fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Quadraspidiotus astreaeformis

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Quadraspidiotus astreaeformis

    Quadraspidiotus astreaeformis Curt. (Şekil 145) Sinonim : Aspidiotus betulae Baerens. Türkçe ismi : Midye biçimli koşnil ,
    Tanımı : Ergin dişi kabuğu koyu gri renkte, hafif şekilde konveks olup takriben daire şeklindedir. Çapı yaklaşık 1,5 mra'dir. Nimf gömlekleri sarımsı renktedir. Çıplak dişide vücut armut şeklinde ve limon sarısı renk­tedir.

    Yayılışı : Avrupa'nın büyük bir kısmı, K. Amerika ile Akdeniz çev­resi ülkelerinin çoğu, Türkiye ve Iran.
    Yurdumuzda Orta ve Batı Anadolu'nun bazı kesimlerinde arasıra rastlanır.
    Konukcuları: Polilagdır. Başlıca elma, erik, zeytin, badem, armut gibi meyve ağaçları ile bir çok orman ağaç ve ağaççıklarında yaşar.Yurdumuz için. halen ekonomik önemi olmayan bu koşnil, diğer bu­lunduğu ülkelerde de önemsiz zararlı türler arasında sayılmaktadır.Biyolojisi iyi bilinmemektedir.
    Quadraspidiotus perniciosus Gomst. (Şekil 146)
    Sinonim : Aonidia fusca Mask. Türkçe ismi San Jose koşnili
    Tanımı : Ergin dişilerde kabuk 1,5-2,0 mm çapında, kenar kesimleri yassı, orta kısmı şişkin, genel rengi homojen şekilde koyu gridir. Ancak bu renk genç bireylerde daha koyuca renktedir. Çıplak dişinin vücudu

    armut biçiminde, pygidium kesimi koyu, diğer yerleri sarımsı renktedir. Erkek bireyleri meydana getirecek olan nimflerin kabukları oval biçimde, 1,5-2,5 mm uzunluktadır. Ergin erkekler sarımsı renkte olup genel görü­nümleri diğer koşnil türleri erkeklerine benzer. Yeni meydana gelen ha­reketli nimfler sarımsı renktedir.
    Yayılışı : Bu türün de esas orijini Kuzey Çin'dir. Amerika'ya giriş tarihi 1870 olarak kabul edilmektedir. Bu tarihte ilk defa California'nın San Jose kentindeki bahçelerde görülmüş ve 1873 yılında bu bölgede yo­ğun zararlara sebep olmuştur. Böylece Amerika'da ilk zararı görülen yere izafeten San Jose koşnili ismi verilmiştir. Bu koşnil Amerika'ya Japonya yolu ile girmiş ve daha sonra bu ülkenin büyük bir kısmı ile Kanada'ya da bulaşmıştır.
    San Jose koşnilinin Avrupa'da ilk görülüş tarihi 1898 olduğu halde 1928 yılma kadar pek önemsenmemiştir. Bu tarihte ilk defa Macaristan'da, 193'1'de Avusturya'da, 1932'de Romanya'da, '1933'de İspanya'da ve 1946' da da İsviçre'de görülmüş ve önemli zararlara sebep olmuştur. Halen bir kaç ülke hariç Avrupa'nın hemen hemen her tarafında bulunur.
    Yurdumuzda ise ilk defa 1962 yılında Samsun yöresinde görülmüştür. Bu tarihten sonra her türlü karantina ve savaş önlemleri alınmasına rağmen Trakya, Marmara bölgeleri ile Doğu, Orta ve Batı Karadeniz bölgelerinin büyük bir kısmına bulaşmış haldedir. Meyveciliğimizi ciddi şekilde tehdit etmekte olan bu zararlı, günden güne yayılma alanını genişletmesine rağ­men halen bu bölgeler içinde en çok Marmara ile Batı Anadolu bölgele­rinin bazı kesimlerinde önemli zararlara sebep olmaktadır.
    San Jose koşnili, özellikle yumuşak ve ılıman iklime sahip ülke veya yerlerde zararlı olur.
    Konukçuları : Poîifagdır. Muhtelif ülkelerde olmak üzere 200 kadar konukçusu olduğu saptanmıştır. Başta elma, şeftali, armut, ayva, kiraz, vişne, erik, kayısı, diğer bir çok meyve ağaçları, süs bitkileri ile muhtelif orman ağaç ve ağaççıklarında zarar yapar. Genellikle Rosaceae familyası bitki türlerini tercih eder.
    Zararı ve biyolojisi : Nimf ve erginleri ağaçların dal, gövde, ince dal, sürgün ve meyveleri üzerine yerleşerek onları sokup emerler. Bulun­dukları bitkilerde beslenme sonucu büyük oranda özsu kaybına neden olduğu gibi, beslenme esnasında bitki dokularına salgıladığı toksik mad­deler dolayısı ile de zarar meydana gelir. Yoğun olarak saldırıya uğrayan ağaçlarda gövde ve dallamı üzeri sıvama şeklinde, birbiri üzerine gelmiş olan kabuklu bitlerle örtülür ve gri bir renk alarak adeta ikinci bir kabuk oluşur. Bu gibi ağaçlarda genel bir durgunluk görülür, yapraklar vaktin­den önce dökülür ve miktarı azalır. Yapraklarda bulunduğunda az çok


    san noktalar belirir. Dalların uçları ve sürgünler pörsür ve kurur, meyve­ler küçük kalır, kaliteleri düşer. Koşnille bulaşık meyvelerde bulunduğu yerlerin etrafında kırmızımsı leke oluşması ile kolaylıkla tanınır. Bu gibi meyveler piyasa değerlerini büyük oranda yitirir. Koşnilin dal ve gövde­de bulunduğu yer bir bıçakla yatay şekilde kesilirse, koşnilin beslendiği yer ve çevresinin kırmızı leke halinde olduğu görülür. Böylece bu türü, zararı dolayısı ile de kolayca tanımak mümkündür.
    Kışı genellikle genç nimf veya olgun dişi döneminde geçirir. Bunlar ilkbaharda; ağaçlarda özsu hareketinin başlaması ile birlikte aktivitelerine, yani beslenmeye başlayarak gelişmelerine devam ederler. Ağaçlarda tak­riben tomurcukların tümünün patladığı bir dönemde de genç nimfler ta­mamıyla ergin hale geçerler. Olgun dişi ve erkeklerin meydana gelmem yerine, yılına göre, yurdumuzda mart ve nisan aylarıdır. Olgun dişiler (yani kışı ergin dişi halinde geçirenler) ise ocak ayından itibaren canlı do­ğurmaya başlar. Böylece doğada nesiller 'birbiri içine girer. Erkekler çift­leştikten sonra ölür. Dişiler ise yavrularım canlı olarak doğurur. Genç ve yeni doğan yavrular hareketli olup ağaçlanıl üzerinde çıplak gözle görülmeleri pek güçtür. Bunlar bir-iki gün bitkiler üzerinde gezindikten sonra seçtikleri bir yere ilişerek stylet'lerini batırır ve beslenmeye başlar­lar. Kısa bir süre sonra da gömleklerini değiştirerek anten ve bacaklardan yoksun, yassı bir vücut halinde bulunduğu yerde hayatlarının sonuna kadar sabit halde kalırlar. Beslenme devam ettikçe gelişmelerini de sürdüren nimflerde kabuk da gittikçe büyür ve sertleşir. Bir dişi hayatı boyunca 100-400 arasında yavru doğurur. Bu miktara besinin ve iklim koşullarının etkisi olduğu gibi, muhtelif nesillere ait bireylerde değişik sayıda yavru verirler. Dişinin günde bıraktığı yavru miktarı da değişiktir. Bu miktar 6-10 arasında değişir ve dişi takriben 1—1,5 aylık bir süre içinde yavru doğurma işini sürdürür. Yerine göre nimf dönemi 1-2 aylık bir sürede tamamlanır. Yazın sıcak günlerde gelişme yavaşlar, hattâ bu zamanda diyapoz döne­mine de geçebilirler. Böylece San Jose koşnilinin biyolojisi iklim koşullanna bağlı olmak üzere muhtelif bölgelere göre değişiklikler gösterir.
    Q. pernitiosus'un yılda verdiği nesil sayısı yere ve iklime göre çok deği­şir. Soğuk yerlerde yılda iki nesil verir. Yurdumuzda Bursa, İstanbul, Kocaeli gibi yerlerde yılda 4 nesil verdiği (Altay et al., 1971) bildiril­mekte ise de Orta Anadolu'nun soğuk kesimlerinde yılda 2, daha ılıman yerlerinde ise 3-4 nesil vermesi mümkündür. Buna karşılık Batı Anadolu'­nun sahil ve güney kesimlerinde yılda verdiği nesil sayısının 4'ten fazla ol­ması doğaldır.
    Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi San Jose koşnilinin hareketli olan nimf dönemi çok kısadır ve bu durum onun etrafa yayılma­sını büyük oranda kısıtlamaktadır. Buna rağmen bu zararlının yalnız bir ülke içindeki yayılışı değil, fakat ülkeler arasındaki yayılışı da pek çabuk olmaktadır. Bunun başlıca nedeni, alman bütün önlemlere rağmen yayı­lışın insanlar tarafından gerçekleştirilmesidir. Yersel yayılışı kısmen rüz­gârlar, kuşlar ve diğer böcekler tarafından yapılmaktadır. Bu da özellikle hareketli nimf döneminde meydana gelir.

    Q. perniciosus'un doğada alabildiğine çoğalmasını engelleyen pek çok doğal düşmanı vardır. Genel olarak sıralamak gerekirse bunlar parazitler, predatörler ve parazit mantarlardır. Ayrıca olumsuz doğal koşullar da bunların bir kısmının doğada yok olmasına neden olur. Buna rağmen bu zararlı böcek yine de çoğalarak büyük zararlara sebep olabilmektedir. Predatörl erin den başlıcası Coccinellidae familyasına bağlı bazı böcek türleri ile bazı kuşlardır. Ancak bunların koşnilin çoğalmasını azaltıcı et­kileri azdır. Asıl etkili olanlar parazitler olup özellikle Aphelinidae famil­yasına bağlı olanlar çok önemlidir. Ancak bu zararlının özel paraziti Prospaltella perniciosi Tow. (Hym., Aphelinidae)'dir. Bu parazit türüne ait bireyler son yıllarda Fransa'dan yurdumuza da ithal edilerek bulaşık bazı alanlara salmmıştır. Halen üzerinde deneme ve gözlemler sürdürül­mektedir.
    Savaşı : 1) Bulaşık alanlardan temiz alanlara hiç bir şekilde fidan, meyve, çubuk (aşı için) vs. sokulmamalıdır. Bunun için sıkı karantina tedbirlerine başvurmalıdır. Buna rağmen, bu gibi materyalin nakledilmesi mecburiyeti olduğunda mutlaka'fümige veya dezenfekte edilmelidir. Bunları fümige etmek için metliyi brom ide kullanılabilir. Dezenfeksiyon için fi­danlar gerektiğinde % 7'lik winter wash eriyiğine de daldırılabilir.
    2) Ağaçlar kışın uygun bir zamanda, örneğin erken kış ilaçlaması için ağaçların kış uykusu dönemine geçmesini takiben, ya da geç kış ilaçlaması için gözlerin açılmasından en az iki hafta öncesine kadar olan bir dönem­de olmak üzere kışlık ilaçlardan birisi ile yıkama şeklinde ağaçlar ilaçlanır.
    Kışlık ilaçlamaların yeterli olmadığı hallerde, ağaçların çiçeklenme dönemi geçtikten sonra, koşnilin biyolojisi iyi şekilde izlenerek yavruların azami olarak bırakılmasını müteakip uzmanların öğütleyeceği organik fosforlu ilâçlardan birisi atılırsa zaran önlenir. Gerektiğinde bu ilaçlama­dan 20 gün sonra ikinci bir ilaçlama daha yapılabilir.
    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS


Working...
X