DOĞAL DÜŞMANLARI
Aphid'ler doğada pek çok ve çeşitli doğal düşmanın hücumuna maruz kalır. Bunlardan bazılarının etkinlikleri fazla, bazılarının da çok azdır. Bu hususta pek çok faktörler rol oynar. Her ne kadar aphid'ler muhtelif yollarla kendilerini düşmanlarına karşı iyi şekilde korurlarsa da kendileri bir çok bakımlardan elverişli besin kaynağı olduğu için yine de düşmanların hücumuna her zaman hedef olurlar. Ancak doğal düşmanların aphid populasyomınun artmasına veya eksilmesine olan' etkilerini kesin şekilde saptamak bir çok hallerde mümkün olamamaktadır. Zira daha önce de belirtildiği gibi, belirli bir yerde görülen yüksek bir aphid populasyonu bir kaç gün sonra gidildiğinde tamamen ortadan kaybolabilmektedîr. Bunlar herhangi bir nedenle başka bir yere göç etmiş veya başka bir nedenle kaybolmuş olabilirler. Geriye bitkiler üzerinde kalaû bir kaç artık birey, ölmüş aphid artıkları veya gömlekleri ile herhangi bir kanıya varmak mümkün değildir. Bu hususta çok ince ve esaslı araştırma yapmak gerekir. Aphid'lerin doğal düşmanları başlıca parazit, predatör ve mantari hastalık etmenleri olarak ayrılabilir.
Predatörler
Coleoptera : Aphid'lerin predatörîeri arasında en önemli böcek ta
kımlarının başında gelir. Bu takıma bağlı bir kaç familyaya ait bazı bö
cek türleri aphid predatörîeri olarak bilinirse de bu hususta en etkin ve
önemli türler Goccinellidae familyası içinde toplanmaktadır. Ancak bu
familyaya bağlı bir çok türler de gerçek fitofag böceklerdir. Predatör tür
lerin gerek erginleri gerekse larvaları çok aktiftir. Bunlar avlarını devamlı
şekilde arar ve bulurlar. Çoğu türler polifag olup besinleri yalnız aphid'
ler olmayıp aç kaldıklarında diğer küçük, yumuşak vücutlu böcek türleri
ve hattâ akarlarla da beslenir. Scymnus cinsine bağlı türler daha ' çok
Adelgidae familyası türlerinde beslenir. Aphid'lerie beslenen en önemli
coccinellid türleri Coccinella septempımctata L., C. ıındecempunctata L., Adalia
bipıınctata L., A. decempunctata L. ve Exochomus flavipes Thunb.'tir ki bu
türlerin hepsi de yurdumuzda bulunur.
Coccinellidae, yani Türkçe ismi ile gelinböcekleri, kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Örneğin C. septempunctata dağların takriben 2.Ö00-2.300 metre yüksekliğinde, bazan yığınlarla bir arada kayalıkların yarıkları, taşların altlarında veya benzeri diğer yerlerde kışı geçirir. Diğer türler ağaç kabukları altları, duvar yarıkları içinde, ot yığınları altı vs. yerlerde kışı geçirmektedir. Baharda buralardan bitkiler üzerine gelirler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını aphid kolonilerinin yakınlarına kümeler halinde bırakırlar. Larvalar yaşlandıkça günde yedikleri aphid sayısı da artar. Yaşlı bir larva günde ortalama 100 aphid yer veya tahrip eder. Çoğu türler yılda bir veya iki nesil verir. C. septempunctata'nın İsrail'de yılda 2 nesil verdiği, ilkbahar neslinin günde ortalama 60 aphid olmak üzere hayatı boyunca 4.000 ergin aphid yediği, dişinin yediği aphid miktarının ise daha fazla olduğu bilinmektedir (Avidov and Harpaz, 1969). Buna karşılık C. undecempunctata'nm ise ilkbahar neslinde bir bireyin hayatı boyunca ortalama 1000 aphid yediği bildirilmiştir. Buradan şu anlaşılmaktadır ki gelinböcekleri uygun koşullarda aphid'lerin çoğalmasını önlemede etkin rol oynayabilecek nitelikte olan faydalı böceklerdir. Bunların, özellikle seralarda yapılacak biyolojik savaşta kullanılmaları mümkündür. E. flavipes, A. decempunctata ve A. bipunctata gibi türlerin günde yedikleri aphid sayısı Coccinella cinsine bağlı türlere oranla daha azdır. Fransa'da yapılan çalışmalarda Aphis fabae'ye karşı biyolojik savaşta A. bipunctata ile C. septempunctata kullanıldığında iyi sonuçlar verebileceği bildirilmiştir (Iperti, 1971).
Neuroptera. Bu takım içinde aphid predatörü olarak bilinen familyalar Chrysopidae, Hemorobiidae ve Goniopterygidae'dir. Ancak bunlar içinde en önemlisi, altın gözlü böcekler ismi verilen Chrysopidae famil-yasıdır. Bu familya içinde aphid yiyen pek çok türler varsa da en önemlileri Anisochrysa (= Chrysopa) carnea Steph., Chrysopa perla L. ve Nineta ( = Chrysopa) flava Scop.'dır. Yurdumuzda da bulunan bu türlerden özellikle Anisochrysa carnea'mn seralarda zarar yapan aphid'lere karşı biyolojik savaşta etkili olacağı belirtilmiştir (Harbaugh and Mattson, 1973).
Diptera. Bu takıma bağlı predatör sinekler Gecidomyidae, Ghama- emyiidae ve Syrphidae familyasına ait bulunmaktadır. Bunlardan ilk iki familyaya ait türlerden pek azı aphid'lerîe beslenir ve onların çoğalmasını frenlemedeki rolleri de çok azdır. Aphid'lerde beslenen türleri Aphidoletes (Cecidomyidae) ile Leucopis (Chamaemyiidae) cinslerine aittir. Buna kar- şılık Syrphidae familyası türleri daha önemlidir. Bunların bir çok türlerinin larvaları aphid'lerde predatör olarak yaşarsa da diğer bazı türleri çürü- mekte olan bitkisel ve hayvansal maddelerle beslenir. Bazı türleri fitofag, diğer bazıları da durgun ve sığ sularda yaşar. Syrphus cinsine bağlı türlerin erginleri yumurtalarını aphid kolonileri içine veya civarına tek tek bırakırlar. Larvaların ağız parçalarının bulunduğu kısım gittikçe incelecek şekilde son bulur. Bu özel şekilleri dolayısıyla kolaylıkla tanınırlar. Bir çok hallerde syrphid'lerin faaliyetleri çok sınırlı kalmaktadır. Bunun nedeni, larvaların hareketlerinin yavaş olmasıdır. Diğer taraftan larvaları da başta olmak üzere Ichneurnonidae, Pteromalidae ve Encyrtidae familyalarına bağlı parazit arıcıklar tarafından parazİtlenirîer. Aphid'lerde predatör olarak yurdumuzda en çok tesadüf edilen türler: Ischiodon aegyptium Wied., /. scutellaris F., Paragus tibialis Fail., Sjrphus vitripennis Meig., S. ribesii L., S. corollae F., Lasiopticus pyrastri L., L. rüpelli Wied., L. alboma-culatus Macq. ve Sphaerophoria scripta L.'dir.
Heteroptera. Bu takımda aphid'lerde beslenen en önemli familya Anthocoridae'dir. Bu böceklerin çoğu küçük ve yumuşak vücutlu böcekler veya akarlar üzerinde beslenirler. Anthocoris nemorum L., A. confusus Reut., A. gallarumulmi De Geer ve A. minki Dohrn. özellikle aphid'lerle beslenen türleri teşkil eder. Bu türlerin hepsi de yurdumuzda oldukça yaygın şekilde bulunmaktadır. Ancak Anthocoris türlerinin önceki diğer predatör türlerde olduğu gibi aphid'lerin çoğalmasını frenlemedeki rolleri çok sınırlı kalmaktadır.
Yukarıda sayılan predatör böceklerden başka bazı akar ve kuş türleri de aphid'lerin düşmanları arasında bulunmaktadır. Bunların faaliyetleri çok defa daha da sınırlı kalmaktadır.
Parazitler
Gerçek parazitler konukçuları öldürmeden onların zararlarına hayatlarını sürdüren canlılardır. Halbuki buradaki anlamda parazit böcekler, konukçunun içinde yaşayan (dışta da olabilir), onun ölümüne sebep olan canlılardır. Bu bakımdan onları parazitten çok parasitoit olarak isimlendirmek daha doğru olur.
Aphid'ler de diğer bir çok böcek gruplarında olduğu gibi parazit böceklerin saldırılarından kendilerini kurtaramazlar. Aphid'lerde parazit olarak yaşayan böcekler Hymenoptera takımına bağlı çok küçük boydaki narin vücutlu arıcıklardır. Aphidiidae ve Apheîinidae familyaları, bu parazit arıcıkların bağlı oldukları başlıca familyaları teşkil eder. Aphid'lerin çoğalmasına engel olmak üzere parazitlerin faaliyetleri bir çok koşullara bağlıdır. Bu nedenle de çoğu defa etkinlikleri istenilen düzeye ulaşamamaktadır. Diğer taraftan parazitlerin etkisi, aphid'lerin bitkilere verdikleri zarar şekline göre de değişebilir. Bundan başka aphid'lerin beslendikleri konukçu bitkilerin bazı özellikleri de parazitlerin etkinlikleri üzerinde rol oynayabilir. Bu durum aynı zamanda predatörler için de söz konusudur.
Aphidiidae familyasına bağlı türlerde antenler ve abdomen uzun olup ön kanatlarda bir çok damar bulunur. Buna karşılık Aphelinidae familyasına bağlı türlerde abdomen ve antenler kısa olduğu gibi ön kanatlarda yalnızca ön kenar boyunca bir tek damar bulunur. Böylece bu iki familya birbirinden kolaylıkla ayrılır. Aphidius cinsine bağlı türlerde dişi arıcık yüzünü aphid'e dönerek ve abdomen'ini de alttan kıvırarak ovipozitörünü aphid'e batırır ve yumurtasını konukçu vücudu içine bırakır. Daha sonra açılan yumurtadan çıkan parazit larvası iç organlardan bazılarını yiyerek gelişir. Ancak bu esnada hayati önemi olan organları en sonraya bırakır. Böylece aphid, en son dakikaya kadar yaşar. Parazit larvası pupa olmaya başladığı anda da aphid ölür. Larva, pupa dönemine geçmeden biraz önce aphid'in abdomen'inin alt kısmını keser ve onu bulunduğu yerdeki bitki dokusuna iyice yapıştırır. Daha sonra da ölü aphid'in vücudu içinde pupa olur. Bu esnada aphid'in vücudu şişmiş, derisi sertleşmiş ve rengi de değişmiştir. Bu hali ile adeta mumyalaşmış bir durum alır. Bu gibi parazitli aphid'ler koloni içinde kolaylıkla tanınırlar. Ergin hale geçen parazit, daha sonra mumyalaşmış aphid'in derisini üstten delerek dışarıya çıkar. Praon cinsine bağlı parazit türlerini de tanımak kolaydır. Çünkü bunlar aphid vücudu dışında pupa olurlar ve kokonları üzerine de ölü aphid vücudunu yapıştırarak çok karakteristik bir durum gösterirler. Aphelinus mali de Eriosoma lanigerum'un bulunduğu hemen her bahçede görülür. Bunların mumy al aştırmış oldukları ölü aphid vücutları, ya da parazitledikleri aphid'ler parlak siyah renge dönüşmeleri ile koloni içindeki sağlıklı aphid'lerden kolaylıkla ayrılırlar.
Mantari Hastalıklar
Aphid'lerin doğada ölümüne neden olan başlıca patojen etmenler Entomophthora (Entomophthoraceae) cinsine ait bulunmaktadır. Bu cinse bağlı fungus türlerinin saldırısına uğrayan aphid'ler kolaylıkla tanınırlar. Bunların vücutları az veya çok şişmiş olup abdomen'lerinin altından misel uzantıları ile bitki dokularına yapışmış, esmer veya beyazımsı renge dönüşürler. Uygun hava koşullarında özellikle nem ve sıcaklık uygun olduğu taktirde bu fungusların aphid kolonilerinde büyük oranda ölümlere yol açtığı görülmektedir. Bu hususta rol oynayan en önemli türler : Entomophthora aphidü Hoff.3 E. thaxteriana Petch. ve E. planchoniana Cornu' dur.
Bu hususta Orta ve Batı Avrupa ülkeleri ile Amerika'da yoğun çalışmalar yapılmakta ve bu funguslarla aphid'îere karşı mikrobiyal savaş yöntemlerini saptamak için büyük çabalar sarfedilmektedir. Bu fungus-ların yurdumuzda da bazı uygun yer ve zamanlarda aphid'lere karşı kullanılmalarında olumlu sonuçlar alınması beklenebilir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Aphid'ler doğada pek çok ve çeşitli doğal düşmanın hücumuna maruz kalır. Bunlardan bazılarının etkinlikleri fazla, bazılarının da çok azdır. Bu hususta pek çok faktörler rol oynar. Her ne kadar aphid'ler muhtelif yollarla kendilerini düşmanlarına karşı iyi şekilde korurlarsa da kendileri bir çok bakımlardan elverişli besin kaynağı olduğu için yine de düşmanların hücumuna her zaman hedef olurlar. Ancak doğal düşmanların aphid populasyomınun artmasına veya eksilmesine olan' etkilerini kesin şekilde saptamak bir çok hallerde mümkün olamamaktadır. Zira daha önce de belirtildiği gibi, belirli bir yerde görülen yüksek bir aphid populasyonu bir kaç gün sonra gidildiğinde tamamen ortadan kaybolabilmektedîr. Bunlar herhangi bir nedenle başka bir yere göç etmiş veya başka bir nedenle kaybolmuş olabilirler. Geriye bitkiler üzerinde kalaû bir kaç artık birey, ölmüş aphid artıkları veya gömlekleri ile herhangi bir kanıya varmak mümkün değildir. Bu hususta çok ince ve esaslı araştırma yapmak gerekir. Aphid'lerin doğal düşmanları başlıca parazit, predatör ve mantari hastalık etmenleri olarak ayrılabilir.
Predatörler
Coleoptera : Aphid'lerin predatörîeri arasında en önemli böcek ta
kımlarının başında gelir. Bu takıma bağlı bir kaç familyaya ait bazı bö
cek türleri aphid predatörîeri olarak bilinirse de bu hususta en etkin ve
önemli türler Goccinellidae familyası içinde toplanmaktadır. Ancak bu
familyaya bağlı bir çok türler de gerçek fitofag böceklerdir. Predatör tür
lerin gerek erginleri gerekse larvaları çok aktiftir. Bunlar avlarını devamlı
şekilde arar ve bulurlar. Çoğu türler polifag olup besinleri yalnız aphid'
ler olmayıp aç kaldıklarında diğer küçük, yumuşak vücutlu böcek türleri
ve hattâ akarlarla da beslenir. Scymnus cinsine bağlı türler daha ' çok
Adelgidae familyası türlerinde beslenir. Aphid'lerie beslenen en önemli
coccinellid türleri Coccinella septempımctata L., C. ıındecempunctata L., Adalia
bipıınctata L., A. decempunctata L. ve Exochomus flavipes Thunb.'tir ki bu
türlerin hepsi de yurdumuzda bulunur.
Coccinellidae, yani Türkçe ismi ile gelinböcekleri, kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Örneğin C. septempunctata dağların takriben 2.Ö00-2.300 metre yüksekliğinde, bazan yığınlarla bir arada kayalıkların yarıkları, taşların altlarında veya benzeri diğer yerlerde kışı geçirir. Diğer türler ağaç kabukları altları, duvar yarıkları içinde, ot yığınları altı vs. yerlerde kışı geçirmektedir. Baharda buralardan bitkiler üzerine gelirler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını aphid kolonilerinin yakınlarına kümeler halinde bırakırlar. Larvalar yaşlandıkça günde yedikleri aphid sayısı da artar. Yaşlı bir larva günde ortalama 100 aphid yer veya tahrip eder. Çoğu türler yılda bir veya iki nesil verir. C. septempunctata'nın İsrail'de yılda 2 nesil verdiği, ilkbahar neslinin günde ortalama 60 aphid olmak üzere hayatı boyunca 4.000 ergin aphid yediği, dişinin yediği aphid miktarının ise daha fazla olduğu bilinmektedir (Avidov and Harpaz, 1969). Buna karşılık C. undecempunctata'nm ise ilkbahar neslinde bir bireyin hayatı boyunca ortalama 1000 aphid yediği bildirilmiştir. Buradan şu anlaşılmaktadır ki gelinböcekleri uygun koşullarda aphid'lerin çoğalmasını önlemede etkin rol oynayabilecek nitelikte olan faydalı böceklerdir. Bunların, özellikle seralarda yapılacak biyolojik savaşta kullanılmaları mümkündür. E. flavipes, A. decempunctata ve A. bipunctata gibi türlerin günde yedikleri aphid sayısı Coccinella cinsine bağlı türlere oranla daha azdır. Fransa'da yapılan çalışmalarda Aphis fabae'ye karşı biyolojik savaşta A. bipunctata ile C. septempunctata kullanıldığında iyi sonuçlar verebileceği bildirilmiştir (Iperti, 1971).
Neuroptera. Bu takım içinde aphid predatörü olarak bilinen familyalar Chrysopidae, Hemorobiidae ve Goniopterygidae'dir. Ancak bunlar içinde en önemlisi, altın gözlü böcekler ismi verilen Chrysopidae famil-yasıdır. Bu familya içinde aphid yiyen pek çok türler varsa da en önemlileri Anisochrysa (= Chrysopa) carnea Steph., Chrysopa perla L. ve Nineta ( = Chrysopa) flava Scop.'dır. Yurdumuzda da bulunan bu türlerden özellikle Anisochrysa carnea'mn seralarda zarar yapan aphid'lere karşı biyolojik savaşta etkili olacağı belirtilmiştir (Harbaugh and Mattson, 1973).
Diptera. Bu takıma bağlı predatör sinekler Gecidomyidae, Ghama- emyiidae ve Syrphidae familyasına ait bulunmaktadır. Bunlardan ilk iki familyaya ait türlerden pek azı aphid'lerîe beslenir ve onların çoğalmasını frenlemedeki rolleri de çok azdır. Aphid'lerde beslenen türleri Aphidoletes (Cecidomyidae) ile Leucopis (Chamaemyiidae) cinslerine aittir. Buna kar- şılık Syrphidae familyası türleri daha önemlidir. Bunların bir çok türlerinin larvaları aphid'lerde predatör olarak yaşarsa da diğer bazı türleri çürü- mekte olan bitkisel ve hayvansal maddelerle beslenir. Bazı türleri fitofag, diğer bazıları da durgun ve sığ sularda yaşar. Syrphus cinsine bağlı türlerin erginleri yumurtalarını aphid kolonileri içine veya civarına tek tek bırakırlar. Larvaların ağız parçalarının bulunduğu kısım gittikçe incelecek şekilde son bulur. Bu özel şekilleri dolayısıyla kolaylıkla tanınırlar. Bir çok hallerde syrphid'lerin faaliyetleri çok sınırlı kalmaktadır. Bunun nedeni, larvaların hareketlerinin yavaş olmasıdır. Diğer taraftan larvaları da başta olmak üzere Ichneurnonidae, Pteromalidae ve Encyrtidae familyalarına bağlı parazit arıcıklar tarafından parazİtlenirîer. Aphid'lerde predatör olarak yurdumuzda en çok tesadüf edilen türler: Ischiodon aegyptium Wied., /. scutellaris F., Paragus tibialis Fail., Sjrphus vitripennis Meig., S. ribesii L., S. corollae F., Lasiopticus pyrastri L., L. rüpelli Wied., L. alboma-culatus Macq. ve Sphaerophoria scripta L.'dir.
Heteroptera. Bu takımda aphid'lerde beslenen en önemli familya Anthocoridae'dir. Bu böceklerin çoğu küçük ve yumuşak vücutlu böcekler veya akarlar üzerinde beslenirler. Anthocoris nemorum L., A. confusus Reut., A. gallarumulmi De Geer ve A. minki Dohrn. özellikle aphid'lerle beslenen türleri teşkil eder. Bu türlerin hepsi de yurdumuzda oldukça yaygın şekilde bulunmaktadır. Ancak Anthocoris türlerinin önceki diğer predatör türlerde olduğu gibi aphid'lerin çoğalmasını frenlemedeki rolleri çok sınırlı kalmaktadır.
Yukarıda sayılan predatör böceklerden başka bazı akar ve kuş türleri de aphid'lerin düşmanları arasında bulunmaktadır. Bunların faaliyetleri çok defa daha da sınırlı kalmaktadır.
Parazitler
Gerçek parazitler konukçuları öldürmeden onların zararlarına hayatlarını sürdüren canlılardır. Halbuki buradaki anlamda parazit böcekler, konukçunun içinde yaşayan (dışta da olabilir), onun ölümüne sebep olan canlılardır. Bu bakımdan onları parazitten çok parasitoit olarak isimlendirmek daha doğru olur.
Aphid'ler de diğer bir çok böcek gruplarında olduğu gibi parazit böceklerin saldırılarından kendilerini kurtaramazlar. Aphid'lerde parazit olarak yaşayan böcekler Hymenoptera takımına bağlı çok küçük boydaki narin vücutlu arıcıklardır. Aphidiidae ve Apheîinidae familyaları, bu parazit arıcıkların bağlı oldukları başlıca familyaları teşkil eder. Aphid'lerin çoğalmasına engel olmak üzere parazitlerin faaliyetleri bir çok koşullara bağlıdır. Bu nedenle de çoğu defa etkinlikleri istenilen düzeye ulaşamamaktadır. Diğer taraftan parazitlerin etkisi, aphid'lerin bitkilere verdikleri zarar şekline göre de değişebilir. Bundan başka aphid'lerin beslendikleri konukçu bitkilerin bazı özellikleri de parazitlerin etkinlikleri üzerinde rol oynayabilir. Bu durum aynı zamanda predatörler için de söz konusudur.
Aphidiidae familyasına bağlı türlerde antenler ve abdomen uzun olup ön kanatlarda bir çok damar bulunur. Buna karşılık Aphelinidae familyasına bağlı türlerde abdomen ve antenler kısa olduğu gibi ön kanatlarda yalnızca ön kenar boyunca bir tek damar bulunur. Böylece bu iki familya birbirinden kolaylıkla ayrılır. Aphidius cinsine bağlı türlerde dişi arıcık yüzünü aphid'e dönerek ve abdomen'ini de alttan kıvırarak ovipozitörünü aphid'e batırır ve yumurtasını konukçu vücudu içine bırakır. Daha sonra açılan yumurtadan çıkan parazit larvası iç organlardan bazılarını yiyerek gelişir. Ancak bu esnada hayati önemi olan organları en sonraya bırakır. Böylece aphid, en son dakikaya kadar yaşar. Parazit larvası pupa olmaya başladığı anda da aphid ölür. Larva, pupa dönemine geçmeden biraz önce aphid'in abdomen'inin alt kısmını keser ve onu bulunduğu yerdeki bitki dokusuna iyice yapıştırır. Daha sonra da ölü aphid'in vücudu içinde pupa olur. Bu esnada aphid'in vücudu şişmiş, derisi sertleşmiş ve rengi de değişmiştir. Bu hali ile adeta mumyalaşmış bir durum alır. Bu gibi parazitli aphid'ler koloni içinde kolaylıkla tanınırlar. Ergin hale geçen parazit, daha sonra mumyalaşmış aphid'in derisini üstten delerek dışarıya çıkar. Praon cinsine bağlı parazit türlerini de tanımak kolaydır. Çünkü bunlar aphid vücudu dışında pupa olurlar ve kokonları üzerine de ölü aphid vücudunu yapıştırarak çok karakteristik bir durum gösterirler. Aphelinus mali de Eriosoma lanigerum'un bulunduğu hemen her bahçede görülür. Bunların mumy al aştırmış oldukları ölü aphid vücutları, ya da parazitledikleri aphid'ler parlak siyah renge dönüşmeleri ile koloni içindeki sağlıklı aphid'lerden kolaylıkla ayrılırlar.
Mantari Hastalıklar
Aphid'lerin doğada ölümüne neden olan başlıca patojen etmenler Entomophthora (Entomophthoraceae) cinsine ait bulunmaktadır. Bu cinse bağlı fungus türlerinin saldırısına uğrayan aphid'ler kolaylıkla tanınırlar. Bunların vücutları az veya çok şişmiş olup abdomen'lerinin altından misel uzantıları ile bitki dokularına yapışmış, esmer veya beyazımsı renge dönüşürler. Uygun hava koşullarında özellikle nem ve sıcaklık uygun olduğu taktirde bu fungusların aphid kolonilerinde büyük oranda ölümlere yol açtığı görülmektedir. Bu hususta rol oynayan en önemli türler : Entomophthora aphidü Hoff.3 E. thaxteriana Petch. ve E. planchoniana Cornu' dur.
Bu hususta Orta ve Batı Avrupa ülkeleri ile Amerika'da yoğun çalışmalar yapılmakta ve bu funguslarla aphid'îere karşı mikrobiyal savaş yöntemlerini saptamak için büyük çabalar sarfedilmektedir. Bu fungus-ların yurdumuzda da bazı uygun yer ve zamanlarda aphid'lere karşı kullanılmalarında olumlu sonuçlar alınması beklenebilir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

