Alttakım : ALEYRODINEA
Erginlerin genel görünüşü aphid'lerden çok, küçük gfiveleri andırır. Filogenetik olarak psyllid'lere daha yakındır. Kanatlarının mat, beyazımsı, dumanımsı, lekeli ya da bantlara sahip olması; antenlerinin 7 segmente sahip oluşu, tarsus'Iarınm eşit büyüklükte olmayan iki segmentli ve nihayette tırnakların arasında da diken veya pulvillus'a benzer empodium/uıı bulunuşu ile aphid'lerden kolaylıkla ayrılır. Tırnaklar arasında bulunan parçasız çıkıntıya paronichium adı verilir.
Çok küçük boyda olan türleri kapsar. Vücut uzunlukları genellikle 2 mm'den daha küçüktür. Kanat açıklıkları da ortalama 3 mm kadardır. Kanat ve vücutları beyazımsı, yapışkan bir tozla örtülüdür. Vücut genellikle sarımsı, bazan sarımsı-beyaz, fakat koyu lekelerle desenli, ya da yeşilimsi renktedir. Antenleri genellikle 7 segmcntli olup ilk iki segmenti yuvarlakımsı, diğerleri uzun silindir şeklinde ve sonuncu segment ise dikene benzer bir kılla son bulur. Petek gözleri enine olarak boğumlu, ya da üst ve alt kısım olarak tamamiyle iki parçaya ayrılmıştır. Başta bir çift ocelli, petek gözlerin her birinin ön kenarına yakın yerleşmiştir. Bacaklar uzun ve silindir şeklindedir. Bacaklarının bu durumu ile cicadellid ve psyllid'leri andınrsa da aleyrodid'ler sıçramazlar. îki çift olan kanatlar istirahat halinde abdomen üzerine yatay veya bazan hafif çatı yapacak şekilde durur. Her iki çift kanat da birbirine çok benzer boy ve yapıda olup çok az damarlara sahiptir. Aleyrodid'lerde abdomen çok karakteristik bir yapıya sahiptir. Bunlarda abdomen tborax'dan dar ve yuvarlakımsı bir sapla belirli bir biçimde ayrılmıştır ki karşıdan bakıldığında bu görünüşü ile bazı hymenopter'Iere büyük bir benzerlik gösterir ve bu durum onlara büyük bir hareket yeteneği verir.
Yumurtaları küçük, genellikle oval şekilde olup bitki dokuları içine uzun veya kısa bir sap ile iliştirilir. Chorion'un üzeri düz veya girinti—çıkıntılı olup rengi de beyaz, sarıdan siyaha kadar değişir. Yumurtalar toplu, dairemsi şekilde veya tek tek olmak üzere bırakılır. Dişiler hayatı boyunca toplam 300 kadar yumurta bırakabilir.
Yeni çıkan nimfler, oval ve yassı vücutlu olup aktiftir. Bunlar belirli bir yere yerleşip beslenmeye başlayıncaya kadar gezinirler. Beslenmeye başladıktan sonra da artık sabit halde aynı yerde kalırlar. Sonraki 2'ci ve 3'cü dönemlerde de aynı yerde sabit halde yaşamalarına devam ederler. Nimflerin birinci gömleği değiştirmesinden itibaren bacak ve antenleri dumura uğrar. 2'ci ve 3'cü dönemdeki nirofler, geçit dönemi olarak kabul edilebilirler. Bu dönemdeki bireyler yassı, oval. ve yumuşak vücutludur. Karşıdan bakıldığı zaman daha çok kabuklu bitleri andırır. 4'cü dönemde vücut şişkince olup deri üzeri mumumsu çıkıntılarla örtülür. Bu deri veya kabuğun altındaki nimflerde beslenme durur, kendisi değişikliğe uğrar ve ergine ait vücut parçalan oluşmaya başlar. Bu dönemdeki vücut örtüsüne puparium adı verilir. Puparium'un özellikleri hale n türlerin ayrımında büyük rol oynar. Familyaların ayırımında ise erginlerdeki bacak ve kanat damarları dikkate alınarak yapılmaktadır. Erginler pu-parium'u üstten «T» şeklinde yırtarak dışarı çıkar.
Ergin ve nimfler genellikle bitkilerde yaprakların alt yüzlerinde bulunur. Rutubetli yerlerle gölgeli yerleri tercih ederler. Genellikle kışı nim£ veya pupa halinde geçirir. Bazı türlerde ergin halinde de geçirebilir.
Aleyrodid türleri-, davranışları itibariyle (özellikle beslenmeleri) diğer
Homoptera türlerine benzer. Genç dönemlerde bitkileri oburca sokup emerler. Böylece bir taraftan bitki özsuyunu emmek suretiyle bitkileri zayıf düşürerek direkt etkide bulundukları gibi bol miktarda tatlımsı maddeler de salgılayarak saprofit mantarların üremesine ve dolayısıyla fumajine de sebep olurlar. Böylece endirekt yolla daha etkili şekilde bitkileri zayıf düşürerek önemli zararlara neden olurlar. Ayrıca bazı türleri bitkileide tehlikeli virüs hastalık etmenlerini de bir bitkiden diğerine bulaş
tırırlar.
Alttakım bir kaç familyaya ayrılarak incelenirse, de yurdumuzu ilgilendiren en önemli familya Aleyrodidae'dir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Erginlerin genel görünüşü aphid'lerden çok, küçük gfiveleri andırır. Filogenetik olarak psyllid'lere daha yakındır. Kanatlarının mat, beyazımsı, dumanımsı, lekeli ya da bantlara sahip olması; antenlerinin 7 segmente sahip oluşu, tarsus'Iarınm eşit büyüklükte olmayan iki segmentli ve nihayette tırnakların arasında da diken veya pulvillus'a benzer empodium/uıı bulunuşu ile aphid'lerden kolaylıkla ayrılır. Tırnaklar arasında bulunan parçasız çıkıntıya paronichium adı verilir.
Çok küçük boyda olan türleri kapsar. Vücut uzunlukları genellikle 2 mm'den daha küçüktür. Kanat açıklıkları da ortalama 3 mm kadardır. Kanat ve vücutları beyazımsı, yapışkan bir tozla örtülüdür. Vücut genellikle sarımsı, bazan sarımsı-beyaz, fakat koyu lekelerle desenli, ya da yeşilimsi renktedir. Antenleri genellikle 7 segmcntli olup ilk iki segmenti yuvarlakımsı, diğerleri uzun silindir şeklinde ve sonuncu segment ise dikene benzer bir kılla son bulur. Petek gözleri enine olarak boğumlu, ya da üst ve alt kısım olarak tamamiyle iki parçaya ayrılmıştır. Başta bir çift ocelli, petek gözlerin her birinin ön kenarına yakın yerleşmiştir. Bacaklar uzun ve silindir şeklindedir. Bacaklarının bu durumu ile cicadellid ve psyllid'leri andınrsa da aleyrodid'ler sıçramazlar. îki çift olan kanatlar istirahat halinde abdomen üzerine yatay veya bazan hafif çatı yapacak şekilde durur. Her iki çift kanat da birbirine çok benzer boy ve yapıda olup çok az damarlara sahiptir. Aleyrodid'lerde abdomen çok karakteristik bir yapıya sahiptir. Bunlarda abdomen tborax'dan dar ve yuvarlakımsı bir sapla belirli bir biçimde ayrılmıştır ki karşıdan bakıldığında bu görünüşü ile bazı hymenopter'Iere büyük bir benzerlik gösterir ve bu durum onlara büyük bir hareket yeteneği verir.
Yumurtaları küçük, genellikle oval şekilde olup bitki dokuları içine uzun veya kısa bir sap ile iliştirilir. Chorion'un üzeri düz veya girinti—çıkıntılı olup rengi de beyaz, sarıdan siyaha kadar değişir. Yumurtalar toplu, dairemsi şekilde veya tek tek olmak üzere bırakılır. Dişiler hayatı boyunca toplam 300 kadar yumurta bırakabilir.
Yeni çıkan nimfler, oval ve yassı vücutlu olup aktiftir. Bunlar belirli bir yere yerleşip beslenmeye başlayıncaya kadar gezinirler. Beslenmeye başladıktan sonra da artık sabit halde aynı yerde kalırlar. Sonraki 2'ci ve 3'cü dönemlerde de aynı yerde sabit halde yaşamalarına devam ederler. Nimflerin birinci gömleği değiştirmesinden itibaren bacak ve antenleri dumura uğrar. 2'ci ve 3'cü dönemdeki nirofler, geçit dönemi olarak kabul edilebilirler. Bu dönemdeki bireyler yassı, oval. ve yumuşak vücutludur. Karşıdan bakıldığı zaman daha çok kabuklu bitleri andırır. 4'cü dönemde vücut şişkince olup deri üzeri mumumsu çıkıntılarla örtülür. Bu deri veya kabuğun altındaki nimflerde beslenme durur, kendisi değişikliğe uğrar ve ergine ait vücut parçalan oluşmaya başlar. Bu dönemdeki vücut örtüsüne puparium adı verilir. Puparium'un özellikleri hale n türlerin ayrımında büyük rol oynar. Familyaların ayırımında ise erginlerdeki bacak ve kanat damarları dikkate alınarak yapılmaktadır. Erginler pu-parium'u üstten «T» şeklinde yırtarak dışarı çıkar.
Ergin ve nimfler genellikle bitkilerde yaprakların alt yüzlerinde bulunur. Rutubetli yerlerle gölgeli yerleri tercih ederler. Genellikle kışı nim£ veya pupa halinde geçirir. Bazı türlerde ergin halinde de geçirebilir.
Aleyrodid türleri-, davranışları itibariyle (özellikle beslenmeleri) diğer
Homoptera türlerine benzer. Genç dönemlerde bitkileri oburca sokup emerler. Böylece bir taraftan bitki özsuyunu emmek suretiyle bitkileri zayıf düşürerek direkt etkide bulundukları gibi bol miktarda tatlımsı maddeler de salgılayarak saprofit mantarların üremesine ve dolayısıyla fumajine de sebep olurlar. Böylece endirekt yolla daha etkili şekilde bitkileri zayıf düşürerek önemli zararlara neden olurlar. Ayrıca bazı türleri bitkileide tehlikeli virüs hastalık etmenlerini de bir bitkiden diğerine bulaş
tırırlar.
Alttakım bir kaç familyaya ayrılarak incelenirse, de yurdumuzu ilgilendiren en önemli familya Aleyrodidae'dir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

