Trialeurodes vaporariorutn Westw.
(Türkçe İsmi : Sera beyaz sineği
Tanımı : Vücut ve kanatlar kar beyazı renktedir. Bu renk vücut üzerinin beyaz mumumsu ve yapışkammsı bir madde ile örtülmesinden ileri gelir. Vücut uzunluğu 1.0-1.5 mm olup dişiler genellikle erkeklerden daha büyüktür.
Yumurtadan yeni çıkan nimfler açık yeşil renkte ve yassı vücutludur. Yumurtalar oval olup ilk bırakıldığında sarımsı renktedir. Fakat daha sonra renk koyulaşır.
Yayılışı t Takriben kozmopolit bir türdür. Başlıca Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, ABD, Avrupa ve Asya'nın hemen hemen her ülkesi ile yurdumuzda bulunur. Özellikle serin bölgelerde seralarda, sıcak yerlerde ise doğada tesadüf edilir.
Yurdumuzun büyük bir kısırımda, özellikle Orta, Güney Anadolu ve Marmara bögelerinde tesadüf edilmektedir. Ancak bunlardan Marmara ve Orta Anadolu bölgelerinde çoğunlukla seralarda çoğalır ve zarar yapar.
Zararı, ekonomik önemi ve konukçuları : Seralarda yetiştirilen bitkilerin çoğu bu böceğin saldırısından kendisini koruyamaz. Tercih ettiği bitkilerin başında hıyar, kavun, kabak, tütün, domates, fasulye, süs bitkilerinden Gerbera, Pelargonium ve krizantemi saymak mümkünrür. Bu tür doğada da bulunur ve bu taktirde daha çok lahana ve benzeri bitkilerde görülür. Ancak doğa koşullarında zararı öûemli olmamaktadır.
Ergin ve nimfleri bitkilerin yapraklarını sokup emerler. Nimfleri daha yoğun beslenerek daha fazla zarar yapar. Yoğun saldırılarda bitkilerde sokulup emilen yerler sararır ve tüm olarak yapraklar sarararak vaktixiden önce dökülür. Bu gibi bitkilerin gelişmelerinde genel bir duraklama görülür ve bitkiler zayıflar. Önceki türlerde olduğu gibi sera beyaz sineği de yapışkammsı maddeler salgılar ve bu maddeler bitkilerin üzerim tamamen örter. Çoğu defa bu maddeler üzerinde saprofit mantarlar gelişerek bitkiler esmer renge döner. Bu gibi bitkilerin yapraklan normal asimilasyon görevlerini yapamadıkları için zayıflar, verimden düşer, ürün verse bile kaliteleri bozulur. Savaş yapılmadığı taktirde bitkiler tamamen kuru-vabilir.
Biyolojisi : Ergin ve nimfler genellikle yaprakların alt yüzlerinde
bulunur. Dişiler yumurtalarını 5-15 tanesi bir arada olmak üzere yap
rakların alt yüzlerine ve genellikle daire şeklinde bırakırlar. Ancak yu
murtalar tüylü yapraklara sahip bitkilerde oldukça dağınık bırakıldığı
halde tüysüz olanlarda dairemsi gruplar halinde bırakılırlar. Dişi, yumurta
bırakmak için önce yaprağın alt yüzünde yumurtalarını bırakacağı uygun
bir yer arar, daha sonra seçtiği bu yerde bir delik açar, bu delik içine yu
murtalarının sapını gömer ve aynı şekilde diğer yumurtalarını da bırakır.
Yumurtanın bırakılması için geçen zaman bir kaç dakika olup bir dişi bir
günde takriben 5-7 adet yumurta bırakır. Bir dişi ise hayatı boyunca or
talama 100-150 arasında yumurta bırakır. Dişilerin yumurtlama süresi
3-4 haftadır. Yumurtalar ilk bırakıldıkları zaman açık yeşil renktedir.
Fakat zamanla renk gittikçe koyulaşır ve açılışına yakın en koyu rengi
almış olur. Normal sera koşullarında yumurtaların açılması 1-2 hafta
sürer. Bu, daha çok sıcaklıkla ilgilidir. Örneğin 21 °C de açılma süresi
8 gündür. Bunun üzerindeki ve altındaki sıcakljklarda süre ona göre deği- "*
şir. Diğer aleyrodid türlerinde olduğu gibi bü tür de dört nimf dönemine T
sahiptir. Sonuncusu pupa dönemidir. Yumurtadan yeni çıkan nimfler bir |
kaç gün yaprakların alt yüzlerinde gezindikten sonra kendilerini stylet'Ieri *
ile bir yere tespit ederler ve ergin oluncaya kadar aynı yerde sabit olarak S
yaşarlar. Nimf dönemi 15 gün ile 2-5 ay arasında değişirse de normal
koşullarda genellikle bir ay kabul edilebilir. Yılda verdiği döl sayısı da •«
koşullara göre 4-12 arasında değişir. ,'
Savaşı : T. vaporariorum, daha çok bir sera zararlısı olduğu için bu gibi yerlerde yapılacak savaşta bazı hususlara özellikle dikkat etmek gerekir. Bunlar sırasıyla aşağıda açıklanmıştır:
1) Her şeyden önce dışarıdan sera içine getirilen fidan, fide ve benzeri £•
materyali sera içine almadan önce fümige etmeli veya uygun bir insekti- :
sitle muameleye tabi tuttuktan sonra sera içine almalıdır. Bu yöntem
dikkatle uygulandığında seraların beyaz sinekle bulaşması güçleşir.
2) Seraların içinde bulunan yabani otlarla gereği şekilde savaş yapıl
madığı zaman, bu gibi bitkiler beyaz sineği bir üründen diğerine geçir
mede ara konukçu görevini yapar. Bu nedenle sera içinde ve hattâ yakı- <
nmda bulunan her türlü yabancı ot imha edilmeli ve seralar bu yönden
her zaman temiz tutulmalıdır.
3) Bir ürünün hasadı bittiğinde ve bunlar sökülüp ikinci bir ürün
veya bitki yetiştirilmeye geçmeden önce, seralar dikkatle gözlen geçiril- • ^
meli; içeride beyaz sineği ikinci mahsule geçirecek olan her türlü bitki °:
imha edilmeli; daha sonra seralar gereği şekilde fümige edilmeli veya
180
aerosol'la ilâçlanmali, ya da diğer sterilizasyon yöntemlerine baş vurarak tamamiyle temiz hale getirilmelidir. Ancak bundan sonra sera içine temiz bitki getirilebilir.
4) T. vaporariorum'un seralarda çoğalmasını etkili bir şekilde önleyen
çok önemli bir paraziti vardır: Encarsia formosa Gaham isimli olan bu küçük
arıcık, bir çok ülkelerde bu zararlıya karşı biyolojik savaşta basan ile kul
lanılmaktadır. Mümkün olduğu taktirde bu parazit ithal edilerek biyo
lojik savaşta kullanılmalıdır. Bu parazitin dişileri, yumurta bırakmak
için özellikle yaşlı nimfleri tercih etmekte ve her bir dişi bir nimfin vü
cudu içine bir yumurta bırakmaktadır. Parazitin larva ve pupa dönemi
beyaz sinek nimflerinin içinde geçer. Ergin hale geçen parazit, puparium'u
üstten delerek dışarı çıkar. Bir parazit dişisi ortalama 50 beyaz sinek nimfıni
parazitlemektedir. Beyaz sinekle yeni bulaşmış olan seralarda, etkili alan
daki 1/4 m2 alana 2-3 parazit isabet edecek şekilde salınacak parazit,
sera beyaz sineğini etkili bir biçimde kontrol altında tutar. Ancak bunun
için seralarda diğer zararlılara karşı yapılacak İlâçlı bir savaşta, parazit
dikkate alınarak biyolojik dengeyi bozmayacak ilâçların seçilmesi zorun
luluğu vardır. Zira seralarda kullanılan ilâçların çoğu paraziti, hatta nimf
içinde dahi olsa yine kolaylıkla öldürmektedir.
5) Seralarda yoğun beyaz sinek saldırısında ilâçlı savaşa başvurulur.
Seralar kapalı yerler oldukları için buraların ilaçlanmaları uzman kişilerce
yapılmalıdır. "Ürünün türüne ve durumuna göre seçilecek bir insektisitle
ilâçlı savaş ugygulamasma geçilir. Bunun için fümigant'lar, aerosol'lar
kullanılabileceği gibi püskürtme ilâçları da kullanılabilir. Bu sonuncular
da high volume uygulandığında daha iyi sonuç alınır. Tam bir sonuç
alabilmek için ilaçlamayı bir kaç defa tekrar etmek gerekir. Sıcak sera
larda ilaçlamalar 7-10 gün, serin seralarda ise iki hafta aralıkla tekrarla
nabilir. En etkili insektisitler parathion, malathion, dichlorvos vs.'dir.
Kaynak : Türkiye Entomolojisi – 2 – Porf.. Dr. Niyazi LODOS
(Türkçe İsmi : Sera beyaz sineği
Tanımı : Vücut ve kanatlar kar beyazı renktedir. Bu renk vücut üzerinin beyaz mumumsu ve yapışkammsı bir madde ile örtülmesinden ileri gelir. Vücut uzunluğu 1.0-1.5 mm olup dişiler genellikle erkeklerden daha büyüktür.
Yumurtadan yeni çıkan nimfler açık yeşil renkte ve yassı vücutludur. Yumurtalar oval olup ilk bırakıldığında sarımsı renktedir. Fakat daha sonra renk koyulaşır.
Yayılışı t Takriben kozmopolit bir türdür. Başlıca Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, ABD, Avrupa ve Asya'nın hemen hemen her ülkesi ile yurdumuzda bulunur. Özellikle serin bölgelerde seralarda, sıcak yerlerde ise doğada tesadüf edilir.
Yurdumuzun büyük bir kısırımda, özellikle Orta, Güney Anadolu ve Marmara bögelerinde tesadüf edilmektedir. Ancak bunlardan Marmara ve Orta Anadolu bölgelerinde çoğunlukla seralarda çoğalır ve zarar yapar.
Zararı, ekonomik önemi ve konukçuları : Seralarda yetiştirilen bitkilerin çoğu bu böceğin saldırısından kendisini koruyamaz. Tercih ettiği bitkilerin başında hıyar, kavun, kabak, tütün, domates, fasulye, süs bitkilerinden Gerbera, Pelargonium ve krizantemi saymak mümkünrür. Bu tür doğada da bulunur ve bu taktirde daha çok lahana ve benzeri bitkilerde görülür. Ancak doğa koşullarında zararı öûemli olmamaktadır.
Ergin ve nimfleri bitkilerin yapraklarını sokup emerler. Nimfleri daha yoğun beslenerek daha fazla zarar yapar. Yoğun saldırılarda bitkilerde sokulup emilen yerler sararır ve tüm olarak yapraklar sarararak vaktixiden önce dökülür. Bu gibi bitkilerin gelişmelerinde genel bir duraklama görülür ve bitkiler zayıflar. Önceki türlerde olduğu gibi sera beyaz sineği de yapışkammsı maddeler salgılar ve bu maddeler bitkilerin üzerim tamamen örter. Çoğu defa bu maddeler üzerinde saprofit mantarlar gelişerek bitkiler esmer renge döner. Bu gibi bitkilerin yapraklan normal asimilasyon görevlerini yapamadıkları için zayıflar, verimden düşer, ürün verse bile kaliteleri bozulur. Savaş yapılmadığı taktirde bitkiler tamamen kuru-vabilir.
Biyolojisi : Ergin ve nimfler genellikle yaprakların alt yüzlerinde
bulunur. Dişiler yumurtalarını 5-15 tanesi bir arada olmak üzere yap
rakların alt yüzlerine ve genellikle daire şeklinde bırakırlar. Ancak yu
murtalar tüylü yapraklara sahip bitkilerde oldukça dağınık bırakıldığı
halde tüysüz olanlarda dairemsi gruplar halinde bırakılırlar. Dişi, yumurta
bırakmak için önce yaprağın alt yüzünde yumurtalarını bırakacağı uygun
bir yer arar, daha sonra seçtiği bu yerde bir delik açar, bu delik içine yu
murtalarının sapını gömer ve aynı şekilde diğer yumurtalarını da bırakır.
Yumurtanın bırakılması için geçen zaman bir kaç dakika olup bir dişi bir
günde takriben 5-7 adet yumurta bırakır. Bir dişi ise hayatı boyunca or
talama 100-150 arasında yumurta bırakır. Dişilerin yumurtlama süresi
3-4 haftadır. Yumurtalar ilk bırakıldıkları zaman açık yeşil renktedir.
Fakat zamanla renk gittikçe koyulaşır ve açılışına yakın en koyu rengi
almış olur. Normal sera koşullarında yumurtaların açılması 1-2 hafta
sürer. Bu, daha çok sıcaklıkla ilgilidir. Örneğin 21 °C de açılma süresi
8 gündür. Bunun üzerindeki ve altındaki sıcakljklarda süre ona göre deği- "*
şir. Diğer aleyrodid türlerinde olduğu gibi bü tür de dört nimf dönemine T
sahiptir. Sonuncusu pupa dönemidir. Yumurtadan yeni çıkan nimfler bir |
kaç gün yaprakların alt yüzlerinde gezindikten sonra kendilerini stylet'Ieri *
ile bir yere tespit ederler ve ergin oluncaya kadar aynı yerde sabit olarak S
yaşarlar. Nimf dönemi 15 gün ile 2-5 ay arasında değişirse de normal
koşullarda genellikle bir ay kabul edilebilir. Yılda verdiği döl sayısı da •«
koşullara göre 4-12 arasında değişir. ,'
Savaşı : T. vaporariorum, daha çok bir sera zararlısı olduğu için bu gibi yerlerde yapılacak savaşta bazı hususlara özellikle dikkat etmek gerekir. Bunlar sırasıyla aşağıda açıklanmıştır:
1) Her şeyden önce dışarıdan sera içine getirilen fidan, fide ve benzeri £•
materyali sera içine almadan önce fümige etmeli veya uygun bir insekti- :
sitle muameleye tabi tuttuktan sonra sera içine almalıdır. Bu yöntem
dikkatle uygulandığında seraların beyaz sinekle bulaşması güçleşir.
2) Seraların içinde bulunan yabani otlarla gereği şekilde savaş yapıl
madığı zaman, bu gibi bitkiler beyaz sineği bir üründen diğerine geçir
mede ara konukçu görevini yapar. Bu nedenle sera içinde ve hattâ yakı- <
nmda bulunan her türlü yabancı ot imha edilmeli ve seralar bu yönden
her zaman temiz tutulmalıdır.
3) Bir ürünün hasadı bittiğinde ve bunlar sökülüp ikinci bir ürün
veya bitki yetiştirilmeye geçmeden önce, seralar dikkatle gözlen geçiril- • ^
meli; içeride beyaz sineği ikinci mahsule geçirecek olan her türlü bitki °:
imha edilmeli; daha sonra seralar gereği şekilde fümige edilmeli veya
180
aerosol'la ilâçlanmali, ya da diğer sterilizasyon yöntemlerine baş vurarak tamamiyle temiz hale getirilmelidir. Ancak bundan sonra sera içine temiz bitki getirilebilir.
4) T. vaporariorum'un seralarda çoğalmasını etkili bir şekilde önleyen
çok önemli bir paraziti vardır: Encarsia formosa Gaham isimli olan bu küçük
arıcık, bir çok ülkelerde bu zararlıya karşı biyolojik savaşta basan ile kul
lanılmaktadır. Mümkün olduğu taktirde bu parazit ithal edilerek biyo
lojik savaşta kullanılmalıdır. Bu parazitin dişileri, yumurta bırakmak
için özellikle yaşlı nimfleri tercih etmekte ve her bir dişi bir nimfin vü
cudu içine bir yumurta bırakmaktadır. Parazitin larva ve pupa dönemi
beyaz sinek nimflerinin içinde geçer. Ergin hale geçen parazit, puparium'u
üstten delerek dışarı çıkar. Bir parazit dişisi ortalama 50 beyaz sinek nimfıni
parazitlemektedir. Beyaz sinekle yeni bulaşmış olan seralarda, etkili alan
daki 1/4 m2 alana 2-3 parazit isabet edecek şekilde salınacak parazit,
sera beyaz sineğini etkili bir biçimde kontrol altında tutar. Ancak bunun
için seralarda diğer zararlılara karşı yapılacak İlâçlı bir savaşta, parazit
dikkate alınarak biyolojik dengeyi bozmayacak ilâçların seçilmesi zorun
luluğu vardır. Zira seralarda kullanılan ilâçların çoğu paraziti, hatta nimf
içinde dahi olsa yine kolaylıkla öldürmektedir.
5) Seralarda yoğun beyaz sinek saldırısında ilâçlı savaşa başvurulur.
Seralar kapalı yerler oldukları için buraların ilaçlanmaları uzman kişilerce
yapılmalıdır. "Ürünün türüne ve durumuna göre seçilecek bir insektisitle
ilâçlı savaş ugygulamasma geçilir. Bunun için fümigant'lar, aerosol'lar
kullanılabileceği gibi püskürtme ilâçları da kullanılabilir. Bu sonuncular
da high volume uygulandığında daha iyi sonuç alınır. Tam bir sonuç
alabilmek için ilaçlamayı bir kaç defa tekrar etmek gerekir. Sıcak sera
larda ilaçlamalar 7-10 gün, serin seralarda ise iki hafta aralıkla tekrarla
nabilir. En etkili insektisitler parathion, malathion, dichlorvos vs.'dir.
Kaynak : Türkiye Entomolojisi – 2 – Porf.. Dr. Niyazi LODOS

