Cavariella aegopodii Scop. . *
Sinonim : Aphis capreae F.; A. umbellatarum Koch.
Türkçe ismi : Havuç aphid'i "
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişiler yeşil renkte olup corni-culus'ları şişkindir. Kuyrukta birisi üstte, 4 tanesi de yanlarda olmak üzere 5 kıl bulunur. Vücut uzunluğu 1.5-2.0 mm'dir.
Kanatlı parthenogenetik dişilerde baş ve thorax'ın bir kısmı siyah, abdomen ise yeşil renktedir. 4'cü anten segmentinde 0-2 adet sekonder rhinaria bulunursa da 5'ci segmentte hiç yoktur. Vücut takriben kanatsız formlar kadar iriliktedir.
Yayılışı : Güneybatı ve Orta Asya, Kuzey Afrika, Güney ve Kuzey Amerika ve Kafkasya.
Yurdumuzda Orta ve Batı Anadolu'da bulunduğu kayıtlı ise de hemen hemen her tarafta bulunması beklenmelidir.
Zara» ve konukçuları : Esas konukçusu söğüt ağaçları olup ara konukçuları da maydanoz, kereviz, havuç ve yabani havuçtur.
Saldırdığı bitkiler kıvrılır, yaprakları deforme olur, daha sonra da kırmızı veya sarımsı bir renk alır. Bitkide gelişme tüm olarak durur ve hattâ bunlar tamamiyle kuruyabilir. Ayrıca balımsı maddeler de salgıladığından yoğun populasyonîarm bulunduğu bitkiler bu salgılar yüzünden parlak bir renk alır. Bu maddeler üzerinde aphid'lerin değiştirdikleri gömlekler ve diğer materyaller yapışmış halde kalır. Bu gibi bitkiler neticede pazarlama değerlerini büyük ölçüde yitirmiş olur. Bundan daha önemlisi de bazı önemli virüs hastalıklarının taşıyıcısı olmasıdır. Çoğunluğu stylet'-leri ile bulaştırılmak üzere 14 kadar virüs hastalığının taşıyıcısı olduğu kaydedilmektedir (Kennedy et al., 1962). Bulaştırdıkları hastalıklardan Carrot motley dwarf, Celery crinkle mosaie, Celery mosaie, Ge-lery yellotv spot, Lucerne mosaie, Fea mosaie ve Raddish mosaie gibi virüs hastalıklarını saymak mümkündür.
Biyolojisi: Soğuk olan yerlerde hoiocyclic bir yaşam sürdürür. Bu gibi yerlerde kışı döllenmiş yumurta halinde söğüt ağaçları üzerinde geçirir. Yumurtalar çoğunlukla tomurcuklar üzerine veya yakınlarına bırakılır ve parlak siyah renktedir. Baharda bu yumurtalar açılmadan biraz önce tomurcuklar patlar. Çıkan nimfler taze sürgünler üzerinde bir süre beslendikten sonra açılan yapraklara geçer. Söğütlerde bir kaç nesil verir. Daha sonra kanatlı formlar meydana gelir. Bunlar takriben nisan ve mayıs aylarında Umbelliferae türlerine göç eder. Bu bitkilerde sonbahara kadar yaşamlarını sürdürdükten sonra tekrar söğüt ağaçlarına kanatlı formlar vasıtasıyle dönerler. Ancak tarlalarda veya kıyıda köşede kalmış olan Umbelliferae bitkilerinde de kışı söğütlere geçmeden geçirebilir. Bu taktirde, bu gibi bitkilerde bulunan aphid'ler baharda söğütlerde olanlardan daha erken olmak üzere diğer Umbelliferae'ya geçer. Böylece anholocyc-lic bir yaşam da göstermiş olur. ,
Savaşı : Söğütlerde savaş yapmak güçtür. Ancak uygun olan yerlerde, baharda erkenden organik fosforlu insektisitlerden birisi atılarak po-pulasyonu büyük oranda düşürülebilir. Havuç ve kerevizlerde baharda erkenden kısa kalıcı olan sistemik ilâçlardan birisi atılırsa zararı önlenir. Ayrıca bu ilaçlama, kışı tarlada geçiren Umbelliferae bitkilerine de uygulandığında iyi sonuç almır.
Diuraphis (= Brachycolus) noxius Mordv. (Şekil 92) Sinonim : Cavahyalopterus graminearum Nim.
Türkçe ismi : Buğday aphid'i
Tanımı ; Kanatsız parthenogenetik dişiler oval şekilde açık sarımsı veya sarımsı renkte olup vücut üzeri beyaz mumumsu bir madde ile örtülüdür. Antenler kısa, 6 segmentlidir ve vücudun yarısı kadar uzunluktadır. Corniculus'Iar konik, çok küçük olup farkedilmeleri güçtür. Kuyruk konik şekilde ve uzuncadır. Yandan bakıldığında çift kuyruklu imiş gibi görünür. Çünkü sonuncu tergit üstten bir miktar uzamıştır. Vücut
uzunluğu, 1.5^2.0 mm'dir. Kanatlı formlar takriben ayni boyda olup baş ve antenler siyahımsı renktedir. Antenler vücudun hemen hemen yarısına erişir.

Yayılışı : Batı Avrupa, Afrika, Arjantin, Güneybatı ve Orta Asya, Kafkasya ve Kuzeyde Moskova'ya kadar olan alanda.
Yurdumuzda varlığı ilk kez 1959 yılında Ahlat (Bitlis)'da, daha sonra 1961'de Eğridir (İsparta)'de saptanmış, 1962 yılında da Ankara ve yine İsparta (Yalvaç)' da bulunmuştur (Tuatay et Remaudiere, 1964). Ancak 1962 yılından sonra bu zararlının Orta Anadolu'nun büyük bir kısmında bulunduğu, yayılışının da Adıyaman ve Malatya'nın bazı yörelerine kadar uzandığı anlaşılmış bulunmaktadır.
Zararı ve korukçuları: Kültür ve yabani Gramineae türleri başlıca konukçularını teşkil eder. Özellikle buğday, arpa, çavdar ve yulafta zararlıdır. Yoğun aphid kolonileri yaprakların yüzeyinde, kulakçıklara yakın yerleide, uç yaprakların kıvrımları içinde oluşur. Yoğun beslenme sonucu, bir taraftan da beslenirken salgıladığı toksik maddeler yaprakları sarartır. Bu yapraklar daha sonra kızarır ve kurur. Yapraklar içinde kalan başaklar çıkamaz. Çıkan başaklar ise tane bağlamaz. Yoğun saldırılarda bitkiler gelişemez ve tüm. olarak kurur. Bu gibi tarlalar sanki don vurmuş gibi bir manzara gösterir. D. noxius yurdumuzda halen ekinlerde zarar yapan aphid türleri içinde önem itibariyle en başta gelmektedir. 1962 yılında yaptığı epidemide yalnızca Konya ilinde buğday ve arpalardaki zararının % 25-50 arasında olduğu tahmin < dilmiştir (Duran ve Koyuncu, 1974)*. Bu zararlının Orta Anadolu'nun muhtelif yörelerinde olmak üzere son yıllara kadar lokal zararına zaman zaman rastlanmıştır.
Biyolojisi s Yurdumuzda biyolojisi pek iyi bilinmemektedir. Ancak soğuk olan yerlerde kışı buğday, arpa ve diğer Gramineae türlerinde bırakılmış olan döllenmiş yumurta halinde geçirir. Baharda erkenden bu yumurtalardan fundatrix'ler meydana gelir. Kanatlı formlar ise yerine göre takriben mayıs ve haziran aylarında görülür. Bunlar etrafta bulunan diğer Gramineae bitkilerine göç ederler ve haziran sonu ile temmuzdan itibaren tarlalardan kaybolur. Sonbaharda meydana gelen gerçek erkek ve dişi bireyler çiftleşerek, dişiler yumurtalarını yeni çıkmakta olan buğday ve arpalar üzerine bırakır.
ilkbaharda yağan şiddetli yağmurlar aphid populasyonunu büyük
oranda azaltır. Bu nedenle yapılacak savaşta bu durumu göz önünde tut
mak gerekir.
Savaşı : Zarar görmesi beklenilen yerlerde, zarar başlamadan önce organik fosforlu veya sistemik etkili insektisitlerden birisi atıldığı takdirde zarar önlenebilir. Ancak gerçek şekilde savaş yapabilmek için D. noxius'un ekonomik zarar eşiğini bilmek ve populasyon yoğunluğu için gerekli önlemleri zamanında almak gerekir. Mümkündür ki bu türün ekonomik zarar eşiği ile ilgili populasyon yoğunluğu, Gramineae'de zarar yapan diğer türlerin çoğundan daha azdır. Diğer taraftan D. noxiııs'un zarar yaptığı alandaki tabii düşmanların faaliyetlerini de iyi bilmek gerekir. Bununla beraber genellikle hububat tarlalarında uygun koşullarda pre-datörlerin etkisi % 15-50 arasında kabul edilebilir. Parazitlerin faaliyeti ise genellikle dikkate alınamayacak kadar azdır. Buna rağmen bunları kesinlikle her zaman tespit etmek ve ona göre savaşa karar vermek faydalıdır. Duran, M. veN. Koyuncu, 1974. Orta Anadolu Bölgesi Hububat Alanlarında Buğday Yaprak Biti (Diuraphis ( = Brachycolus) noxius Mordv.)'nm Zarar Derecesi ve Mücadelesi Üzerinde Ön Çalışmalar. Ankara Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Hububat Zararlıları Lab. 104.653 nolu proje.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim : Aphis capreae F.; A. umbellatarum Koch.
Türkçe ismi : Havuç aphid'i "
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişiler yeşil renkte olup corni-culus'ları şişkindir. Kuyrukta birisi üstte, 4 tanesi de yanlarda olmak üzere 5 kıl bulunur. Vücut uzunluğu 1.5-2.0 mm'dir.
Kanatlı parthenogenetik dişilerde baş ve thorax'ın bir kısmı siyah, abdomen ise yeşil renktedir. 4'cü anten segmentinde 0-2 adet sekonder rhinaria bulunursa da 5'ci segmentte hiç yoktur. Vücut takriben kanatsız formlar kadar iriliktedir.
Yayılışı : Güneybatı ve Orta Asya, Kuzey Afrika, Güney ve Kuzey Amerika ve Kafkasya.
Yurdumuzda Orta ve Batı Anadolu'da bulunduğu kayıtlı ise de hemen hemen her tarafta bulunması beklenmelidir.
Zara» ve konukçuları : Esas konukçusu söğüt ağaçları olup ara konukçuları da maydanoz, kereviz, havuç ve yabani havuçtur.
Saldırdığı bitkiler kıvrılır, yaprakları deforme olur, daha sonra da kırmızı veya sarımsı bir renk alır. Bitkide gelişme tüm olarak durur ve hattâ bunlar tamamiyle kuruyabilir. Ayrıca balımsı maddeler de salgıladığından yoğun populasyonîarm bulunduğu bitkiler bu salgılar yüzünden parlak bir renk alır. Bu maddeler üzerinde aphid'lerin değiştirdikleri gömlekler ve diğer materyaller yapışmış halde kalır. Bu gibi bitkiler neticede pazarlama değerlerini büyük ölçüde yitirmiş olur. Bundan daha önemlisi de bazı önemli virüs hastalıklarının taşıyıcısı olmasıdır. Çoğunluğu stylet'-leri ile bulaştırılmak üzere 14 kadar virüs hastalığının taşıyıcısı olduğu kaydedilmektedir (Kennedy et al., 1962). Bulaştırdıkları hastalıklardan Carrot motley dwarf, Celery crinkle mosaie, Celery mosaie, Ge-lery yellotv spot, Lucerne mosaie, Fea mosaie ve Raddish mosaie gibi virüs hastalıklarını saymak mümkündür.
Biyolojisi: Soğuk olan yerlerde hoiocyclic bir yaşam sürdürür. Bu gibi yerlerde kışı döllenmiş yumurta halinde söğüt ağaçları üzerinde geçirir. Yumurtalar çoğunlukla tomurcuklar üzerine veya yakınlarına bırakılır ve parlak siyah renktedir. Baharda bu yumurtalar açılmadan biraz önce tomurcuklar patlar. Çıkan nimfler taze sürgünler üzerinde bir süre beslendikten sonra açılan yapraklara geçer. Söğütlerde bir kaç nesil verir. Daha sonra kanatlı formlar meydana gelir. Bunlar takriben nisan ve mayıs aylarında Umbelliferae türlerine göç eder. Bu bitkilerde sonbahara kadar yaşamlarını sürdürdükten sonra tekrar söğüt ağaçlarına kanatlı formlar vasıtasıyle dönerler. Ancak tarlalarda veya kıyıda köşede kalmış olan Umbelliferae bitkilerinde de kışı söğütlere geçmeden geçirebilir. Bu taktirde, bu gibi bitkilerde bulunan aphid'ler baharda söğütlerde olanlardan daha erken olmak üzere diğer Umbelliferae'ya geçer. Böylece anholocyc-lic bir yaşam da göstermiş olur. ,
Savaşı : Söğütlerde savaş yapmak güçtür. Ancak uygun olan yerlerde, baharda erkenden organik fosforlu insektisitlerden birisi atılarak po-pulasyonu büyük oranda düşürülebilir. Havuç ve kerevizlerde baharda erkenden kısa kalıcı olan sistemik ilâçlardan birisi atılırsa zararı önlenir. Ayrıca bu ilaçlama, kışı tarlada geçiren Umbelliferae bitkilerine de uygulandığında iyi sonuç almır.
Diuraphis (= Brachycolus) noxius Mordv. (Şekil 92) Sinonim : Cavahyalopterus graminearum Nim.
Türkçe ismi : Buğday aphid'i
Tanımı ; Kanatsız parthenogenetik dişiler oval şekilde açık sarımsı veya sarımsı renkte olup vücut üzeri beyaz mumumsu bir madde ile örtülüdür. Antenler kısa, 6 segmentlidir ve vücudun yarısı kadar uzunluktadır. Corniculus'Iar konik, çok küçük olup farkedilmeleri güçtür. Kuyruk konik şekilde ve uzuncadır. Yandan bakıldığında çift kuyruklu imiş gibi görünür. Çünkü sonuncu tergit üstten bir miktar uzamıştır. Vücut
uzunluğu, 1.5^2.0 mm'dir. Kanatlı formlar takriben ayni boyda olup baş ve antenler siyahımsı renktedir. Antenler vücudun hemen hemen yarısına erişir.
Yayılışı : Batı Avrupa, Afrika, Arjantin, Güneybatı ve Orta Asya, Kafkasya ve Kuzeyde Moskova'ya kadar olan alanda.
Yurdumuzda varlığı ilk kez 1959 yılında Ahlat (Bitlis)'da, daha sonra 1961'de Eğridir (İsparta)'de saptanmış, 1962 yılında da Ankara ve yine İsparta (Yalvaç)' da bulunmuştur (Tuatay et Remaudiere, 1964). Ancak 1962 yılından sonra bu zararlının Orta Anadolu'nun büyük bir kısmında bulunduğu, yayılışının da Adıyaman ve Malatya'nın bazı yörelerine kadar uzandığı anlaşılmış bulunmaktadır.
Zararı ve korukçuları: Kültür ve yabani Gramineae türleri başlıca konukçularını teşkil eder. Özellikle buğday, arpa, çavdar ve yulafta zararlıdır. Yoğun aphid kolonileri yaprakların yüzeyinde, kulakçıklara yakın yerleide, uç yaprakların kıvrımları içinde oluşur. Yoğun beslenme sonucu, bir taraftan da beslenirken salgıladığı toksik maddeler yaprakları sarartır. Bu yapraklar daha sonra kızarır ve kurur. Yapraklar içinde kalan başaklar çıkamaz. Çıkan başaklar ise tane bağlamaz. Yoğun saldırılarda bitkiler gelişemez ve tüm. olarak kurur. Bu gibi tarlalar sanki don vurmuş gibi bir manzara gösterir. D. noxius yurdumuzda halen ekinlerde zarar yapan aphid türleri içinde önem itibariyle en başta gelmektedir. 1962 yılında yaptığı epidemide yalnızca Konya ilinde buğday ve arpalardaki zararının % 25-50 arasında olduğu tahmin < dilmiştir (Duran ve Koyuncu, 1974)*. Bu zararlının Orta Anadolu'nun muhtelif yörelerinde olmak üzere son yıllara kadar lokal zararına zaman zaman rastlanmıştır.
Biyolojisi s Yurdumuzda biyolojisi pek iyi bilinmemektedir. Ancak soğuk olan yerlerde kışı buğday, arpa ve diğer Gramineae türlerinde bırakılmış olan döllenmiş yumurta halinde geçirir. Baharda erkenden bu yumurtalardan fundatrix'ler meydana gelir. Kanatlı formlar ise yerine göre takriben mayıs ve haziran aylarında görülür. Bunlar etrafta bulunan diğer Gramineae bitkilerine göç ederler ve haziran sonu ile temmuzdan itibaren tarlalardan kaybolur. Sonbaharda meydana gelen gerçek erkek ve dişi bireyler çiftleşerek, dişiler yumurtalarını yeni çıkmakta olan buğday ve arpalar üzerine bırakır.
ilkbaharda yağan şiddetli yağmurlar aphid populasyonunu büyük
oranda azaltır. Bu nedenle yapılacak savaşta bu durumu göz önünde tut
mak gerekir.
Savaşı : Zarar görmesi beklenilen yerlerde, zarar başlamadan önce organik fosforlu veya sistemik etkili insektisitlerden birisi atıldığı takdirde zarar önlenebilir. Ancak gerçek şekilde savaş yapabilmek için D. noxius'un ekonomik zarar eşiğini bilmek ve populasyon yoğunluğu için gerekli önlemleri zamanında almak gerekir. Mümkündür ki bu türün ekonomik zarar eşiği ile ilgili populasyon yoğunluğu, Gramineae'de zarar yapan diğer türlerin çoğundan daha azdır. Diğer taraftan D. noxiııs'un zarar yaptığı alandaki tabii düşmanların faaliyetlerini de iyi bilmek gerekir. Bununla beraber genellikle hububat tarlalarında uygun koşullarda pre-datörlerin etkisi % 15-50 arasında kabul edilebilir. Parazitlerin faaliyeti ise genellikle dikkate alınamayacak kadar azdır. Buna rağmen bunları kesinlikle her zaman tespit etmek ve ona göre savaşa karar vermek faydalıdır. Duran, M. veN. Koyuncu, 1974. Orta Anadolu Bölgesi Hububat Alanlarında Buğday Yaprak Biti (Diuraphis ( = Brachycolus) noxius Mordv.)'nm Zarar Derecesi ve Mücadelesi Üzerinde Ön Çalışmalar. Ankara Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü. Hububat Zararlıları Lab. 104.653 nolu proje.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

