Chrysomphalus dictyospermi Morg. (Şekil 127)
Sinonim : Aspidiotus agrumicula Greg. Türkçe ismi : Palmiye sarı koşnili
Tanımı : Ergin dişide kabuk daire şeklinde ve belirli olarak konveks olup ortası kırmızımsı, kenarları ise açık renklidir. Çapı 1,5-2,0 mm'dir.

Yayılışı : Tropik ve Subtropik bölgelerdeki ülkelerin çoğunda bulu
nur. Akdeniz çevresindeki ülkelerin çoğu ile Türkiye, Suriye ve İran'da
yayılmıştır. ,
Yurdumuzda turunçgil alanlarının hemen hepsinde az veya çok rastlanır.
Konukçîtları : Polifagdır. Başta Turunçgiller olmak üzere palmiyeler, akasya, zeytin, incir, bağ, Ligustrum, manolya, vs. gibi bitkilerde yaşar.
Zararı ve biyolojisi : Aoniâiella aurantii'ye çok benzer. Ancak bu
türde dişiler yumurta bırakmak suretiyle çoğalır. Koşniller özellikle yaprak ve meyveler üzerine yerleşir.Bu tür bir zamanlar Ege bölgesinde turunçgiller üzerinde yoğun olarak bulunmakta idi. Hattâ bu gün bile yersel olarak, özellikle ev bahçelerinde, bazan bir-iki ağaçta yoğun populasyonlanna rastlanmaktadır. Fakat genel olarak halen zarar yapacak yoğun populasyonlan görülmemektedir.
Savaşı : A. aurantii'dc olduğu gibidir.
Chrysomphalus pinnulifer Mask.
Yurdumuzda Turunçgillerde ara sıra görülen bu koşnil bir önceki türe çok benzer. Önemli değildir.
Epidiaspis gennadii Leon (Şekil 128)
Sinonim:Epidiaspis gennadiosi Lindg.
Tanımı : Ergin dişide kabuk dairemsi, oldukça konveks, beyazımsı sarı veya açık esmer renktedir. Çapı 1,2-2,0 mm'dir. Çıplak dişi geniş olarak yuvarlak, kırmızımsı sarı ve pygidium kesimi sarı renktedir.

Yayılışı s italya, Yugoslavya, Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs, Suriye ve israil. Yurdumuzda Kuzeybatı Karadeniz ve Orta Anadolu bölgeleri ile Gaziantep yöresinde ara sıra görülür.
Konukçuları : Antepfıstığı, çitlenbik.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler konukçuların dal, ince dal ve sürgünlerinde yerleşir. Zararı diğer koşnil türlerinde olduğu gibidir. Yoğun düzeydeki populasyonlarına yurdumuzda pek rastlanmamaktadır. Yılda bir nesil vermesi mümkündür.
Biyolojisi bilinmemektedir.
Epidiaspis leperii Sign.
Sinonim : Epidiaspis betulae Lindg., Aspidiotus pyricola Del Guercio ' Türkçe ismi : Elma koşnili
Tanımı : Ergin dişinin kabuğu hemen hemen daire şeklinde, konveks, grimsi, ortası mat kırmızımsı renktedir. Nimf gömleği merkezî veya merkeze yakın, sarı veya sarımsı esmer renktedir. Çapı 1,2-1,8 mm'dir. Çıplak dişi takriben armut biçiminde, şarap kırmızısı renkte, pygidium kesimi ise sarımsı renktedir. Yumurtaları oval şekilde ve şarap kırmızısı renktedir.
Yayılışı : Orta ve Güney Avrupa ile Kuzey Afrika ülkelerinin çoğu, Türkiye, Iran, Kafkasya ve Güney Rusya. Halen Kuzey Amerika'ya da girmiştir.
Yurdumuzda Batı Anadolu ve Marmara bölgeleri ile özellikle Orta Anadolu'da yaygındır. Sayın Iyriboz'un özel notlarında (bu not defterini bölümümüz kütüphanesine hediye etmiştir), bu türün 6.3.1934'de Bursa'da armut ve elmada; 18.9.1935!de Kocaeli'de armut ve elmada;1933 yılında Kastamonu ve Amasya'da elmada; 28.2.1936 tarihinde de Ankara'da armut, üzerinde bulunduğu yazılıdır.
Konukçuları : Betula, zeytin, ceviz gibi ağaçlarda bulunursa da Rosaceae familyası bitkileri esas konukçularmı teşkil eder. Başta elma, armut, badem, kayısı, kiraz gibi ağaçlarda daha yoğun olarak bulunur.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler özellikle ağaçların dal, ince dal ve sürgünlerine yerleşir. Yoğun populasyonlarm bulunduğu dal ve sürgünler zayıflar, ağaçlarda genel bir durgunluk baş gösterir, verim azalır. Koşnil kontrol altına alınmazsa tüm olarak ağaç da kuruyabilir. Ancak bu türün yurdumuzda oldukça yaygın bulunmasına rağmen, bu düzeydeki zararlarına pek rastlanmaz.
Kışı olgun olmayan dişi halinde geçirir. Bunlar ilkbaharda takriben nisan ve m.ayıs aylarında yumurtalarını bırakır.»Yumurtalar dişininkabuğu altında saklıdır. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 50 kadar yumurta bırakır. Yumurtaların açılma süresi 2-3 haftadır. Yumurtadan çıkan nimfler bir kaç saat veya bir günü geçmeyen; bir süre içinde bitkiler üzerinde gezinerek beslenebilecekleri bir yer seçerler ve buraya yerleşerek stylet'lerini bitki dokusuna batırır ve beslenmeye koyulurlar. Nimflerde gelişme oldukça yavaştır. Bunlar temmuz sonu ve ağustosta ergin hale geçer. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını bırakır. Bu yumurtalardan çıkan nimfler sonbahar boyunca gelişmelerine devam ederek ergin hale geçer ve bu halde kışı geçirir. Ancak yumurtlama ve nimflerin çıkması ile bunların gelişmeleri aynı zamanda olmadığı ve uzun bir süreye yayıldığı için meydana gelişi de muntazam olmaz. Bu nedenle erken veya geç meydana gelen erginlerin bir kısmı, uygun olmayan iklim koşullarına uyamayarak yok. olur. Bu durum armut koşnilinin doğada fazla yoğunluk göstermemesinin belki de bir nedenini teşkil etmektedir. Yılda bir nesil verir.
Diğer koşnil türlerinde olduğu gibi bu türün de doğada çoğalmasını önleyen bir çok düşmanı vardır. Bunların çoğu yurdumuzda da bulunmaktadır.
Savaşı : Yurdumuzda halen ekonomik düzeyde zarar yapacak yoğun populasyonlarma pek rastlanmadığı için bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Hemiberlesia lataniae Sign.
Sinonim : Aspidiotus eydoniae Comst.
Türkçe ismi : Beyaz kaktüs koşnili
Tanımı : Ergin dişinin kabuğu oldukça konveks ve dairemsi olup beyaz veya grimsi renktedir. Kabuk, bitki dokusuna yapıştırılmadığı için kolaylıkla kaldırılır ve çıplak dişi ortaya çıkar. Kabuğun çapı 1,5-2,0 mm'dir. Çıplak dişi armutu andırır ve sarımsı renktedir. Yumurtalar uzunca oval biçimde ve açık sarımsı renktedir. Bunlar bırakıldıktan çok kısa bir süre sonra açılır. Erkeklerine ender olarak rastlanır.
Yayılışı : Tropik ve Subtropik bölgelerde. Akdeniz çevresi ülkelerinde doğada az rastlanır. Yurdumuzda bazan seralardaki süs bitkilerinde ara sıra görülür.
Konukçuları : Polifagdır. Başlıca dut, zeytin, bağ ve muhtelif meyve ağaçlan ile süs bitkilerinde yaşar.
İsrail'de avocado pear ismi veıilen ağaçlarda önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir (Avidov and Harpaz, 1969).
Eşeysiz olarak çoğalan bu türün biyolojisi iyi bilinmemektedir. Yurdumuz için halen önemli değildir.
Cornuapsis ( Lepidosaphes, Mytilococcus) beckü Newm. (Şekil 129)
Sinonim : Aspidiotus citricola Pack., Mytilaspis fulva Targ.
Türkçe ismi : Mor koşnil
Tanımı : Ergin dişi kabuğu uzunca midye, ya da virgül işaretine benzer. Uzunluğuna olan ekseni genellikle kıvrık, baş tarafa doğru dar, arkaya doğru ise genişçe yuvarlak ve hafif konvekstir. Genel rengi esmerden kırmızımsı esmere kadar değişir, fakat kenarlar daha açık renktedir. Dişi öldükten sonra kabuğu uzun süre bitki dokusu üzerinde yapışık olarak kalır. Kabuğun uzunluğu 3,0-3,5 mm, genişliği ise (en geniş yerde) takriben 1,0 mm kadardır. Çıplak dişide vücut uzunca, ön tarafı dar olup en geniş yeri l'ci abdomen segmentinin bulunduğu kesimdir. Rengi açık sarı, pygidium kesimi kırmızımsı sarıdır. Ergin erkek bireylerde gözler siyaha vücut beyazımsı veya açık sarı, kanatlar saydam fakat üzerinde morumsu lekeler bulunur. Antenleri uzun, 10 segmentli ve sarımsı esmer renktedir. Yumurtaları oval şekilde ve beyaz renktedir.
Yayılışı : Esas olarak Amerika orijinli olan bu tür dünyanın Tropik ve Subtropik bölgelerinin hemen her yerine girmiş ve yerleşmiştir. Akdeniz çevresi ülkelerinin çoğunda bulunur.

Yurdumuza da girmiş bulunan bu tür, özellikle az olmak üzere Güney ile Batı Anadolu bölgelerinin bazı kesimlerinde görülmektedir.
Koiıukçuları : Literatürde antepfıstığı, incir, keçiboynuzu, zeytin vs. gibi ağaçlarda da bulunduğu bildirilmekte ise de esas konukçusu Turunçgillerdir.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler Turunçgillerin daha çok yaprak ve meyvelerinde bulunur. Yapraklarda koşnillerin bulunduğu yerler sarımsı renk alır. Bunun nedeni, beslenirken salgıladığı toksik maddelerdir. Eğer yaprakta fazla sayıda koşnil bulunursa, bu gibi yapraklar ta-mamiyle sararır ve vaktinden önce dökülür. Böylece ağaçlar zayıf düşer, verimi azalır, meyvelerin kalitesi de bozulur. Hattâ çok yoğun saldırılarda sürgünler, dallar kurur ve ağaç da ölebilir. Turunçgil meyvelerinde koşnilin etkisi daha değişiktir. Genç meyvelerde gelişme durur, olgunlaşma gecikir, renklenmede homojenite kaybolur ve meyvelerin tadı da bozulur. Bu gibi meyvelerin pazar değerleri de büyük oranda azalır ve bu gibi meyvelerin dış ülkelere satılma olanağı tamamen ortadan kalkar.
Dişiler, yumurtalarını vücudunun altına bırakır ve yumurtalarını tamamen bırakan dişiler ölür. Bir dişinfn bıraktığı yumurta sayısı genellikle İ50-30Ö arasındadır. Bu miktar, koşnilin yaşadığı organa ve bitki türüne göre değişir. Örneğin, yapraklarda bulunan dişilerin bıraktığı yumurta sayısı az olduğu halde, meyvelerde beslenen bireyler azami sayıda yumurta bırakır. Yumurtaların açılma süresi çevre koşullarına bağlı olarak iki hafta iJe iki ay arasında değişir. Avidov and Harpaz (1969)'a göre İsrail'de koşnilin gelişme süresi, yazın en az 50 gün olduğu halde, kışın takriben 110 gündür ve gelişme eşiği de 8°G'dir.Yumurtadan çıkan hareketli nimfler ağaçlar üzerinde kısa bir süre gezinir ve çoğu defa erginin yakınındaki bir yere yerleşir. Hareketli nimf-lerin gezinmelerinde ışığın önemli rol oynadığı söylenmekte ve bunların ışıktan kaçtığı, ağaçların gölgeli yerlerine gittikleri kabul edilmektedir. Gerçekten de yoğun kolonilerin bulunduğu yerler daha çok ağaçların gölgeli olduğu yerler, yoğun yapraklara sahip ağaçlar, ya da sık dikilmiş olan bahçelerdir. Hareketli, nimfler beslenmek üzere seçtikleri yerlere yerleştikten kısa bir süre sonra iki adet uzun, kaba, koruyucu iplikçik salgılar. Dişi bireyleri meydana getirecek olan 'nimfler 3-4 hafta aralıkla iki gömlek değiştirir, kabukları sertleşir ve başlangıçta kırmızımsı olan renk morumsuya dönüşerek ergin hale geçer. Erkek bireyleri meydana getirecek olan nimfler iki gömlek daha değiştirdikten sonra ergin olur. Erkekler daha sonra dişilerle çiftleşmelerini müteakip ölürler. Badenheimer (1958), Güney Anadolu bölgesinde yılda 4, Rize kesiminde ise yılda 3 nesil verdiğini bildirmektedir.
Savaşı : 1) Erginler veya yaşlı nimflere karşı insektisitlerin etkili olması oldukça güçtür. Hattâ yazlık beyaz yağ emülsiyonlarının dahi bunlara nüfuz etmesi zordur. Çünkü koşnilin üzerinde bulunan kabuktan başka, vücudun altında da dişi vücudu ile bitki dokusu arasında oldukça kalın mumumsu bir kabuk bulunur. Bu kabuk, bitki dokusuna çok sıkı olarak iliştirilmiştir. Bu nedenle insektisitlerin koşnile nüfuzu pek güç olur. Bu durum dikkate alınarak koşnilin biyolojisi iyi takip edilebilir, buna göre yumurtaların azami inficarını müteakip beyaz yağ emülsiyonlarından birisi atıldığı taktirde iyi sonuç alınabilir.
2) Kültürel tedbir olarak bahçelerde ağaçlar sık dikilmeli, ya da bun
lar iyi güneş ışığı ve yeterli hava alacak şekilde budanmalıdır.
3) Bu türün çok etkili bir paraziti vardır. Aphytis lepidosaphes Comp.
(Hym., Aphelinidae) isminde olan bu parazit Galifornia'ya, daha sonra
Akdeniz ülkelerinden bazılarına (örneğin Fransa, îtalya, israil, Yunanis
tan) da ithal edilerek biyolojik savaşta kullanılmaya başlanmış ve çok iyi
sonuçlar alınmıştır (De Bach et Argyriou, 1967; De Bach et Landi, 1961;
Rosen, 1967). Bu parazit yurdumuzun Ege bölgesinde de mevcuttur (Soy-
danbay, 1976).
Konukçuları : Kamelya ve palmiye gibi bitkilerde bulunursa da esas olarak Turunçgillerde zararlıdır.
Zararı ve biyolojisi : Turunçgillerin daha çok yaprak, sürgün ve meyvelerinde bulunur. Zararı ve biyolojisi mor koşnile çok benzer. Ancak ondan daha az rastlanır. Buna karşılık diğer ülkelerde önemli bir zararlı olarak bilinmektedir. Örneğin îran'da bazı yıllar Turunçgillerde ciddi zararlara sebep olduğu kayıtlıdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim : Aspidiotus agrumicula Greg. Türkçe ismi : Palmiye sarı koşnili
Tanımı : Ergin dişide kabuk daire şeklinde ve belirli olarak konveks olup ortası kırmızımsı, kenarları ise açık renklidir. Çapı 1,5-2,0 mm'dir.

Yayılışı : Tropik ve Subtropik bölgelerdeki ülkelerin çoğunda bulu
nur. Akdeniz çevresindeki ülkelerin çoğu ile Türkiye, Suriye ve İran'da
yayılmıştır. ,
Yurdumuzda turunçgil alanlarının hemen hepsinde az veya çok rastlanır.
Konukçîtları : Polifagdır. Başta Turunçgiller olmak üzere palmiyeler, akasya, zeytin, incir, bağ, Ligustrum, manolya, vs. gibi bitkilerde yaşar.
Zararı ve biyolojisi : Aoniâiella aurantii'ye çok benzer. Ancak bu
türde dişiler yumurta bırakmak suretiyle çoğalır. Koşniller özellikle yaprak ve meyveler üzerine yerleşir.Bu tür bir zamanlar Ege bölgesinde turunçgiller üzerinde yoğun olarak bulunmakta idi. Hattâ bu gün bile yersel olarak, özellikle ev bahçelerinde, bazan bir-iki ağaçta yoğun populasyonlanna rastlanmaktadır. Fakat genel olarak halen zarar yapacak yoğun populasyonlan görülmemektedir.
Savaşı : A. aurantii'dc olduğu gibidir.
Chrysomphalus pinnulifer Mask.
Yurdumuzda Turunçgillerde ara sıra görülen bu koşnil bir önceki türe çok benzer. Önemli değildir.
Epidiaspis gennadii Leon (Şekil 128)
Sinonim:Epidiaspis gennadiosi Lindg.
Tanımı : Ergin dişide kabuk dairemsi, oldukça konveks, beyazımsı sarı veya açık esmer renktedir. Çapı 1,2-2,0 mm'dir. Çıplak dişi geniş olarak yuvarlak, kırmızımsı sarı ve pygidium kesimi sarı renktedir.

Yayılışı s italya, Yugoslavya, Yunanistan, Türkiye, Kıbrıs, Suriye ve israil. Yurdumuzda Kuzeybatı Karadeniz ve Orta Anadolu bölgeleri ile Gaziantep yöresinde ara sıra görülür.
Konukçuları : Antepfıstığı, çitlenbik.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler konukçuların dal, ince dal ve sürgünlerinde yerleşir. Zararı diğer koşnil türlerinde olduğu gibidir. Yoğun düzeydeki populasyonlarına yurdumuzda pek rastlanmamaktadır. Yılda bir nesil vermesi mümkündür.
Biyolojisi bilinmemektedir.
Epidiaspis leperii Sign.
Sinonim : Epidiaspis betulae Lindg., Aspidiotus pyricola Del Guercio ' Türkçe ismi : Elma koşnili
Tanımı : Ergin dişinin kabuğu hemen hemen daire şeklinde, konveks, grimsi, ortası mat kırmızımsı renktedir. Nimf gömleği merkezî veya merkeze yakın, sarı veya sarımsı esmer renktedir. Çapı 1,2-1,8 mm'dir. Çıplak dişi takriben armut biçiminde, şarap kırmızısı renkte, pygidium kesimi ise sarımsı renktedir. Yumurtaları oval şekilde ve şarap kırmızısı renktedir.
Yayılışı : Orta ve Güney Avrupa ile Kuzey Afrika ülkelerinin çoğu, Türkiye, Iran, Kafkasya ve Güney Rusya. Halen Kuzey Amerika'ya da girmiştir.
Yurdumuzda Batı Anadolu ve Marmara bölgeleri ile özellikle Orta Anadolu'da yaygındır. Sayın Iyriboz'un özel notlarında (bu not defterini bölümümüz kütüphanesine hediye etmiştir), bu türün 6.3.1934'de Bursa'da armut ve elmada; 18.9.1935!de Kocaeli'de armut ve elmada;1933 yılında Kastamonu ve Amasya'da elmada; 28.2.1936 tarihinde de Ankara'da armut, üzerinde bulunduğu yazılıdır.
Konukçuları : Betula, zeytin, ceviz gibi ağaçlarda bulunursa da Rosaceae familyası bitkileri esas konukçularmı teşkil eder. Başta elma, armut, badem, kayısı, kiraz gibi ağaçlarda daha yoğun olarak bulunur.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler özellikle ağaçların dal, ince dal ve sürgünlerine yerleşir. Yoğun populasyonlarm bulunduğu dal ve sürgünler zayıflar, ağaçlarda genel bir durgunluk baş gösterir, verim azalır. Koşnil kontrol altına alınmazsa tüm olarak ağaç da kuruyabilir. Ancak bu türün yurdumuzda oldukça yaygın bulunmasına rağmen, bu düzeydeki zararlarına pek rastlanmaz.
Kışı olgun olmayan dişi halinde geçirir. Bunlar ilkbaharda takriben nisan ve m.ayıs aylarında yumurtalarını bırakır.»Yumurtalar dişininkabuğu altında saklıdır. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 50 kadar yumurta bırakır. Yumurtaların açılma süresi 2-3 haftadır. Yumurtadan çıkan nimfler bir kaç saat veya bir günü geçmeyen; bir süre içinde bitkiler üzerinde gezinerek beslenebilecekleri bir yer seçerler ve buraya yerleşerek stylet'lerini bitki dokusuna batırır ve beslenmeye koyulurlar. Nimflerde gelişme oldukça yavaştır. Bunlar temmuz sonu ve ağustosta ergin hale geçer. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını bırakır. Bu yumurtalardan çıkan nimfler sonbahar boyunca gelişmelerine devam ederek ergin hale geçer ve bu halde kışı geçirir. Ancak yumurtlama ve nimflerin çıkması ile bunların gelişmeleri aynı zamanda olmadığı ve uzun bir süreye yayıldığı için meydana gelişi de muntazam olmaz. Bu nedenle erken veya geç meydana gelen erginlerin bir kısmı, uygun olmayan iklim koşullarına uyamayarak yok. olur. Bu durum armut koşnilinin doğada fazla yoğunluk göstermemesinin belki de bir nedenini teşkil etmektedir. Yılda bir nesil verir.
Diğer koşnil türlerinde olduğu gibi bu türün de doğada çoğalmasını önleyen bir çok düşmanı vardır. Bunların çoğu yurdumuzda da bulunmaktadır.
Savaşı : Yurdumuzda halen ekonomik düzeyde zarar yapacak yoğun populasyonlarma pek rastlanmadığı için bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Hemiberlesia lataniae Sign.
Sinonim : Aspidiotus eydoniae Comst.
Türkçe ismi : Beyaz kaktüs koşnili
Tanımı : Ergin dişinin kabuğu oldukça konveks ve dairemsi olup beyaz veya grimsi renktedir. Kabuk, bitki dokusuna yapıştırılmadığı için kolaylıkla kaldırılır ve çıplak dişi ortaya çıkar. Kabuğun çapı 1,5-2,0 mm'dir. Çıplak dişi armutu andırır ve sarımsı renktedir. Yumurtalar uzunca oval biçimde ve açık sarımsı renktedir. Bunlar bırakıldıktan çok kısa bir süre sonra açılır. Erkeklerine ender olarak rastlanır.
Yayılışı : Tropik ve Subtropik bölgelerde. Akdeniz çevresi ülkelerinde doğada az rastlanır. Yurdumuzda bazan seralardaki süs bitkilerinde ara sıra görülür.
Konukçuları : Polifagdır. Başlıca dut, zeytin, bağ ve muhtelif meyve ağaçlan ile süs bitkilerinde yaşar.
İsrail'de avocado pear ismi veıilen ağaçlarda önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir (Avidov and Harpaz, 1969).
Eşeysiz olarak çoğalan bu türün biyolojisi iyi bilinmemektedir. Yurdumuz için halen önemli değildir.
Cornuapsis ( Lepidosaphes, Mytilococcus) beckü Newm. (Şekil 129)
Sinonim : Aspidiotus citricola Pack., Mytilaspis fulva Targ.
Türkçe ismi : Mor koşnil
Tanımı : Ergin dişi kabuğu uzunca midye, ya da virgül işaretine benzer. Uzunluğuna olan ekseni genellikle kıvrık, baş tarafa doğru dar, arkaya doğru ise genişçe yuvarlak ve hafif konvekstir. Genel rengi esmerden kırmızımsı esmere kadar değişir, fakat kenarlar daha açık renktedir. Dişi öldükten sonra kabuğu uzun süre bitki dokusu üzerinde yapışık olarak kalır. Kabuğun uzunluğu 3,0-3,5 mm, genişliği ise (en geniş yerde) takriben 1,0 mm kadardır. Çıplak dişide vücut uzunca, ön tarafı dar olup en geniş yeri l'ci abdomen segmentinin bulunduğu kesimdir. Rengi açık sarı, pygidium kesimi kırmızımsı sarıdır. Ergin erkek bireylerde gözler siyaha vücut beyazımsı veya açık sarı, kanatlar saydam fakat üzerinde morumsu lekeler bulunur. Antenleri uzun, 10 segmentli ve sarımsı esmer renktedir. Yumurtaları oval şekilde ve beyaz renktedir.
Yayılışı : Esas olarak Amerika orijinli olan bu tür dünyanın Tropik ve Subtropik bölgelerinin hemen her yerine girmiş ve yerleşmiştir. Akdeniz çevresi ülkelerinin çoğunda bulunur.

Yurdumuza da girmiş bulunan bu tür, özellikle az olmak üzere Güney ile Batı Anadolu bölgelerinin bazı kesimlerinde görülmektedir.
Koiıukçuları : Literatürde antepfıstığı, incir, keçiboynuzu, zeytin vs. gibi ağaçlarda da bulunduğu bildirilmekte ise de esas konukçusu Turunçgillerdir.
Zararı ve biyolojisi : Ergin ve nimfler Turunçgillerin daha çok yaprak ve meyvelerinde bulunur. Yapraklarda koşnillerin bulunduğu yerler sarımsı renk alır. Bunun nedeni, beslenirken salgıladığı toksik maddelerdir. Eğer yaprakta fazla sayıda koşnil bulunursa, bu gibi yapraklar ta-mamiyle sararır ve vaktinden önce dökülür. Böylece ağaçlar zayıf düşer, verimi azalır, meyvelerin kalitesi de bozulur. Hattâ çok yoğun saldırılarda sürgünler, dallar kurur ve ağaç da ölebilir. Turunçgil meyvelerinde koşnilin etkisi daha değişiktir. Genç meyvelerde gelişme durur, olgunlaşma gecikir, renklenmede homojenite kaybolur ve meyvelerin tadı da bozulur. Bu gibi meyvelerin pazar değerleri de büyük oranda azalır ve bu gibi meyvelerin dış ülkelere satılma olanağı tamamen ortadan kalkar.
Dişiler, yumurtalarını vücudunun altına bırakır ve yumurtalarını tamamen bırakan dişiler ölür. Bir dişinfn bıraktığı yumurta sayısı genellikle İ50-30Ö arasındadır. Bu miktar, koşnilin yaşadığı organa ve bitki türüne göre değişir. Örneğin, yapraklarda bulunan dişilerin bıraktığı yumurta sayısı az olduğu halde, meyvelerde beslenen bireyler azami sayıda yumurta bırakır. Yumurtaların açılma süresi çevre koşullarına bağlı olarak iki hafta iJe iki ay arasında değişir. Avidov and Harpaz (1969)'a göre İsrail'de koşnilin gelişme süresi, yazın en az 50 gün olduğu halde, kışın takriben 110 gündür ve gelişme eşiği de 8°G'dir.Yumurtadan çıkan hareketli nimfler ağaçlar üzerinde kısa bir süre gezinir ve çoğu defa erginin yakınındaki bir yere yerleşir. Hareketli nimf-lerin gezinmelerinde ışığın önemli rol oynadığı söylenmekte ve bunların ışıktan kaçtığı, ağaçların gölgeli yerlerine gittikleri kabul edilmektedir. Gerçekten de yoğun kolonilerin bulunduğu yerler daha çok ağaçların gölgeli olduğu yerler, yoğun yapraklara sahip ağaçlar, ya da sık dikilmiş olan bahçelerdir. Hareketli, nimfler beslenmek üzere seçtikleri yerlere yerleştikten kısa bir süre sonra iki adet uzun, kaba, koruyucu iplikçik salgılar. Dişi bireyleri meydana getirecek olan 'nimfler 3-4 hafta aralıkla iki gömlek değiştirir, kabukları sertleşir ve başlangıçta kırmızımsı olan renk morumsuya dönüşerek ergin hale geçer. Erkek bireyleri meydana getirecek olan nimfler iki gömlek daha değiştirdikten sonra ergin olur. Erkekler daha sonra dişilerle çiftleşmelerini müteakip ölürler. Badenheimer (1958), Güney Anadolu bölgesinde yılda 4, Rize kesiminde ise yılda 3 nesil verdiğini bildirmektedir.
Savaşı : 1) Erginler veya yaşlı nimflere karşı insektisitlerin etkili olması oldukça güçtür. Hattâ yazlık beyaz yağ emülsiyonlarının dahi bunlara nüfuz etmesi zordur. Çünkü koşnilin üzerinde bulunan kabuktan başka, vücudun altında da dişi vücudu ile bitki dokusu arasında oldukça kalın mumumsu bir kabuk bulunur. Bu kabuk, bitki dokusuna çok sıkı olarak iliştirilmiştir. Bu nedenle insektisitlerin koşnile nüfuzu pek güç olur. Bu durum dikkate alınarak koşnilin biyolojisi iyi takip edilebilir, buna göre yumurtaların azami inficarını müteakip beyaz yağ emülsiyonlarından birisi atıldığı taktirde iyi sonuç alınabilir.
2) Kültürel tedbir olarak bahçelerde ağaçlar sık dikilmeli, ya da bun
lar iyi güneş ışığı ve yeterli hava alacak şekilde budanmalıdır.
3) Bu türün çok etkili bir paraziti vardır. Aphytis lepidosaphes Comp.
(Hym., Aphelinidae) isminde olan bu parazit Galifornia'ya, daha sonra
Akdeniz ülkelerinden bazılarına (örneğin Fransa, îtalya, israil, Yunanis
tan) da ithal edilerek biyolojik savaşta kullanılmaya başlanmış ve çok iyi
sonuçlar alınmıştır (De Bach et Argyriou, 1967; De Bach et Landi, 1961;
Rosen, 1967). Bu parazit yurdumuzun Ege bölgesinde de mevcuttur (Soy-
danbay, 1976).
Konukçuları : Kamelya ve palmiye gibi bitkilerde bulunursa da esas olarak Turunçgillerde zararlıdır.
Zararı ve biyolojisi : Turunçgillerin daha çok yaprak, sürgün ve meyvelerinde bulunur. Zararı ve biyolojisi mor koşnile çok benzer. Ancak ondan daha az rastlanır. Buna karşılık diğer ülkelerde önemli bir zararlı olarak bilinmektedir. Örneğin îran'da bazı yıllar Turunçgillerde ciddi zararlara sebep olduğu kayıtlıdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

