fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Adelphocoris lineolatus

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Adelphocoris lineolatus

    Adelphocoris lineolatus Goeze (Şekil 212)
    Sinonim : Cimex albinus Geoffr. Türkçe ismi : Yonca tohum Capsid'i
    Tanımı : Uzunca vücutlu, genel rengi grimsi yeşil, sarımsı gri, yeşilim­si sarı, ya da açık yeşil renktedir. Scutellum'da uzunlamasına 2 siyahımsı veya kahverengimsi çizgi ile corium'da üçgen şeklinde kahverengi bir leke bulunur. Cuneus'un ucu koyu renklidir. Vücudun üzeri gümüşi renk­te kıllarla örtülüdür. Femur'lar üzerinde siyahımsı renkte lekeler bulunur. • Vücut uzunluğu 7,5-10,0 mm'dir.

    Yumurtaları 1,3 mm uzunlukta, 0,3 mm genişlikte, hafif kıvrık, kai­desi geniş, uçta basık olup ilk bırakıldığında açık renkli, fakat renk sonra­dan sarıya dönüşür. Nimfleri geliştikçe renk ve görünüş itibariyle gittikçe erginlere benzer.
    * ÖNDER, F., 1976. Tüıkiye Miridae (Hemiptera) Faunası Üzerinde Sistematik Araştırmalaı. Basılmamış Doçentlik Tezi, 506 s.


    Yayılışı : Holarktik bölgede.
    Yurdumuzun hemen hemen her tarafında az veya çok rastlanır.
    Zararı ve konukçuları : Baklagil yem bitki türlerinin bir çoğunda
    yaşarsa da en çok bulunduğu ve zararlı olduğu bitki yonca, bundan scnra
    da tirfildir. Ergin ve nimfleri bu bitkilerin yaprak, sürgün, çiçek, tomur­
    cuk ve tohum kapsüllerinde beslenir. Yapraklarda beslendiği zaman be­
    yazımsı lekeler oluşur. Bitkilerin, saklarında beslendiğinde ve yoğun popu-
    lasyonlar .oluştuğunda yoncalar çiçek açmaz, bunlar sap şeklinde uzar ve zayıf kalır. Amerika'da yapılan denemelerde bir saka 5-8 arasında A. lineölatus ergin ve nJmfi verilip 24 gün tutulduğunda, bu gibi saklarda büyümenin durduğu saptanmıştır (Huges, 1943). Çiçeklerde beslendiğin de bunlar dökülür. Aynı şekilde tomurcuk ve sürgünler de kurur. Fakat A. lineölatus'un yoncalarda yaptığı en önemli zarar, tohum kapsüllerinde beslendiği zaman meydana gelir. Saldırıya uğrayan kapsüllerde bulunan tohumlar çimlenme güçlerini kaybederler. Özellikle tohum için yetiş tirilen yoncalıklarda yaptığı zarar çok önemlidir. Bu zararlı ilk defa 1917 yılında Avrupa'dan Kanada'ya sokulmuş, daha sonra 1929 yılında A.B.D. 'ne bulaşmış olup bugün her iki ülkede de yoncaların en önemli zararlıları arasında yer almaktadır. .
    'Biyolojisi ; Kışı bitki sakları içine bırakılan yumurta halinde geçirir.
    Kışı geçirecek olan yumurtaların, sakların kaidelerine yakın olan yerlere
    bırakılmasına karşılık daha sonraki nesiller, sakların topraktan 30 cm' den daha yukarı olan kısımlarına bırakılır. Yumurtalar saklar içine bir
    defada olmak üzere çoğunlukla 10-30 adetlik sıralar halinde bırakılır.Bitki sakları içine gömülen yumurtaların lupla bakıldığında uçları rahat­
    lıkla görülebilir. Bir dişinin hayatı süresince bıraktığı yumurta sayısı
    30-90 arasında değişir. Yumurtaların açılması ve nimflerin gelişmesi
    için geçen süre, iklim ve besin koşullarına göre değişir. Bu süre 5-6 hafta­
    dır (ilkbahar ve yazın yumurtalar 2-3 haftada, kışı geçiren yumurtalar ise 7-9 ayda açılabilir). Nimfler 5 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçer. Yurdumuzda kışı geçiren yumurtalardan çıkan nimfler, yerine göre doğada nisan sonları ile mayısta ve erginler ise mayıs sonları ile ha­ziranda görülür. Yine yurdumuzda yerine göre yılda 2-4 nesil verir. Kışı geçirecek olan yumurtalar eylülden kasım ortalarına kadarbitkilere bırakılır. Savaşı : Yurdumuzda bu türün yaptığı gerçek zarar iyi bilinmemek­tedir. Ancak Orta Anadolu'da tohum için yetiştirilen yoncalıklarda yoğun . zararlarına rastlanmıştır.. Tohumluk için ekilen yerlerde hasat zamanını iyi ayarlamak ve organik fosforlu insektisitlerden birisi atılmak suretiyle nimf ve erginlerini öldürmek ve dolayısıyla zararını önlemek mümkündür.



    Adelphocoris cinsine bağlı yurdumuzda bu türden başka 9 kadar tür daha bulunmaktadır. Bunların çoğu baklagil yem bitkilerinde yaşarsa da populasyonları genellikle ekonomik zarar yapacak düzeyde olmadığı için burada bahsedilmemiştir.

    Calocoris norvegicus Gmel. (Şekil 213) Sinonim s C'imex bipunctatus F.
    Türkçe ismi : Patates capsid'i
    Tanımı : Genel görünümü ve rengi A. lineolafus'a. çok benzer. Ancak bunda, vücut üzerindeki kıllar siyah renkte olup, genel rengi açık yeşil, pronotum'da genellikle 2 siyah leke ile scutellum'da uzunluğuna 2 koyu

    çizgi bulunur. Arka femur'larm uç kısımları siyah noktalıdır. Vücut uzun­luğu 6-8 mm'dir.
    Yayılışı : Holarktik bölgede.
    Yurdumuzun büyük bir kısmında bulunur. Fakat daha çok yaygın olarak bulunduğu yerler Batı ve Orta Anadolu ile Marmara bölgelerin-dedir.
    Zararı ve komıkçulari : Polifagdır. Başla baklagil yem bitkileri, Cruciferae türleri, şekerpancarı, patates, kenevir gibi» bitkilerde zarar ya­par. Ayrıca diğer birçok yabani ve kültür bitkilerinde de bulunur. Ergin ve nimfleri bitkilerin yaprak, sürgün, tomurcuk ve çiçeklerinde beslenir. Saldırıya uğrayan yapraklarda sokulup emilen yerler sarımsı beyaz renge dönüşür, sürgünler gelişemez, çiçekler ve genç meyveler dökülür. Avrupa' da, ezellikle patates ve pancarlarda zararlıdır. Bu türün, beslenirken bit­kilere salgıladığı maddeler toksik etkide bulunur. Bunun sonucunda sür­günler ve tüm olarak bitki deforme olabilir. Yurdumuzda daha çok yonca, turp ve hardal gibi bitkilerde bulunur ve zarar yapar.
    Biyolojisi : Kışı yumurta halinde geçirir. Bu yumurtalar ağaçsı bit­kilerin, asımların odun veya yarı odunsu kısımlarında bulunan yarık veya çatlaklar arasına veya bazan da yıllık bitkilerin taze dokuları içine bırakılabilir. Önder (1970)'e göre Batı Anadolu'da bu tür, özellikle har­dal ve turpların kurumuş sapları içinde bıraktıkları yumurtalar halinde kışı geçirir. Yumurtalar ilkbaharda nisan veya mayısta, hatta bazan yerine göre haziranda açılır. Çıkan nimfler 5 gömlek değiştirdikten sonra ergin hale geçer. Erginler özellikle haziran ve temmuzda bol olarak görülür. Pek azı ağustos ve eylüle kadar yaşar. Yılda bir nesil verir.
    Savaşı : Çoğunlukla yurdumuzda zaiar yapacak düzeydeki populas-yonlanna pek rastlanmaz. Diğer zararlılara karşı yapılan savaşlar genellikle bu türe karşı da etkilidir! Bu nedenle çoğu defa ayrıca bir savaşı gerek­tirmez.
    Calocoris fulvotnaculatus De Geer (Şekil 2.14)
    Sinonim : Cimex rolandri Retz.
    Türkçe ismi : Şerbetçiotu capsid'i
    Tanımı : Genellikle siyah veya kırmızımsı esmer renkte, cuneus'u beyaz çizgili, scuiellum'un ortası uzunluğuna siyah çizgilidir. Anten ve bacaklar kırmızı, çoğunlukla antenin 2'ci segmentinin ucu ile l'ci segmenti tamamiyle siyah renktedir. Vücudun üzeri altın renginde pula benzer tüylerle örtülüdür. Vücut uzunluğu 6,0-7,5 mm'dir.
    Yayılışı : Holarktik bölgede.
    Yurdumuzda Batı, Orta Anadolu ile Marmara bölgelerinde bulunur.
    Zararı ve konukçuları : Polifagdır. Başta şerbetçiotu olmak üzere Rosaceae familyasına bağlı muhtelif yabani ve kültür meyve ağaç ve ağaç­çıklarında (özellikle armut, elma, böğürtlen, yabani gül vs.), fındık ve bazı Umbelliferae bitki türlerinde yaşar. Avrupa'da daha çok şerbetçiotu ile armutlarda zararlıdır. Ergin ve nimfleri şerbetçiotlarmm taze yaprak

    sürgün ve tomurcuklarını sokup- emer. Beslenirken bitkilere ayrıca toksik maddeler de salgıladığından yan sürgünlerin çıkmasına ve bitkilerin ça-lılaşmalarma neden olur. Armut ve elma ağaçlarının meyvelerinde beslen­diğinde bir takım şekil bozukluklarına, yani meyvelerin yamru yumru olmalarına neden olur. Bu da meyvelerin kalitelerinin bozulmasına ve pazarlama değerlerinin düşmesine sebep olur. Meyveler küçükken bes­lendiklerinde ise dökülmelerine neden olur.
    Bu türe yurdumuzda pek az olarak tesadüf edildiği için halen zararı söz konusu değildir. Buna rağmen üzerinde önemle durulması gerekmekte­dir.
    Biyolojisi : Kışı armut, elma, şerbetçiotu ve diğer konukçularmm kabuklarmdaki çatlaklar arasına bırakılmış olan yumurta döneminde geçirir. ?lkbaharda, geç zamanlarda bu yumurtalar açılarak nimfler çıkar. Bunlar 5 gömlek değiştirdikten sonra ergin hale geçer. Erginler yazın çı­kar. Yılda bir nesil verir.

    Calocoris trivialis Costa (Şekil 215) Sinonim : Calocoris limbicollis Reut. Türkçe ismi, : Zeytin çiçek sokanı

    Tanımı : Genel rengi koyu veya açık kahve, bazan yeşilimsi sarı renkte olan bir türdür. Pronotum'un üzerinde koyu iki siyah leke, arka yan köşeler­de yine siyah bir leke bulunur. Scutellum'un yanlan siyah , membran ise kahverenktedir. Vücut uzunluğu 6,5-8,0 mm'dir.
    Yayılışı : Akdeniz çevresi ülkeleri.
    Yurdumuzda Batı Anıdolu ile Marmara bölgelerinde bulunur.
    Zararı ve konnkçuları s Bu tür özellikle zeytinlere adapte olmuş bir zararlıdır. Ergin ve nimflerm çiçek açma döneminde, çiçeklerin, dö­külmelerine neden olur. Batı Anadolu bölgesinde normal zamanlarda % 10-26 arasında çiçek dökümüne neden olduğu bildirilmekte ise de bazı yıllar ve yerlerde % 90'ın üzerinde zarar meydana getirdiği de kayıtlıdır (Aysu, 1970). Ancak burada bildirilen C.rubrinervisU.S.,biv yanlışlık sonu­cu olarak Türkiye'de varmış gibi gösterilmiştir. Zira bu türün halen yur­dumuzda bulunmadığı, daha sonra yapılan araştırmalarda iyi şekilde açıklanmıştır (Önder, 1972, 1976; Kaya, 1979). Yine Aysu (l.c.)'da söz konusu olan Lygus pratensis L.'in de bir zeytin zararlısı olmadığı sırası ge­lince yerinde açıklanacaktır. Bunun gibi Nizamlıoğlu (1957), Nizamlı-oğlu ve Gökmen (1964), ?yriboz (1968) gibi yararların da C. rubrinervis'i yurdumuzda bulunan bir zeytin zararlısı olarak göstermelerinin zincirleme bir hata sonucu olduğu anlaşılmaktadır.


    Biyolojisi ; Diğer Calocoris türlerinin çoğunda olduğu gibi kışı yu­murta halinde geçirir. Bu yumurtalar, dalların yarık ve çizikleri içine bırakılır. Yumurtalar yerine göre nisan ve mayısta .açılır. Çıkan nimfler önce çiçek tomurcuklarında, daha sonra çiçekler açınca da çiçek buket­lerine geçerek onların sap, yumurtalık ve yeni oluşmakta olan tanecikle­rini sokup emerler. Nimfler 5 dönem geçirdikten sonra ergin hale geçer­ler. Çiçek mevsiminin sonunda meydana gelen erginler çiftleştikten sonra, dişiler kışı geçirecek olan yumurtalarını bırakırlar. Yılda bir nesil verir.
    Savaşı s Zeytin güvesine karşı yapılan savaş bu zararlıya karşı da etkilidir. Bu nedenle C. frivialis'e karşı ayrı bir savaş yöntemi uygulamaya çoğu zaman gerek kalmaz.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS



Working...
X