HETEROPTERALARDA GENEL VÜCUT GÖRÜNÜMLERİ VE YAPILARI (Şekil 151)
Bu takıma bağlı bireyler ister karada, ister suda, isterse yarı suda yaşasınlar vücutları az çok yassı ve ovaldir. Ancak bazı türlere ait bireylerde vücut silindir şeklinde, yuvarlakça, uzunca geniş, ya da kalkan biçimindedir. Renkleri çok değişiktir. Mat, parlak, tek renkli, benekli, desenli, ya da birçok renklerin karışımı olan acayip renklerde olabilir. Tropik bölgelerde bulunan türler çok defa madensel parlak ve güzel desenlere sahiptir. Derileri sert, kaim, ince, yumuşak, üzerleri ince delikli, pürüzlü - veya düz, kaygan olabilir. Vücut üzerinde kıl ve diken şeklindeki çıkıntılar pek az türlerde görülür. Ağız parçaları sokucu emici, hortum serbest ve hemen her zaman başın ön kısmından çıkar. Antenleri 4 veya 5, nadiren 3 segmentlidir. Kanatlan istirahat halinde iken vücut üzerine çoğunlukla yatay olarak katlanmış haldedir. Nadiren çatı yapar. Ön kanatların nihayet yarısı zarımsı kaideden itibaren diğer yarısı da kaim, sert çoğu zaman derimsi yapıdadır. Bu nedenle ön kanatlara hemielytra ismi verilir. Bazı türlerde büyüklük bir kaç mm olduğu halde diğer bazılarında 10 cm veya daha büyüktür. Genellikle 2-110 mm arasında değişen

boydaki türler i kapsar. Çoğu ellendikleri zaman, ya da gezdikleri yerlere pis koku salgılarlar. Hattâ bu yüzden kendilerine pis kokulu böcekler de denir.
Genel morfolojisi : Baş muhtelif familyalara göre değişiklikler gös
terir. Genellikle prognathous tip başa sahiptir. Ancak bazı türlerde hypo-
gnathous baş tipi de görülür. Baş serbest, fakat genellikle az oynar. Başın
gerisinde, bazı türlerde boyun şeklinde bir kesim bulunabilir. Üstten bakıl
dığında başın ön tarafı çoğunlukla iki dikiş vasıtasıyla clypeus ve genae
olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Clypeus çoğunlukla küçük ve az gelişmiştir.
Miridae familyası türlerinde genae'nm bir kısmı ayrılarak lora denilen
kesimi meydana getirmiştir. Alın ile vertex, genae ve clypeus'ün gerisin
de bulunur. Bunlar birbirlerinden kesin hatlarla ayrılmamıştır. Ağız
parçaları sokucu—emici tiptedir. Labrum kısa, üçgen veya silindir şek
linde olup uçta sivrilmiş, ya da geniş Veya sarkıktır ve ağız parçalarının,
ya da hortumun kaidesini örter. Labium veya hortum uzun, sert, kıvrık,ya da düz olan, 3 veya 4 seğmendi, emme ve salgılama tüpüne dönüş müş olup üstte maxilla ve mandibula'lara -ait stylet'leri içinde barındıran bir kanala sahiptir. Hortum başın ucunda bulunur ve genel likle başın alt tarafına yerleşmiştir. Böcek istirahat halinde iken göğüs üzerinde ve bacaklar arasına katlanmış olarak durur. Mandibula'lar hortum içindeki iki çift stylet'ten bir çiftini oluşturur ve ön-dış tarafta bulunanlardır. Bunlar sert kıl şeklindedir. Uçları testere dişleri biçimin de olabilir. Hortum içindeki diğer .bir çiftini oluşturan stylet'ler nıaxilla'-
ya aittir. Bunlar arka veya iç tarafta bulunur. Kaide sclerite'inden çıkar veya cardo ve stipes'e kaynaşmıştır. Bunlar da yine sert kıl şeklindedir. Herbir stylet'in iç kısmında uzunluğuna iç kenar boyunca iki oluk uzanır.
Bu iki stylet birbiri üzerine iyi şekilde kapanınca içeride birisi üstte,
diğeri de altta olmak üzere iki kılcal tüp meydana gelir. Bu tüplerden üstte olanı emme borusunu, alttaki de salya salgılama borusunu oluşturur.
Maxillaya ait palpus'lar küçülmüş veya bazan yoktur. Bileşik gözler bü
yük ve belirgindir. Çoğunlukla bunlar birbirlerinden oldukça mesafeli
olarak ayrılır. Bazı türlerde küçülmüş, diğer pek az olan bazılarında da hiç bulunmayabilir. Nokta gözler (ocelli) çoğunlukla mevcut ve iki adet
olarak bulunur. Ancak bazı türlerde ocelli yoktur. Bununla beraber diğer
bazı türlerde hem bileşik gözler, hem de ocelli bulunmayabilir (örneğin,
yarasalarda ektoparazit olarak yaşayan bazı türlerde olduau gibi). Anten
ler mevcut ve iyi gelişmiştir. Bazı türlerde küçülmüş ve ender olarak da bulunmayabilir. Bunlar genellikle bileşik gözlerin altına, ya da üzerine yerleşmiş olup anten tüberkülü denilen bir parça üzerinden çıkar.
Çoğunlukla 4-5 segmentli, nadiren 4 segmentten azdır. Antenler bazı
gruplarda böcek istirahat halinde iken vücudun alt tarafına katlı olarak
durur. Suda yaşayan gruplarda antenler çok küçülmüş olup üstten bakıl
dıkları zaman görülmezler. de iken hemielytra altına katlanmış olarak durur. Eğer hemielytra kısal-mış veya küçülmüş ise arka kanatlar daima dumura uğramıştır.
Bacakların yapısı, yaptıkları görevlere göre değişiklikler gösterir. Başlıca yürüme, kazma, sıçrama, yakalama ve yüzme işlerini yapmak üzere değişikliklere uğramıştır. Femur'lar çok defa büyümüş olup düz, üzerleri dikenli, ya da tüylü olabilir. Tibia'lar silindirik, yassı, düz, ya da şişkin olabilir. Bazan yaprak şeklinde genişlemiş de olabilir. Suda yaşayan formlarda yüzmeye elverişli olan kıllar bulunur. Çoğunlukla tüy ve dikenlere sahip olan tibia'larm nihayet uçlarında mahmuz bulunmaz. Tarsus'lar 2 veya 3 segmentlidir. Nadiren bir segmentli olabilir. Genellikle uçça bir çift tırnak bulunur. Tırnaklar uçta veya uca yakın olarak yerleşmiş; arolia ve empodia mevcut veya yoktur.
Abdomen genellikle oldukça geniş, fakat uzun ve silindir şeklindedir. Çoğunlukla 11 segmentten oluşur. II'ci segment ile telson (böcek abdo-men'inin nihayet parçası olup anüsü havidir) küçülmüştür. I'ci abdomen segmenti dar bir tergum şeklinde olup çok defa gizlidir. Bu nedenle de, alttan bakıldığında görülebilen ilk abdomen segmenti Il'cisidir. IX'cu segment genitalia'yı teşkil eder. Erkeklerde bu segment genellikle kapsül şekline dönüşmüş olup buna pygophore adı verilir. Bu organın yapısı cins ve türlere göre değişiklikler gösterir ve özellikle türlerin ayrımında önemli rol oynar. Dişilerdeki genital segment karakteristik yapıya sahiptir. Özellikle yumurtalarını bitki dokuları içine bırakan gruplarda gelişmiş ovipozitör bulunur. VIII'ci abdomen segmenti çoğunlukla bir bilezik şekline dönüşmüş ve incelmiş olup çok defa dışarıdan görülmez; Pygophore bazan abdomen'in ucunu işgal eder, fakat bazan da VIII'ci segmentin içine bir kılıf şeklinde girebilir ve yalnızca nihayet ucu görülür. Abdomen'-de genital segment hariç bir çok türlerde az veya çok yana doğru çıkıntı yaparak connexivum adı verilen bir kısım meydana getirir. Stigma'lar çoğunlukla alt tarafta ve yanlarda olmak üzere ilk VII veya VIII'ci seg-mentlerin herbirinde bir çift olarak bulunur.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Bu takıma bağlı bireyler ister karada, ister suda, isterse yarı suda yaşasınlar vücutları az çok yassı ve ovaldir. Ancak bazı türlere ait bireylerde vücut silindir şeklinde, yuvarlakça, uzunca geniş, ya da kalkan biçimindedir. Renkleri çok değişiktir. Mat, parlak, tek renkli, benekli, desenli, ya da birçok renklerin karışımı olan acayip renklerde olabilir. Tropik bölgelerde bulunan türler çok defa madensel parlak ve güzel desenlere sahiptir. Derileri sert, kaim, ince, yumuşak, üzerleri ince delikli, pürüzlü - veya düz, kaygan olabilir. Vücut üzerinde kıl ve diken şeklindeki çıkıntılar pek az türlerde görülür. Ağız parçaları sokucu emici, hortum serbest ve hemen her zaman başın ön kısmından çıkar. Antenleri 4 veya 5, nadiren 3 segmentlidir. Kanatlan istirahat halinde iken vücut üzerine çoğunlukla yatay olarak katlanmış haldedir. Nadiren çatı yapar. Ön kanatların nihayet yarısı zarımsı kaideden itibaren diğer yarısı da kaim, sert çoğu zaman derimsi yapıdadır. Bu nedenle ön kanatlara hemielytra ismi verilir. Bazı türlerde büyüklük bir kaç mm olduğu halde diğer bazılarında 10 cm veya daha büyüktür. Genellikle 2-110 mm arasında değişen

boydaki türler i kapsar. Çoğu ellendikleri zaman, ya da gezdikleri yerlere pis koku salgılarlar. Hattâ bu yüzden kendilerine pis kokulu böcekler de denir.
Genel morfolojisi : Baş muhtelif familyalara göre değişiklikler gös
terir. Genellikle prognathous tip başa sahiptir. Ancak bazı türlerde hypo-
gnathous baş tipi de görülür. Baş serbest, fakat genellikle az oynar. Başın
gerisinde, bazı türlerde boyun şeklinde bir kesim bulunabilir. Üstten bakıl
dığında başın ön tarafı çoğunlukla iki dikiş vasıtasıyla clypeus ve genae
olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Clypeus çoğunlukla küçük ve az gelişmiştir.
Miridae familyası türlerinde genae'nm bir kısmı ayrılarak lora denilen
kesimi meydana getirmiştir. Alın ile vertex, genae ve clypeus'ün gerisin
de bulunur. Bunlar birbirlerinden kesin hatlarla ayrılmamıştır. Ağız
parçaları sokucu—emici tiptedir. Labrum kısa, üçgen veya silindir şek
linde olup uçta sivrilmiş, ya da geniş Veya sarkıktır ve ağız parçalarının,
ya da hortumun kaidesini örter. Labium veya hortum uzun, sert, kıvrık,ya da düz olan, 3 veya 4 seğmendi, emme ve salgılama tüpüne dönüş müş olup üstte maxilla ve mandibula'lara -ait stylet'leri içinde barındıran bir kanala sahiptir. Hortum başın ucunda bulunur ve genel likle başın alt tarafına yerleşmiştir. Böcek istirahat halinde iken göğüs üzerinde ve bacaklar arasına katlanmış olarak durur. Mandibula'lar hortum içindeki iki çift stylet'ten bir çiftini oluşturur ve ön-dış tarafta bulunanlardır. Bunlar sert kıl şeklindedir. Uçları testere dişleri biçimin de olabilir. Hortum içindeki diğer .bir çiftini oluşturan stylet'ler nıaxilla'-
ya aittir. Bunlar arka veya iç tarafta bulunur. Kaide sclerite'inden çıkar veya cardo ve stipes'e kaynaşmıştır. Bunlar da yine sert kıl şeklindedir. Herbir stylet'in iç kısmında uzunluğuna iç kenar boyunca iki oluk uzanır.
Bu iki stylet birbiri üzerine iyi şekilde kapanınca içeride birisi üstte,
diğeri de altta olmak üzere iki kılcal tüp meydana gelir. Bu tüplerden üstte olanı emme borusunu, alttaki de salya salgılama borusunu oluşturur.
Maxillaya ait palpus'lar küçülmüş veya bazan yoktur. Bileşik gözler bü
yük ve belirgindir. Çoğunlukla bunlar birbirlerinden oldukça mesafeli
olarak ayrılır. Bazı türlerde küçülmüş, diğer pek az olan bazılarında da hiç bulunmayabilir. Nokta gözler (ocelli) çoğunlukla mevcut ve iki adet
olarak bulunur. Ancak bazı türlerde ocelli yoktur. Bununla beraber diğer
bazı türlerde hem bileşik gözler, hem de ocelli bulunmayabilir (örneğin,
yarasalarda ektoparazit olarak yaşayan bazı türlerde olduau gibi). Anten
ler mevcut ve iyi gelişmiştir. Bazı türlerde küçülmüş ve ender olarak da bulunmayabilir. Bunlar genellikle bileşik gözlerin altına, ya da üzerine yerleşmiş olup anten tüberkülü denilen bir parça üzerinden çıkar.
Çoğunlukla 4-5 segmentli, nadiren 4 segmentten azdır. Antenler bazı
gruplarda böcek istirahat halinde iken vücudun alt tarafına katlı olarak
durur. Suda yaşayan gruplarda antenler çok küçülmüş olup üstten bakıl
dıkları zaman görülmezler. de iken hemielytra altına katlanmış olarak durur. Eğer hemielytra kısal-mış veya küçülmüş ise arka kanatlar daima dumura uğramıştır.
Bacakların yapısı, yaptıkları görevlere göre değişiklikler gösterir. Başlıca yürüme, kazma, sıçrama, yakalama ve yüzme işlerini yapmak üzere değişikliklere uğramıştır. Femur'lar çok defa büyümüş olup düz, üzerleri dikenli, ya da tüylü olabilir. Tibia'lar silindirik, yassı, düz, ya da şişkin olabilir. Bazan yaprak şeklinde genişlemiş de olabilir. Suda yaşayan formlarda yüzmeye elverişli olan kıllar bulunur. Çoğunlukla tüy ve dikenlere sahip olan tibia'larm nihayet uçlarında mahmuz bulunmaz. Tarsus'lar 2 veya 3 segmentlidir. Nadiren bir segmentli olabilir. Genellikle uçça bir çift tırnak bulunur. Tırnaklar uçta veya uca yakın olarak yerleşmiş; arolia ve empodia mevcut veya yoktur.
Abdomen genellikle oldukça geniş, fakat uzun ve silindir şeklindedir. Çoğunlukla 11 segmentten oluşur. II'ci segment ile telson (böcek abdo-men'inin nihayet parçası olup anüsü havidir) küçülmüştür. I'ci abdomen segmenti dar bir tergum şeklinde olup çok defa gizlidir. Bu nedenle de, alttan bakıldığında görülebilen ilk abdomen segmenti Il'cisidir. IX'cu segment genitalia'yı teşkil eder. Erkeklerde bu segment genellikle kapsül şekline dönüşmüş olup buna pygophore adı verilir. Bu organın yapısı cins ve türlere göre değişiklikler gösterir ve özellikle türlerin ayrımında önemli rol oynar. Dişilerdeki genital segment karakteristik yapıya sahiptir. Özellikle yumurtalarını bitki dokuları içine bırakan gruplarda gelişmiş ovipozitör bulunur. VIII'ci abdomen segmenti çoğunlukla bir bilezik şekline dönüşmüş ve incelmiş olup çok defa dışarıdan görülmez; Pygophore bazan abdomen'in ucunu işgal eder, fakat bazan da VIII'ci segmentin içine bir kılıf şeklinde girebilir ve yalnızca nihayet ucu görülür. Abdomen'-de genital segment hariç bir çok türlerde az veya çok yana doğru çıkıntı yaparak connexivum adı verilen bir kısım meydana getirir. Stigma'lar çoğunlukla alt tarafta ve yanlarda olmak üzere ilk VII veya VIII'ci seg-mentlerin herbirinde bir çift olarak bulunur.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

