Agonoscena viridis Bajcva (Şekil 62 K)
Tanımı : Erkek ve dişiler arasında bariz bir dimorfizm görülür. Er
kek ve dişiler birbirlerinden renk ve büyüklük bakımından farklı birey
lerdir. Dişilerede vücudun genell rengi yeşil olup bacaklar kirli sarımsıdır. Baş,anten uçları ve tarsuslar kahverenği renkte. sternum,
femur'larm vücutla birleştiği yerler ve ağız parçaları yeşil renktedir. Ön
kanatlardaki kalın damarlar, önceki türdekinin aksine koyu ve lekeli değil,
pterostigma ise belirsizdir. Vücut uzunluğu erkeklerde 1.9-2.0 mm, dişi
lerde- ise 2 9-3.0 mm'dir. ■ • *
yumurtalardan yeni çıkan nimfler açık sarı renkte olup, zamanla renk matlaşır. 2'ci, 3'cü, 4'cü ve 5'ci donemdeki nimfler yeşil renkte olup bunlar büyüklük ve kanat çıkıntılarının durumları ile birbirlerinden ayrılır.
Yumurtalar ovaldir. İlk bırakıldığında beyazımsı renkte olan yumurtalar zamanla kirli sarımsıya ve açılacağına yakın ise kırmızımsı renge dönüşür.
Yayılışı : Bu türün. Bajcv a tarafından Tacikistan'dan toplanan örneklere göre d ,'scription'u yapılmıştır. Daha sonra 19'66 yılında aynı tür Gürcistan'dı da bulunmuştur (Klimaszcvvski, 1973). Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Entomoloji ve Zirai Zooloji Kürsüsünde yapılan uzmanlık tezi araştırmalarında (Çelik, l.c.) A. viridis'in yurdumuzda da bulunduğu tespit edilmiştir. Halen bu türün Güney ve Güneydoğu Anadolu'da geniş bir alar.di yaygın olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Adana, İçel, Gaziantep, Kahramanmaraş, Urfa ve Siirt bu zararlı ile bulaşık haldedir.
Korukçuları ve zararı : A. viridis'in yurdumuzda şimdiye kadar yalnızca antepfıstığı ağaçlarında bulunduğu anlaşılmıştır. Rusya'da antepfıstığından başka Pisiacia mutica'da. da bulunduğu bildirilmektedir (Klimaszcwski, 1973).
Bu tür A. targionü" den farklı olarak, nimfleri genç yapraklarda beslenip, onların büzülme ve kıvrılmalarına sebep olur. Yaprakların kıvrılmaları sonucu sürgün uçları rozet şekline dönüşür. Saldırıya uğrayan sürgün ve dallar gelişemez. Şiddetli saldırılarda tüm ağacın gelişmesinde bir duraklama ve bozukluk görülür. Bu gibi ağaçların verimi büyük, oranda düşer. Ayrıca nimfîer beslenirken tatlımsı maddeler de salgılarlar, Bu salgılar sürgün ve yapraklan bulaştırır. Bu, zararı daha da artırır.
Biyolojisi : Kışı yumurta halinde geçirir. Bu yumurtalar genellikle taze sürgün ve tomurcuklar üzerine bırakılır. Bir önceki türde olduğu gibi yumurtalar, bir sap vasıtasıyie bitki dokusu içine batınlarak iliştirilir. Uzun bir diyapoz dönemi geçiren yumurtalar, yerine göre mart sonu ve nisan ortalarından itibaren başlamak üzere açılmaya başlarlar. Nimfler, ortala
ma bir aylık bir gelişme döneminden sonra ergin hale geçerler. Nimfler ise ergin olmaya kadar beş donem geçirir. Doğada ilk erginlerin görünüşü, yerine ve iklim koşullarına göre takriben nisan ortasından mayıs ortalarina kadar sürer. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını bırakmaya başlar. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 300 kadar yumurta bırakır. Dişilerin yumurta bırakmaları haziran sonu ve temmuz başlarına kadar bahçelerde görülür. Erginlere ise temmuz ortalarına kadar doğada rastlanır..Bu tür yılda bir nesil verir. Buna rağmen gerek dişilerin fazla sayıda yumurta bırakmaları, gerekse nimf ve erginlerin yaprakları sokup emmeleri sonucu onları kıvırmaları nedeni ile antepfıstıklarında çok önemli zararlılar arasında saymak gerekir.
Bu tür hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler C. targioniV'de sözü edilen esere başvurabilirler.
Savaşı:Bir önceki türde olduğu gibidir.
Agonoscena succincta Heeger
Bu tür ile A. targionn uzun yıllar gerek Türkçe, gerekse yabancı literatürde çok karıştırılmıştır. Bunun başlıca sebebi, bu iki türün dış morfolojik karakterler bakımından birbirlerine son derece benzemeleridir. Burumla beraber konukçu olarak bu tür Rutaceae familyasından özellikle Sedefotları [Ruta spp.) 'nda yaşadığı için, Anacardiaceae familyası içinde yer alan Pistacia türlerinde yaşayan A. targionii ile hiç karıştırılmaması gerekir. A. succincta ise halen Türkiye'de tespit edilmiş değildir. Türkiye Agonoscena türleri üzerinde daha fazla bilgi almak isteyenler Lodos ve Önuçar (1985)'a müracaat edebilirler
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Tanımı : Erkek ve dişiler arasında bariz bir dimorfizm görülür. Er
kek ve dişiler birbirlerinden renk ve büyüklük bakımından farklı birey
lerdir. Dişilerede vücudun genell rengi yeşil olup bacaklar kirli sarımsıdır. Baş,anten uçları ve tarsuslar kahverenği renkte. sternum,
femur'larm vücutla birleştiği yerler ve ağız parçaları yeşil renktedir. Ön
kanatlardaki kalın damarlar, önceki türdekinin aksine koyu ve lekeli değil,
pterostigma ise belirsizdir. Vücut uzunluğu erkeklerde 1.9-2.0 mm, dişi
lerde- ise 2 9-3.0 mm'dir. ■ • *
yumurtalardan yeni çıkan nimfler açık sarı renkte olup, zamanla renk matlaşır. 2'ci, 3'cü, 4'cü ve 5'ci donemdeki nimfler yeşil renkte olup bunlar büyüklük ve kanat çıkıntılarının durumları ile birbirlerinden ayrılır.
Yumurtalar ovaldir. İlk bırakıldığında beyazımsı renkte olan yumurtalar zamanla kirli sarımsıya ve açılacağına yakın ise kırmızımsı renge dönüşür.
Yayılışı : Bu türün. Bajcv a tarafından Tacikistan'dan toplanan örneklere göre d ,'scription'u yapılmıştır. Daha sonra 19'66 yılında aynı tür Gürcistan'dı da bulunmuştur (Klimaszcvvski, 1973). Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Entomoloji ve Zirai Zooloji Kürsüsünde yapılan uzmanlık tezi araştırmalarında (Çelik, l.c.) A. viridis'in yurdumuzda da bulunduğu tespit edilmiştir. Halen bu türün Güney ve Güneydoğu Anadolu'da geniş bir alar.di yaygın olarak bulunduğu anlaşılmıştır. Adana, İçel, Gaziantep, Kahramanmaraş, Urfa ve Siirt bu zararlı ile bulaşık haldedir.
Korukçuları ve zararı : A. viridis'in yurdumuzda şimdiye kadar yalnızca antepfıstığı ağaçlarında bulunduğu anlaşılmıştır. Rusya'da antepfıstığından başka Pisiacia mutica'da. da bulunduğu bildirilmektedir (Klimaszcwski, 1973).
Bu tür A. targionü" den farklı olarak, nimfleri genç yapraklarda beslenip, onların büzülme ve kıvrılmalarına sebep olur. Yaprakların kıvrılmaları sonucu sürgün uçları rozet şekline dönüşür. Saldırıya uğrayan sürgün ve dallar gelişemez. Şiddetli saldırılarda tüm ağacın gelişmesinde bir duraklama ve bozukluk görülür. Bu gibi ağaçların verimi büyük, oranda düşer. Ayrıca nimfîer beslenirken tatlımsı maddeler de salgılarlar, Bu salgılar sürgün ve yapraklan bulaştırır. Bu, zararı daha da artırır.
Biyolojisi : Kışı yumurta halinde geçirir. Bu yumurtalar genellikle taze sürgün ve tomurcuklar üzerine bırakılır. Bir önceki türde olduğu gibi yumurtalar, bir sap vasıtasıyie bitki dokusu içine batınlarak iliştirilir. Uzun bir diyapoz dönemi geçiren yumurtalar, yerine göre mart sonu ve nisan ortalarından itibaren başlamak üzere açılmaya başlarlar. Nimfler, ortala
ma bir aylık bir gelişme döneminden sonra ergin hale geçerler. Nimfler ise ergin olmaya kadar beş donem geçirir. Doğada ilk erginlerin görünüşü, yerine ve iklim koşullarına göre takriben nisan ortasından mayıs ortalarina kadar sürer. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını bırakmaya başlar. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 300 kadar yumurta bırakır. Dişilerin yumurta bırakmaları haziran sonu ve temmuz başlarına kadar bahçelerde görülür. Erginlere ise temmuz ortalarına kadar doğada rastlanır..Bu tür yılda bir nesil verir. Buna rağmen gerek dişilerin fazla sayıda yumurta bırakmaları, gerekse nimf ve erginlerin yaprakları sokup emmeleri sonucu onları kıvırmaları nedeni ile antepfıstıklarında çok önemli zararlılar arasında saymak gerekir.
Bu tür hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler C. targioniV'de sözü edilen esere başvurabilirler.
Savaşı:Bir önceki türde olduğu gibidir.
Agonoscena succincta Heeger
Bu tür ile A. targionn uzun yıllar gerek Türkçe, gerekse yabancı literatürde çok karıştırılmıştır. Bunun başlıca sebebi, bu iki türün dış morfolojik karakterler bakımından birbirlerine son derece benzemeleridir. Burumla beraber konukçu olarak bu tür Rutaceae familyasından özellikle Sedefotları [Ruta spp.) 'nda yaşadığı için, Anacardiaceae familyası içinde yer alan Pistacia türlerinde yaşayan A. targionii ile hiç karıştırılmaması gerekir. A. succincta ise halen Türkiye'de tespit edilmiş değildir. Türkiye Agonoscena türleri üzerinde daha fazla bilgi almak isteyenler Lodos ve Önuçar (1985)'a müracaat edebilirler
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

