fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

I. Alttakım. : PSYLLINEA

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • I. Alttakım. : PSYLLINEA

    I. Alttakım. : PSYLLINEA

    Türkçe olarak sıçrayan bitki bitleri veya psyllid'ler ismi ile anılan
    bu grup içinde bulunan türler, küçük boyda (genellikle 2-5 mm) olup genel görünüşleri itibariyle aphid'ler ile cicadellid'ler arasında bir görünüşesahiptir. Her ne kadar bazı araştırıcılar bunların aleyrodid'ler, bazılarıda aphid-coccid ile daha yakın akraba olduklarını ileri sürerlerse de, bun­ların genellikle cicade.llid'lere daha yakm oldukları kabul edilmektedir.Üstten bakıldığında başın ön kenarının düz olması, kanatlarındaki uzunluğuna damarların azlığı ve nihayet anten yapılarının çok farklı ya­pılara sahip olması ile bu sonunculardan kolaylıkla ayrılırlar. Aphid'ler ise sıçramaya elverişli olan bacaklara ve daha kalın ön kanatlara sahip olmalarıyla ayrılır. Erginlerde antenler genellikle 10 segmentten oluşur.Fakat bazı türlerde nadiren antenler 8 veya 9 segmentli olabilir. Başta hortum kısa, kaim ve 3 segmentten oluşmuştur. Petek gözleri genellikle yuvarlak ve şişkincedir. Başta daima üç ocelli bulunur. Erkek ve dişiler kanatlı olup oldukça iyi uçucudurlar.Yumurtaları uzunca oval olup genellikle kaidede kısa bir sap bulunur.Bu sap bitki dokuları içine yerleştirilir. Bitki dokusunda bulunan su, bu sap vasıtasiyle yumurta içine gelir ve embriyonun gelişmesine yardım eder.Eğer yumurtaların bırakıldığı bitki dokuları kurursa yumurtaların dakurudukları görülür. Yumurtalar yaprak, tomurcuk, sürgün gibi organların üzerine yüzeysel olarak iliştirildikten gibi bazan bitki dokuları içine de gömülebilirler. Bu_ sonuncular düşmanlardan daha çok korunurlar.Nimfleri çok karakteristiktir. Bunlar yassı, oval veya uzunca vücutlu olabilir. Ayrıca bariz şekilde kanat çıkıntılarına sahiptir, üzerleri tüylü,çıplak veya mumumsu bir madde ile örtülmüş olabilir. Bu sonuncu hal­deki olanlar, bu görünüşleri ile pamuklu bitleri çok andırır. Psyllid nimfleri kuraklığa karşı çok duyarlıdır. Özellikle yüksek ısı dereceleri bunların populasyon yoğunluklarını ayarlamada önemli rol oynar. Vücut şekille­
    rinin de bu yöndeki etkisi büyüktür. Örneğin yassı vücutlu olanlar, büyük
    yüzey göstereceklerinden daha fazla su kaybederler. Bunlar yüksek ısı derecelerine daha duyarlı olurlar. Nimf dönemlerinde çok defa koloniler,halinde yaşarlar. Psyllid'lerin hemen hepsi beş nimf dönemi geçirdikten
    sonra ergin hale geçer. 5'ci nimf döneminde erkek ve dişiler morfolojik olarak ayrılabilir bir durumdadır.Bütün Psyllid'îer yumurta ve nimf dönemi geçirir ve eşeyli olarak ço­ğalırlar. Ancak istisnai olarak bir iki türde eşeysiz çoğalma da görülebilir. Dişilerde yumurtalıkların olgunlaşması çabuk olur. Yeni çıkan ergin, genel­likle beş gün içinde yumurtlamaya başlarlar. Bununla beraber kışı geçiren erginlerde yumurtalıkların gelişmesi uzun sürer. Bunlar ancak ertesi ba­harda yumurtlarlar.Tropik bölgelerde yaşayan türlerde biyoloji bütün yıl boyunca devam eder ve bir çok nesil verir. Halbuki serin olan yerlerde iklim faktörleri ve konukçu bitki etkisi ile biyolojilerinde önemli değişilikler görülür. Ör­neğin konukçu bitkilerin uyku devresinde olduğu kışın,, diyapoz halinde geçer. Genellikle kışı yumurta halinde geçirirler. Bazı türler kışı ergin halde de geçirebilmektedir. Bu sonunculardan çoğu ise sonbaharda başka saklanacak bitki veya yerlere giderler ve baharda tekrar esas konukçu-larma dönerek çiftleşir ve dişiler yumurtal'anm bırakır. Bu gibi kışı ergin halde geçiren türlerde, kış formları morfolojik olarak yaz formlarından oldukça farklıdır. Yumurtaların açılma zamanı genellikle tomurcukların patlama zamanına tesadüf eder. Çıkan nimfler ise taze sürgün, filiz ve yapraklara geçer.

    Erginlerin uçuşları pek kuvvetli değildir. Ancak bunlar rüzgârların da yardımı ile oldukça uzun mesafelere uçabilirler. Kuvvetli rüzgârlarda erginlerin 10-15 km kadar mesafeye uçtukları tespit edilmiştir. Normal olarak çoğu zaman rüzgârsız havalarda bir kaç yüz metre mesafeye, rahat­lıkla uçabilirler.Erginlerde konukçu seçimi bazan farklılık gösterebilir, örneğin, nimf-lerin beslenmediği bitkilerde erginler bazan beslenebilmektedir. Çoğun­lukla belirli bitkilere belirli türler adapte olmuştur. Yakın akraba türler genellikle akraba konukçu bitki türlerinde yaşar.Psyllid'îer, aphid'ler gibi phloem'de beslenirler. Erginlerin beslendiği bitkilerdeki zararı azdır. Esas zararı nimfler yapar. Bitkilerdeki zararı, gö­rülebilen emgi yerlerinden başlayarak, yaprak ve saplarında gal oluşum­larına kadar çok değişir. Gallerin şekilleri de bitki türü ile psyllid türüne göre farklılıklar gösterir. Çoğu türlerde beslenme dolayısıyle bitkilerdeki direkt zararı önemli değildir. Ancak bazı türler bu şekilde de bitkilerde ciddi zararlara sebep olabilir. Salya bezlerinden salgılanan toksik mad­delerin etkisi ile gallerin meydana geldiği kabul edilmektedir.
    Psyllid'lerin bitkilerde hastalık yapan bazı virüs ve bakterileri bir bitkiden diğerine taşıyarak yayılmalarına sebep olmaktadır. Ancak bu hastalık etmenlerinin taşınma mekanizması henüz daha kesinlikle bilin­memektedir. Psyllid'îer ayrıca salgıladıkları tatlımsı maddelerle de bitkilere endirekt zararlara sebep olur. Salgıladıkları bu tatlımsrmaddelerin büyük bir kısmım karbonhidratlar teşkil etmektedir.

    Psyllid'lerin doğada pek çok doğal düşmanı vardır. Hymenoptera takımına ait bir çok türler, özellikle nimf dönemindeki bireylere saldırır. Bunlardan bazıları ender olarak erginleri de parazitleyebilir. Bazı Ceci-domyiidae (Diptera) türleri de genellikle erginleri parazitler. Şimdiye kadar yumurtalarının parazitlendiğine ait kayıt yoktur. Predatörleri ol­dukça zengindir. Miridae, Anthocoridae, Nabidae, Lygaeidae (Heterop-tera); Syrphidae (Dipteja); Chrysopidae (Neuroptera); Coccinellidae (Coleoptera); Formicidae (Hymenoptera) familyalarına ait bazı türler ile örümcek ve akarların bunların nimf ve erginlerine (çoğunlukla ergin­lerine) saldırdıkları bilinmektedir.
    Dünya yüzünde 1.350'den fazla psyllid türü bulunmaktadır. Ancak Palearktik bölgede bulunan türlerin sayısı 500'den biraz fazladır. Bu gruba ait türler yurdumuzda maalesef iyi incelenmemiştir. Palearktik bölgeye ait türler beş familya içinde incelenirler. Önemli bazı psyllid türlerinin has kısımlarının üstten eörümisü Sekil 62'de gösterilmiştir,



    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Working...
X