fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Aonidiella aurantii

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Aonidiella aurantii

    Aonidiella aurantii Mask. (Şekil 120)
    Sinonim : Aspidiotus citri Comst, A, gennadii Targ.-Tozz.
    Türkçe ismi : Kırmızı koşnil
    Tanımı : Ergin dişilerde vücudu örten kabuk hemen hemen daire şeklinde olup üstten bakıldığında merkezleri bir olan bir takım tabakalar görülür. Kabuk ortada hafif olarak konveks, yanlara doğru gittikçe düz-leşir. Renk başlangıçta gridir, fakat sonradan saydam portakal kırmızısı ıenge dönüşür. Dikkatle bakıldığında kabuk altında dişinin vücudu, ya da hareketli nimfler görülebilir. Bu üst kabuktan başka çıplak dişinin vücudunun alt tarafında mumumsu bir tabaka (vehim) daha bulunur. Bu tabaka veya kabuk ortada ince, kenara doğru gittikçe kalınlaşır ve rengi grimsi beyazdır. Kabuğun çapı 1,0-1,5 mm'dir. Çıplak genç dişi. açık sarımsı renkte ve takriben armut biçimindediı. Ancak dişide yumurtalıklar olgunlaştıktan sonra vücut böbrek şeklini alır ve rengi de turucncu esmere dönüşür.

    Erkek bireylerde antenler 10 segmentli olup sarımsı turuncu renktedir ve genel görünümleri diğer koşnillerin erkeklerine benzer.
    l'ci dönem hareketli nimfler canlı doğarlar. Bunlar yassı-oval vücutlu, sarımsı renkte olup antenleri 4 segmente sahiptir.
    Yayılışı : Dünyanın Tropik ve Subtropik bölgelerindeki ülkelerin he­men hepsinde bulunur. Yurdumuzda ise turunçgil alanlarının çoğunda az veya çok rastlanır.
    Konukçuları : Polifag olan bu koşnil, başta Turunçgiller olmak üzere zeytin, muz, antepfıstığı, çam, gül, elma, söğüt, bağ ve diğer bir çok bit­kilerde yaşar. Ancak en çok Tumnçgillerde görülür.
    Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler Turunçgillerin dal, sürgün, meyve ve yapraklarında bulunur. Gövdede ise daha çok yeşil kısımlarında görülür. Yoğun populasyonlarm bulunduğu dallar, sürgünlerin uçlarından itibaren kurumaya başlar. Yapıaklarda koşnilin bulunduğu yeiler sararır ve yaprakların erken dökülmelerine sebep olur. Meyvelerde ise renk ve şekil bozukluklarına neden olarak bunların pazar değerlerini büyük öl­çüde düşürür. Krşnil, aslında ağaç ve fidanların toprak üstü aksamının hemen hemen her yerinde, fakat genellikle körpe kısımlar ve meyvelerde bulunur. Zarar, yoğun beslenme sonucu fazla miktarda özsu kaybı dola-yısı ile olduğu gibi, beslenme esnasında koşnillerin salgıladıkları toksik maddeler nedeniyle de meydana gelir. Genellikle yaz ve kış mevsimlerinde ağaçların iç kısımlarında daha fazla görülür.


    Kışı muhtelif dönemlerde olmak üzere, fakat daha çok ergin dişi döne­minde geçirir. Bu türde çoğalma eşeylidir ve yalnızca döllenmiş olan di­şiler canlı doğurur. Meydana gelen yavrular, dişinin kabuğu altında en çok bir—iki gün kaldıktan sonra dışarıya çıkar. Bunlar bitki üzerinde de­vamlı şekilde yerleşip beslenebilecekleri bir yer bulmak üzere gezinirler. Bu gezinme süresi çoğu defa bir kaç saat olup bazı koşullarda daha uzun süre olabilir. Ancak bu süre içinde çoğunlukla 50-60 cm mesafeden fazla uzağa gitmezlerse de bazı koşullarda daha uzak mesafelere, hattâ bir ağaçtan diğerine dahi geçebilir. Yine bu gezinme esnasında esen şiddetli-rüzgârlar bunları çok uzak mesafelere de sürükleyebilir. Aynı şekilde bu gezinme döneminde yağan yağmurlar, bunları ağaçlardan kolaylıkla yıkayabilir. Yeni çıkan nimflerin bir yeri seçip yerleşmelerine kadar olan süredeki hava koşulları böylece bazan bunların büyük bir kısmını öldürebiliı. Yine bu dönemde yüksek sıcaklık da bunların çoğunun ölme­sine sebep olur. Belirli bir yere gelip yerleşen hareketli nimfler, stylet'-lerini bitki dokularına hemen batırarak beslenmeye koyulurlar. Bu şekilde beslenmeye başlayan nimf, artık yerini? hiç bir zaman terketnıez. Bunlar bir taraftan da raumumsu iplikçikler salgılayarak vücutlarının üzerini örterler. Bu döneme, benzeme nedeni ile «beyaz kâse» (İngilizce;, white cup) adı verilir. Nimflerin kabuğu bu dönemde yumuşak olup bu dönem takriben 24 saat sürer. Daha sonra bu beyaz ve yumuşak olan kabuk, ke­narlardan itibaren sertleşmeye ve renk de grileşmeye başlar. Kabuğun üst-orta kısmında daire şeklinde siyahımsı bir leke meydana gelir. Bundan sonra kabuk altındaki nimf gömlek değiştirerek 2'ci döneme geçer. 2'ci döneme geçen nimf, beslenmesine devam ederek gelişmesini sürdürür. Birinci dönemdeki nimflerin gelişme süreleri takriben 2, 2'ci dönemdeki nimflerin ise üç hafta sürer. 2'ci döneme geçen nimfte anten ve bacaklar dumura uğrar, l'ci dönemdeki nimflere Batı Anadolu'da doğada takriben mayıs başlarında, Güney Anadolu'da ise nisan-sonu mayıs başında rast­lanır. Erkek bireyleri meydana getirecek olan nimfler l'ci gömleği değiş­tirdikten sonra farklılaşmaya başlarlar. Bunlar uzun-oval biçimde olup prepupa ve pupa ismi verilen dönemleri geçirdikten sonra ergin erkek haline geçerler.
    Bir dişinin hayatı boyunca meydana getirdiği yavru sayısı döllere veya mevsimlere göre değişir. Önder (1977)*, bu miktarın ortalama olarak 1. nesilde 95, 2'cide 30, 3'cü nesilde ise 60 olduğunu bildirmektedir. Ancak bu sürenin konukçu bitkiye göre değişebileceği de doğaldır.
    * Önder, P. 1977. İzmir ve çevresinde Turunçgillerde zararlı olan Aonidella aurantii (Mask.) (Homoptera : Diaspididae)'nin biyolojisi, konukçuklan, zararı ve mevsimlere göre populasyon dalgalanmalarına etki eden föktörler üzerinde araştırmalar (Basılmamış Doktora Tezi, E.Ü. Ziraat Fakültesi, İzmir).



    Yine bu araştırıcının yaptığı deneme ve gözlemlere göre İzmir'de A. aurantii'nin yılda verdiği nesil sayısı 3 olup nesiler de birbiri içine girmektedir. Bu çalışmada, dişilerin yavru verme süresinin 1-2 ay gibi bir zamana yayıldığı saptandı­ğından nesillerin birbiri içine girmesini doğal karşılamak gerekir. Nitekim Avidov and Harpaz (1969) ve Talhouk (1969), bu durumun İsrail, Lüb­nan ve Suriye'de de görüldüğünü bildirmektedir. A. aurantii'nin biyoloji ve ekoloijisi üzerinde daha fazla bilgi almak isteyenler Önder (1977)'e başvurabilirler.
    Kırmızı koşnilin doğada çoğalmasını önleyen birçok doğal düşmanı var­
    dır. Yurdumuzda bulunan başlıcaları Aphytis chrysomphali Merc, A. melinus
    De Bach (Hym., Aphelinidae); Chilocorus bipustulatus L. (Gol., Coccinellidae) Cybocephalııs fodori E.Y. (Gol., Cybocephalidae); CheletogenesornatusCa.il.
    and Fanz. (Acarına, Cheyletidae); Hemisarcoptes coccophagus Meyer (Acarina,Hemisarcoptidae)'tur. Ancak burada söz konusu olan parazit ve predatörlerden herhangi bir türün A. aurantii'nin tek basma çoğalmasını önle­
    medeki rolü pek etkili değildir. Buna karşılık, bu doğal düşmanlar ve di­
    ğerleri hep birlikte dikkate alındığında bir dereceye kadar etkili olabilmektedir.
    Savaşı : Bu zararlıya karşı yapılacak ilâçlı savaşa, ya zararlı populas-
    yonun en düşük olduğu, ya da dişilerin yavrularını en yoğun olarak bı­
    raktığı bir dönemde başlamak gerekir. Bu dönemler, sayımlar sonucun­da kolaylıkla belirlenebilir^ Göz önünde tutulması gereken diğer hususlar ilaçlama zamanının ağaçların hassas olmadığı bir döneme rastlatılması ve, esas zarar meydana gelmeden önce savaşın yapılmasıdır. Diğer bir nokta da doğal düşmanların, özellikle parazit faaliyetinin az olduğu bir dönem ve yerde ilaçlamanın yapılmasıdır.
    Bu zararlıya karşı yuidumuzda yazlık yağ emülsiyonları kullanılmak­tadır. Sistemik insektisitlerin ise etkili olmadığı bilinmektedir.
    Aonidiella citrina Coq. (Şekil 121) Türkçe ismi : Sarı koşnil
    Tanımı : Bir önceki türe son derece benzer. Bir çok hallerde bu ilci türü pratik şekilde ayırmak çok güçleşmektedir. Başlıca ayırıcı karakter­leri; ergin dişilerde bu türde kabuğun sarı ve daha yassı olması (diğerin­de kabuk kırmızımsı renkte ve daha şişkincedir)'dır. Dişilerde pygidium'un alt yüzüne mikroskopla bakmak suretiyle ayırımlarını yapmak kolay ise de bu daha çok uzmanların işidir

    Yayılışı : Çoğunlukla A. aurantii ile birlikte bulunan bu türün, dün­yada takriben onun yayıldığı alanlarda bulunduğu görülmektedir. Yurdu­muzda ilk defa 1952 yılında Kuzeydoğu Karadeniz bölgesinde rastlanmış ise de gerçekte yurdumuzda bulunduğu tarihin çok eskilere gitmesi ve uzun yıllar A. aurantii ile karıştırılmış olması mümkündür. Bu gün yur­dumuzun diğer turunçgil alanlarının hemen hepsinde kırmızı koşnille bir­likte bulunmakta, hattâ bazı bölgelerde ondan daha da yoğun olarak görülmektedir.
    Konukçuları : Polifagdır. A. aurantii'de söz konusu olan konukçu bitkiler, takriben bu tür için de geçerlidir.
    Zararı ve biyolojisi : Bu türü A. aurantii'den ayıran bir özellik de konukçu bitkide bulunduğu yerdir. Kırmızı koşnilin ağacın muhtelif or­ganlarında bulunmasına karşılık A. citrina, genellikle yaprak ve meyveler üzerinde bulunur. Zarar şekli tamamiyle A. aurantii'de: olduğu gibidir. Diğer davranışları, doğal düşmanları ve biyolojisi bakımından da tama­miyle A. aurantü'ye çok benzer. Batı Anadolu bölgesinde yılda 3 nesil veren bu türün Güney Anadolu bölgesinin bazı kesimlerinde 3 nesil ver­mesi mümkündür.
    Bu tür hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler önder (1977)'e müracaat edebilirler. Ancak burada şunu da belirtmek gerekir ki, halen bu tüi Batı Anadolu bölgesinde A. aurantii'den daha yaygın ve bol olarak görülmektedir. Aynı durum diğer bölgeler için de söz konusu olabilir. Bu durum üzerinde özellikle durmak ve nedenlerini araştırmak gerekmek­tedir.
    Savaşı : A. aurantii'de olduğu gibidir. Ancak bu türde Aspidiophagus citrinus Craw. (Hym., Aphelinidae) isminde özellikle Ege bölgesinde çok etkili olan bir paraziti vardır. Yapılacak ilâçlı savaşta gerek bu parazit gerekse diğer doğal düşmanların durumu tespit edilerekten gerekli kararı vermeye dikkat etmelidir

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Working...
X