Fam. Membracidae
Kelimenin kökü Yunanca'dan gelir ve «bir tür cicada» anlamına gelmek üzere kullanılmıştır. Türkçe karşılığı olan ismi yoktur. İngilizce treehoppers veya devilhoppers gibi isimler verilmektedir.
Görünüş itibariyle ilgi çekici türleri kapsar. Özellikle pronotum'ları-mn büyük, başm üzerinde ve geriye, abdomen ile yanlara doğru fazla

ve acayip şekilde uzaması, diğer familyalardan kolaylıkla ayrılmalarını sağlar. Tropik bölgelerde yaşayan türlerde ise diken, kanca veya yuvarlak uzantı veya oluşumlar bulunur.
Antenleri gözlerin biraz önünde ve alttan olmak üzere çıkar ve kıl şeklindedir. Flagellum bir çok segmentten oluşur. Hortum başın içino basit olarak yerleşmiştir. Başta, gözler arasında olmak üzere iki ocelli bulunur. Vertex dikey, clypeus'un önü, altta koni şeklini almıştır. Tibia'lar köşeli, arka kanatlar zar şeklindedir. Ön kanatta dışa yakın damar, yarı uçta belirgin haldedir. Kanatların büyük bir kısmı pronotum tarafından örtülmüştür. Boyları nadiren 12 mm'yi geçer. Renkleri çok değişiktir.
Ergin ve nimfîerde yaşama davranışları genellikle aynıdır. Yılda bir
veya iki nesil verirler. Başlıca ağaç ve ağaççıkların özsuyunu emerek bes
lenirler. Türlerin çoğu yalnızca belirli konukçularda beslenir. Bazı türleri
ise nimf devresinde olmak üzere otlarda veya yıllık bitkilerde beslenebilir.
Erginler hareketlerinde genellikle yavaş olmakla beraber bazı türleri sür
atle uçar veya sıçrarlar. Bazı türleri yanlarına yaklaşıldığında yaprak
veya dal arkasına geçerek gizlenmeye çalışır.
Dişiler yumurtalarını muhtelif ağaç veya ağaççıkların ince dallan içine olmak üzere ovipozitörleri ile açtıkları yarıklar içine gömerler. Bu yarıklar hilâl şeklinde veya düz olabilir. Yumurtalar bu yarıklar içine muntazam sıralı veya karışık olarak bırakılabilir. Dallardaki yumurta bırakılan bu yerlerdo yaralar meydana gelir. Bu gibi dallar zayıf kalır, bazan da yaralardan yukarı kalan kısımlar tamamiyle kurur. Kışı genellikle yumurta halinde geçirirler.
Bu familyada ekonomik düzeyde zarar yapan türlerin sayısı pek azdır. Zarar ise daha çok dişiler yumurta bırakırken meydana gelir.
Türlerin çoğu Tropik ve Neotropik' bölgelerde bulunur. Dünyada bulunan türlerinin sayısı 2000'den fazladır. Ancak Palearktik bölgede bulunan türlerin sayısı 70 kadardır. Yurdumuzda ise bu familyanın 4 veya 5 kadar türü bilinmektedir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Kelimenin kökü Yunanca'dan gelir ve «bir tür cicada» anlamına gelmek üzere kullanılmıştır. Türkçe karşılığı olan ismi yoktur. İngilizce treehoppers veya devilhoppers gibi isimler verilmektedir.
Görünüş itibariyle ilgi çekici türleri kapsar. Özellikle pronotum'ları-mn büyük, başm üzerinde ve geriye, abdomen ile yanlara doğru fazla

ve acayip şekilde uzaması, diğer familyalardan kolaylıkla ayrılmalarını sağlar. Tropik bölgelerde yaşayan türlerde ise diken, kanca veya yuvarlak uzantı veya oluşumlar bulunur.
Antenleri gözlerin biraz önünde ve alttan olmak üzere çıkar ve kıl şeklindedir. Flagellum bir çok segmentten oluşur. Hortum başın içino basit olarak yerleşmiştir. Başta, gözler arasında olmak üzere iki ocelli bulunur. Vertex dikey, clypeus'un önü, altta koni şeklini almıştır. Tibia'lar köşeli, arka kanatlar zar şeklindedir. Ön kanatta dışa yakın damar, yarı uçta belirgin haldedir. Kanatların büyük bir kısmı pronotum tarafından örtülmüştür. Boyları nadiren 12 mm'yi geçer. Renkleri çok değişiktir.
Ergin ve nimfîerde yaşama davranışları genellikle aynıdır. Yılda bir
veya iki nesil verirler. Başlıca ağaç ve ağaççıkların özsuyunu emerek bes
lenirler. Türlerin çoğu yalnızca belirli konukçularda beslenir. Bazı türleri
ise nimf devresinde olmak üzere otlarda veya yıllık bitkilerde beslenebilir.
Erginler hareketlerinde genellikle yavaş olmakla beraber bazı türleri sür
atle uçar veya sıçrarlar. Bazı türleri yanlarına yaklaşıldığında yaprak
veya dal arkasına geçerek gizlenmeye çalışır.
Dişiler yumurtalarını muhtelif ağaç veya ağaççıkların ince dallan içine olmak üzere ovipozitörleri ile açtıkları yarıklar içine gömerler. Bu yarıklar hilâl şeklinde veya düz olabilir. Yumurtalar bu yarıklar içine muntazam sıralı veya karışık olarak bırakılabilir. Dallardaki yumurta bırakılan bu yerlerdo yaralar meydana gelir. Bu gibi dallar zayıf kalır, bazan da yaralardan yukarı kalan kısımlar tamamiyle kurur. Kışı genellikle yumurta halinde geçirirler.
Bu familyada ekonomik düzeyde zarar yapan türlerin sayısı pek azdır. Zarar ise daha çok dişiler yumurta bırakırken meydana gelir.
Türlerin çoğu Tropik ve Neotropik' bölgelerde bulunur. Dünyada bulunan türlerinin sayısı 2000'den fazladır. Ancak Palearktik bölgede bulunan türlerin sayısı 70 kadardır. Yurdumuzda ise bu familyanın 4 veya 5 kadar türü bilinmektedir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

