fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takım : PSOCOPTEKA

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Takım : PSOCOPTEKA

    Takım : PSOCOPTEKA
    Kelimenin kökü Yunanca'dan gelir ve bu, böceklerin kemirici âdet­lerine izafeten verilmiştir. Türkçe olarak kitap bitleri, kabuk bitleri veya toz bitleri gibi isimler, ingilizce terimlerin tercümesi şeklinde di­limize geçmiştir. Psocoptera türleri bu isim altında takım olarak ilk defa 1904 yılında Shipley tarafından tanınmıştır.
    Uzunca, silindir şeklinde veya kısa, tıknaz biçimde vücut yapısına sa­hip türleri kapsar. Türlerinin çoğunun boyu 4-7 mm uzunlukta olup derileri yumuşak ve üzerleri düzdür. Genel olarak esmerimsi renktedir-ler. Bununla beraber sarı, gri, siyah ve hatta yeşil renkte olan türlerine de rastlanır.
    Baş büyük, serbest, üzerinde az veya çok belirli Y şeklinde bir dikiş bulunur. Ağız parçalan ısınci-çiğneyici tipte olup başın ön kısmına ya­tay biçimde yerleşmiştir. Petek gözler genellikle büyük, şişkin fakat çok defa 7-8 ommatidia'dan meydana gelmiştir. Ocelli, kanatsız olan formlar­da yok, kanatlı olanlarında ise üç tane olarak bulunur. Antenleri uzun iplik şeklinde ve 12-50 segmentten oluşur. Çoğu 12 segmentlidir. Pror thorax, kanatlı olan türlerde büyük oranda küçülmüş ve adeta bir boyun şekline dönüşmüştür. Meso ve metathorax daha büyük olup bunlar ayrı veya bitişik olarak bulunabilir. Kanatlar yok veya olduğunda iki çifttir. Arka kanatlar genellikle ön kanatlardan daha küçüktür. Bunlar zar şek­linde olup az, fakat belirgin damarlara sahiptir. Kanatlar kullanılmad:ğı zaman, yani istirahat halinde iken vücut üzerine az çok çatı yapacak şe­kilde katb olarak durur. Bazı türlerde vücut ve kanatlar üzerinde Lepi-dopter'lerinkinden değişik formda olan pulcuklar bulunabilir. Bacaklar normal olarak silindir şeklinde olup birbirlerine benzerler. Femur'lar ba­zı türlerde oldukça büyümüştür. Tarsus'lar iki veya üç segmentlidir. Nihayetleri bir çift tırnakla son bulur.
    Yumurtaları çok defa uzunca oval şekilde, üzeri daz veya pürüzlü olup açık veya koyu renkte, ya da beneklidir. Çoğunlukla bunlar ağ şeklinde veya üzerleri sonradan sertleşen bir sıvı ile örtülür. Ayrıca da üzerleri toz parçacıkları veya kırıntılarla da ka.plı olabilir. Yumurtalar tek tek veya 20-130 arasında bulunan kümeler halinde bırakılır. Bazı türler egeysiz çoğalabilir. Kanatlı türlerin çoğu altı, kanatsız olan türlerin çoğu ise beş nimf dönemi geçirdikten sonra ergin hale geçerler.

    Türlerin çoğu açıkta, yani doğada yaşar. Burada ağaç ve ağaççıkların kabuk, yaprak ve sürgünleri üzerinde, ya da taş, kabuk altlarında, bazan da kuş, karınca., an ve bazı kemiricilerin yuvaları içinde bulunurlar. Be­sinleri çok değişiktir. Her çeşit bitkisel ve hayvansal artıklar, algler, liken­ler, funguslar, polen tozları, tohumlar ve ağaç kabuklan gibi maddeler besinlerinin başlıce.ls.nni teşkil eder. Bazı türleri binalar içinde yaşar. Bun­lar kitap ve kâğıtlar arasında bulunur ve kita.p ciltlerini yer. Bundan baş­ka un, yemek artıkları ve benzeri maddelerle de beslenirler. Her ne kadar kâğıtlan yedikleri söylenmekte ise de bazı türleri bunlar üzerindeki fun-guslarla beslenir ve kâğıt yediği zannedilir. Bazı türleri bitkilerde beslenir ve onlarda zararlı olabilir. Bundan başka müzelerde böcek kolleksiyonları ile herbaryum materyallerine saldıran türleri de va.rdır. Toz bitlerine ait bazı türler, bunlardan başka bulunduğu ortamdaki mikrop veya fun-gus sporlarını vücutlarındaki kıllara yapıştırarak gittikleri yerlere bulaş­tırır ve böylece bazı hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Bazı türleri ağ altlarında toplu halde yaşarlar. Kanatlı olan türler hareketli olup her zaman uçmaya hazır durumdadır. Bunlar rahatsız edildiklerinde süratle. ve kolaylıkla uçarlar. Çok küçük oldukları için rüzgârlar bunları uzak mesafelere kolaylıkla götürür. Evlerde görülen türler ender olarak zarara sebep olabilir. Ancak evlelrde az da olsa görülmeleri, özellikle ev hanım-lannın, huzurunu kaçırır.
    Bireyler arasında sexual dimorfizm görülür. Örneğin, antenlerin erkek­lerde daha sık ve uzun tüylü, gözlerin daha büyük ve bazan da yuvarlak oluşu gibi. Ayrıca dişilerde kanatlar küçülmüş halde, ya da hiç bulunmaz. Eşeyli ya da parthenogenetik şekilde çoğalırlar.
    Psocoptera türleri iki veya üç alttakıma ve bunlar da bir çok famil­yalara ayrılarak incelenirler. Türlerinin çoğu tropik ve subtropik bölge­lerde yaşar.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Working...
X