Aphis fabae Scop. (Şekil 77 C, 85)
Sinonim s Aphis aparines F.; A. dahliye Mos.
Türkçe ismi : Siyah bakla veya fasulye aphid'i
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişilerde vücut esmerden siyaha kadar değişir, çoğu defa abdomen üzerinde muntazam olmayan dahakoyu lekeler bulunur. Antenleri vücudun 2/3'ü kadar uzunlukta; corniculus'lar siyah, tüp şeklinde, nihayete doğru hafif biçimde daralır; uzunluğu kuyruktan 1.4-1.8 kat daha fazla; kuyruk siyah, parmak şeklinde; arka tibia'Iar kalınlaşmış durumda. Vücut uzunluğu 1.8-2.8 mm'dir.Kanatlı parthenogenetik dişilerde baş ve thorax siyah, abdomen es-
merimsi siyahtan koyu zeytin yeşili renge kadar değişir; arka kenar boyunca genellikle beş adet koyu, gayri muntazam leke bulunur. 3'cü anten seg-rnentinde 10 veya lPdön fazla rhinaria bulunur. Vücut uzunluğu 1.7-2.7 mm'dir.
Yayılışı : Kozmopolit bir yayılış alanına sahip olan bu tür yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunur.
Zararı ve konukçuları : Devamlı beslenme sonucu yapraklar kıvrılır, sararır, bitki bodurlaşır ve deformasyona uğrar. Bu gibi bitkilerde verim azaldığı gibi ürünün kalitesi de düşer. Özellikle kurak giden havalarda aphid'ler fazla çoğalma olanağı bularak, zararı da fazlalaşır. Diğer bitkilerde olmasa bile, özellikle şeker pancarı yapraklarını kıvırır. Ayrıca aphid'ler balımsı maddeler de salgılayarak zararı daha da artar.
A. fabae'nin önemli bir zararı da tehlikeli bir çok virüs hastalıklarını
i bir bitkiden diğerine taşıması suretiyle meydana gelir. Kennedy et al.
(1962), muhtelif ülkelerde 60, Carter (1962) ise 35 kadar çeşitli virüs hasr- t alığının bu tür tarafından taşındığını bildirmektedirler. Bunlardan bazılarını şöylece sıralamak mümkündür. : Bean common mosaic, Beet yeîlow net, Beet yellow mosaic, Malva yellows, Malva yellow vein, Pea enation mosaic, Pepper veinbanding, Strawberry veinbanding, Sharka vs. Siyah bakla aphid'i bu virüslerden bazılarını sirkülâtif yolla, diğer bazılarını da stylet'leri ile bulaştırmaktadır.Polifag bir türdür. Ara konukçuları çok fazladır (200 den fazla). Başta fasulye, börülce, bakla, şeker pancarı, haşhaş, enginar, krizantem, gül,
domates, havuç, muz ile bir çok yabani otlarda yaşar ve\ zarar yapar.
Biyolojisi (Şekil 86) : Kışı genellikle Euonymus europaeus (papaz külahı) üzerinde döllenmiş yumurta halinde geçirir. Bu bitki yurdumuzda Orta, Kuzey, Güney Anadolu bölgeleri ile Trakya ve Marmara bölgele rinde oldukça yaygın olarak bulunmaktadır. Diğer esas konukçu bitkilerinden Viburnum opulus (adi kartopu) da yine yurdumuzun bir çok yerine yayılmış haldedir. Her ne kadar Bodenheimer (1958), A. fabae'nin (ki kendisi bu türün A. ntmicis L. ve A, evonymi F. ile aynı tür olduğunu bildirmektedir) esas konukçu bitkilerinin Türkiye'de, özellikle Orta Anado- îu'da bulunmadığını ifade etmekte ise de bunun böyle olmadığı görülmektedir. Kaldı ki A. fabae'nin kanatlı formlarının çok uzak mesafelere kadar uçtukları göz önünde tutulursa, Türkiye'de de bazı bölgelerde A. fabae'nm esas konukçularmı bu bitkilerin teşkil etmesi mümkündür. Ayrıca, belki de bu bitkilerden başka siyah bakla aphid'inin yurdumuzda başka esas konukçu bitkilerinin de bulunması mümkündür. Bu hususta yapılacak esaslı çalışmaların durumu aydınlatacağı şüphesizdir.

Kışı geçiren yumurtalardan fundatrix'ler şubat sonlarından mart ortasına kadar olan bir devrede çıkar. Ancak bu çıkış tarihi yurdumuzun muhtelif bölgeleri için çok değişir. Kuzey veya soğuk bölgelerde daha geç,güney veya ıhman bölgelerde ise daha erken çıkar. En güney veya sıcak bölgelerimizde bütün yıl boyunca parthenogenetik olarak yaşamını sür dürmesi mümkündür.Fundatrigenia'lar esas konukçu üzerinde bir kaç nesil verdikten sonra koloniler arasında kanatlı formlar görülmeye başlar. Bu kanatlı formlar esas konukçuyu terkederek ara konukçulara göç ederler. Bunlar bulunreleme, çapalama, toprağın iyi hazırlanması, zamanında ve yeterli şekilde sulamak ve ekim aralıklarına dikkat etmek suretiyle bitkileri daima sağlıklı yetiştirmek çok defa, özellikle şeker pancarını bir çok hallerde siyah bakla aphid'i saldırısından korur. Aynı şekilde tohumluk için yetiştirilen şeker parçan ve ıspanak gibi bitkileri şekerpancarı ekim alanlarından uzak tutmak salgınları önler.Aphid'lerin bazı bitki türleri ile çeşitlerine karşı duyarlı, bazılarına da dayanıklı oldukları bilinmektedir. Bu durum siyah bakla aphid'i için de söz konusudur. Meselâ İngiltere'de yapılan bazı denemelerde (Bond and Lowe, 1975), bazı bakla [Vicia faba) çeşitlerinin A. fahae'ye karşı da. dayanklı oldukları tespit edilmiştir. Bu nedenle bu zararlıya karşı savaşta dayanıklı bitki türleri yanında, dayanıklı bitki varyetelerinin dikimine de önem vermek her bakımdan faydalıdır.
Bu zaraıhya karşı ilâçlı savaş bitkiden bitkiye değişir. Her şeyden önce insektisit ile yapılacak savaşa karar verirken o alandaki doğal düşmanların durumu dikkate alınmalıdır. Bilindiği üzere A, fabae'rdn doğada çoğalmasını frenleyen bir çok parazit ve predatörü vardır. Bu nedenle bu fay dalı canlıların çok aktif o!duğu yerlerde ilâçlı savaştan kaçınmak veya bu gibi alanlarda ilâçlı savaş gerekiyorsa, biyolojik dengeyi bozmayacak nitelikteki insektisit'leri seçerek kullanmak gerekir. Ayrıca ilâçlı savaşta dikkat edilecek diğer bir husus da aphid'lerin populasyon yoğunluğunun daima ekonomik zarar yapacak düzeyin biraz üzerinde olmasına dikkat etmekdir. Örneğin şeker pancarında 5 bitkide 30'dan fazla aphid olduğu takdirde ilâçlı savaşa başlanır. Bu sayı diğer bitkilerde değişik olduğu gibi aphid'in virüs taşıma durumuna göre de çok değişir. Hayvan ve şeker -pancarlarında genellikle organik fosforlu veya sistemik ilâçlardan birisinin atılması tavsiye edilmektedir. Diğer bitkilerde de bu gibi insektisitler siyah bakla aphid'ine karşı başarı ile kullanılmaktadır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim s Aphis aparines F.; A. dahliye Mos.
Türkçe ismi : Siyah bakla veya fasulye aphid'i
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişilerde vücut esmerden siyaha kadar değişir, çoğu defa abdomen üzerinde muntazam olmayan dahakoyu lekeler bulunur. Antenleri vücudun 2/3'ü kadar uzunlukta; corniculus'lar siyah, tüp şeklinde, nihayete doğru hafif biçimde daralır; uzunluğu kuyruktan 1.4-1.8 kat daha fazla; kuyruk siyah, parmak şeklinde; arka tibia'Iar kalınlaşmış durumda. Vücut uzunluğu 1.8-2.8 mm'dir.Kanatlı parthenogenetik dişilerde baş ve thorax siyah, abdomen es-
merimsi siyahtan koyu zeytin yeşili renge kadar değişir; arka kenar boyunca genellikle beş adet koyu, gayri muntazam leke bulunur. 3'cü anten seg-rnentinde 10 veya lPdön fazla rhinaria bulunur. Vücut uzunluğu 1.7-2.7 mm'dir.
Yayılışı : Kozmopolit bir yayılış alanına sahip olan bu tür yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunur.
Zararı ve konukçuları : Devamlı beslenme sonucu yapraklar kıvrılır, sararır, bitki bodurlaşır ve deformasyona uğrar. Bu gibi bitkilerde verim azaldığı gibi ürünün kalitesi de düşer. Özellikle kurak giden havalarda aphid'ler fazla çoğalma olanağı bularak, zararı da fazlalaşır. Diğer bitkilerde olmasa bile, özellikle şeker pancarı yapraklarını kıvırır. Ayrıca aphid'ler balımsı maddeler de salgılayarak zararı daha da artar.
A. fabae'nin önemli bir zararı da tehlikeli bir çok virüs hastalıklarını
i bir bitkiden diğerine taşıması suretiyle meydana gelir. Kennedy et al.
(1962), muhtelif ülkelerde 60, Carter (1962) ise 35 kadar çeşitli virüs hasr- t alığının bu tür tarafından taşındığını bildirmektedirler. Bunlardan bazılarını şöylece sıralamak mümkündür. : Bean common mosaic, Beet yeîlow net, Beet yellow mosaic, Malva yellows, Malva yellow vein, Pea enation mosaic, Pepper veinbanding, Strawberry veinbanding, Sharka vs. Siyah bakla aphid'i bu virüslerden bazılarını sirkülâtif yolla, diğer bazılarını da stylet'leri ile bulaştırmaktadır.Polifag bir türdür. Ara konukçuları çok fazladır (200 den fazla). Başta fasulye, börülce, bakla, şeker pancarı, haşhaş, enginar, krizantem, gül,
domates, havuç, muz ile bir çok yabani otlarda yaşar ve\ zarar yapar.
Biyolojisi (Şekil 86) : Kışı genellikle Euonymus europaeus (papaz külahı) üzerinde döllenmiş yumurta halinde geçirir. Bu bitki yurdumuzda Orta, Kuzey, Güney Anadolu bölgeleri ile Trakya ve Marmara bölgele rinde oldukça yaygın olarak bulunmaktadır. Diğer esas konukçu bitkilerinden Viburnum opulus (adi kartopu) da yine yurdumuzun bir çok yerine yayılmış haldedir. Her ne kadar Bodenheimer (1958), A. fabae'nin (ki kendisi bu türün A. ntmicis L. ve A, evonymi F. ile aynı tür olduğunu bildirmektedir) esas konukçu bitkilerinin Türkiye'de, özellikle Orta Anado- îu'da bulunmadığını ifade etmekte ise de bunun böyle olmadığı görülmektedir. Kaldı ki A. fabae'nin kanatlı formlarının çok uzak mesafelere kadar uçtukları göz önünde tutulursa, Türkiye'de de bazı bölgelerde A. fabae'nm esas konukçularmı bu bitkilerin teşkil etmesi mümkündür. Ayrıca, belki de bu bitkilerden başka siyah bakla aphid'inin yurdumuzda başka esas konukçu bitkilerinin de bulunması mümkündür. Bu hususta yapılacak esaslı çalışmaların durumu aydınlatacağı şüphesizdir.

Kışı geçiren yumurtalardan fundatrix'ler şubat sonlarından mart ortasına kadar olan bir devrede çıkar. Ancak bu çıkış tarihi yurdumuzun muhtelif bölgeleri için çok değişir. Kuzey veya soğuk bölgelerde daha geç,güney veya ıhman bölgelerde ise daha erken çıkar. En güney veya sıcak bölgelerimizde bütün yıl boyunca parthenogenetik olarak yaşamını sür dürmesi mümkündür.Fundatrigenia'lar esas konukçu üzerinde bir kaç nesil verdikten sonra koloniler arasında kanatlı formlar görülmeye başlar. Bu kanatlı formlar esas konukçuyu terkederek ara konukçulara göç ederler. Bunlar bulunreleme, çapalama, toprağın iyi hazırlanması, zamanında ve yeterli şekilde sulamak ve ekim aralıklarına dikkat etmek suretiyle bitkileri daima sağlıklı yetiştirmek çok defa, özellikle şeker pancarını bir çok hallerde siyah bakla aphid'i saldırısından korur. Aynı şekilde tohumluk için yetiştirilen şeker parçan ve ıspanak gibi bitkileri şekerpancarı ekim alanlarından uzak tutmak salgınları önler.Aphid'lerin bazı bitki türleri ile çeşitlerine karşı duyarlı, bazılarına da dayanıklı oldukları bilinmektedir. Bu durum siyah bakla aphid'i için de söz konusudur. Meselâ İngiltere'de yapılan bazı denemelerde (Bond and Lowe, 1975), bazı bakla [Vicia faba) çeşitlerinin A. fahae'ye karşı da. dayanklı oldukları tespit edilmiştir. Bu nedenle bu zararlıya karşı savaşta dayanıklı bitki türleri yanında, dayanıklı bitki varyetelerinin dikimine de önem vermek her bakımdan faydalıdır.
Bu zaraıhya karşı ilâçlı savaş bitkiden bitkiye değişir. Her şeyden önce insektisit ile yapılacak savaşa karar verirken o alandaki doğal düşmanların durumu dikkate alınmalıdır. Bilindiği üzere A, fabae'rdn doğada çoğalmasını frenleyen bir çok parazit ve predatörü vardır. Bu nedenle bu fay dalı canlıların çok aktif o!duğu yerlerde ilâçlı savaştan kaçınmak veya bu gibi alanlarda ilâçlı savaş gerekiyorsa, biyolojik dengeyi bozmayacak nitelikteki insektisit'leri seçerek kullanmak gerekir. Ayrıca ilâçlı savaşta dikkat edilecek diğer bir husus da aphid'lerin populasyon yoğunluğunun daima ekonomik zarar yapacak düzeyin biraz üzerinde olmasına dikkat etmekdir. Örneğin şeker pancarında 5 bitkide 30'dan fazla aphid olduğu takdirde ilâçlı savaşa başlanır. Bu sayı diğer bitkilerde değişik olduğu gibi aphid'in virüs taşıma durumuna göre de çok değişir. Hayvan ve şeker -pancarlarında genellikle organik fosforlu veya sistemik ilâçlardan birisinin atılması tavsiye edilmektedir. Diğer bitkilerde de bu gibi insektisitler siyah bakla aphid'ine karşı başarı ile kullanılmaktadır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

