Aelia acuminala L. (Şekil 165)
_ Türkçe ismi ; Avrupa fcımılı
Tanımı : Genel görünümü eliptik, ön tarafı sivrice, arkaya doğru gittikçe genişler. Esmer renkte olup başın önünden başlayan sarımsı veya açık renkteki karina, scuteîlum'un nihayetine doğru uzanır. Buccula küçük, üzerinde diken yoktur. Buna karşılık buccula ve gena arasında belirgin şekilde olmak üzere dörtgene benzer bir girinti bulunur. Vücut uzunluğu 8-9 mm'dir.

Yumurtaları fıçıyı andırır, kirli sarı veya kirli krem rengindedir. Parazitli yumurtalar koyu esmer renktedir. Yumurtaların boyu ortalama 0,80 mm, yüksekliği ise 0,65 mm'dir.
Nimfler yumurtadan ilk çıktıkları zaman yuvarlakça ve siyah renktedir. Geliştikçe renkleri açılır ve vücut şekilleri de ovale dönüşür.
Yayılışı s. Kuzey Afrika, Avrupa, Kıbrıs, Suriye,. Irak, İran, Kafkasya ve Orta Asya.
Yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunursa da özellikle Batı Anadolu bölgesinde daha yaygın olarak görülür.'
Konukçuları : Kültür ve yabani buğdaygil bitki türleri.
Zararı ve biyolojisi : Zararı sünede olduğu gibidir. Batı Anadolu'daki biyolojisi A. rostrata'nm Orta Anadolu'daki biyolojisinden oldukça farklıdır. Erginler Batı Anadolu'nun sahil kesimlerinde nisan ayı başlarından itibaren tarlalarda görülmeye başlar. Ancak ovalarda görülen erginler önce tarla kenarlarında veya çevresindeki, özellikle yabani arpalarla beslenir. Böylece bu dönemde başak halinde olan bu bitkilerden kuvvetli besin alma olanağı sağlamış olurlar. Daha sonra mayıs ayından itibaren buğday tarlalarına geçen erginler beslenme ve zararlarını sürdürürler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını genellikle 2 sıralı ve 12 tanelik kümeler halinde bitkilerin yapraklan üzerine bırakır. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 100 kadar yumurta bırakır. Awel (1977)*, yaptığı araştırmada buğday veya yabani arpa başaklan ile beslediği dişilerden ortalama 81 günlük yaşam süresinde dişi başına ortalama 150 (en az 90, en çok 242), buna karşılık yalnızca taze buğday bitkisi yaprak ve sapları ile beslediklerinde 51 günlük hayat süresinde ortalama 90 (en az 85, en çok 112) yumurta elde etmiştir.
Yumurtaların açılma süresi sıcaklık durumuna bağlıdır. Sıcaklık derecesi arttıkça yumurtaların açılma süresi de orantılı olarak azalır. Örneğin, normal oda sıcaklığında (23-25°C) ortalama bir haftada açıldığı halde, sıcaklık 28°C olduğunda açılım süresi 3 güne kadar iner. Yine nimflerin gelişmesi de sıcaklık ve besinle yakından ilgilidir. 2.3-25°C sıcaklıkta nimf-ler (1-5'inci nimf dönemleri dahil) gelişme sürelerini takriben bir ayda tamamlar. Awel (l.c), bu türün İzmir'de yılda iki nesil verdiğini saptamıştır. Şöyle ki, l'ci nesil erginleri, tarlalarda haziranın ilk 15'inde, 2'ci nesil erginleri ise temmuzun ilk 15'inde görülür ve bunlar temmuz sonundan itibaren tarlalardan kaybolur. Bu türün yurdumuzun güney kesimlerinde yılda 3 nesil vermesi mümkündür.
A. acuminata'nm yurdumuzda şimdiye kadar yalnız başına ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt yoktur. Buna karşılık Avrupa'nın bazı ülke.lerinde en önemli Aelia türü olarak bilinmekte ve bazı yıllar ciddi zararlara sebep olmaktadır.
E. integriceps bahsinde söz konusu olan doğal düşmanların çoğu bu türe de saldırır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
_ Türkçe ismi ; Avrupa fcımılı
Tanımı : Genel görünümü eliptik, ön tarafı sivrice, arkaya doğru gittikçe genişler. Esmer renkte olup başın önünden başlayan sarımsı veya açık renkteki karina, scuteîlum'un nihayetine doğru uzanır. Buccula küçük, üzerinde diken yoktur. Buna karşılık buccula ve gena arasında belirgin şekilde olmak üzere dörtgene benzer bir girinti bulunur. Vücut uzunluğu 8-9 mm'dir.

Yumurtaları fıçıyı andırır, kirli sarı veya kirli krem rengindedir. Parazitli yumurtalar koyu esmer renktedir. Yumurtaların boyu ortalama 0,80 mm, yüksekliği ise 0,65 mm'dir.
Nimfler yumurtadan ilk çıktıkları zaman yuvarlakça ve siyah renktedir. Geliştikçe renkleri açılır ve vücut şekilleri de ovale dönüşür.
Yayılışı s. Kuzey Afrika, Avrupa, Kıbrıs, Suriye,. Irak, İran, Kafkasya ve Orta Asya.
Yurdumuzun hemen hemen her tarafında bulunursa da özellikle Batı Anadolu bölgesinde daha yaygın olarak görülür.'
Konukçuları : Kültür ve yabani buğdaygil bitki türleri.
Zararı ve biyolojisi : Zararı sünede olduğu gibidir. Batı Anadolu'daki biyolojisi A. rostrata'nm Orta Anadolu'daki biyolojisinden oldukça farklıdır. Erginler Batı Anadolu'nun sahil kesimlerinde nisan ayı başlarından itibaren tarlalarda görülmeye başlar. Ancak ovalarda görülen erginler önce tarla kenarlarında veya çevresindeki, özellikle yabani arpalarla beslenir. Böylece bu dönemde başak halinde olan bu bitkilerden kuvvetli besin alma olanağı sağlamış olurlar. Daha sonra mayıs ayından itibaren buğday tarlalarına geçen erginler beslenme ve zararlarını sürdürürler. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını genellikle 2 sıralı ve 12 tanelik kümeler halinde bitkilerin yapraklan üzerine bırakır. Bir dişi hayatı boyunca ortalama 100 kadar yumurta bırakır. Awel (1977)*, yaptığı araştırmada buğday veya yabani arpa başaklan ile beslediği dişilerden ortalama 81 günlük yaşam süresinde dişi başına ortalama 150 (en az 90, en çok 242), buna karşılık yalnızca taze buğday bitkisi yaprak ve sapları ile beslediklerinde 51 günlük hayat süresinde ortalama 90 (en az 85, en çok 112) yumurta elde etmiştir.
Yumurtaların açılma süresi sıcaklık durumuna bağlıdır. Sıcaklık derecesi arttıkça yumurtaların açılma süresi de orantılı olarak azalır. Örneğin, normal oda sıcaklığında (23-25°C) ortalama bir haftada açıldığı halde, sıcaklık 28°C olduğunda açılım süresi 3 güne kadar iner. Yine nimflerin gelişmesi de sıcaklık ve besinle yakından ilgilidir. 2.3-25°C sıcaklıkta nimf-ler (1-5'inci nimf dönemleri dahil) gelişme sürelerini takriben bir ayda tamamlar. Awel (l.c), bu türün İzmir'de yılda iki nesil verdiğini saptamıştır. Şöyle ki, l'ci nesil erginleri, tarlalarda haziranın ilk 15'inde, 2'ci nesil erginleri ise temmuzun ilk 15'inde görülür ve bunlar temmuz sonundan itibaren tarlalardan kaybolur. Bu türün yurdumuzun güney kesimlerinde yılda 3 nesil vermesi mümkündür.
A. acuminata'nm yurdumuzda şimdiye kadar yalnız başına ekonomik düzeyde zarar yaptığına ait kayıt yoktur. Buna karşılık Avrupa'nın bazı ülke.lerinde en önemli Aelia türü olarak bilinmekte ve bazı yıllar ciddi zararlara sebep olmaktadır.
E. integriceps bahsinde söz konusu olan doğal düşmanların çoğu bu türe de saldırır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

