Pediculus capüis De Geer
Türkçe ismi : Baş biti
Tanımı :Vücut öncekine oranla daha kısadır. V - VIIPci abdomen segmentlerine ait paratergal levhalar daha fazla gelişmiş olup segment-ler arası çentiklere ulaşır. Dişilerde levha daha küçüktür. Bunun ön kenarındaki girinti az derindir. Erkek ve dişiler hemen hemen aynı boydadır. Vücut önceki türden daha küçüktür. Vücut uzunluğu 2.3-2.4 mm' dir.Genellikle insanların başında bulunur. Fakat bazan kaş, sakal vs. gibi sık kıllı diğer vücut kısımlarında da bulunabilir.
Önemi : insanların çoğu tarafından iğrenç olarak nitelenen vücut ve baş bitleri, tarihi zamanlardan beri onlara en yakın yaratıklar olmuşlardır, özellikle harp zamanlarında cephelerdekj askerler arasında yaygın olarak görüldükleri kayıtlardan anlaşılmaktadır. Barış zamanında ise daha, çok hapishaneler, işçi kampları, şehirlerde ayak takımlarının bulunduğu ve sağlık kaidelerinin hiçe sayıldığı yerlerde yaygın şekilde bulunmaktadır.
însan bitlerinin sokup emmesi sonucu deri tahriş olur ve saldırıya uğranılan yeri kaşımamak imkânsız., hale gelir. Ayrıca ergin ve nimflerin vücutta ve başta gezinmeleri insanı son derece rahatsız eder ve bu da ayrıca kaşınmalara neden olur. Kaşınılan yerler daha sonra Strepfococcus'la,-nn enfeksiyonuna açık kalır. Kaşınılan yerlerde yaralar ve kabarcıklar meydana gelir, deri kalınlaşır, daha sonra bronz veya bakır rengini alır. Başta ise kepek ve kabuklar meydana gelir. Bu türlü simptomlara genellikle pediculose ismi verilir. Bitlerin asıl tehlikesi, bunların insanlarda Rickettsia proıcazeki'r&n sebep olduğu relapsing'fevei* ile Borelia (= Spirochaeta) recurrentis'in neden olduğu typhus £ev©î? hastalıklarının taşıyıcısı ve yayıcısı olmasıdır. Birinci Dünya Savaşında bitlerin yaydığı tifüs hastalığı nedeni ile bir kaç milyon kişi ölmüştür. Yalnızca Yugoslavya'da o zaman toplam 150 binden fazla insanın bu hastalıktan öldüğü kaydedilmiştir. Tifüs, insan bitinin olmadığı yerlerde son derece ender görülür. Hastalık, ya tifüs mikrobunu havi bitin sokup-emmesi, ya mikroplu bitin emdiği yerde ezilmesi, ya da bulaşık bitin vücut sıvısı veya pisliği ile bulaşık olan tırnağın bir yeri kaşıması ile bulaşır.
Yayılışı : Vücut ve baş bitleri dünyanın hemen her tarafına yayılmıştır. Hemen hemen bütün insan ırklarında bulunur. Tropik bölgelerde vücut biti diğer yerlere oranla daha az bulunur. Sebebi ise bu bölgelerde insanların daha az elbise giymesi ve belki de sıcaklığın yüksek olmasıdır.
Biyolojileri : Baş biti saçlarda ve baş derisi üzerinde bulunur. Yumurtalarını saç ve kıllara özel şekilde yapıştırır. Bazan saç, sakal ve bıyıklarda da bulunduğu görülür. Vücut biti ise iç çamaşırlarında bulunur ve yalnızca beslenmek için vücudu seçer. îç çamaşırların ise dikiş aralarına gizlenir, yumurtalarını da dikiş aralarına ve üzerine bırakır. Her iki tür de insanlarda bülün yıl boyunca bulunursa da daha çok kışın görülür veya fazla bulunur. Bundan başka sıcak yerlerde ve kalabalık halde yaşayan insanlarda, havasız yerlerde yaşayan kimselerle, pis ve gayri sıhhi yerlerde yaşayanlarda daha çok görülür, insanlarda yılın herhangi bir zamanında ve herhangi bir döneminde tesadüf edilir. Baş biti insanlarda, kulakların arka tarafındaki bölgeler ile ense köklerinde daha çokgörülür. Yumurtaları takriben 1 mm kadar uzunlukta ve oval olup beyazımsı renktedir. Bunlar uygun şartlarda bir hafta içinde açılır. Çıkan nimfler hemen beslenmeye başlar. Bunların günde ortalama 2-6 defa beslendikleri tespit edilmiştir. Ergin oluncaya kadar üç gömlek değiştirir ve nimf dönemi bir hafta ile bir ay arasındadır. Bir dişi günde ortalama 8-10 yumurta bırakır. Bir baş biti dişisi, hayatı boyunca ortalama 50-100 arasında yumurta bırakmasına karşılık bir vücut biti dişisi 200-300 yumurta bırakır. Vücut biti rutubetli olan ça.maşırlarda insandan uzak olmaic şartı ile bir ay kadar yaşayabilir. Bu, yumurta, nimf veya ergin halde olabilir. Baş biti ise vücuttan uzak olarak uzun süre yaşayamaz. Hele düşük ısı derecelerine karşı daha duyarlıdır. Bitler, bitli kişilerle direkt temaslarla veya onların tarak, çamaşır, elbise, yatak vs. gibi eşyaları ile teması halinde etrafa yayılırlar.Savaşı s Normal temizlik koşullarında bu böcekler insanlarda kolaylıkla çoğalamazlar. Bu nedenle vücut, baş ve çamaşırlar temiz tutulduklarında kolaylıkla kontrol altına alınırlar, ikinci dünya savaşında bitlere karşı % 10 toz DDT kullanılması bu zararlıya karşı savaşta büyük bir başarı sağlamış ve bir çok ülkelerde bit problemi hemen hemen ortadan kalkmıştır. Ancak Kore savaşında bitlerin DDT'ye karşı mukavemet kazandığı görülmüştür. Daha sonra Lindane'la savaşı yapılmıştır. Ancak vücut bit'erine karşı en etkili savaş, bitle bulaşık olan çamaşırların methylbromide ile fümige edilmesi veya bunların yüksek ısı derecelerinde tutulmaları ile sağlanmaktadır. Bu arada bitle bulaşık oda veya binaların da fümige edilmeleri,, gerekli diğer ilâç ve tedbirlere de baş vurulması gerekmektedir.
însan bitlerinin biyolojileri, savaşlar] ve diğer hususlarda daha fazla bilgi almak isteyenler Neveu-Lemaire (1938), Mimioğîu (1958) ve Oy-tun (1961) gibi eserlere baş vurabilirler.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Türkçe ismi : Baş biti
Tanımı :Vücut öncekine oranla daha kısadır. V - VIIPci abdomen segmentlerine ait paratergal levhalar daha fazla gelişmiş olup segment-ler arası çentiklere ulaşır. Dişilerde levha daha küçüktür. Bunun ön kenarındaki girinti az derindir. Erkek ve dişiler hemen hemen aynı boydadır. Vücut önceki türden daha küçüktür. Vücut uzunluğu 2.3-2.4 mm' dir.Genellikle insanların başında bulunur. Fakat bazan kaş, sakal vs. gibi sık kıllı diğer vücut kısımlarında da bulunabilir.
Önemi : insanların çoğu tarafından iğrenç olarak nitelenen vücut ve baş bitleri, tarihi zamanlardan beri onlara en yakın yaratıklar olmuşlardır, özellikle harp zamanlarında cephelerdekj askerler arasında yaygın olarak görüldükleri kayıtlardan anlaşılmaktadır. Barış zamanında ise daha, çok hapishaneler, işçi kampları, şehirlerde ayak takımlarının bulunduğu ve sağlık kaidelerinin hiçe sayıldığı yerlerde yaygın şekilde bulunmaktadır.
însan bitlerinin sokup emmesi sonucu deri tahriş olur ve saldırıya uğranılan yeri kaşımamak imkânsız., hale gelir. Ayrıca ergin ve nimflerin vücutta ve başta gezinmeleri insanı son derece rahatsız eder ve bu da ayrıca kaşınmalara neden olur. Kaşınılan yerler daha sonra Strepfococcus'la,-nn enfeksiyonuna açık kalır. Kaşınılan yerlerde yaralar ve kabarcıklar meydana gelir, deri kalınlaşır, daha sonra bronz veya bakır rengini alır. Başta ise kepek ve kabuklar meydana gelir. Bu türlü simptomlara genellikle pediculose ismi verilir. Bitlerin asıl tehlikesi, bunların insanlarda Rickettsia proıcazeki'r&n sebep olduğu relapsing'fevei* ile Borelia (= Spirochaeta) recurrentis'in neden olduğu typhus £ev©î? hastalıklarının taşıyıcısı ve yayıcısı olmasıdır. Birinci Dünya Savaşında bitlerin yaydığı tifüs hastalığı nedeni ile bir kaç milyon kişi ölmüştür. Yalnızca Yugoslavya'da o zaman toplam 150 binden fazla insanın bu hastalıktan öldüğü kaydedilmiştir. Tifüs, insan bitinin olmadığı yerlerde son derece ender görülür. Hastalık, ya tifüs mikrobunu havi bitin sokup-emmesi, ya mikroplu bitin emdiği yerde ezilmesi, ya da bulaşık bitin vücut sıvısı veya pisliği ile bulaşık olan tırnağın bir yeri kaşıması ile bulaşır.
Yayılışı : Vücut ve baş bitleri dünyanın hemen her tarafına yayılmıştır. Hemen hemen bütün insan ırklarında bulunur. Tropik bölgelerde vücut biti diğer yerlere oranla daha az bulunur. Sebebi ise bu bölgelerde insanların daha az elbise giymesi ve belki de sıcaklığın yüksek olmasıdır.
Biyolojileri : Baş biti saçlarda ve baş derisi üzerinde bulunur. Yumurtalarını saç ve kıllara özel şekilde yapıştırır. Bazan saç, sakal ve bıyıklarda da bulunduğu görülür. Vücut biti ise iç çamaşırlarında bulunur ve yalnızca beslenmek için vücudu seçer. îç çamaşırların ise dikiş aralarına gizlenir, yumurtalarını da dikiş aralarına ve üzerine bırakır. Her iki tür de insanlarda bülün yıl boyunca bulunursa da daha çok kışın görülür veya fazla bulunur. Bundan başka sıcak yerlerde ve kalabalık halde yaşayan insanlarda, havasız yerlerde yaşayan kimselerle, pis ve gayri sıhhi yerlerde yaşayanlarda daha çok görülür, insanlarda yılın herhangi bir zamanında ve herhangi bir döneminde tesadüf edilir. Baş biti insanlarda, kulakların arka tarafındaki bölgeler ile ense köklerinde daha çokgörülür. Yumurtaları takriben 1 mm kadar uzunlukta ve oval olup beyazımsı renktedir. Bunlar uygun şartlarda bir hafta içinde açılır. Çıkan nimfler hemen beslenmeye başlar. Bunların günde ortalama 2-6 defa beslendikleri tespit edilmiştir. Ergin oluncaya kadar üç gömlek değiştirir ve nimf dönemi bir hafta ile bir ay arasındadır. Bir dişi günde ortalama 8-10 yumurta bırakır. Bir baş biti dişisi, hayatı boyunca ortalama 50-100 arasında yumurta bırakmasına karşılık bir vücut biti dişisi 200-300 yumurta bırakır. Vücut biti rutubetli olan ça.maşırlarda insandan uzak olmaic şartı ile bir ay kadar yaşayabilir. Bu, yumurta, nimf veya ergin halde olabilir. Baş biti ise vücuttan uzak olarak uzun süre yaşayamaz. Hele düşük ısı derecelerine karşı daha duyarlıdır. Bitler, bitli kişilerle direkt temaslarla veya onların tarak, çamaşır, elbise, yatak vs. gibi eşyaları ile teması halinde etrafa yayılırlar.Savaşı s Normal temizlik koşullarında bu böcekler insanlarda kolaylıkla çoğalamazlar. Bu nedenle vücut, baş ve çamaşırlar temiz tutulduklarında kolaylıkla kontrol altına alınırlar, ikinci dünya savaşında bitlere karşı % 10 toz DDT kullanılması bu zararlıya karşı savaşta büyük bir başarı sağlamış ve bir çok ülkelerde bit problemi hemen hemen ortadan kalkmıştır. Ancak Kore savaşında bitlerin DDT'ye karşı mukavemet kazandığı görülmüştür. Daha sonra Lindane'la savaşı yapılmıştır. Ancak vücut bit'erine karşı en etkili savaş, bitle bulaşık olan çamaşırların methylbromide ile fümige edilmesi veya bunların yüksek ısı derecelerinde tutulmaları ile sağlanmaktadır. Bu arada bitle bulaşık oda veya binaların da fümige edilmeleri,, gerekli diğer ilâç ve tedbirlere de baş vurulması gerekmektedir.
însan bitlerinin biyolojileri, savaşlar] ve diğer hususlarda daha fazla bilgi almak isteyenler Neveu-Lemaire (1938), Mimioğîu (1958) ve Oy-tun (1961) gibi eserlere baş vurabilirler.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

