fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Euphyllura. olivina

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Euphyllura. olivina

    Euphyllura. olivina Cosfa (Şekil 6-2 B3 63)
    Türkçe ismi: Zeytin psyllid'i, zeytin pamuklu biti
    Tanımı : Erginleri dolgun vücutlu olup dişiler yeşilimsi renkte, me-tanotum ise kahverenktedir. Bazı bireylerde vücut donuk esmer renkte olabilir. Baş öne doğru uzamış, kısa ve geniştir. Antenler 10 segmentli olup l'ci segment kısa ve kaim, diğer segmentler daha küçüktür. Ön ka­natlar büyük, dikdörtgene oldukça benzer ve damarları belirgindir. Arka kanatlar beyazımsı renkte, bacaklar vücut rengindedir.

    Yumurtalar 0.4 mm veya daha kısa, alt kısmı oldukça düz, üstü şişkin olup küçük bir bademi andırır. Sapı oldukça büyüktür, tik bırakıldığında renk açık olup zamanla koyu sarıya dönüşür. Açılmaya yakm üzerinde iki adjt kırmızımsı nokta veya leke belirir.
    Yumurtadan çıkan yeni nimfler sarımsı renkte, gözler kırmızı ve an­tenler iki segmentlidir. 5'ci dönemdeki nimflerde kanat izleri çok belirgin hal alır ve bu dönemde antenler 8 segmentlidir.
    Yayılışı : Akdeniz çevresindeki ülkelerin hemen hepsi ile Kırım'da bulunur.
    Yurdumuzun zeytin yetişen alanlarının büyük bir kısmı az veya çok bu zararlı ile bulaşıktır.
    Zararı ve konukçuları s Özellikle zeytinlerde zararlıdır. Diğer bir çok homopter türlerinde olduğu gibi zeytinlerdeki zararı direkt ve endirekt olmak üzere iki şekilde olur. Direkt zararı nimflerin sürgün, to­murcuk, çiçek demetleri, taze yaprak ile çiçek saplarını sokup-emmek suretiyle meydana gelir. Bu şekilde zararlı, populasyon durumuna göre değişmek üzere bitkiden büyük oranda özsu çeker. Ağacm bu gibi organîarmda yoğun şekilde beslenme sonucu çiçekler dökülür, sürgünler kurur, tomurcuklar açılamaz, yapraklar vaktinden önce dökülür. Böcok popu-lasyonunun fazla olduğu yer ve zamanlarda bu şekilde beslenme sonucu ağaçların ürün verimi büyük oranda azalır.
    Endirekt zararı ise, özellikle nimfler beslenirken bir taraftan da salgı­ladıkları tatlımsı maddeler dolayısıyla meydana gelir. Bu türlü zararı da yine böcek populasyonu ile yakından ilgilidir. Salgılanan tatlımsı mad­deler ağacın yaprak, sürgün, çiçek buketleri, meyve, tomurcuk vs. üzerini kaplar. Daha sonra bu maddeler üzerinde saprofit mantarlar çoğalarak fumajine sebep olur. Böyle fumajinle bulaşık organlar normal fonksiyon­larını yapamayacakları için ağaçlar zayıflar, verimden düşer, ayrıca bu gibi ağaçlar diğer hastalık ve zararlıların hücumuna maruz kaldığı gibi dirençleri de azalacağından bu saldırılardan daha fazla etkilenirler. En­direkt zararın bir diğer şekli de nimflerin bol miktarda salgıladığı beyaz renkli mumumsu maddeler dolayısıyle olur. Bu^mumumsu maddeler ince dal, sürgün, tomurcuk, çiçek buketleri vs.'yi tâmamiyle örterek karşıdan bakıldığında, ağaç sanki karla örtülmüş hissini verir. Bu madde ile bulaşık olan organlar, gerekli olan normal faaliyetlerini yapamayacakları için ayni şekilde ağaçlar zayıflar ve verimden düşer.
    Bu türün yurdumuz zeytin ağaçlarında yaptığı zarar, yerine ve yılma göre çok değişir. Kurak giden ilkbahar ayları, o yıl zararın fazla olacağına işaret sayılabilir. Çünkü bitki, bu böceklerin fazla miktarda beslenmesi sonucu kaybettiği özsu dolayısıyla bunu tekrar karşılayamayacağı için fizyolojik dengesi bozulur. Bu da zararlının daha etkin bir hal almasına sebep olur. Ancak fazla sıcaklar da böceğin çoğalmasına menfi etkide bulunabilir. Örneğin, Tunus'da yazın fazla sıcak olduğu için böcekler bu devreyi yaz uykusunda geçirirler. Sonbaharda havaların uygun hale dönüşmesiyle tekrar aktivitelerini kazanırlar. Dolayısıyla bu devrede ye­niden koloniler teşkil ederler. Böylece fazla çoğalma olanağı bula­madıkları için de Tunus'da zeytinlerdeki zararı önemsiz olmaktadır. Ku­zey Afrika'da zararı daha çok ilkbahar nesli tarafından meydana getirilir.
    îyriboz (1938, 1968), bu böceğin Ege bölgesi zeytin alanlarında 1937 yılında % 30-90 arasında çiçek dökümüne sebep olduğunu bildirmek­tedir. Söz konusu zararlıya her ne kadar Ege, Akdeniz ve Marmara böl­geleri zeytin alanlarında her yıl devamlı bir şekilde az veya çok rastlan­makta ise de halen ekonomik düzeyde geniş alanlarda zararı pek fazla değildir. Buna karşılık yersel olarak bu bölgelerde bazı yıllar oldukça fazla zarara sebep olduğu da görülmektedir. Bu zararlıyı, özellikle kurak geçen ilkbahara sahip yıllarda dikkatle izlemek lâzımdır.



    Biyolojisi : Kışı ergin halde ince dallardaki yaprak saplan veya
    tomurcuk diplerinde, yaralar arasında, ya da sürgün aralarında geçirir.
    Buralarda kış devammca hareket etmeden ve beslenmeden, yeni tomurcuklarm teşekkülüne veya patlamalarına yakın bir zamana, yani Batı Anadolu'da nisan, Güney Anadolu'da ise mart başlarına kadar kalır. Bu tarihlerden sonra yavaş yavaş çıkarak faaliyetlerine başlar. Erginler kışlak
    yerlerinden çıktıktan sonra bir taraftan beslenirken bir taraftan da günün güneşli ve sıcak saatlerinde çiftleşmeye başlar. Çiftleşen dişiler yumurtalarının saplarım yaprak saplan, uç sürgünlere ait küçük yaprakların alt yÜTîlcrine veya yeni teşekkül etmekte olan tomurcuklara batırarak iliştirirler. Bir sürgün veya küçük dalcık üzerinde bulunan yumurta sayısı böceğin populasyonuna göre çok değişir. Bir dişi ortalama olarak hayatı boyunca 150-200 kadar yumurta bırakır. Yumurtlama süresi 2-3 hafta devam eder. Bu zaman zarfında bir dişinin bıraktığı günlük yumurta sayısı 6-12 arasında değişir. Bu sayı bazı bireylerde az veya çok olabilir. ?lkbaharda ilk bırakılan yumurtaların açılması 2-3 hafta, hattâ serin gidon havalarda bu daha da uzun sürdüğü halde, mayıs ve haziran aylannda bu süre 10 gün, hattâ bir haftaya kadar iner. Yazın sıcak zamanlarda ise yumurtalar 3-4 günde açılırlar. Yumurtadan çıkan nimfler hemen bulunduğu yer civarında bulunan sürgün, tomurcuk ve bitkilerin diğer körpe olan organlarına styîet'lerini batırarak özsu emmeye başlar. Beslenirken bir taraftan da beyaz, ince ve mumumsu iplikçikler salgılayarak üstlerini ve bulunduğu bitki dokusunu örtmeye başlar. Nimfler koloni halinde oldukları için salgıladıkları bu mumumsu maddeler, sürgün veya dalcıkların nihayet uçlarını kısa zamanda örterek karşıdan bakıldığında ağaçlar beyazımsı pamuk veya karla kaplanmış gibi bir manzaraya bürünur. Nimfler ayrıca abdomenlerinin nihayetinde beyaz, yuvarlak bir damla halinde biriken tatlımsı bir sıvı da bulundururlar. Bu madde de bulundukları sürgün ve dal uçlarını bulaştırarak yapışkan bir hal alır ve fumajinc sebep olur.
    Nimfler, oldukça çabuk hareket etme yeteneğindedirler. Ancak bunlar beyaz, mumumsu maddeler altında genellikle küçük koloniler halinde bulunurlar ve çok az yer değiştirirler. Gelişmelerini tamamlayan 5'ci dönemdeki nimfler, çok defa yaprakların alt yüzlerine geçerek orada bir müddet sabit halde kalır ve dori değiştirerek ergin hale geçer. Nimf dönemi,iklim koşullarına göre 3-4 hafta devam eder ve bu süre zarfında beş nîmf donemi geçirir.Zeytin psyllid'i yılda bir çok nesil verir, Bodenheimcr (1958) bu zarar­lının yurdumuzda 2-3 nesil verdiğini tahmin etmektedir. Halbuki söz konusu zararlının Marmara bölgesinde yılda 3, Ege bölgesinde 3-4 ve Akdeniz bölgesinde de 5 veya 6 nesil vermesi mümkündür. ?talya'nın güney bölgelerinin sahil kesimlerinde yılda 5-6 nesil verdiği bildirilmekte­dir (Silvestri, 1939). ?spanya'da ise bu zararlının yılda birçok nesil ver­diğini Ârarnbourg (1958) bildirmektedir.

    Savaşı : Bu böceğin doğada çoğalmasını frenleyen d :>ğal düşmanları vardır. Ege Bölgesinde özellikle nimflerini avlayan Anthocoris nemoralis F. (Heteroptera: Anthocoridae), bu zararlı ile bulaşık zeytin ağaçlarında bol olarak rastlanmaktadır. Ayrıca Chrysopa ve Syrphidae larvalarına da zararlı ile bulaşık ağaçlarda az da olsa tesadüf edilir. A. nemoralis'in bu zararlıya karşı yurdumuzda., bazı bölgelerde etkili bir rol oynadığı şüp­hesizdir. Fransa, ?talya ve ?spanya'da Hymenoptcr'lerden Encyrtus euphyllu-rea Silv. ile Alloxysta eleaphila Silv. gibi parazitleri bulunduğu, ancak bun­ların etkinliklerinin yıldan yıla ve bölgeden bölgeye değiştiği bildirilmekte­dir (Silvestri, 1939; Bonnemaison, 1962). Yurdumuzda bu zararlının hy-menopter parazitleri hakkında maalesef bilgimiz yoktur.
    Fazla saldırıya uğranan yerlerde ilâçlr savaşa baş vurulabilir. Bunun için ağaçlarda % 10'dan fazla bulaşma görüldüğünde organik fosforlu insektisitlerden birisi atılmak suretiyle zararı önlenebilir. Ancak etkili bir savaş yapabilmek için nimfler beyaz mumumsu maddeler altına gizlen­meden önce veya 5'ci dönem nimfleri ergin olmak üzere bu maddileri ferkettikten sonraki bir zamanda ilaçlama yapılmalıdır.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

Working...
X