fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takım 12. DERMAPTERA

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Takım 12. DERMAPTERA

    Takım 12. DERMAPTERA
    Takım isminin kökü Yunanca bir kelimedir ve deri kanatlılar anlamına gelir. Çünkü bu böcek türlerinde ön kanatlar deriye benzer yapıdadır. İngilizce Earwigs; Almanca Ohrwürmer; Fransızca ise Forficules, Perce-oreilles gibi isimler verilir. Türkçe olarak Deri Kanatlılar ismiyle tanı­nır. Halk arasında Kulağa Kaçanlar ismiyle bilinir.
    GENEL VÜCUT YAPILARI
    Küçükten orta boya kadar değişen büyüklükteki böcek türlerini kap­sar. Boylan 4,5-55 mm arasında değişir. Vücutları uzunca ve üstten basıktır. Vücut örtüsü sert ve düz, veya hafif pürtüklüdür. Baş prognath, küçük, yuvarlak ve geniş olup üstte (Y) şeklinde dikiş bulunur. Ağız par­çaları tipik şekilde ısıncı-çiğneyicidir. Bunlar genel olarak Orthoptera tür-lerininkine çok benzer. Labium ve ligula iki loblu, maxilla palpus'ları 5, labium'a ait palpuslar 3 segmentlidir. Bileşik gözler orantılı olarak küçük, ocelli genellikle küçülmüş, veya bazan hiç yoktur. Antenler yandan, man-dibula segmentleıinin ön kısmına yerleşmiş olup iplik şeklinde, bazan ha­fif olarak yassı, pedicel kaide olarak kısa, genişliği uzunluğundan fazladır. Segment sayısı genellikle 8-24 atasında değişir, nadiren 50 seğmendi ola­bilir. Thorax iyi gelişmiş, pronotum büyük ve kalkan biçiminde, dörtgen veya dikdörtgene kadar değişen şekillerde, fakat köşeleri yuvarlak, disk kısmı genellikle kenarlardan daha koyu renktedir. Metaportnotum 1. ab­domen tergite'i ile birleşmiştir. Ön kanatlara tegmina ismi verilir. Bunlar mevcut olduğunda karakteristik olarak her zaman kısa, abdomen'den daha kısa, uç kısımları yuvarlakça, sert-derimsi yapıda ve damarsızdır. Arka kanatlar (mevcut olduğunda) çok defa kuvvetli şekilde kısalmış, en çok tegmina ucuna kadar uzanır, veya bunlar bazan tam olarak geliş­miş haldedir. Normal hallerde arka kanatlar tegmina altına katlı olarak durur ve bazan onları taşar. Bunlar açıldığında veya böcek uçuş duru­munda iken yelpaze şeklinde açılır ve yarım daire şeklini alır. Üzerlerinde hafif damarlar bulunur. Forficula auricularia'da olduğu gibi bazı türlerde bunlar böceğin uçmasına yardım eder. Birçok türlerde kanatlar bulun­maz veya bunlar çok küçülmüşlerdir

    Bacaklar az veya çok kısa, kalın yapıda ve yürümeye elverişli şekilde gelişmiştir. Bunlar aynı şekilde süfatli olarak koşmaya ve tırmanmaya elverişli yapıdadırlar. Genel yapıları birbirlerine benzerlerse de ön bacak-lardaki femur'lar diğer bacaklara oranla daha kalındır. Goxa'Iar birbir­lerinden oldukça ayrıdır. Femur'lar ve tİbia'larda diken bulunmaz. Ti-bia'lar uçta fırça şeklinde tüylere sahiptir. Tarsus'lar her zaman 3 seg-mentli; 1. segment 3.'sü kadar veya ondan daha uzun, 2. segment ise kı­sadır. 2. segment silindir veya kalp şeklindedir. 3. segmentin ucunda bir çift kuvvetli tırnak bulunul. Genellikle pulvilli yoktur. Abdomen uzun­ca, az veya çok kahn, elastiki yapıda ve 11 segmentten oluşur. 1. segroent metathorax'a birleştiği ve sonuncu segment de çok küçülmüş olduğu için 9 veya 10 segment varmış gibi görülür. Birçok türlerde teıgitlerde koku bezleri bulunur. Abdomen'in ucuna cerci'nin değişikliğe uğramasıyla meydana gelmiş olan bir çift kuvvetli, ve genellikle kalın uzantılar bulu­nur ki bunlara kıskaç adı verilir. Normal olarak bu organ basit yapıda ve segmentsizdir. Buna karşılık bazı türlerin nimflerinde kıskaçlar segmentli olabilir. Bunların şekilleri ve büyüklükleri türlere ve gruplara göre çok


    değişir. Her zaman erkeklerde dişilerden daha büyük ve kuvvetli olarak bulunur. Eğer abdomen kıvrılma kıskaçlar da otomatik olarak açılır. Buna rağmen diğer durumlarda da böcek bunları açabilmektedir. Bu organın görevi tam olarak bilinmemektedir. Bununla beraber Harz und Kaltenbach (1976)'a göre, böcek bunları kanatlarının açılmasında ve katlanmasında kullanmaktadıı. Diğer bazı araştırıcılara göre ise avla­rına batırarak öldürmede, kendilerini korumada, veya çiftleşme esnasın­da kullanmaktadır. Mamafih böceğin bunları yerine göre bu görevleri yapmak üzere kullandığını kabul etmek hatalı sayılmaz. Kulağa kaçan­ların tahrik edildiklerinde genellikle abdomenlerinin uç kısımlarını kal­dırıp geriye doğru bükerek kıskaçlarını da açmak suretiyle saldırgan bir duruma geçtikleri görülmektedir ki bu durum, kıskaçların bir çeşit sa­vunma aracı olduğunu göstermektedir. Bir Dermaptera türüne ait genel vücut parçaları Şekil 84'de gösterilmiştir.
    genel biyolojiler! ve davranışları
    Halk arasında bu böcekler hakkında bazı yanlış düşünceler bulun­maktadır. Örneğin birçok yerlerde bu böceklerin uyumakta olan kim­selerin kulakları içine girdiğine inanılır. Bu sebeple de halk arasında Kulağa Kaçanlar ismi verilmiştir. Aslında geceleri hareket eden bu bö­ceklerin, gündüzleri ışık görmeyen kuytu ve karanlık yerlerde saklandık­ları için, bu arada çok ender olaiak kulak içine girmeleri bir rastlantıdan ibarettir. Bu sebeple bu böceklerin, özel şekilde insan kulağını aramaları ve oraya girerek saklanmalaıı söz konusu değildir. Bu böcekler hakkın­daki yanlış olan diğer bir düşünce de bu böceklerin zehirli olduğuna ina­nılmasıdır. Daha önce de belirtildiği gibi, bunların tahrik edildiklerinde abdomenlerini yukarıya kaldırıp geriye de bükerek kıskaçlarını açmak suietiyle saldırgan bir durum almaları, sanki kıskaçlarını her an batırıp zehir akıtacakmış gibi bir tavır almalarından halk arasında bu gibi yan­lış bir fikrin doğmasına sebep olmuştur. Halbuki bu böceklerde zehir keseleri yoktur. Bu böceklerin böyle bir hal almalarından ötürü olacak, halk arasında bazan bu böceklere «Kocakarı İğnesi» ismi de verilmekte­dir.
    Kulağa kaçanlar karada yaşayan ve geceleri hareket eden böcekler­dir. Bunlar gündüzleri taş altlan, toprak yarıkları arası, ağaç kabukları­nın altı, bitki sakları veya gövdelerindeki delikler içi, ya da kıvrılmış, kuru veya taze yaprakların içleri ve benzeri yerleıde gizlenirler.
    Yumurtaları açık renkte, chorion'un üzeri düz ve

    Genel bir kaide olarak nimfler 5 dönem geçirdikten sonra ergin hale ge­çer. Ancak bazı türlerin 4 nimf dönemi geçirdikten sonra ergin oldukları da görülür. Çoğu türler yılda bir nesil verir. Kışı yumurta, nimf veya er­gin halde geçirirler. Başkalaşmaları tam değildir.
    Bu böceklerde görülen çok ilginç bir durum da dişilerin yumurtalar üzerinde adeta kuluçkaya yatar biçimde uzanması ve açılıncaya kadar onlara bakmasıdır. Bu davranış özellikle Cheluridella, Anechura ve Forfi-cula gibi cinslere bağlı türlerde görülür. Kışın doğada taşlar kaldırılıp altlarına bakıldığı zaman, çok defa onlar? bu durumda görmek mümkün­dür (Şekil 85). Dişiler, hatta yumurtalar açıldıktan sonra bile genç nimf-lere bir süre daha gözcülük ve koruma görevi yaparlar ki bu davranış diğer pek az böcek gruplarında görülür.
    Genel olarak omnivor böceklerdir. Bazı türleri bitkilerle, diğer bazı­ları ayrışmakta olan bitkiler, veya bitkilerin ölü organlarında beslenir. Genellikle sıcak bölgelerde yaşayan türler carnivor, serin yerlerde yaşayan­lar da herbivor'dur. Pek az olan bazı türler predatördür. Örneğin, Labi-duridae ve Pygidicianidae (bu familyaya bağlı türler özellikle Tropik bölgelerde yaşar) familyalarına bağlı bazı türler Yaprak Bitleri, Cücadel-lid'ler veya yapraklarda galeri açan böceklerin larvalanyla beslenirler. Ancak bu gibi türlerin biyolojik savaşta etkileri yok denecek kadar azdır. Bazı türleri Sıçanlar ve Yarasalar'da ektoparazit olarak yaşar.
    SINIFLANDIRILMASI
    Dermaptera ismi ilk defa De Geer tarafından 1773 yılında kullanılmış­tır. Daha sonra Dumenil, bu böceklete Labidoures (Labidura) ismini vermiş, Wtstwood ise bunları Euplextoptera ismi altında toplamıştır. Daha sonra bunlar, uzun yıllar Orthoptera takımı içinde Forficulidae ismi altında bir tek familya halinde incelenmiştir. Bugün dahi birçok araştırıcıların bu böcekleri çeşitli şekillerde sımflandıımaya tabi tuttuklan görülmektedir. Bu sebeple bu takımın sınıflandırılmasıyla ilgili halen
    araştırıcılar arasında kabul edilniş genel bir prensip yoktur. Bununla
    beraber araştırıcılar arasındaki anlaşmazlıkların esas kaynağı Hemime-
    rina türleıinin bu takım içinde incelenip incelenemeyeceği üzerine top­
    lanmaktadır. Mamafih Giles (1974), bu durumu morfolojik, sitolojik,
    embriyolojik, filogenetik ve biyolojik yönlerden inceleyerek Hemimerina
    türlerinin Dermaptera içinde bir alttakım halinde incelenmesi gerektiğini
    ortaya koymuş bulunmaktadır. Bu sebeple bu takımın en son sınıflandırıl­
    ması Hemimerina, Arixenina ve Forficulina olmak üzere 3 alttakıma
    ayrılarak yapılmaktadır. Nitekim Richards and Davies (1977) de bu şe­
    kilde bir sınıflandırmayı takip etmektedir. Bu söz konusu alttakımlardan
    ilk ikisi, türleri az olan küçük alttakımlardır. 1. 'sine ait türler Sıçanlarda,
    2.'sine ait olanlar ise Yarasalar'da ektoparazit olarak yaşarlar. Yurdu­
    muzda bu takımlara ait temsilci bulunmamaktadır. Türleri özellikle En­
    donezya ve Afrika'da bulunur. ,
    Ülkemiz için önemli türler yalnızca Forficulina alttakımı içinde bu­lunduğu cihetle burada yalnızca bu grup ele alınmıştır.
    Dünya üzerinde Dermaptera takımına bağlı yaklaşık 1300 kadar tür bulunmaktadır. Batı Palearktik bölgede 27 cinse bağlı 40'a yakın tür bulunur. Yurdumuzda ise 5 cinse bağlı 10'dan fazla türü bilinmektedir

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -1 - Prof Dr. Niyazi LODOS


Working...
X