun silindir şeklinde olup takriben 6 mm uzunlukta, uç kısmı yuvarlakça, geri kısmı ise gittikçe sivrilen biçimdedir. Yeni bırakılan yumurtalar açık sarı renktedir. Ancak zamanla renk sarımsı kahverengine dönüşür. Yumurtaların büyüklüğü embriyonun gelişmesiyle ilgili olarak değişiklikler gösterir. Yüksük Çöl Çekîrgesi'ninkini andırır. Takriben 9 cm uzunlukta, oldukça silindir şeklinde, kirli beyaz renktedir. Yüksükteki süngerimsi doku toplam yüksük uzunluğunun takriben 2/3'sini oluşturur. Bir yüksükte ortalama 90 kadar yumurta bulunur. Her ne kadar Lodos (1975), bir yüksükte 20-50 arasında yumurta bulunduğunu bildirmişse de bu miktarın uygun olmayan koşullarda bırakılan yumurta miktarım göstermesi mümkündür.
Nimflerde renk değişiktir. Bu değişiklik daha çok yedikleri besinlerle ilgilidir. Örneğin Kenevir'de beslenen nimfler daha çok koyu yeşil renkte olurlar.
Zararı ve konukçuları : A. aegyptium davranış itibariyle arbivor bir türdür. Yani ergin ve nimfleri geniş yapraklı olan ağaç ve ağaçcıklar-

da bulunur ve beslenirler. Ayrıca Kenevir gibi yüksek, Bakla gibi alçak boylu bitkilerde de beslenir. Konukçu listesi oldukça kabarıktır. Tütün, Pamuk, Turunçgiller, Çınar, Meşe, Asma, Badem, Elma ve diğer meyve ağaçları, bazı Baklagiller, Ligüstrum, Gül gibi süs bitkileri başlıca konukçu-larını oluşturur. Ergin ve nimfler bu bitkilerin yaprak ve sürgünlerini, Asmalarda üzüm salkımlarını da yer. Yeni çıkan veya genç nimfler yaprakların üst epidermis ve paranşim dokusunu yiyerek alt epidermisi bırakır. Böylece yenen yerler yaprak yüzeyinde adeta dantela gibi kalır. Ancak nimfler geliştikçe yaprak kenarlarını veya ortasını yiyeyerek büyük oyuklar meydana getirir. Yoğun populasyonların bulunduğu yerlerde bitkiler tamamen yapraksız kalabilir. Fakat bu türlü şiddetli zararları şimdiye kadar yurdumuzda pek görülmemiştir. Kuzey Afrika ülkelerinin bazılarında Pamuk'larda bazan önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir.
Biyolojisi t Kışı cinsel olgunluğa erişmemiş ergin döneminde geçirir. İlkbaharda kışlak yerlerinden çıkan erginler faaliyetlerine başlar. Doğada erginlerin görüldüğü tarih, yerine ve yılma göre Mart ile Nisan ortasına tesadüf eder. Erginler beslenirken bir taraftan da kısa zamanda cinsel olgunluğa erişirler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını toprak içine bırakır. Bunun için dişiler rutubetli, kumu bol toprakları seçerler. Bir dişi hayatı boyunca birkaç yüz yumurta bırakır. Ancak bunların yarısı çeşitli sebeplerden açılmazlar. Güney bölgelerimizde nimfler Nisan başlarında tarlalarda görülmeye başlar. Bu tarih daha soğuk ve serin yerlerde Nisan sonlarını bulabilir. Nimfler 5-6 gömlek değiştirdikten sonra ergin hale geçer. Dişi nimfler bir gömlek daha fazla değiştirir. Yeni erginler Haziran'da görülür, yılda bir nesil verir. Bu türün biyolojisi yurdumuzda Baloch (1978) tarafından iyi şekilde incelenmiştir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim : Gryllus lineola F., G. tartariscûs Cyr., G. rubecula Thunb., Podisma campanum Costa, Acridium albidiferum Walk.
Türkçe ismi : Genel rengi kahverengimsi sarı veya esmer yeşilimsidir. Başta facial karina belirgin, antenler 28-29 segmentlidir. Pronotum önde dar, üstte ortada yüksek karinaya sahip, bu ön kısımda daha da yükselir. Prosternum'a ait çıkıntı oldukça basık, uç kısmı parmak ucuna benzer. Tegmina ve kanatlar iyi gelişmiştir. Tegmina esmerimsi renkte fakat üzeri küçük koyu lekelerle bezeli, genellikle arka femur'ların ucunu belirli şekilde aşar. Arka tibia'lar her iki eşte de iç kısımda ucu siyah olan sarı dikenlere sahiptir. Vücut uzunluğu 30-66 mm'dir.
Yumurtalar uzun silindir şeklinde olup takriben 6 mm uzunlukta, uç kısmı yuvarlakça, geri kısmı ise gittikçe sivrilen biçimdedir. Yeni bırakılan yumurtalar açık sarı renktedir. Ancak zamanla renk sarımsı kahverengine dönüşür. Yumurtaların büyüklüğü embriyonun gelişmesiyle ilgili olarak değişiklikler gösterir. Yüksük Çöl Çekîrgesi'ninkini andırır. Takriben 9 cm uzunlukta, oldukça silindir şeklinde, kirli beyaz renktedir. Yüksükteki süngerimsi doku toplam yüksük uzunluğunun takriben 2/3'sini oluşturur. Bir yüksükte ortalama 90 kadar yumurta bulunur. Her ne kadar Lodos (1975), bir yüksükte 20-50 arasında yumurta bulunduğunu bildirmişse de bu miktarın uygun olmayan koşullarda bırakılan yumurta miktarım göstermesi mümkündür.
Nimflerde renk değişiktir. Bu değişiklik daha çok yedikleri besinlerle ilgilidir. Örneğin Kenevir'de beslenen nimfler daha çok koyu yeşil renkte olurlar.
Zararı ve konukçuları : A. aegyptium davranış itibariyle arbivor bir türdür. Yani ergin ve nimfleri geniş yapraklı olan ağaç ve ağaçcıklar-

da bulunur ve beslenirler. Ayrıca Kenevir gibi yüksek, Bakla gibi alçak boylu bitkilerde de beslenir. Konukçu listesi oldukça kabarıktır. Tütün, Pamuk, Turunçgiller, Çınar, Meşe, Asma, Badem, Elma ve diğer meyve ağaçları, bazı Baklagiller, Ligüstrum, Gül gibi süs bitkileri başlıca konukçu-larını oluşturur. Ergin ve nimfler bu bitkilerin yaprak ve sürgünlerini, Asmalarda üzüm salkımlarını da yer. Yeni çıkan veya genç nimfler yaprakların üst epidermis ve paranşim dokusunu yiyerek alt epidermisi bırakır. Böylece yenen yerler yaprak yüzeyinde adeta dantela gibi kalır. Ancak nimfler geliştikçe yaprak kenarlarını veya ortasını yiyeyerek büyük oyuklar meydana getirir. Yoğun populasyonların bulunduğu yerlerde bitkiler tamamen yapraksız kalabilir. Fakat bu türlü şiddetli zararları şimdiye kadar yurdumuzda pek görülmemiştir. Kuzey Afrika ülkelerinin bazılarında Pamuk'larda bazan önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir.
Biyolojisi t Kışı cinsel olgunluğa erişmemiş ergin döneminde geçirir. İlkbaharda kışlak yerlerinden çıkan erginler faaliyetlerine başlar. Doğada erginlerin görüldüğü tarih, yerine ve yılma göre Mart ile Nisan ortasına tesadüf eder. Erginler beslenirken bir taraftan da kısa zamanda cinsel olgunluğa erişirler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını toprak içine bırakır. Bunun için dişiler rutubetli, kumu bol toprakları seçerler. Bir dişi hayatı boyunca birkaç yüz yumurta bırakır. Ancak bunların yarısı çeşitli sebeplerden açılmazlar. Güney bölgelerimizde nimfler Nisan başlarında tarlalarda görülmeye başlar. Bu tarih daha soğuk ve serin yerlerde Nisan sonlarını bulabilir. Nimfler 5-6 gömlek değiştirdikten sonra ergin hale geçer. Dişi nimfler bir gömlek daha fazla değiştirir. Yeni erginler Haziran'da görülür, yılda bir nesil verir. Bu türün biyolojisi yurdumuzda Baloch (1978) tarafından iyi şekilde incelenmiştir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1 - Prof Dr. Niyazi LODOS

