Blatta (=* Kakerlac) orientalis L. (Şekil 77)
Sinonim : Blatta domestica Heb., B. lucifuga Poda, B. tertia Schae, B. europea Bart., Kakerlac castanea Bfcmch., R, imperator Westw., K. pallipes Phil., Periplaneta badia Sauss.
Türkçe ismi : Doğu Hamamböceği, Kara Fatma
Tanımı : Büyük boyda, erkekleri koyu kırmızımsı kahvererengi ve dişileri daha koyu kahverenkte veya siyaha çalar renkte bir türdür. Her ne kadar bazı bireylerde renkler belirli şekilde koyu ise de genellikle renkleri açık kahverenginden koyu siyahımsı kahverengiye kadar değişir. Erkekte ön kanatlar abdomen'in nihayetine erişmez. Buna karşılık dişilerde ön kanatlar daha da küçülmüştür. Bunlarda ön ve arka kanatlar dumura uğramıştır. Erginlerin boylan 18-30 mm arasında değişir.
Yayılışı. : Kozmopolittir. Yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunursa da özellikle Orta, Batı, Güney ve Marmara bölgesindeki büyük şehirlerde yaygın haldedir.
Zararı ve besinleri : Bu türün gıdası çok değişiktir. Çeşitli gıda maddeleri ile beslenirler. Evlerde kitap veya dergilerin yaprak veya ciltlerini, ya da çeşitli diğer kağıtları yerler. Bundan başka evlerdeki mut-

faklarda, lokanta, pastahane veya fırınlarda çeşitli pasta, kek, bisküvi, ekmek ve benzeri gıda maddelerini veya bunların yere düşmüş kırıntılarını yerler. Ayrıca gezdikleri bu gıda maddeleri üzerinde pis bir kokuyu bırakır veya pisliklerini dökerek iğrenilecek şekilde kokuturlar. Bunlar lağımlar ve benzeri yerlerde gezindikleri için buralarda vücutlarına veya ağızlarına bulaştırdıkları çeşitli hastalık mikroplarını da gıda maddelerine bulaştırarak insanlara tüberküloz, kolera, dizanteri, koli, tifo gibi tehlikeli hastalıkların geçmesine ve bunların çabuk şekilde etrafa yayılmasına sebep olur. Bunların asıl önemleri insan ve hayvan sağlığı için büyük tehlike teşkil etmeleridir. Evlerde bulunmaları hiç bir zaman arzu edilmez.
Biyolojisi s Dişiler çiftleştikten sonra (çiftleşme süreleri 0,5-1,5 saat devam eder) ootheca ismi verilen yumurta paketini bulundukları çevrenin durumuna göre, oraya, buraya bırakırlar. Fakat bu bırakış, basit olarak gezdikleri gizli ve sıcak yerlere adeta düşme şeklindedir. Ancak dişiler yumurta paketini bırakmadan önce biıviki gün (en çok bir hafta) . olmak üzere, bir kısmı abdomen'in içinde, bir kısmı da dışarıda durur şekilde beraberinde taşır. Yumurta paketinin genel olarak uzunluğu 1 cm'den biraz fazla olup rengi de kırmızımsı kahveden siyahımsı kahverengine kadar değişir (Şekil 77 B). Ootheca içinde iki sıralı olmak üzere genellikle 16 adet yumurta bulunur. Bununla beraber, bu miktar 14—18 arasında değişebilir. Yumurta paketleri bırakıldıktan sonra 2-3 ay içinde açılıi. 30°G'de yumurtaların açılma süresi 5-6 hafta sürer. Eğer yumurta paketleri serin olan yerlere bırakılmışsa, bu takdirde kışı diapause halinde geçirerek ertesi ilkbaharda açılırlar. Genellikle yumurta paketleri içindeki pek az. sayıda olan bir kısım yumurta inficar edemez. Gelişme süresi tamamlanmış olan yumurtalar açılır, nimfler yumurta paketinin keskin olan tarafını aralamak suretiyle dışarı çıkarlar. Nimfler yumurta paketini terkettikten sonra paket kapanarak eski halini alır, sanki hiç açılmamış bir durum gösterir. Bazan açılması gecikmiş olan yumurtalardan çıkan nimfler ootheca içinde kapalı kalarak ölürler. Bir dişi hayatı boyunca 6-10 kadar yumurta paketi bırakır.
Yeni çıkan nimfler önceleri 5 mm kadar boyda ve beyazımsı renktedir. Zaman geçtikçe renk kahverengine dönüştüğü gibi boyları da artar.
Nimflerin ergin hale geçmesi için geçen zaman, çevrenin sıcaklığına göre çok değişir. Genel olarak nimf dönemi 10-12 ay kadar devam eder. Fakat sıcak olan yerlerde bol gıda da olduğu takdirde bu süre 5 aya kadar inebilir. Buna karşılık-serin yerlerde nimf süresi iki yıla kadar da uzayabilir.
Nimf dönemi miktarı 6-12 arasında değişir. Genel olarak bu miktar erkeklerde 8, dişilerde ise 9'dur, Bazı şartlarda nimf dönemi erkek ve dişilerde 6 adet olmak üzere aynı miktarda da olabilir.
Dişiler ergin hale geçtikten 2-3 hafta sonra (sıcak yerlerde 1-2 hafta) yumurta paketlerini bırakmaya başlar. Bunlar 1-2 hafta aralıklarla yumurta bırakırlar. Erginlerin ömürleri oldukça uzundur. Sıcak yerlerde bu sürenin 2-4 ay olmasına karşılık, serin yerlerde 7 aya kadar uzayabilir.
Erkeklerin bulunmadığı veya az olduğu hallerde dişiler döllenmemiş yumurta da bırakırlar. Bu yumurtalar bazan gelişerek açılır ve nimfler meydana gelir. Ancak bunların hepsinden dişiler hasıl olur. Önemli olan bir husus, bu parthenogenetik bireylerden pek azının ergin hale geçebilme olanağına kavuşmalarıdır.
Ergin ve nimfler gündüzleri sıcak ve karanlık yerlerde gizlenirler. Bunların vücutları yassı oldukları için, duvar yarık veya çatlakları arası, tahta aralıkları, kapı ve pencere kasalarının duvarla bitiştiği yerlerdeki çatlaklar içi, taban tahtaları arası, su ve havagazı boruları arkaları, dolap altları, labavo altları ve bunların duvarla bitişik olan yerleri, kolayca girerek gizlenmelerine elverişlidir. Bu gibi yerlerde gündüzleri gizlenen böcekler karanlık başladıktan sonra çıkarak aktif hale geçerler ve gıda veya su bulmak üzere etrafa dağılırlar. Daha çok binaların rutubetli bodrum katlarında gıda da bol olduğu takdirde fazla çoğalırlar. Apartmanların en üst katlarındaki dairelerde daha az bulundukları dikkati çekmektedir.
Bunlar her ne kadar genellikle binalar ve benzeri yerlerde bulunursa da özellikle yaz aylarında veya sıcak ülkelerde çöplük, lağım, kanalizasyon ve benzeri gibi binalardan uzak yerlerde de barındıkları görülür. Bazı yerlerde bu türe ait bazı formlar mağaralarda da yaşar. *
Bacteria'lardan Vibrio, Micrococcus, Sarcina, Diplococcus, Lactobadllus, Streptococcus, Alcaligenes, Acrobacter, Escherichia, Salmonella, Serratia, Shigella, Pasteurella, Coccobacillus, Bacillus, Mycobacterium, Anthromitus, Spirochaecta, Treponema cinslerine bağlı bazı türler,; Protozoa'lardan Chilomastix, Tric-homonas, Giardia, Lophomonas, Peltomyces, Entamoeba, Endotimax, Gregarina, Haplosporidium, Balantidium gibi cinslere ait türlerle, Nematodlar'-dan Hammerschmidtiella, Leidynema, Gongylonema, Ascaris ve Trichuris gibi gibi cinslere bağlı birçok türlerin B. orientalis'le uzaktan veya yakından ilgili oldukları saptanmış bulunmaktadır (Roth and Willis, 1960). Bunlardan başka birçok Protozoa'lar ile bazı Fungi imperfecti türlerinin de çoğunun, Hamamböcekleri ile ilgileri tesbit edilmiştir.
Savaşı : Hamamböcekleri ile herhangi bir savaşa girişmeden önce yapılacak en önemli iş, bulaşık olan binaları baştan aşağı esaslı şekilde incelemektir. Bu yapılmadığı takdirde bazı kısımlarda bulunan böcekler gözden kaçabilir. Bu da Hamamböceği populasyonunun yeniden meydana gelmesine sebep olur.
Hamamböcekleri adetleri dolayısı ile gece hareket ederler. Bunlar rahatsız edilmedikleri müddetçe ışığa veya aydınlık yerlere çıkmazlar. Bu sebeple gündüzün yapılacak bir inceleme çok defa bunların hakiki bulaşma oranları hakkında fikir vermekten uzak kalır. En iyisi, bulaşık olan binaları incelemek için, iş bittikten ve herkes binaları terkettikten sonra olmak üzere akşam karanlığındaki saatleri seçmek lazımdır. Eğer bu türlü inceleme şekli bazı nedenlerle mümkün değilse, o takdirde bunların bulunduğu yerlere, onları rahatsız ederek çıkarabilmek için pyreth-rum püskürtmelidir. Püskürtme için, şüphe edilen yerlere sineklere karşı kullanılan pyrethrum ihtiva eden herhangi bir aerosol yeterli gelir. Böylece püskürtülen yerlerde bulunan Hamamböcekleri gizlendikleri yerleri derhal terkederek birkaç dakika içinde dışarı çıkarlar. Bu böceklerin bol olarak bulunduğu tahmin ediliyorsa, o takdirde püskürtmeden sonra bunların yerlerini terkederek etrafa yayılmamalan için gerekli tedbirleri de almak gerekir.
Genel olarak B. orientalis ergin ve nimflerihin saklandığı yerler, duvarlardaki çatlak ve yarıklar, mutfaktaki çekmeceler ve dolapların içleri, gaz ocakları, soba veya fırınların altlan, buzdolaplarının motor bölümlerinin iç kısmı veya altları, özellikle sıcak su borularının ışık görmeyen arka tarafları, mutfakta bulunan tabure, sandalye ve masaların alt kısımları gibi yerlerdir. Evin diğer odalarında elbise dolapları ve gardrppların içleri, mobilya altları, taban tahtaları yarıkları içi, kapı, pencere çerçevelerinin duvarla bitiştiği yerlerdeki yarık içleri, asılı resim ve tabloların arka tarafları, kütüphanede kitaplar arası, banyo ve tuvaletlerde lavabo altları, su ve hava gazı borularının arka kısımları da bunların gizlenmelerine uygun yerleri teşkil eder. Bu sebeple binalar savaş yapılmak üzere incelenirken bu gibi kısımların mutlak şekilde gözden geçirilmesi icabeder.
Genel bir kaide olarak ev ve apartmanların her zaman temiz şekilde tutulması, bu gibi yerlerde gerek Hamaböceklerinin gerekse diğer ev böceklerinin barınmasına engel teşkil eder. Bu gibi temiz olan yerlerde Hamamböcekleri yeter miktarda gıda bulamadıkları gibi ortalıkta çabucak görülürler. Böylece daha başlangıçta bunların büyük bir populasyona ulaşmadan önce yok edilmeleri mümkün olur.
Piyasada Hajnaböceklerini öldürmek üzere pek çok insektisid bulunmaktadır. Ancak dikkatli bir uygulama yapılmadığı takdirde bunların hiçbirisinden başarılı sonuç almak mümkün olmaz. Bu ilaçlardan bir çoğu Hamamböcekleri görüldüğü anda kullanılacak niteliktedir. Ancak gizli yerlerde saklı olanlarını bu gibi ilaçlarla öldürmek mümkün olmadığına göre pek çokları öldürüldüğü halde, böyle yerlerde kalanlar binaları yeniden ve kısa zamanda bulaştırmağa kafi gelirler. Önemli olan husus, her tarafın, özellikle bunların saklandığı gizli yerlerin de iyi şekilde ilaçlanmasıdır.Bunun yapılmadığı yerlerde, Hamamböceklerinin gündüz gizlendiği yerlerle geceleri çıkarak gıda \eya su temin ettiği yerler arasında ilaçlama suretiyle gerekli engellerin meydana getirilmesi gerekir.
Sinonim : Blatta domestica Heb., B. lucifuga Poda, B. tertia Schae, B. europea Bart., Kakerlac castanea Bfcmch., R, imperator Westw., K. pallipes Phil., Periplaneta badia Sauss.
Türkçe ismi : Doğu Hamamböceği, Kara Fatma
Tanımı : Büyük boyda, erkekleri koyu kırmızımsı kahvererengi ve dişileri daha koyu kahverenkte veya siyaha çalar renkte bir türdür. Her ne kadar bazı bireylerde renkler belirli şekilde koyu ise de genellikle renkleri açık kahverenginden koyu siyahımsı kahverengiye kadar değişir. Erkekte ön kanatlar abdomen'in nihayetine erişmez. Buna karşılık dişilerde ön kanatlar daha da küçülmüştür. Bunlarda ön ve arka kanatlar dumura uğramıştır. Erginlerin boylan 18-30 mm arasında değişir.
Yayılışı. : Kozmopolittir. Yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunursa da özellikle Orta, Batı, Güney ve Marmara bölgesindeki büyük şehirlerde yaygın haldedir.
Zararı ve besinleri : Bu türün gıdası çok değişiktir. Çeşitli gıda maddeleri ile beslenirler. Evlerde kitap veya dergilerin yaprak veya ciltlerini, ya da çeşitli diğer kağıtları yerler. Bundan başka evlerdeki mut-

faklarda, lokanta, pastahane veya fırınlarda çeşitli pasta, kek, bisküvi, ekmek ve benzeri gıda maddelerini veya bunların yere düşmüş kırıntılarını yerler. Ayrıca gezdikleri bu gıda maddeleri üzerinde pis bir kokuyu bırakır veya pisliklerini dökerek iğrenilecek şekilde kokuturlar. Bunlar lağımlar ve benzeri yerlerde gezindikleri için buralarda vücutlarına veya ağızlarına bulaştırdıkları çeşitli hastalık mikroplarını da gıda maddelerine bulaştırarak insanlara tüberküloz, kolera, dizanteri, koli, tifo gibi tehlikeli hastalıkların geçmesine ve bunların çabuk şekilde etrafa yayılmasına sebep olur. Bunların asıl önemleri insan ve hayvan sağlığı için büyük tehlike teşkil etmeleridir. Evlerde bulunmaları hiç bir zaman arzu edilmez.
Biyolojisi s Dişiler çiftleştikten sonra (çiftleşme süreleri 0,5-1,5 saat devam eder) ootheca ismi verilen yumurta paketini bulundukları çevrenin durumuna göre, oraya, buraya bırakırlar. Fakat bu bırakış, basit olarak gezdikleri gizli ve sıcak yerlere adeta düşme şeklindedir. Ancak dişiler yumurta paketini bırakmadan önce biıviki gün (en çok bir hafta) . olmak üzere, bir kısmı abdomen'in içinde, bir kısmı da dışarıda durur şekilde beraberinde taşır. Yumurta paketinin genel olarak uzunluğu 1 cm'den biraz fazla olup rengi de kırmızımsı kahveden siyahımsı kahverengine kadar değişir (Şekil 77 B). Ootheca içinde iki sıralı olmak üzere genellikle 16 adet yumurta bulunur. Bununla beraber, bu miktar 14—18 arasında değişebilir. Yumurta paketleri bırakıldıktan sonra 2-3 ay içinde açılıi. 30°G'de yumurtaların açılma süresi 5-6 hafta sürer. Eğer yumurta paketleri serin olan yerlere bırakılmışsa, bu takdirde kışı diapause halinde geçirerek ertesi ilkbaharda açılırlar. Genellikle yumurta paketleri içindeki pek az. sayıda olan bir kısım yumurta inficar edemez. Gelişme süresi tamamlanmış olan yumurtalar açılır, nimfler yumurta paketinin keskin olan tarafını aralamak suretiyle dışarı çıkarlar. Nimfler yumurta paketini terkettikten sonra paket kapanarak eski halini alır, sanki hiç açılmamış bir durum gösterir. Bazan açılması gecikmiş olan yumurtalardan çıkan nimfler ootheca içinde kapalı kalarak ölürler. Bir dişi hayatı boyunca 6-10 kadar yumurta paketi bırakır.
Yeni çıkan nimfler önceleri 5 mm kadar boyda ve beyazımsı renktedir. Zaman geçtikçe renk kahverengine dönüştüğü gibi boyları da artar.
Nimflerin ergin hale geçmesi için geçen zaman, çevrenin sıcaklığına göre çok değişir. Genel olarak nimf dönemi 10-12 ay kadar devam eder. Fakat sıcak olan yerlerde bol gıda da olduğu takdirde bu süre 5 aya kadar inebilir. Buna karşılık-serin yerlerde nimf süresi iki yıla kadar da uzayabilir.
Nimf dönemi miktarı 6-12 arasında değişir. Genel olarak bu miktar erkeklerde 8, dişilerde ise 9'dur, Bazı şartlarda nimf dönemi erkek ve dişilerde 6 adet olmak üzere aynı miktarda da olabilir.
Dişiler ergin hale geçtikten 2-3 hafta sonra (sıcak yerlerde 1-2 hafta) yumurta paketlerini bırakmaya başlar. Bunlar 1-2 hafta aralıklarla yumurta bırakırlar. Erginlerin ömürleri oldukça uzundur. Sıcak yerlerde bu sürenin 2-4 ay olmasına karşılık, serin yerlerde 7 aya kadar uzayabilir.
Erkeklerin bulunmadığı veya az olduğu hallerde dişiler döllenmemiş yumurta da bırakırlar. Bu yumurtalar bazan gelişerek açılır ve nimfler meydana gelir. Ancak bunların hepsinden dişiler hasıl olur. Önemli olan bir husus, bu parthenogenetik bireylerden pek azının ergin hale geçebilme olanağına kavuşmalarıdır.
Ergin ve nimfler gündüzleri sıcak ve karanlık yerlerde gizlenirler. Bunların vücutları yassı oldukları için, duvar yarık veya çatlakları arası, tahta aralıkları, kapı ve pencere kasalarının duvarla bitiştiği yerlerdeki çatlaklar içi, taban tahtaları arası, su ve havagazı boruları arkaları, dolap altları, labavo altları ve bunların duvarla bitişik olan yerleri, kolayca girerek gizlenmelerine elverişlidir. Bu gibi yerlerde gündüzleri gizlenen böcekler karanlık başladıktan sonra çıkarak aktif hale geçerler ve gıda veya su bulmak üzere etrafa dağılırlar. Daha çok binaların rutubetli bodrum katlarında gıda da bol olduğu takdirde fazla çoğalırlar. Apartmanların en üst katlarındaki dairelerde daha az bulundukları dikkati çekmektedir.
Bunlar her ne kadar genellikle binalar ve benzeri yerlerde bulunursa da özellikle yaz aylarında veya sıcak ülkelerde çöplük, lağım, kanalizasyon ve benzeri gibi binalardan uzak yerlerde de barındıkları görülür. Bazı yerlerde bu türe ait bazı formlar mağaralarda da yaşar. *
Bacteria'lardan Vibrio, Micrococcus, Sarcina, Diplococcus, Lactobadllus, Streptococcus, Alcaligenes, Acrobacter, Escherichia, Salmonella, Serratia, Shigella, Pasteurella, Coccobacillus, Bacillus, Mycobacterium, Anthromitus, Spirochaecta, Treponema cinslerine bağlı bazı türler,; Protozoa'lardan Chilomastix, Tric-homonas, Giardia, Lophomonas, Peltomyces, Entamoeba, Endotimax, Gregarina, Haplosporidium, Balantidium gibi cinslere ait türlerle, Nematodlar'-dan Hammerschmidtiella, Leidynema, Gongylonema, Ascaris ve Trichuris gibi gibi cinslere bağlı birçok türlerin B. orientalis'le uzaktan veya yakından ilgili oldukları saptanmış bulunmaktadır (Roth and Willis, 1960). Bunlardan başka birçok Protozoa'lar ile bazı Fungi imperfecti türlerinin de çoğunun, Hamamböcekleri ile ilgileri tesbit edilmiştir.
Savaşı : Hamamböcekleri ile herhangi bir savaşa girişmeden önce yapılacak en önemli iş, bulaşık olan binaları baştan aşağı esaslı şekilde incelemektir. Bu yapılmadığı takdirde bazı kısımlarda bulunan böcekler gözden kaçabilir. Bu da Hamamböceği populasyonunun yeniden meydana gelmesine sebep olur.
Hamamböcekleri adetleri dolayısı ile gece hareket ederler. Bunlar rahatsız edilmedikleri müddetçe ışığa veya aydınlık yerlere çıkmazlar. Bu sebeple gündüzün yapılacak bir inceleme çok defa bunların hakiki bulaşma oranları hakkında fikir vermekten uzak kalır. En iyisi, bulaşık olan binaları incelemek için, iş bittikten ve herkes binaları terkettikten sonra olmak üzere akşam karanlığındaki saatleri seçmek lazımdır. Eğer bu türlü inceleme şekli bazı nedenlerle mümkün değilse, o takdirde bunların bulunduğu yerlere, onları rahatsız ederek çıkarabilmek için pyreth-rum püskürtmelidir. Püskürtme için, şüphe edilen yerlere sineklere karşı kullanılan pyrethrum ihtiva eden herhangi bir aerosol yeterli gelir. Böylece püskürtülen yerlerde bulunan Hamamböcekleri gizlendikleri yerleri derhal terkederek birkaç dakika içinde dışarı çıkarlar. Bu böceklerin bol olarak bulunduğu tahmin ediliyorsa, o takdirde püskürtmeden sonra bunların yerlerini terkederek etrafa yayılmamalan için gerekli tedbirleri de almak gerekir.
Genel olarak B. orientalis ergin ve nimflerihin saklandığı yerler, duvarlardaki çatlak ve yarıklar, mutfaktaki çekmeceler ve dolapların içleri, gaz ocakları, soba veya fırınların altlan, buzdolaplarının motor bölümlerinin iç kısmı veya altları, özellikle sıcak su borularının ışık görmeyen arka tarafları, mutfakta bulunan tabure, sandalye ve masaların alt kısımları gibi yerlerdir. Evin diğer odalarında elbise dolapları ve gardrppların içleri, mobilya altları, taban tahtaları yarıkları içi, kapı, pencere çerçevelerinin duvarla bitiştiği yerlerdeki yarık içleri, asılı resim ve tabloların arka tarafları, kütüphanede kitaplar arası, banyo ve tuvaletlerde lavabo altları, su ve hava gazı borularının arka kısımları da bunların gizlenmelerine uygun yerleri teşkil eder. Bu sebeple binalar savaş yapılmak üzere incelenirken bu gibi kısımların mutlak şekilde gözden geçirilmesi icabeder.
Genel bir kaide olarak ev ve apartmanların her zaman temiz şekilde tutulması, bu gibi yerlerde gerek Hamaböceklerinin gerekse diğer ev böceklerinin barınmasına engel teşkil eder. Bu gibi temiz olan yerlerde Hamamböcekleri yeter miktarda gıda bulamadıkları gibi ortalıkta çabucak görülürler. Böylece daha başlangıçta bunların büyük bir populasyona ulaşmadan önce yok edilmeleri mümkün olur.
Piyasada Hajnaböceklerini öldürmek üzere pek çok insektisid bulunmaktadır. Ancak dikkatli bir uygulama yapılmadığı takdirde bunların hiçbirisinden başarılı sonuç almak mümkün olmaz. Bu ilaçlardan bir çoğu Hamamböcekleri görüldüğü anda kullanılacak niteliktedir. Ancak gizli yerlerde saklı olanlarını bu gibi ilaçlarla öldürmek mümkün olmadığına göre pek çokları öldürüldüğü halde, böyle yerlerde kalanlar binaları yeniden ve kısa zamanda bulaştırmağa kafi gelirler. Önemli olan husus, her tarafın, özellikle bunların saklandığı gizli yerlerin de iyi şekilde ilaçlanmasıdır.Bunun yapılmadığı yerlerde, Hamamböceklerinin gündüz gizlendiği yerlerle geceleri çıkarak gıda \eya su temin ettiği yerler arasında ilaçlama suretiyle gerekli engellerin meydana getirilmesi gerekir.


Comment