Cercopis sanguinolenta Scop.
Tanımı : Vücut siyah ve mavimsi madensel parıltılıdır. Hemielytra kırmızı desenlidir; clavus'un kaidesinden itibaren yarısı, corium'un ortasındaki lekeler ve nihayete yakın olan bant kırmızı renktedir. Femur'-lann her tarafı siyah renktedir. Vücut uzunluğu 8-10 mm'dir.
Yurdumuzda pek ender olarak tesadüf edilen bu tür, Güney ve Orta Avrupa'da yayılmıştır. Ergin ve nimflerine muhtelif bitkilerde tesadüf edilirse de ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt bulunmamaktadır.
Cercopis intermedia Kirschb.
Tamını s Genel rengi, desen ve boyu önceki türe çok benzer ve bir çok hallerde onunla karıştırılır. Hattâ yakın zamana kadar bu tür C. sanguinolenta'nm varyetesi olarak biliniyordu. Ancak şimdi ayrı ve geçerli bir tür olduğu saptanmıştır. Bu iki türü ayıran en önemli özellik C. intermedia'da. başın Önde daha yuvarlakça ve pronotum'un daha da büyük olmasıdır. Ayrıca' femur'larm nihayet yarısı ile tibia'larm kaideleri kırmızımsı renktedir.
Yayılışı : Bulunduğu yerler hemen hemen önceki türde olduğu gibidir. Ancak önceki tür yurdumuzda pek ender bulunduğu halde bu ikincisi daha bol ve yaygın olarak görülmektedir.
Zararı ve biylojisi de önceki türde olduğu gibidir.
Cercopis cinsine ait yurdumuzda bulunan diğer bir tür de C. vulnerata Rossi'dir. Daha çok Marmara bölgesinin bazı kesimlerinde rastlanan bu tür öncekilerden daha az önemlidir.
Neophilaenus campestris Fail.
Tanımı : Vcrtex ve alma ait sclerite çok uzun değil, bu sclerite'in
uzunluğu çok defa genişliği kadardır. Clypeus'un önü esmer olup her iki
tarafında enine açık çizgi bulunur. Antenin çıktığı yerin etrafı koyu le
keli, yüz ve vertex arasındaki derin çizgi açık renkte ve dar olarak koyu
kenarlıdır. Vücudun ön kısmı kırmızı-esmer renkte; ön kanatlar açık
kahverenkte, costa'ya yakın kenarda iki adet açık renkli leke bulunur.
Vücut uzunluğu 4-6 mm'dir.
Bu tür genellikle otumsu bitkilerde tesadüf edilir. Yurdumuzda daha çok Batı Anadolu kesiminde yayılmıştır, fakat ender olarak görülür. Ekonomik değeri yoktur.
Neophilaenus cinsine ait yurdumuzda JV. minör Kirschb. isminde diğer bir tür daha bulunmakta ise de bu da önemli değildir.
Aphrophora salicina Goeze
Sinonim : ——— salicis Dcg.
Ön kanatları üniform olarak yeşilimsi sarı renkte ve siyahımsı noktalara sahip bir türdür. Damarlar kaide kısmında açık, uca ait 2/3'ünde ise koyu renktedir. Clypeus'un nihayet kısmında paralel iki carina bulunur. Vertcx'in arka kenarında, üstü kaygan şişkinlik vardır. Vücut uzunluğu 8.5-11.0 mm'dir.
Söğütlerde bulunan bu tür yurdumuzda yaygın olarak bulunmakta ise de ekonomik değeri yoktur.
Aphrophorü cinsine bağlı yurdumuzda bulunan diğer türler A. alnı Fail. (Şekil 38), A. corticea Germ. ve A. exoleta Horv.'dır. Bunlardan en yaygın ve bol olarak bulunan tür A. ahi olup ergin ve nimflerine Doğu Karadeniz bölgesinde, özellikle fındık ağaçlarında bol olarak tesadüf edilir. Diğer bölgelerde bu türe muhtelif ağaç ve ağaççıklarda rastlanır. Yukarıda bildirilen türlerden başka Cercopidae familyasına ait yurdumuzda beş tür daha bulunmaktadır
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Tanımı : Vücut siyah ve mavimsi madensel parıltılıdır. Hemielytra kırmızı desenlidir; clavus'un kaidesinden itibaren yarısı, corium'un ortasındaki lekeler ve nihayete yakın olan bant kırmızı renktedir. Femur'-lann her tarafı siyah renktedir. Vücut uzunluğu 8-10 mm'dir.
Yurdumuzda pek ender olarak tesadüf edilen bu tür, Güney ve Orta Avrupa'da yayılmıştır. Ergin ve nimflerine muhtelif bitkilerde tesadüf edilirse de ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt bulunmamaktadır.
Cercopis intermedia Kirschb.
Tamını s Genel rengi, desen ve boyu önceki türe çok benzer ve bir çok hallerde onunla karıştırılır. Hattâ yakın zamana kadar bu tür C. sanguinolenta'nm varyetesi olarak biliniyordu. Ancak şimdi ayrı ve geçerli bir tür olduğu saptanmıştır. Bu iki türü ayıran en önemli özellik C. intermedia'da. başın Önde daha yuvarlakça ve pronotum'un daha da büyük olmasıdır. Ayrıca' femur'larm nihayet yarısı ile tibia'larm kaideleri kırmızımsı renktedir.
Yayılışı : Bulunduğu yerler hemen hemen önceki türde olduğu gibidir. Ancak önceki tür yurdumuzda pek ender bulunduğu halde bu ikincisi daha bol ve yaygın olarak görülmektedir.
Zararı ve biylojisi de önceki türde olduğu gibidir.
Cercopis cinsine ait yurdumuzda bulunan diğer bir tür de C. vulnerata Rossi'dir. Daha çok Marmara bölgesinin bazı kesimlerinde rastlanan bu tür öncekilerden daha az önemlidir.
Neophilaenus campestris Fail.
Tanımı : Vcrtex ve alma ait sclerite çok uzun değil, bu sclerite'in
uzunluğu çok defa genişliği kadardır. Clypeus'un önü esmer olup her iki
tarafında enine açık çizgi bulunur. Antenin çıktığı yerin etrafı koyu le
keli, yüz ve vertex arasındaki derin çizgi açık renkte ve dar olarak koyu
kenarlıdır. Vücudun ön kısmı kırmızı-esmer renkte; ön kanatlar açık
kahverenkte, costa'ya yakın kenarda iki adet açık renkli leke bulunur.
Vücut uzunluğu 4-6 mm'dir.
Bu tür genellikle otumsu bitkilerde tesadüf edilir. Yurdumuzda daha çok Batı Anadolu kesiminde yayılmıştır, fakat ender olarak görülür. Ekonomik değeri yoktur.
Neophilaenus cinsine ait yurdumuzda JV. minör Kirschb. isminde diğer bir tür daha bulunmakta ise de bu da önemli değildir.
Aphrophora salicina Goeze
Sinonim : ——— salicis Dcg.
Ön kanatları üniform olarak yeşilimsi sarı renkte ve siyahımsı noktalara sahip bir türdür. Damarlar kaide kısmında açık, uca ait 2/3'ünde ise koyu renktedir. Clypeus'un nihayet kısmında paralel iki carina bulunur. Vertcx'in arka kenarında, üstü kaygan şişkinlik vardır. Vücut uzunluğu 8.5-11.0 mm'dir.
Söğütlerde bulunan bu tür yurdumuzda yaygın olarak bulunmakta ise de ekonomik değeri yoktur.
Aphrophorü cinsine bağlı yurdumuzda bulunan diğer türler A. alnı Fail. (Şekil 38), A. corticea Germ. ve A. exoleta Horv.'dır. Bunlardan en yaygın ve bol olarak bulunan tür A. ahi olup ergin ve nimflerine Doğu Karadeniz bölgesinde, özellikle fındık ağaçlarında bol olarak tesadüf edilir. Diğer bölgelerde bu türe muhtelif ağaç ve ağaççıklarda rastlanır. Yukarıda bildirilen türlerden başka Cercopidae familyasına ait yurdumuzda beş tür daha bulunmaktadır
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

