Galeatus scrophicus Saund. (Şekil 206) Sinonim: G. helianthi Önder-Lodos Türkçe ismi : Ayçiçeği kaplanı
Tanımı : Yassı vücutlu, oval biçimde ve esmerimsi renkte bir türdür. Antenlerin ilk 3 segmenti sarı IV'cüsü esmer, gözler sarımsı renktedir. Hortum orta coxa'lara kadar uzanır. Pronotum ve hemielytra üzerinde şişkin olan ağ örmeli oluşumlar bulunur. Bacaklar sarımsı esmer, tarsus' lar siyahımsı renktedir. En önemli özelliği paranota'da 5 hücrenin bulunmasıdır. Vücut uzunluğu 2,8-3,0 mm'dir.

Yayılışı : Yurdumuzda son yıllarda bulunan bu tür halen Mardin, Urfa ve çevresinde görülmektedir.
Zararı ve konukçulari : Ayçiçeği ve bazı yabani Compositae bitki türleri başlıca konukçularmı oluşturur. Ergin ve nimfleri, özellikle ayçiçeği yapraklarının alt yüzlerinde bulunur ve yoğun koloniler oluşturur. Sokulup emilen yerler sarımsı beyaz renk alır. Ayrıca böceklerin salgıladığı dışkılar da siyahımsı lekeler halinde belirir. Yoğun saldırılarda yapraklar kurur, bitki zayıflar ve bu da ürünü olumsuz yönden etkiler.
Biyolojisi : Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçiren bireyler ilkbaharda önce yabani Compositae türleri üzerinde beslenir ve yumurta bırakır. Daha sonra bu bitkiler kurumaya başlayınca, yeni ekilmiş olan ayçiçeklerine geçerler. Bu bitkiler üzerinde ağustos ayında yoğun popu-lasyonlar oluşturur. Güneydoğu Anadolu'da yerine göre yılda 2-4 nesil verdiğini tahmin ediyorum. Biyolojisi'maalesef iyi bilinmemektedir. Üzerinde önemle durulması gerekli bir zararlıdır.
Savaşı : Esas konukçuları yabani Compositae bitki türleri olduğuna göre, tarlalarda bu bitkilerin yok edilmesine çalışmalı, dolayısıyla yabancı ot savaşma önem verilmelidir. Ayçiçeklerinde yoğun populasyonlar görüldüğünde organik fosforlu herhangi bir insektisit atıldığında zararı kolaylıkla önlenebilir.
Corythucha ciliata Say
Nearktik bölgeye özgü olan bu zararlı tür, daha çok yakın olan bir zamanda Avrupa'da ilk defa Kuzey İtalya'da 1964 ve 1965 yıllarında görülmüş (Servadei, 1966), daha sonra yapılan çalışmalarda Kuzey İtalya' nın büyük bir kesimine yayıldığı anlaşılmıştır (Arzone, 1973, 1975). Daha sonra aynı türün Yugoslavya'nın Zagreb şehrine kadar yayıldığı ve bu ülkede de tehlikeli bir durum aldığı saptanmıştır (Maceljksi, 1972).
Arzone'nin bu tür üzerinde İtalya'da 'yaptığı araştırmalarda, C. ciliata'mn bir yılda yayılma alanının 100 km2 olduğuna, savaşının çok güç olduğuna, çınar ağaçlarını zayıflattığı ve çok ciddi bir tehlike teşkil ettiğine değinilmiştir. Aynı yazara göre bu türün İtalya'da bu kadar çabuk yayılmasının nedeni, Avrupa'da bu türün çoğalmasını önleyebilecek nitelikte doğal düşmanların bulunmamasıdır. Bu nedenle C. ciliata' ya etkili bir savaş uygulayabilmek için bu zararlının anavatanı olan Kuzey Amerika'da bulunan doğal düşmanlarının Avrupa'ya getirilerek salınmasını tavsiye etmektedir.
Yukarıda verilen bu kısa bilgilerden C. ciliata'mn ne kadar önemli bir zararlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür halen yurdumuzda yoktur. Ancak zararlının Avrupa'ya giriş tarihi ile halenki yayılışı gözönüne alınacak olursa kısa zamanda Yunanistan, ya da Bulgaristan üzerinden yurdumuza da girmesi sürpriz sayılmamalıdır. Bu nedenle çok tehlikeli olan bu zararlının yurdumuza girmemesi için ilgili makamların gerekli önlemlere başvuracağı şüphesizdir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Tanımı : Yassı vücutlu, oval biçimde ve esmerimsi renkte bir türdür. Antenlerin ilk 3 segmenti sarı IV'cüsü esmer, gözler sarımsı renktedir. Hortum orta coxa'lara kadar uzanır. Pronotum ve hemielytra üzerinde şişkin olan ağ örmeli oluşumlar bulunur. Bacaklar sarımsı esmer, tarsus' lar siyahımsı renktedir. En önemli özelliği paranota'da 5 hücrenin bulunmasıdır. Vücut uzunluğu 2,8-3,0 mm'dir.

Yayılışı : Yurdumuzda son yıllarda bulunan bu tür halen Mardin, Urfa ve çevresinde görülmektedir.
Zararı ve konukçulari : Ayçiçeği ve bazı yabani Compositae bitki türleri başlıca konukçularmı oluşturur. Ergin ve nimfleri, özellikle ayçiçeği yapraklarının alt yüzlerinde bulunur ve yoğun koloniler oluşturur. Sokulup emilen yerler sarımsı beyaz renk alır. Ayrıca böceklerin salgıladığı dışkılar da siyahımsı lekeler halinde belirir. Yoğun saldırılarda yapraklar kurur, bitki zayıflar ve bu da ürünü olumsuz yönden etkiler.
Biyolojisi : Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçiren bireyler ilkbaharda önce yabani Compositae türleri üzerinde beslenir ve yumurta bırakır. Daha sonra bu bitkiler kurumaya başlayınca, yeni ekilmiş olan ayçiçeklerine geçerler. Bu bitkiler üzerinde ağustos ayında yoğun popu-lasyonlar oluşturur. Güneydoğu Anadolu'da yerine göre yılda 2-4 nesil verdiğini tahmin ediyorum. Biyolojisi'maalesef iyi bilinmemektedir. Üzerinde önemle durulması gerekli bir zararlıdır.
Savaşı : Esas konukçuları yabani Compositae bitki türleri olduğuna göre, tarlalarda bu bitkilerin yok edilmesine çalışmalı, dolayısıyla yabancı ot savaşma önem verilmelidir. Ayçiçeklerinde yoğun populasyonlar görüldüğünde organik fosforlu herhangi bir insektisit atıldığında zararı kolaylıkla önlenebilir.
Corythucha ciliata Say
Nearktik bölgeye özgü olan bu zararlı tür, daha çok yakın olan bir zamanda Avrupa'da ilk defa Kuzey İtalya'da 1964 ve 1965 yıllarında görülmüş (Servadei, 1966), daha sonra yapılan çalışmalarda Kuzey İtalya' nın büyük bir kesimine yayıldığı anlaşılmıştır (Arzone, 1973, 1975). Daha sonra aynı türün Yugoslavya'nın Zagreb şehrine kadar yayıldığı ve bu ülkede de tehlikeli bir durum aldığı saptanmıştır (Maceljksi, 1972).
Arzone'nin bu tür üzerinde İtalya'da 'yaptığı araştırmalarda, C. ciliata'mn bir yılda yayılma alanının 100 km2 olduğuna, savaşının çok güç olduğuna, çınar ağaçlarını zayıflattığı ve çok ciddi bir tehlike teşkil ettiğine değinilmiştir. Aynı yazara göre bu türün İtalya'da bu kadar çabuk yayılmasının nedeni, Avrupa'da bu türün çoğalmasını önleyebilecek nitelikte doğal düşmanların bulunmamasıdır. Bu nedenle C. ciliata' ya etkili bir savaş uygulayabilmek için bu zararlının anavatanı olan Kuzey Amerika'da bulunan doğal düşmanlarının Avrupa'ya getirilerek salınmasını tavsiye etmektedir.
Yukarıda verilen bu kısa bilgilerden C. ciliata'mn ne kadar önemli bir zararlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu tür halen yurdumuzda yoktur. Ancak zararlının Avrupa'ya giriş tarihi ile halenki yayılışı gözönüne alınacak olursa kısa zamanda Yunanistan, ya da Bulgaristan üzerinden yurdumuza da girmesi sürpriz sayılmamalıdır. Bu nedenle çok tehlikeli olan bu zararlının yurdumuza girmemesi için ilgili makamların gerekli önlemlere başvuracağı şüphesizdir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

