Myzus cerasi F. (Şekil 93)
Sinonim : Aphis aparines Kalt.; A. asperulae Walk.; Myzus gallifolium Theob.; M. pruniavium Börn,,
Türkçe ismi : Siyah kiraz aphid'i
Tanımı : Kanatsız partheno genetik dişiler yuvarfakımsı vücutlu, parlak siyah renkte fakat koyu esmer parıltılıdır. Gorniculus'Iar iyi gelişmiş, silindir şeklinde, ancak nihayete doğru hafif olarak incelmiştir. Kuyruk konik biçimde olup corniculus'larm 1/4'ü kadar uzunluktadır. Vücut uzunluğu 2 mm'dir. Kanatlı formlar parlak siyah, gözler koyu esmer renkte olup takriben kanatsız parthenogenetik dişiler kadar iriliktedir.
Yayılışı : Hemen hemen kozmopolit.
Yurdumuzda Batı ve Orta Anadolu'nun bazı kesimlerinde zaman zaman yüksek populasyonlarına rastlanmaktadır.
Zararı ve komıkçuları : Esas konukçuları kiraz ve vişne ağaçlarıdır. Ara konukçuları ise yoğurtotu (Gallium spp.) ve Asperula spp. ile yavşan-
otu (Veronica spp.)'dur.
Ergin ve nimfler kiraz ve vişne ağaçlarının yapraklarının alt yüzlerinde yoğun koloniler oluşturarak beslenirler. Bunun sonucu yapraklarkıvrılır, buruşur ve sürgünler gelişemez. Ayrıca bol miktarda salgılanan balımsı maddeler fumajin'e sebep olarak zararı bir kat daha artar. Bahardaki ilk nesiller özellikle uç yapraklarda kıvrılmalara, dolayısıyla sürgünlerin zayf lamaların a ve hattâ kurumalarına neden olur. Ancak asıl zararı yoğun populasyonlarm oluştuğu hasada yakın zamanlarda meydana gelir. Özellikle genç ağaçlar ile fidanlarda daha fazla görülür ve zararlı olur.Bu türün muhtelif ülkelerde çeşitli bitkilerde Bean yellow mosaic, Ceîery mosaic, Cîover stund, Narcissus mosaic, Onion yellow dwarf, Peach ring spot gibi virüs hastalıklarının vektörü olduğu da kayıtlıdır (Kennedy et al., 1962.)-
Biyolojisi : Heteroecious bir yaşama sahiptir. Kışı kiraz ve vişne ağaçlarının tomurcuklarının kaidesine veya civarına bıraktıkları döllenmiş yumurtalar halinde geçirir. İlkbaharda bu yumurtalardan çıkan nimfler yeni çıkmakta olan yaprakların alt yüzlerine yerleşir. Bunlardan meydana gelen fundatrix'ler ve onu takip eden bir kaç nesil vişne ve kiraz ağaçlarında gelişerek zarar yapar. Yerine göre mayıs ve haziran aylarında meydana gelen kanatlı formlar bu ağaçları terkederek ara konukçulara göç eder. Sonbahara kadar bu bitkilerde yaşantılarını sürdürüen aphid'ler tekrar esas konukçularma dönerler. Bu arada meydana gelen gerçek erkek ve dişiler çiftleşerek, dişiler kışı geçirecek olan döllenmiş yumurtalarını esas konukçular üzerine bırakır. Bununla birlikte bazı yerlf-rde bazı bireyler ara konukçularma göç etmeden de esas konukçulan üzerinde yaz boyunca hayatlarını sürdürebilirler.
Savaşı î Genç ağaçlar veya fidanlarda uygulanacak kış ilaçlaması veya baharda erkenden tomurcukların patlamasından önce yapılacak bir savaş çok önemlidir. Böylece yumurtaların büyük bir kısmı öldürülerek baharda yoğun populasyonlarm önüne geçilmiş olur. Ancak çiçekler açıldıktan sonra, ya da meyveler geliştiği anda görülecek yoğun kolonilere karşı mevinphos, malathion, nikotin gibi az zehirli ve etkisi çabuk kaybolan insektisitlerden birisi altıldığı taktirde zararı önlenir.

Myzus (= Myzodes) persicae Sulz. (Şekil 77 N, 78 R, 94)
Sinonim : Aphis dianthi Schrk.; Myzus pergandei Sand.; Myzodes tabaci Morv.
Türkçe ismi : Yeşil şeftali aphid'i
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişilerde vücut yeşilden sarımsı yeşile kadar değişir. Antenleri vücuttan biraz daha kısa ve anten tüber-külleri belirgindir. Corniculus'lar yeşil fakat nihayet kısımları esmer renkte ölüp orta kısmı biraz şişkincedir. Kuyruk, corniculus'Iardan daha kısa ve açık renktedir. Vücut oval şekilde ve 1.5-2.5 mm uzunluktadır.

Kanatlı parthenogenetik dişilerde abdomen oldukça parlak, baş ve thorax siyahımsı renktedir. Antenler takriben vücut uzunluğu kadar ve siyah renktedir. Corniculus'lar siyahımsı, ya da açık esmer renktedir. Kuyruk, corniculus'Iarın 2/3'ü kadar uzunlukta ve koyu renktedir. Vücut uzunluğu takriben kanatsız formlardaki kadardır.
Yayılışı : Kozmopolit. Yurdumuzun hemen her tarafında az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuîarı : Konukçu listesi son derece zengindir. İsrail'de bu türün 34 familyaya bağlı 80 den fazla bitki türünde bulunduğu kayıtlıdır (Avidov and Harpaz, 1969). Şeftali, badem, erik, kayısı gibi ağaçlar esas konukçularını teşkil eder. Şeker pancarı, domates, tütün, şer-betçiotu, lahana, karnabahar, ıspanak, dahlia, Turunçgiller ile bir çok Gramineae türleri en önemli konukçuîarı arasında sayılabilir.
Ergin ve nimfler esas konukçu bitkilerin yapraklarının alt yüzlerine yerleşerek yoğun koloniler oluşturur. Saldırıya uğrayan yapraklar kıvrılır ve bunlar vaktinden önce dökülür. Sürgünler gelişemez. Bütün ağaçta genel bir durgunluk başgösterir, meyve verimi düşer ve kaliteleri de bozulur. Ara konukçularmda da yoğun beslenme sonucu yapraklar sararıp deformasyonlar meydana gelir ve bitkilerin gelişmelerinde genel bir duraklama görülür. Bu gibi direkt zararından başka daha önemlisi de çok tehlikeli olan bir çok virüs hastalıklarım bir bitkiden diğerine bulaştırmasıdır. Kennedy et al. (1962), bu türün muhtelif ülkelerde çeşitli bitkilere 160 kadar virüs hastalığını sirkülatif, stylet, ya da bilinmeyen bir yolla bulaştırdığını bildirmektedir. Bunlar arasında başlıca Ârtichoke latent, Broad bean mottle, Broad bean wilt, Bean comston mosaic, Bean. yel-low mosaic, Beet ring spot, Smgar beet rosette, Seet yellow, Gab-bage black ring spot, Cabbage rîng necrosiss, Canna mosaic, Car-nation mosaic, Chrysantihemum rosette, Citras tristeza, Gitrus vein enation, Red clovef mottle, WMte ciover mosaic, Graundnut rosette, Cotton anthocyanosis, Cowpea mosaic, Gucumber mosaic, DaMia mosaic, Hop mosaic. Lattuce mosaic, Lucerne mosaic, Maize leaf fleck, Nareissras mosaic, Onion mosaic, Onion yellow dwarf, Pea enation. ısıosaic, Pea ieaf roM, Pea mosaie, Peaclı ring spot, Pepper îsıosaic, Potato aucııba mosaic, Patato leaf roll, Potato spindle tubes", Potato virüs  (ve diğer 10 hastalık daha), Radish mosaic, Soybeam mosaic, Spinaclı yellow dwarfs Sqnash mosaic, Tobacco etch9 Tobacco motfle (ve diğer 5 hastalık daha), Tomato asperıny, Tomato black ring, Tomato dwarfing (ve diğer 3 hastalık daha), Tuîip breakmg, Turnip yellows ve Watermelon mosaic gibi virüs hastalıklarını saymak mümkündür. Ancak diğer aphid türlerinde olduğu gibi M. persicae'nin de yurdumuzda hangi virüs hastalıklarının vektörü olduğu kesinlikle bilinmemektedir, israil'de 12 virüs hastalığının taşıyıcısı olduğu bildirilmiştir (Avidov and Harpaz, 1962). Bu türün bitkilere bulaştırdığı virüs hastalıklarından birisi de Fransız'ların Startça, ingiliz'lerin de Plum pox ismini verdikleri hastalıktır. Bu hastalık önemli olduğu için burada kısaca bilgi vermek faydalı olacaktır. Bu hastalık ilk defa 1910 yılında Bulgaristan'da saptanmış olmasına rağmen halen Avrupa'nın bir çok ülkesine yayılmış haldedir. Son olarak 1968 yılında ingiltere'de, 1970 yılında da Fransa'da bulunduğu saptanmıştır. Hastalık taş çekirdekli meyve ağaçlarından özellikle erik, kayısı ve şeftalilerde ağır bir seyir takip etmektedir. Hastalığa yakalanan ağaçların yapraklarında sekonder damarlar boyunca açık renkli çizgi ve lekeler belirir. Meyvelerde simptomun görünüşü bitkinin türü ve varyetesine, virüs ırkına ve iklim koşullarına göre değişiklikler gösterebilir. Fakat genel olarak 2-3 cm. çapında dairesmsi lekeler halinde belirir. Sharka hastalığı aşı, çelik veya daldırma gibi üretme işlemleri dola-yısıyle vejetatatif yolla geçtiği gibi böcekler tarafından da bulaştırılır. Halen M. persicae, Myzus lythri, Brachycaudus helichrysi, Aphis craccivora, Aphis fabae, Myzus varians gibi aphid türlerinin bu hastalığı taşıdığı saptanmış bulunmaktadır. Bu hususta daha fazla bilgi almak isteyenler Massonie et Maison (1976)'a başvurabilirler.
Yeşil şeftali aphid'i, diğer aphid türlerine oranla az miktarda balımsı madde salgılar ve bu maddeyi de daha çok seralarda yetişen bitkilerde salgılar. Bu nedenle fumajin'e neden olması pek söz konusu olmamaktadır.
Biyolojisi : Kışı soğuk olan bölgelerde holocyclic bir yaşama sahiptir. Bu gibi yerlerde döllenmiş yumurta halinde şeftali, badem, erik, kiraz ve kayısı gibi taş çekirdekli meyve ağaçları üzerinde kışı geçirir. Kayısıyı diğerlerine oranla daha az tercih eder. Bırakılan yumurtalar baharda yerine göre şubattan nisana kadar olan» sürede açılır. Çıkan nimfler yeni açmakta olan yapraklara giderek onların alt yüzlerine yerleşir. Bunlardan meydana gelen fundatrix'ler ve onu takip eden bir kaç nesil bu bitkilerde yaşamlarını sürdürür. Takriben nisan veya mayısta meydana gelen büyük orandaki kanatlı formlar esas konukçuıarmı terkederek ara konukçularma göç eder. Bu bitkilerde yoğunlukları arttıkça, bitkiler zayıfladıkça, ya da hasat edildikçe meydana gelen kanatlı formlar bir bitkiyi terkederek diğerine göç etmek suretiyle sonbahara kadar yaşamlarını sürdürür. Sonba harda yerine göre eylül ayından başlayaıak kasım ayı sonuna kadar tekrar esas konukçularma dönerler. Bu arada meydana gelen gerçek erkek ve dişiler çiftleşerek yumurtalarını tek tek olmak üzere ince dallara, özellikle tomurcukların diplerine veya onlara yakın yerlere bırakır. Yumurtlama ekimden "kasım sonuna kadar devam eder. Bir dişi- 5-10 arasında döllenmiş yumurta bırakır. Kışı ılık geçen yerlerde anholocyclic bir yaşam sürdürür. Bu gibi yerlerde dişiler bütün yıl boyunca parthenogenetik olarak çoğalmalarına devam eder. Ancak kışı uygun olan diğer bazı yerlerde ise popuîasyondaki bazı bireyler anholocyclic yaşamlarına devam ederken diğer bir kısmı holocyclic bir yaşam sürdürebilir. Böylece biyolojisi oldukça karışık bir durum gösterir. Bu durum daha çok iklim koşulları, besin ve ışıkla ilgili olmak- tadır. Yurdumuzda bu karışık biyolojilerini yerine göre görmek mümkündür. Nitekim Blackman (1974), M. persicae'nin biyolojisi ile ilgili dünyanın muhtelif bölgelerindeki durumunu dikkate alarak bunun çevre koşullan ve genotip ile olan ilişkilerini iyi şekilde incelemiştir. Buna göre dünyayı 6 bölgeye ayırmış ve Türkiye'yi de anholocyclic ve holocyclic yaşam gösteren , bölge içinde göstermiştir.
Yeşil şeftali aphid'inin doğadaki yoğunluğuna bir çok faktörler etkide bulunur. Ancak bunu saptamak oldukça güç bir iştir. Çünkü doğada bu zararlıya ait örnekleme yapmak güç olduğu gibi nesiller de genellikle iç içe geçmekte ve gösterdiği belirli polimorfizm bu güçlüğü daha da artırmaktadır. Ayrıca uzak mesafelere uçmaları ve çabuk yer değiştirme Özelliğine sahip olması da diğer güçlükleri teşkil etmektedir. Doğal düşmanların etkisi ise bazı koşullarda yine çok şaşırtıcı olmaktadır.
Bu zararlının muhtelif ülkelerdeki doğal düşmanları çok iyi araştırılmıştır. Van Emden et al. (1968), M. persicae ile ilgili listede Coccinellidae (Coleoptera)'den 51, Cantharidae (Goleoptera)'den 2, Syrphidae (Dip-t€ra)'den 49, Cecidomyiidae (Diptera)'den 3, Chamaemyüdae (Diptera)' den 4, Anthocoridae (Heteroptera)'den 8, Miridae (Heteroptera)'den 2,. Nabidae (Heteroptera)'den 4, Pentatomidae (Heteroptera)'den 1 ve Neu-roptera'dan da 25 adet olmak üzere toplam 149 predatörü, Aphidüdae (Hymenoptera)'den 40 ve Aphelinidae (Hymenoptera)'den de 6 tane olmak üzere 46 paraziti bulunduğunu; ayrıca, akarlardan 2 tür ile fungal patojenlerden de 10 adet hastalık etmeni türünü bildirmektedir. Böylece toplam doğal düşman sayısının 207 olduğunu belirtmiştir. Doğal düşmanlar ne kadar fazla olursa olsun, ne kadar çok ve çabuk çoğalırlarsa çoğalsm-lar yine de aphid'Ierle başa çıkamamaktadırlar. Bunun nedeni aphid'le-rin daha çabuk çoğalmaları ve çok çabuk yer değiştirerek yayılmalarıdır. Hele M. persicae gibi türler doğada çok az populasyonları dahi bulunan önemli virüs hastalıklarını yaymatan nedeni ile yine de çok tehlikeli olabilmektedir. Halbuki doğada seyrek olarak bulunuşu, doğal düşmanları için çekici olmadığı gibi her zaman yayılma meylinde olması, bu zararlı üzerinde doğal düşmanların etkinliğini azaltmaktadır. Buna karşılık aphid, uygun bir ortam bulur bulmaz derhal yüksek bir populasyon yoğunluğuna kavuşabilmektedir.
Diğer aphid türlerinde olduğu gibi iklim faktörleri bu türün de doğada çoğalmasını önemli şekilde önlemektedir. Örneğin, şiddetli yağışlar kanatlı foımların büyük bir kısmını telef ettiği gibi nimf ve kanatsız formların da bitkilerden yıkanmasını sağlar. Bunun için şiddetli yağışlardan sonra aphid populasyonunda önemli şekilde bir düşüş beklemek doğaldır. Yine sonbaharda erken gelen soğuk havalar, dişilerin çoğalma gücünü büyük oranda azaltır.
Savaşı : Kışın veya tomurcuklar henüz açılmadan önce esas konuk-çuîar üzerinde yapılacak bir kış mücadelesi bahardaki populasyonu büyük ölçüde azaltır. Yine bu bitkilerde henüz yapraklar kıvrılmadan önce baharda erken yapılacak bir savaş da populasyonu ve zararı azaltır. Bu zamanda herhangi bir organik fosforlu insektisit kullanılabilir. Yapraklar kıvrıldıktan sonra savaş yapmak için sistemik bir insektisit seçilebilir. Buhusus ile ara konukçularda uygulanacak bir savaş için en iyisi ilgili uzmanlara baş vurmalıdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim : Aphis aparines Kalt.; A. asperulae Walk.; Myzus gallifolium Theob.; M. pruniavium Börn,,
Türkçe ismi : Siyah kiraz aphid'i
Tanımı : Kanatsız partheno genetik dişiler yuvarfakımsı vücutlu, parlak siyah renkte fakat koyu esmer parıltılıdır. Gorniculus'Iar iyi gelişmiş, silindir şeklinde, ancak nihayete doğru hafif olarak incelmiştir. Kuyruk konik biçimde olup corniculus'larm 1/4'ü kadar uzunluktadır. Vücut uzunluğu 2 mm'dir. Kanatlı formlar parlak siyah, gözler koyu esmer renkte olup takriben kanatsız parthenogenetik dişiler kadar iriliktedir.
Yayılışı : Hemen hemen kozmopolit.
Yurdumuzda Batı ve Orta Anadolu'nun bazı kesimlerinde zaman zaman yüksek populasyonlarına rastlanmaktadır.
Zararı ve komıkçuları : Esas konukçuları kiraz ve vişne ağaçlarıdır. Ara konukçuları ise yoğurtotu (Gallium spp.) ve Asperula spp. ile yavşan-
otu (Veronica spp.)'dur.
Ergin ve nimfler kiraz ve vişne ağaçlarının yapraklarının alt yüzlerinde yoğun koloniler oluşturarak beslenirler. Bunun sonucu yapraklarkıvrılır, buruşur ve sürgünler gelişemez. Ayrıca bol miktarda salgılanan balımsı maddeler fumajin'e sebep olarak zararı bir kat daha artar. Bahardaki ilk nesiller özellikle uç yapraklarda kıvrılmalara, dolayısıyla sürgünlerin zayf lamaların a ve hattâ kurumalarına neden olur. Ancak asıl zararı yoğun populasyonlarm oluştuğu hasada yakın zamanlarda meydana gelir. Özellikle genç ağaçlar ile fidanlarda daha fazla görülür ve zararlı olur.Bu türün muhtelif ülkelerde çeşitli bitkilerde Bean yellow mosaic, Ceîery mosaic, Cîover stund, Narcissus mosaic, Onion yellow dwarf, Peach ring spot gibi virüs hastalıklarının vektörü olduğu da kayıtlıdır (Kennedy et al., 1962.)-
Biyolojisi : Heteroecious bir yaşama sahiptir. Kışı kiraz ve vişne ağaçlarının tomurcuklarının kaidesine veya civarına bıraktıkları döllenmiş yumurtalar halinde geçirir. İlkbaharda bu yumurtalardan çıkan nimfler yeni çıkmakta olan yaprakların alt yüzlerine yerleşir. Bunlardan meydana gelen fundatrix'ler ve onu takip eden bir kaç nesil vişne ve kiraz ağaçlarında gelişerek zarar yapar. Yerine göre mayıs ve haziran aylarında meydana gelen kanatlı formlar bu ağaçları terkederek ara konukçulara göç eder. Sonbahara kadar bu bitkilerde yaşantılarını sürdürüen aphid'ler tekrar esas konukçularma dönerler. Bu arada meydana gelen gerçek erkek ve dişiler çiftleşerek, dişiler kışı geçirecek olan döllenmiş yumurtalarını esas konukçular üzerine bırakır. Bununla birlikte bazı yerlf-rde bazı bireyler ara konukçularma göç etmeden de esas konukçulan üzerinde yaz boyunca hayatlarını sürdürebilirler.
Savaşı î Genç ağaçlar veya fidanlarda uygulanacak kış ilaçlaması veya baharda erkenden tomurcukların patlamasından önce yapılacak bir savaş çok önemlidir. Böylece yumurtaların büyük bir kısmı öldürülerek baharda yoğun populasyonlarm önüne geçilmiş olur. Ancak çiçekler açıldıktan sonra, ya da meyveler geliştiği anda görülecek yoğun kolonilere karşı mevinphos, malathion, nikotin gibi az zehirli ve etkisi çabuk kaybolan insektisitlerden birisi altıldığı taktirde zararı önlenir.

Myzus (= Myzodes) persicae Sulz. (Şekil 77 N, 78 R, 94)
Sinonim : Aphis dianthi Schrk.; Myzus pergandei Sand.; Myzodes tabaci Morv.
Türkçe ismi : Yeşil şeftali aphid'i
Tanımı : Kanatsız parthenogenetik dişilerde vücut yeşilden sarımsı yeşile kadar değişir. Antenleri vücuttan biraz daha kısa ve anten tüber-külleri belirgindir. Corniculus'lar yeşil fakat nihayet kısımları esmer renkte ölüp orta kısmı biraz şişkincedir. Kuyruk, corniculus'Iardan daha kısa ve açık renktedir. Vücut oval şekilde ve 1.5-2.5 mm uzunluktadır.

Kanatlı parthenogenetik dişilerde abdomen oldukça parlak, baş ve thorax siyahımsı renktedir. Antenler takriben vücut uzunluğu kadar ve siyah renktedir. Corniculus'lar siyahımsı, ya da açık esmer renktedir. Kuyruk, corniculus'Iarın 2/3'ü kadar uzunlukta ve koyu renktedir. Vücut uzunluğu takriben kanatsız formlardaki kadardır.
Yayılışı : Kozmopolit. Yurdumuzun hemen her tarafında az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuîarı : Konukçu listesi son derece zengindir. İsrail'de bu türün 34 familyaya bağlı 80 den fazla bitki türünde bulunduğu kayıtlıdır (Avidov and Harpaz, 1969). Şeftali, badem, erik, kayısı gibi ağaçlar esas konukçularını teşkil eder. Şeker pancarı, domates, tütün, şer-betçiotu, lahana, karnabahar, ıspanak, dahlia, Turunçgiller ile bir çok Gramineae türleri en önemli konukçuîarı arasında sayılabilir.
Ergin ve nimfler esas konukçu bitkilerin yapraklarının alt yüzlerine yerleşerek yoğun koloniler oluşturur. Saldırıya uğrayan yapraklar kıvrılır ve bunlar vaktinden önce dökülür. Sürgünler gelişemez. Bütün ağaçta genel bir durgunluk başgösterir, meyve verimi düşer ve kaliteleri de bozulur. Ara konukçularmda da yoğun beslenme sonucu yapraklar sararıp deformasyonlar meydana gelir ve bitkilerin gelişmelerinde genel bir duraklama görülür. Bu gibi direkt zararından başka daha önemlisi de çok tehlikeli olan bir çok virüs hastalıklarım bir bitkiden diğerine bulaştırmasıdır. Kennedy et al. (1962), bu türün muhtelif ülkelerde çeşitli bitkilere 160 kadar virüs hastalığını sirkülatif, stylet, ya da bilinmeyen bir yolla bulaştırdığını bildirmektedir. Bunlar arasında başlıca Ârtichoke latent, Broad bean mottle, Broad bean wilt, Bean comston mosaic, Bean. yel-low mosaic, Beet ring spot, Smgar beet rosette, Seet yellow, Gab-bage black ring spot, Cabbage rîng necrosiss, Canna mosaic, Car-nation mosaic, Chrysantihemum rosette, Citras tristeza, Gitrus vein enation, Red clovef mottle, WMte ciover mosaic, Graundnut rosette, Cotton anthocyanosis, Cowpea mosaic, Gucumber mosaic, DaMia mosaic, Hop mosaic. Lattuce mosaic, Lucerne mosaic, Maize leaf fleck, Nareissras mosaic, Onion mosaic, Onion yellow dwarf, Pea enation. ısıosaic, Pea ieaf roM, Pea mosaie, Peaclı ring spot, Pepper îsıosaic, Potato aucııba mosaic, Patato leaf roll, Potato spindle tubes", Potato virüs  (ve diğer 10 hastalık daha), Radish mosaic, Soybeam mosaic, Spinaclı yellow dwarfs Sqnash mosaic, Tobacco etch9 Tobacco motfle (ve diğer 5 hastalık daha), Tomato asperıny, Tomato black ring, Tomato dwarfing (ve diğer 3 hastalık daha), Tuîip breakmg, Turnip yellows ve Watermelon mosaic gibi virüs hastalıklarını saymak mümkündür. Ancak diğer aphid türlerinde olduğu gibi M. persicae'nin de yurdumuzda hangi virüs hastalıklarının vektörü olduğu kesinlikle bilinmemektedir, israil'de 12 virüs hastalığının taşıyıcısı olduğu bildirilmiştir (Avidov and Harpaz, 1962). Bu türün bitkilere bulaştırdığı virüs hastalıklarından birisi de Fransız'ların Startça, ingiliz'lerin de Plum pox ismini verdikleri hastalıktır. Bu hastalık önemli olduğu için burada kısaca bilgi vermek faydalı olacaktır. Bu hastalık ilk defa 1910 yılında Bulgaristan'da saptanmış olmasına rağmen halen Avrupa'nın bir çok ülkesine yayılmış haldedir. Son olarak 1968 yılında ingiltere'de, 1970 yılında da Fransa'da bulunduğu saptanmıştır. Hastalık taş çekirdekli meyve ağaçlarından özellikle erik, kayısı ve şeftalilerde ağır bir seyir takip etmektedir. Hastalığa yakalanan ağaçların yapraklarında sekonder damarlar boyunca açık renkli çizgi ve lekeler belirir. Meyvelerde simptomun görünüşü bitkinin türü ve varyetesine, virüs ırkına ve iklim koşullarına göre değişiklikler gösterebilir. Fakat genel olarak 2-3 cm. çapında dairesmsi lekeler halinde belirir. Sharka hastalığı aşı, çelik veya daldırma gibi üretme işlemleri dola-yısıyle vejetatatif yolla geçtiği gibi böcekler tarafından da bulaştırılır. Halen M. persicae, Myzus lythri, Brachycaudus helichrysi, Aphis craccivora, Aphis fabae, Myzus varians gibi aphid türlerinin bu hastalığı taşıdığı saptanmış bulunmaktadır. Bu hususta daha fazla bilgi almak isteyenler Massonie et Maison (1976)'a başvurabilirler.
Yeşil şeftali aphid'i, diğer aphid türlerine oranla az miktarda balımsı madde salgılar ve bu maddeyi de daha çok seralarda yetişen bitkilerde salgılar. Bu nedenle fumajin'e neden olması pek söz konusu olmamaktadır.
Biyolojisi : Kışı soğuk olan bölgelerde holocyclic bir yaşama sahiptir. Bu gibi yerlerde döllenmiş yumurta halinde şeftali, badem, erik, kiraz ve kayısı gibi taş çekirdekli meyve ağaçları üzerinde kışı geçirir. Kayısıyı diğerlerine oranla daha az tercih eder. Bırakılan yumurtalar baharda yerine göre şubattan nisana kadar olan» sürede açılır. Çıkan nimfler yeni açmakta olan yapraklara giderek onların alt yüzlerine yerleşir. Bunlardan meydana gelen fundatrix'ler ve onu takip eden bir kaç nesil bu bitkilerde yaşamlarını sürdürür. Takriben nisan veya mayısta meydana gelen büyük orandaki kanatlı formlar esas konukçuıarmı terkederek ara konukçularma göç eder. Bu bitkilerde yoğunlukları arttıkça, bitkiler zayıfladıkça, ya da hasat edildikçe meydana gelen kanatlı formlar bir bitkiyi terkederek diğerine göç etmek suretiyle sonbahara kadar yaşamlarını sürdürür. Sonba harda yerine göre eylül ayından başlayaıak kasım ayı sonuna kadar tekrar esas konukçularma dönerler. Bu arada meydana gelen gerçek erkek ve dişiler çiftleşerek yumurtalarını tek tek olmak üzere ince dallara, özellikle tomurcukların diplerine veya onlara yakın yerlere bırakır. Yumurtlama ekimden "kasım sonuna kadar devam eder. Bir dişi- 5-10 arasında döllenmiş yumurta bırakır. Kışı ılık geçen yerlerde anholocyclic bir yaşam sürdürür. Bu gibi yerlerde dişiler bütün yıl boyunca parthenogenetik olarak çoğalmalarına devam eder. Ancak kışı uygun olan diğer bazı yerlerde ise popuîasyondaki bazı bireyler anholocyclic yaşamlarına devam ederken diğer bir kısmı holocyclic bir yaşam sürdürebilir. Böylece biyolojisi oldukça karışık bir durum gösterir. Bu durum daha çok iklim koşulları, besin ve ışıkla ilgili olmak- tadır. Yurdumuzda bu karışık biyolojilerini yerine göre görmek mümkündür. Nitekim Blackman (1974), M. persicae'nin biyolojisi ile ilgili dünyanın muhtelif bölgelerindeki durumunu dikkate alarak bunun çevre koşullan ve genotip ile olan ilişkilerini iyi şekilde incelemiştir. Buna göre dünyayı 6 bölgeye ayırmış ve Türkiye'yi de anholocyclic ve holocyclic yaşam gösteren , bölge içinde göstermiştir.
Yeşil şeftali aphid'inin doğadaki yoğunluğuna bir çok faktörler etkide bulunur. Ancak bunu saptamak oldukça güç bir iştir. Çünkü doğada bu zararlıya ait örnekleme yapmak güç olduğu gibi nesiller de genellikle iç içe geçmekte ve gösterdiği belirli polimorfizm bu güçlüğü daha da artırmaktadır. Ayrıca uzak mesafelere uçmaları ve çabuk yer değiştirme Özelliğine sahip olması da diğer güçlükleri teşkil etmektedir. Doğal düşmanların etkisi ise bazı koşullarda yine çok şaşırtıcı olmaktadır.
Bu zararlının muhtelif ülkelerdeki doğal düşmanları çok iyi araştırılmıştır. Van Emden et al. (1968), M. persicae ile ilgili listede Coccinellidae (Coleoptera)'den 51, Cantharidae (Goleoptera)'den 2, Syrphidae (Dip-t€ra)'den 49, Cecidomyiidae (Diptera)'den 3, Chamaemyüdae (Diptera)' den 4, Anthocoridae (Heteroptera)'den 8, Miridae (Heteroptera)'den 2,. Nabidae (Heteroptera)'den 4, Pentatomidae (Heteroptera)'den 1 ve Neu-roptera'dan da 25 adet olmak üzere toplam 149 predatörü, Aphidüdae (Hymenoptera)'den 40 ve Aphelinidae (Hymenoptera)'den de 6 tane olmak üzere 46 paraziti bulunduğunu; ayrıca, akarlardan 2 tür ile fungal patojenlerden de 10 adet hastalık etmeni türünü bildirmektedir. Böylece toplam doğal düşman sayısının 207 olduğunu belirtmiştir. Doğal düşmanlar ne kadar fazla olursa olsun, ne kadar çok ve çabuk çoğalırlarsa çoğalsm-lar yine de aphid'Ierle başa çıkamamaktadırlar. Bunun nedeni aphid'le-rin daha çabuk çoğalmaları ve çok çabuk yer değiştirerek yayılmalarıdır. Hele M. persicae gibi türler doğada çok az populasyonları dahi bulunan önemli virüs hastalıklarını yaymatan nedeni ile yine de çok tehlikeli olabilmektedir. Halbuki doğada seyrek olarak bulunuşu, doğal düşmanları için çekici olmadığı gibi her zaman yayılma meylinde olması, bu zararlı üzerinde doğal düşmanların etkinliğini azaltmaktadır. Buna karşılık aphid, uygun bir ortam bulur bulmaz derhal yüksek bir populasyon yoğunluğuna kavuşabilmektedir.
Diğer aphid türlerinde olduğu gibi iklim faktörleri bu türün de doğada çoğalmasını önemli şekilde önlemektedir. Örneğin, şiddetli yağışlar kanatlı foımların büyük bir kısmını telef ettiği gibi nimf ve kanatsız formların da bitkilerden yıkanmasını sağlar. Bunun için şiddetli yağışlardan sonra aphid populasyonunda önemli şekilde bir düşüş beklemek doğaldır. Yine sonbaharda erken gelen soğuk havalar, dişilerin çoğalma gücünü büyük oranda azaltır.
Savaşı : Kışın veya tomurcuklar henüz açılmadan önce esas konuk-çuîar üzerinde yapılacak bir kış mücadelesi bahardaki populasyonu büyük ölçüde azaltır. Yine bu bitkilerde henüz yapraklar kıvrılmadan önce baharda erken yapılacak bir savaş da populasyonu ve zararı azaltır. Bu zamanda herhangi bir organik fosforlu insektisit kullanılabilir. Yapraklar kıvrıldıktan sonra savaş yapmak için sistemik bir insektisit seçilebilir. Buhusus ile ara konukçularda uygulanacak bir savaş için en iyisi ilgili uzmanlara baş vurmalıdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

