Carpocoris fuscispinus Boh. (Şekil 172)
Tanımı : Yassıca, geniş vücutlu olup esmer kırmızımsıdan sarımsı yeşile kadar değişen renge sahiptir. Prothorax, baş ve vücudun diğer bazı yerlerinde koyu renkli çizgi ve desenlere sahiptir. Antenler siyah, bacakla] açık sarımsı, tarsus'îar hafif kırmızımsı renktedir. Pronotum'un ön—yar kenarı dışarıya doğru boynuz şeklinde sivri bir çıkıntı yapmıştır. Vücu uzunluğu 10-13 mm'dir.

Yumurtaları esmer renkte olup genellikle 14 tanelik düzgün dizili kümeler halinde bırakılır. Diğer pentatomid ve scutellerid türlerinde olduğu gibi 5 nimf dönemi geçirdikten sonra ergin hale geçer. Nimfler, boy hariç (özellikle 4 ve 5'ci dönemler) erginlere çok benzer.
Yayılışı : Palearktik bölgenin büyük bir kısmında bulunur.
Yurdumuzun hemen hemen her yerinde az veya çok rastlanırsa da daha çok Orta ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerinde görülür.
Zararı ve konukçuları : Esas konukçuları Compositae familyasına ait bitki türleridir. Fakat sık olarak Umbelliferae, Gramineae ve Cruci-ferae türlerinde de görülür. Gramineae bitkilerinde tanelerde beslenir. Umbelliferae ve diğer familya türlerinde çiçek, tohum veya yapraklarda beslenir. Ancak doğada populasyonu pek az olduğu için bitkilerdeki zararı önemli boyutlara hiç bir zaman ulaşmaz.
Biyolojisi : Kışı muhtelif yerlerde ergin halde geçirir. Orta ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerinde yılda 1, Güney ve Güneybatı Anadolu bölgelerinde yılda 2 nesil verir. Diğer biyolojik özellikleri N. viridula'ya. çok benzer.
Süne, kımıl ile diğer bir çok pentatomid türlerine arız olan doğal düşmanların çoğu bu türe de saldırır ve doğada çoğalmasını büyük ölçüde frenler. Bu doğal düşmanlardan bazıları süne ve kımılm doğada bulunmadığı zamanlar bu ve diğer Carpocoris türleri ile diğer pentatomid türlerinde hayatlarını devam ettirdiklerinden doğada biyolojik dengeyi sağlarlar ve bu bakımdan önemlidirler.
C. fuscispinus'ta,n başka yurdumuzda bol olarak tesadüf edilen diğer
türler C. medikrraneus Tam. (Özellikle Batı ve Güney Anadolu bölgelerin
de (Şekil 173), C. pudicus Poda (daha çok Marmara ve Orta Anadolu
bölgelerinde), C. coreanus iranus Tam. (Doğu ve Güneydoğu Anadolu
bölgelerinde) 'tur.

Holcostethus vernalis Wolff (Şekil 174)
Tanımı : Vücudun üzeri kirli sarı veya kırmızımsı esmer renkte olup sık şekilde küçük siyah noktacıklarla kaplıdır. Tylus, önde jugae tarafından kapatılmıştır. Pronotum'un yan kenarları sarı renkte, kalınca ve carina'ya
benzer bir çıkıntı ile çevrilidir. Yan kenar içeriye doğru çöküntü yapmıştır. Scutellum'un ucunda büyükçe sarı bir leke bulunur. Vücudun alt tarafı sarımsı renkte olup siyah küçük noktacıklardan oluşan uzunluğuna bantlar bulunur. Bacaklar sarımsı renkte, fakat üst ve altı sık olarak siyah noktacıklarla kaplıdır. Vücut uzunluğu 9-10 mm'dir.

Yayılışı : Avrupa'dan Sibirya'ya kadar olan alanda bulunan bu türe yurdumuzun hemen her tarafında rastlanır.
Başlıca baklagil yem bitkilerinin bir çoğu ile bazı Malvaceae bitki türlerinde yaşayan bu böceğin yurdumuzda halen ekonomik düzeyde zarar yapacak populasyonlarma rastlanmamaktadır. Buna karşılık Rusya'da bazan pamuklarda zarar yaptığı kayıtlıdır.
Epsarcoris inconspicuus H.S. (Şekil
Türkçe ismi : Çeltik kımılı
Tanımı : Küçük boyda bir pentatomid. türüdür. Erginleri geniş ve şişkince vücutlu, beyazımsı sarı veya sarımsı esmer, renkte, vücudun üzeri siyah, küçük noktacıklarla kaplıdır. Pronotum üzerinde uzunluğuna siyah bir leke bulunur. Tylus siyahımsı renkte ve yanaklardan belirli olarak daha uzundur. Vücudun alt kısmında yeşilimsi tunç renginde uzunluğuna 3 bant bulunur. Vücut uzunluğu 5-6 mm'dir.

Yumurtaları küçük, silindirimsi şekilde ve 1,3-1,4 mm yüksekliğindedir.
Nimfleri ilk dönemlerde koyu lekeli, fakat renk son dönemlere doğru git
tikçe açılır.
Yayılışı : Kozmopolit.
Yurdumuzun hemen hemen her tarafında az veya çok olarak rastlanır.
Konukçuları : Polifagdır. Başta domates, biber, fasulye olmak üzere birçok sebzeler ile buğdaygiller (özellikle mısır, darı, çeltik), kenevir, pamuk, soya fasulyası, susam, yonca, tütün, fındık, Turunçgiller, diğer meyve ağaçları ile bir çok yabani ve kültür bitkisinde beslenir. Literatürde muhtelif bitki familyalarına bağlı 2öÖ'den fazla bitki türünde zarar yaptığı veya yaşadığı kayıtlıdır.
Zararı ve ekonomik önemi : Ergin ve nimfler' bitkilerin yaprak, sak, meyve, tohum ve sürgünlerini sokup emerler. Beslenme esnasında böcek, bitki dokularına toksik etkide bulunan salya da salgılar. Saldırıya uğrayan bitki dokuları, özellikle yaprak ve saklar pörsür, meyvelerde şekil bozuklukları olur. Fasulye ve börülce tanelerinde bozulmalar, biberlerde çürüklükler, domateslerde sararmalar, fakat iç dokularda sertleşme, su kaybından dolayı süngerimsi bir yapı oluşur ve tat bozulur. Fındık tanelerinde yaptığı zarar Polomena prasina'nınkine çok benzer. Çeltiklerde ergin ve nimfler bu bitkinin yapra.k, sak ve tanelerinde beslenir. Sakta beslendiğinde başaklar tane bağlamaz.. Süt olumunda olan tanelerde beslendiğinde bunlar esmerleşir, buruşur ve küçük kalır. Japonya, Çin ve Güneydoğu Asya'daki bir çok ülkelerde çeltiklerin en önemli zararlılarm- dan birisi olarak bilinmektedir. Turunçgillerde saldırıya uğrayan sürgün- ler pörsür ve kurur. Bu bitkilerin meyvelerinde beslendiğinde meyve suyunun azalmasına, kalitesinin bozulmasına neden olur. Ancak yurdumuz- da Turunçgillerde zararı pek görülmemektedir. Bamyada beslenmesine rağmen belirgin zararı pek görülmemektedir. Pamukta ergin ve nimfler kozalarda gelişmekte olan çekirdeklerle beslenir. Genç kozalar iyi gelişemez. Ayrıca bunlarda stylet'lerin girdiği yerlerden bazı hastalık etmenleri de girerek kozaları çürütür. Susamlarda zararı D. baccarum" da. olduğu gibidir. Bir çok ülkelerde JV. viridula ekonomik bir zararlı olarak bilinmektedir. Yurdumuzda domates, biber, fasulya, susam ile bazan da pamuk, fındık ve kenevirde ekonomik düzeydeki zararlarına rastlanmaktadır. M. viri- dula'nm yaptığı diğer zarar şekli de JVetnatospora coryli gibi gibi tehlikeli bir hastalık etmenini bitkilere bulaştırmasıdır. Bu nedenle üzerinde önemle durulması gereken türlerden birisidir.
Biyolojisi : Kışı cinsel olgunluğa erişmemiş ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Baharda erkenden kışlak yerlerinden çıkan erginler et- rafta bulunan kültür veya yabani bitkilerde beslenmeye, daha sonra da çiftleşerek dişiler yumurtalarını bırakmaya başlar. ?lkbaharda, dişilerde preovipozisyon dönemi 3-4 hafta sürer. Bu dönemde yumurtadan ergin oluncaya kadar geçen süre, yerine göre 2-3 ay arasındaki bir zamanı kapsar. Doğada l'ci nesle ait erginler, yerine göre mayıs veya haziran aylarında görülür. Dişiler yumurtalarını düzgün dizili kümeler halinde bırakır ve bir yumurta kümesinde 20-120 arasında yumurta bulunur. Yumurtalar genellikle bitkilerin yapraklarının alt yüzlerine bırakılır. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, bitki türüne ve bitkide beslendiği organa göre çok değişir. Genellikle meyve veya tohumlarda beslenen bireyler daha fazla yumurta bırakır. Ortalama olarak bir dişinin bıraktığı yumurta sayısı 100-200 arasında değişir. Yumurtadan yeni çıkan nimfler ilk gömleklerini değiştirinceye kadar yumurta kümesi üze- rinde veya yakınında toplu halde bulunurlar ve bu dönemde beslenmezler. Fakat ilk gömleği değiştirerek 2'ci döneme geçtikten sonra bitkilerin muhtelif organlarına dağılarak çok aktif bir hayata başlarlar. 2'ci nesil bireylerinde gelişme daha hızlıdır. Bu nesilde yumurtadan ergin oluncaya kadar geçen süre 1,5-2,5 aydır. JV. viridula yurdumuzda yerine göre 1-3 nesil verir.
Bıı zararlının doğada çoğalmasını frenleyen pek çok doğal düşmanı varsa da bunların içinde en önemlisi Asolcus basalis Woll. (Hym.; Scelioni-dae)'tir. Bu parazit yurdumuzda da mevcut olup son yıllarda Avustralya'ya ithal edilerek JV. vîridula'ya karşı biyolojik savaşta kullanılmaya başlanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Yurdumuzda JV. viridula yumurtalarını bu parazit türünden başka diğer bazı Asolcus türleri de parazitle-mektedir. Yerine ve mevsime göre bu parazitler JV. viridula yumurtalarını bazan % 98'e kadar parazitleyebilmektedir. Bu nedenle, bu zararlıya karşı yapılacak savaşta parazitlerin durumu dikkate alınarak karar vermelidir.
Savaşı : Bu zararlıya karşı savaş oldukça güçtür. Özellikle domates, biber, fasulya gibi birkaç günde bir hasadı yapılan sebzelerde ilâçlı savaş son derece güç olup ilaçlama zamanı ile hasat arasında geçmesi gereken süreyi iyi şekilde ayarlamak gerekir. Diğer pentatomid türlerine etkili olan insektisitler bu türe de etkilidir. En iyisi sebze ve meyvelerde mecbur kalmadıkça ilâçlı savaşa başvurulmamahdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Tanımı : Yassıca, geniş vücutlu olup esmer kırmızımsıdan sarımsı yeşile kadar değişen renge sahiptir. Prothorax, baş ve vücudun diğer bazı yerlerinde koyu renkli çizgi ve desenlere sahiptir. Antenler siyah, bacakla] açık sarımsı, tarsus'îar hafif kırmızımsı renktedir. Pronotum'un ön—yar kenarı dışarıya doğru boynuz şeklinde sivri bir çıkıntı yapmıştır. Vücu uzunluğu 10-13 mm'dir.

Yumurtaları esmer renkte olup genellikle 14 tanelik düzgün dizili kümeler halinde bırakılır. Diğer pentatomid ve scutellerid türlerinde olduğu gibi 5 nimf dönemi geçirdikten sonra ergin hale geçer. Nimfler, boy hariç (özellikle 4 ve 5'ci dönemler) erginlere çok benzer.
Yayılışı : Palearktik bölgenin büyük bir kısmında bulunur.
Yurdumuzun hemen hemen her yerinde az veya çok rastlanırsa da daha çok Orta ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerinde görülür.
Zararı ve konukçuları : Esas konukçuları Compositae familyasına ait bitki türleridir. Fakat sık olarak Umbelliferae, Gramineae ve Cruci-ferae türlerinde de görülür. Gramineae bitkilerinde tanelerde beslenir. Umbelliferae ve diğer familya türlerinde çiçek, tohum veya yapraklarda beslenir. Ancak doğada populasyonu pek az olduğu için bitkilerdeki zararı önemli boyutlara hiç bir zaman ulaşmaz.
Biyolojisi : Kışı muhtelif yerlerde ergin halde geçirir. Orta ve Kuzeybatı Anadolu bölgelerinde yılda 1, Güney ve Güneybatı Anadolu bölgelerinde yılda 2 nesil verir. Diğer biyolojik özellikleri N. viridula'ya. çok benzer.
Süne, kımıl ile diğer bir çok pentatomid türlerine arız olan doğal düşmanların çoğu bu türe de saldırır ve doğada çoğalmasını büyük ölçüde frenler. Bu doğal düşmanlardan bazıları süne ve kımılm doğada bulunmadığı zamanlar bu ve diğer Carpocoris türleri ile diğer pentatomid türlerinde hayatlarını devam ettirdiklerinden doğada biyolojik dengeyi sağlarlar ve bu bakımdan önemlidirler.
C. fuscispinus'ta,n başka yurdumuzda bol olarak tesadüf edilen diğer
türler C. medikrraneus Tam. (Özellikle Batı ve Güney Anadolu bölgelerin
de (Şekil 173), C. pudicus Poda (daha çok Marmara ve Orta Anadolu
bölgelerinde), C. coreanus iranus Tam. (Doğu ve Güneydoğu Anadolu
bölgelerinde) 'tur.

Holcostethus vernalis Wolff (Şekil 174)
Tanımı : Vücudun üzeri kirli sarı veya kırmızımsı esmer renkte olup sık şekilde küçük siyah noktacıklarla kaplıdır. Tylus, önde jugae tarafından kapatılmıştır. Pronotum'un yan kenarları sarı renkte, kalınca ve carina'ya
benzer bir çıkıntı ile çevrilidir. Yan kenar içeriye doğru çöküntü yapmıştır. Scutellum'un ucunda büyükçe sarı bir leke bulunur. Vücudun alt tarafı sarımsı renkte olup siyah küçük noktacıklardan oluşan uzunluğuna bantlar bulunur. Bacaklar sarımsı renkte, fakat üst ve altı sık olarak siyah noktacıklarla kaplıdır. Vücut uzunluğu 9-10 mm'dir.

Yayılışı : Avrupa'dan Sibirya'ya kadar olan alanda bulunan bu türe yurdumuzun hemen her tarafında rastlanır.
Başlıca baklagil yem bitkilerinin bir çoğu ile bazı Malvaceae bitki türlerinde yaşayan bu böceğin yurdumuzda halen ekonomik düzeyde zarar yapacak populasyonlarma rastlanmamaktadır. Buna karşılık Rusya'da bazan pamuklarda zarar yaptığı kayıtlıdır.
Epsarcoris inconspicuus H.S. (Şekil

Türkçe ismi : Çeltik kımılı
Tanımı : Küçük boyda bir pentatomid. türüdür. Erginleri geniş ve şişkince vücutlu, beyazımsı sarı veya sarımsı esmer, renkte, vücudun üzeri siyah, küçük noktacıklarla kaplıdır. Pronotum üzerinde uzunluğuna siyah bir leke bulunur. Tylus siyahımsı renkte ve yanaklardan belirli olarak daha uzundur. Vücudun alt kısmında yeşilimsi tunç renginde uzunluğuna 3 bant bulunur. Vücut uzunluğu 5-6 mm'dir.

Yumurtaları küçük, silindirimsi şekilde ve 1,3-1,4 mm yüksekliğindedir.
Nimfleri ilk dönemlerde koyu lekeli, fakat renk son dönemlere doğru git
tikçe açılır.
Yayılışı : Kozmopolit.
Yurdumuzun hemen hemen her tarafında az veya çok olarak rastlanır.
Konukçuları : Polifagdır. Başta domates, biber, fasulye olmak üzere birçok sebzeler ile buğdaygiller (özellikle mısır, darı, çeltik), kenevir, pamuk, soya fasulyası, susam, yonca, tütün, fındık, Turunçgiller, diğer meyve ağaçları ile bir çok yabani ve kültür bitkisinde beslenir. Literatürde muhtelif bitki familyalarına bağlı 2öÖ'den fazla bitki türünde zarar yaptığı veya yaşadığı kayıtlıdır.
Zararı ve ekonomik önemi : Ergin ve nimfler' bitkilerin yaprak, sak, meyve, tohum ve sürgünlerini sokup emerler. Beslenme esnasında böcek, bitki dokularına toksik etkide bulunan salya da salgılar. Saldırıya uğrayan bitki dokuları, özellikle yaprak ve saklar pörsür, meyvelerde şekil bozuklukları olur. Fasulye ve börülce tanelerinde bozulmalar, biberlerde çürüklükler, domateslerde sararmalar, fakat iç dokularda sertleşme, su kaybından dolayı süngerimsi bir yapı oluşur ve tat bozulur. Fındık tanelerinde yaptığı zarar Polomena prasina'nınkine çok benzer. Çeltiklerde ergin ve nimfler bu bitkinin yapra.k, sak ve tanelerinde beslenir. Sakta beslendiğinde başaklar tane bağlamaz.. Süt olumunda olan tanelerde beslendiğinde bunlar esmerleşir, buruşur ve küçük kalır. Japonya, Çin ve Güneydoğu Asya'daki bir çok ülkelerde çeltiklerin en önemli zararlılarm- dan birisi olarak bilinmektedir. Turunçgillerde saldırıya uğrayan sürgün- ler pörsür ve kurur. Bu bitkilerin meyvelerinde beslendiğinde meyve suyunun azalmasına, kalitesinin bozulmasına neden olur. Ancak yurdumuz- da Turunçgillerde zararı pek görülmemektedir. Bamyada beslenmesine rağmen belirgin zararı pek görülmemektedir. Pamukta ergin ve nimfler kozalarda gelişmekte olan çekirdeklerle beslenir. Genç kozalar iyi gelişemez. Ayrıca bunlarda stylet'lerin girdiği yerlerden bazı hastalık etmenleri de girerek kozaları çürütür. Susamlarda zararı D. baccarum" da. olduğu gibidir. Bir çok ülkelerde JV. viridula ekonomik bir zararlı olarak bilinmektedir. Yurdumuzda domates, biber, fasulya, susam ile bazan da pamuk, fındık ve kenevirde ekonomik düzeydeki zararlarına rastlanmaktadır. M. viri- dula'nm yaptığı diğer zarar şekli de JVetnatospora coryli gibi gibi tehlikeli bir hastalık etmenini bitkilere bulaştırmasıdır. Bu nedenle üzerinde önemle durulması gereken türlerden birisidir.
Biyolojisi : Kışı cinsel olgunluğa erişmemiş ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Baharda erkenden kışlak yerlerinden çıkan erginler et- rafta bulunan kültür veya yabani bitkilerde beslenmeye, daha sonra da çiftleşerek dişiler yumurtalarını bırakmaya başlar. ?lkbaharda, dişilerde preovipozisyon dönemi 3-4 hafta sürer. Bu dönemde yumurtadan ergin oluncaya kadar geçen süre, yerine göre 2-3 ay arasındaki bir zamanı kapsar. Doğada l'ci nesle ait erginler, yerine göre mayıs veya haziran aylarında görülür. Dişiler yumurtalarını düzgün dizili kümeler halinde bırakır ve bir yumurta kümesinde 20-120 arasında yumurta bulunur. Yumurtalar genellikle bitkilerin yapraklarının alt yüzlerine bırakılır. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, bitki türüne ve bitkide beslendiği organa göre çok değişir. Genellikle meyve veya tohumlarda beslenen bireyler daha fazla yumurta bırakır. Ortalama olarak bir dişinin bıraktığı yumurta sayısı 100-200 arasında değişir. Yumurtadan yeni çıkan nimfler ilk gömleklerini değiştirinceye kadar yumurta kümesi üze- rinde veya yakınında toplu halde bulunurlar ve bu dönemde beslenmezler. Fakat ilk gömleği değiştirerek 2'ci döneme geçtikten sonra bitkilerin muhtelif organlarına dağılarak çok aktif bir hayata başlarlar. 2'ci nesil bireylerinde gelişme daha hızlıdır. Bu nesilde yumurtadan ergin oluncaya kadar geçen süre 1,5-2,5 aydır. JV. viridula yurdumuzda yerine göre 1-3 nesil verir.
Bıı zararlının doğada çoğalmasını frenleyen pek çok doğal düşmanı varsa da bunların içinde en önemlisi Asolcus basalis Woll. (Hym.; Scelioni-dae)'tir. Bu parazit yurdumuzda da mevcut olup son yıllarda Avustralya'ya ithal edilerek JV. vîridula'ya karşı biyolojik savaşta kullanılmaya başlanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Yurdumuzda JV. viridula yumurtalarını bu parazit türünden başka diğer bazı Asolcus türleri de parazitle-mektedir. Yerine ve mevsime göre bu parazitler JV. viridula yumurtalarını bazan % 98'e kadar parazitleyebilmektedir. Bu nedenle, bu zararlıya karşı yapılacak savaşta parazitlerin durumu dikkate alınarak karar vermelidir.
Savaşı : Bu zararlıya karşı savaş oldukça güçtür. Özellikle domates, biber, fasulya gibi birkaç günde bir hasadı yapılan sebzelerde ilâçlı savaş son derece güç olup ilaçlama zamanı ile hasat arasında geçmesi gereken süreyi iyi şekilde ayarlamak gerekir. Diğer pentatomid türlerine etkili olan insektisitler bu türe de etkilidir. En iyisi sebze ve meyvelerde mecbur kalmadıkça ilâçlı savaşa başvurulmamahdır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

