Euphyllua phillyreae Först.
Sinonim: —fasciata Horv.;— leucozona Horv.; — stolata Horv.; — lemniscata Enderi.
Bir önceki türe çok benzeyen bu böcek, çok defa onunla karıştırılır ve Batı Anadolu'da da zeytinlerde onunla birlikte sıkça tesadüf edilir. Ancak bu türün esas konukçusu Phülyreae rnedia L. (Oleaceac) 'dır. Bu bitkilerde daha çok ve sık olarak rastlanır.
Zeytinlerde bu türün gerçek durumuna ait bilgimiz olmadığı gibi, biyolojisi de iyi bilinmemektedir.
Gerçekte Ph. media'da. daha çok bulunan E. phillyreae'mn doğal düşmanları bu bitkilerde olmak üzere etraflı olarak araştırılmak suretiyle E. olivina ile yapılacak biyolojik savaşta önemli ip uçları elde etmek mümkün olabilir.
Agonoscena targionii Licht. (Şekil 62 L, 64)
, Sinonim : A. cisti (Löw, 1338; Horvath, 1892); A. succinata (Loginova, 1964, 1968; Klimaszevvski and Lodos, 1977, 1979; Günaydın, 1978;Çelik, 1981; Lodos, 1982; Önuçar, 1933).
Tanımı : Propleurir'lcri uzunluğuna düz bir dikişle iki eşit kısma ayrılmıştır. Ön kanatlardaki pterostigma barizdir. Antenler 10 segmentli olup gözler bariz ve kırmızı renktedir. Dinlenme esnasında kanatlar vücut üzerine çatı yapacak şekilde durur. Yazlık ve kışlık olmak üzere iki formu vardır. Bunlar büyüklük ve renk bakımından farklıdırlar. Kışlık formlar koyu renkli, yazlık olanlar ise sarımsı renktedirler. Vücut uzunluğu yazlık formlarda 1.0-1.4, kışlık formlarda ise 1.5-1.9 mm'dir.

Yumurtadan yeni çıkan nimfler koyu sarı renkte olup gözler kırmızımsı renktedir. Abdomen uzun, belirgin kıllarla çevrili olup üzerinde kırmızı renkli büyükçe bir leke bulunur. Diğer dönemlerdeki nimfler, kanat çıkıntıları ve boy hariç bu ilk dönem nimflere çok benzer. 5'ci dönemde bulunan nimflerde boy 1 mm'ye ulaşır.
Yumurtalar oval, nihayete doğru sivrilen ve arkada da uzun ve kalınca bir sapa sahiptir, ilk bırakıldıklarında kirli beyazımsı renkte olup sonradan renk san veya portakal sarısına dönüşür.
Yayılışı t Avusturya, İtalya, Polonya ve Rusya'da (Kırım, Kafkasya) bulunur. Yurdumuzda Güneydoğu Anadolu'da, Gaziantep'ten Siirt'e
kadar olan alanda antepfıstıklarında bulunur. Ayrıca Batı Anadolu'da da (Ödemiş, Tire) bulunduğu saptanmıştır. Böylece Türkiye'nin büyük bir kısmında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Konukçuları ve zararı: Bu türün konukçusu olarak yurdumuzda başta antepfıstığı olmak üzere menengiç, butum ve P. mulica'da. bulunmakta ve zarar yapmaktadır. Batı Anadolu'da bu tür Pistacia tereblnthus (menengiç)'ta bulunmaktadır.
Diğer bir çok psyllid türlerinde olduğu gibi ergin ve nimfîeri yaprak
ların alt ve üst yüzlerinde beslenirler. Özellikle nimfler obur şekiîda beslenerek bir taraftan da tatlımsı maddeler salgılarlar. Bu maddeler, yaprakların üzerinde küçük damlacıklar halinde birikir. Yoğun saldırılardamyapraklar sararır ve vaktinden önce dökülür. Dolayısıyla bitki zayıflar ve verimi de düşer. Bu gibi ağaçlar zayıf kaldıklarından, ertesi yılki ürününde azalması söz konusudur. Bu tür Güneydoğu Anadolu'nun antepfıstığı
alanlarının bazı kesimlerinde bazı yıllar önemli zararlara sebep olmaktadır.Biyolojisi % Kışı ağaç kabuklan altı, yarıklar arası, yere dökülmüş
yapraklar altı ve benzeri yerlerde ergin halde geçirir. Baharda, yerine ve iklim koşullarına göre genellikle marttan nisan ortasına kadar kışlak yerlerini terkeden erginler antepfıstığı ve diğer konukçu bitkilerinin yeni patlamakta olan tomurcuklarının bulunduğu dallarına gelir. Buralarda bir taraftan beslenerek, bir - taraftan çiftleşen dişiler, yumurtalarını tomurcuklar üzerine veya yeni açmakta olan yaprakların alt ve üst yüzlerine bırakırlar. Dişiler, yumurta saplarını bitki dokusu içine yerleştirerek öylece tutunmalarını sağlar. Kışlık erginler yumurtalarını toplu olarak bırakmamalarına karşılık yazlık dişiler yumurtalarını toplu olarak, özellikle daire veya hilâl şeklinde bırakırlar. Bir kümede bulunan yumurta sayısıtakriben 40 kadardir. Bir dişi de hayatı boyunca 100-150 kadar yumurdabırakır. Dişilerde preovipozisyon süresi 2-4 gündür. Yeni çıkan erginlerde 2-3 gün sonra çiftleşmeye başlar ve bir dişi yumurtalarının tümünü
10-15 günde bırakır. Yumurtaların açılma süresi iklim koşullarına bağlı
olarak değişir. Bu süre 3-7 gün arasındadır. Sıcaklık yükseldikçe açılma süresi de kısalır. Açılan yumurtalardan çıkan nimfler hemen beslenmeye başlarlar. Nimfler 5 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçerler. Nimflerin de gelişme sürelerine iklim koşullarının etkisi büyüktür. Genellikle nimf dönemi 3-4 hafta sürer, fakat ortalama üç haftadır. Adana'da yapılan denemelerde bu türün yılda 6 dol verdiği tespit edilmiştir(*). Yine bu yapılan çalışmalarda A. targionii'nm populasyonunun en yoğun olduğu aylar temmuz-eylül arası olarak tespit edilmiştir.
çelik, Y., 1975. «Gaziantep ve çevresinde antepfıstıklarında Psyllidae familyasına bağlı önemli zararlı türlerin tanınmaları, yayılışları, korukçuları, kısa biyolojileri ve doğal düşmanları üzerinde araştırmalar» isimli basılmamış uzmanlık tezi.
A. targionü üzerinde daha fazla bilgi almak isteyenler söz konusu eserlere başvurabilirler.
Savaşı : Bu böcekler belirli şekilde zararlarına başladıklarında, sis-
temik ekili bazı insektisitler, örneğin demeton veya dimcthoate, ya da
organik fosforlu olanlardan birisi atılırsa zararı önlenir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim: —fasciata Horv.;— leucozona Horv.; — stolata Horv.; — lemniscata Enderi.
Bir önceki türe çok benzeyen bu böcek, çok defa onunla karıştırılır ve Batı Anadolu'da da zeytinlerde onunla birlikte sıkça tesadüf edilir. Ancak bu türün esas konukçusu Phülyreae rnedia L. (Oleaceac) 'dır. Bu bitkilerde daha çok ve sık olarak rastlanır.
Zeytinlerde bu türün gerçek durumuna ait bilgimiz olmadığı gibi, biyolojisi de iyi bilinmemektedir.
Gerçekte Ph. media'da. daha çok bulunan E. phillyreae'mn doğal düşmanları bu bitkilerde olmak üzere etraflı olarak araştırılmak suretiyle E. olivina ile yapılacak biyolojik savaşta önemli ip uçları elde etmek mümkün olabilir.
Agonoscena targionii Licht. (Şekil 62 L, 64)
, Sinonim : A. cisti (Löw, 1338; Horvath, 1892); A. succinata (Loginova, 1964, 1968; Klimaszevvski and Lodos, 1977, 1979; Günaydın, 1978;Çelik, 1981; Lodos, 1982; Önuçar, 1933).
Tanımı : Propleurir'lcri uzunluğuna düz bir dikişle iki eşit kısma ayrılmıştır. Ön kanatlardaki pterostigma barizdir. Antenler 10 segmentli olup gözler bariz ve kırmızı renktedir. Dinlenme esnasında kanatlar vücut üzerine çatı yapacak şekilde durur. Yazlık ve kışlık olmak üzere iki formu vardır. Bunlar büyüklük ve renk bakımından farklıdırlar. Kışlık formlar koyu renkli, yazlık olanlar ise sarımsı renktedirler. Vücut uzunluğu yazlık formlarda 1.0-1.4, kışlık formlarda ise 1.5-1.9 mm'dir.

Yumurtadan yeni çıkan nimfler koyu sarı renkte olup gözler kırmızımsı renktedir. Abdomen uzun, belirgin kıllarla çevrili olup üzerinde kırmızı renkli büyükçe bir leke bulunur. Diğer dönemlerdeki nimfler, kanat çıkıntıları ve boy hariç bu ilk dönem nimflere çok benzer. 5'ci dönemde bulunan nimflerde boy 1 mm'ye ulaşır.
Yumurtalar oval, nihayete doğru sivrilen ve arkada da uzun ve kalınca bir sapa sahiptir, ilk bırakıldıklarında kirli beyazımsı renkte olup sonradan renk san veya portakal sarısına dönüşür.
Yayılışı t Avusturya, İtalya, Polonya ve Rusya'da (Kırım, Kafkasya) bulunur. Yurdumuzda Güneydoğu Anadolu'da, Gaziantep'ten Siirt'e
kadar olan alanda antepfıstıklarında bulunur. Ayrıca Batı Anadolu'da da (Ödemiş, Tire) bulunduğu saptanmıştır. Böylece Türkiye'nin büyük bir kısmında bulunduğu anlaşılmaktadır.Konukçuları ve zararı: Bu türün konukçusu olarak yurdumuzda başta antepfıstığı olmak üzere menengiç, butum ve P. mulica'da. bulunmakta ve zarar yapmaktadır. Batı Anadolu'da bu tür Pistacia tereblnthus (menengiç)'ta bulunmaktadır.
Diğer bir çok psyllid türlerinde olduğu gibi ergin ve nimfîeri yaprak
ların alt ve üst yüzlerinde beslenirler. Özellikle nimfler obur şekiîda beslenerek bir taraftan da tatlımsı maddeler salgılarlar. Bu maddeler, yaprakların üzerinde küçük damlacıklar halinde birikir. Yoğun saldırılardamyapraklar sararır ve vaktinden önce dökülür. Dolayısıyla bitki zayıflar ve verimi de düşer. Bu gibi ağaçlar zayıf kaldıklarından, ertesi yılki ürününde azalması söz konusudur. Bu tür Güneydoğu Anadolu'nun antepfıstığı
alanlarının bazı kesimlerinde bazı yıllar önemli zararlara sebep olmaktadır.Biyolojisi % Kışı ağaç kabuklan altı, yarıklar arası, yere dökülmüş
yapraklar altı ve benzeri yerlerde ergin halde geçirir. Baharda, yerine ve iklim koşullarına göre genellikle marttan nisan ortasına kadar kışlak yerlerini terkeden erginler antepfıstığı ve diğer konukçu bitkilerinin yeni patlamakta olan tomurcuklarının bulunduğu dallarına gelir. Buralarda bir taraftan beslenerek, bir - taraftan çiftleşen dişiler, yumurtalarını tomurcuklar üzerine veya yeni açmakta olan yaprakların alt ve üst yüzlerine bırakırlar. Dişiler, yumurta saplarını bitki dokusu içine yerleştirerek öylece tutunmalarını sağlar. Kışlık erginler yumurtalarını toplu olarak bırakmamalarına karşılık yazlık dişiler yumurtalarını toplu olarak, özellikle daire veya hilâl şeklinde bırakırlar. Bir kümede bulunan yumurta sayısıtakriben 40 kadardir. Bir dişi de hayatı boyunca 100-150 kadar yumurdabırakır. Dişilerde preovipozisyon süresi 2-4 gündür. Yeni çıkan erginlerde 2-3 gün sonra çiftleşmeye başlar ve bir dişi yumurtalarının tümünü
10-15 günde bırakır. Yumurtaların açılma süresi iklim koşullarına bağlı
olarak değişir. Bu süre 3-7 gün arasındadır. Sıcaklık yükseldikçe açılma süresi de kısalır. Açılan yumurtalardan çıkan nimfler hemen beslenmeye başlarlar. Nimfler 5 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçerler. Nimflerin de gelişme sürelerine iklim koşullarının etkisi büyüktür. Genellikle nimf dönemi 3-4 hafta sürer, fakat ortalama üç haftadır. Adana'da yapılan denemelerde bu türün yılda 6 dol verdiği tespit edilmiştir(*). Yine bu yapılan çalışmalarda A. targionii'nm populasyonunun en yoğun olduğu aylar temmuz-eylül arası olarak tespit edilmiştir.
çelik, Y., 1975. «Gaziantep ve çevresinde antepfıstıklarında Psyllidae familyasına bağlı önemli zararlı türlerin tanınmaları, yayılışları, korukçuları, kısa biyolojileri ve doğal düşmanları üzerinde araştırmalar» isimli basılmamış uzmanlık tezi.
A. targionü üzerinde daha fazla bilgi almak isteyenler söz konusu eserlere başvurabilirler.
Savaşı : Bu böcekler belirli şekilde zararlarına başladıklarında, sis-
temik ekili bazı insektisitler, örneğin demeton veya dimcthoate, ya da
organik fosforlu olanlardan birisi atılırsa zararı önlenir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

