Calocoris annulus Brulle Sinonim : C. collaris Fieb.
Tanımı s Genel olarak açık veya koyu kahverengindedir. Cuneus kırmızımsı sarı, uç kısmı siyahtır. Antenler koyu kahverenktedir. Vücut uzunluğu 6,5-8,0 mm'dir.
Yayılışı : Doğu Akdeniz çevresi ülkelerinde.
Calocoris cinsine bağlı yurdumuzda en çok ve yaygın olarak rastlanan türlerden birisidir. En yoğun olarak Batı Anadolu bölgesinde rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır. Birçok yıllık baklagil bitki türleri, zeytin dahil çeşitli kültür ve yabani meyve ağaç ve ağaççıkları mezarlık sümbülü ve diğer yabani bitkilerde bulunur. Ancak bunlar içinde en çok baklagil yem bitkilerinde rastlanır ve zarar yapar.
Zararı ve biyolojisi C. norvegicus'ta. olduğu gibidir.
Calocoris cinsine bağlı, yukarıda bildirilen türlerden başka yurdumuzda 17 tür daha bulunmaktadır. Bunların içinde en önemli olanları C. nemo-ralis F., C. roseomaculatus De Geer ve C. angularis Fieb.'tir. Bu türlere diğerlerine oranla daha sık ve bol olarak yurdumuzda rastlanmakta olup potansiyel zararlı durumuna her zaman geçebileceklerinden dikkatle izlenmeleri gerekmektedir.
Exolygus (—Lygus) rugulîpennis Popp, (Şekil 216) Sinonim : Lygaeus campestris Fail. Türkçi ismi : Lekeli bitki capsid'ı
Tanımı : Uzunca oval biçimde, fakat rengi çok değişiktir. Vücudun üzeri sık, yarı yatık, kısa, ince ve gümüşi renkte olan tüylerle örtülüdür.

Bu tüyler böceğin genel rengini matlaştırır. Pronotum sık ve basit noktalarla kaplıdır. Cuneus bazan uçta siyah lekeye sahip olabilir. Scutellum üzerindeki işaret veya lekeler değişik olabilir, fakat genellikle ortada ve kaidede takriben «W» şeklinde siyah bir leke bulunur. Vücut uzunluğu . takriben 4,5-5,5 rom'dir.
Yayıhşı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzun hemen her tarafında yaygın olarak görülen türlerden birisidir.
Zararı ve konukçuları ; Polifagdır. Literatürde, muhtelif ülkelerde olmak üzere 100 kadar bitki türünde yaşadığı kayıtlıdır. Buna karşılık besininin bir kısmının da hayvansal besinler olduğu ayrıca bilinmektedir. Nitekim Boness (1963) bu türü, Tenebrio larva parçalarından yapılmış bir besin ortamında l'ci nimf döneminden ergin oluncaya kadar yetiştirmeyi başarmıştır. Bogush (1964) Leptinotarsa decemlineata Say ve Varis (1972) ise Pegonıyia hetae Curt. yumurtalarında bu böceğin beslendiğini izlemişlerdir. Buna rağmen esas besinlerini yine de bitkiler oluşturur ve yurdumuzda bulunduğu başlıca bitkiler baklagil yem bitkileri (özellikle yonca ve tirfil), susam, patates, patlıcan, şekerpancarı, ekin, Urlica ve diğer, bazı yabani otlardır. Ergin ve nimfleri bitkilerin sürgün, yaprak, meyve., çiçek, ve tohumlarında beslenir. Sokulup emilen yerlerde beyazımsı lekeler oluşur. Yoğun populasyonların bulunduğu bitkilerde yapraklar
solar ve yulaflarda olduğu gibi şekil bozuklukları meydana gelir. Bitkiler zayıflar ve verimleri azalır. Varis (l.c.) saldırıya uğrayan şekerpancarı bitkilerinde ortalama olarak % 24 oranında verim azalmasına neden olduğunu ve fidelik döneminde zararın çok önemli olduğunu bildirmektedir. F. Onder'den alman özel notlara göre Kayseri ve çevresinde patlıcanlarda yoğun şekilde çiçek dökümüne neden olm.aktadır.
Biyolojisi : Kışı yere dökülmüş olan yaprak veya diğer döküntülerin altında, ya da tarlaların yakınlarında bulunan muhtelif ağaçların kabuk-lan altında ergin halde geçirir. Kışlak yerlerinden ilkbaharda, takriben mart veya nisan aylarında çıkan erginler bir süre etraftaki otlarda besle-lendikten sonra çiftleşirler. Dişiler daha sonra yumurtalarını bitkilerin toprak üstü aksamının hemen her tarafına bırakırsa da (yaprak, sak, çiçek, meyve, tohum kapsülü vs.) daha çok bitkilerin körpe ve suyu bol organ veya dokularının içine gömer. Dişi, yumurtalarını tek tek gruplar halinde bırakır. Çoğu defa bırakılan yumurtaların ucu, bitki dokusu yü-zeyinin üzerinde kalır ve kolaylıkla görülür. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, beslendiği bitki türüne, beslendiği bitkinin orga-nına ve diğer bazı dış koşullara bağlı olarak çok değişir. Bu sayı takriben 100-200 arasındadır. Varis (1972)'ye göre, şekerpancarında üç yıllık yaptığı çalışmalar sonunda ortalama 72 yumurta elde edilmiş ve bu sayı 2-192 ara&ında değişmiştir. Yumurtadan çıkış için geçen süre ile nimflerin gelişmesi için gerekli süre, dış, koşullara ve besine bağlı olarak değişir. Bu süreler düşük sıcaklıklarda veya kötü beslenme koşullarında uzun, yüksek sıcaklıklarda ise kısadır. Yumurtadan ergin oluncaya kadar- geçen toplam süre normal olarak 5-7 haftadır. Yurdumuzda yerine göre yılda 2-4 nesil verir.
Savaşı ; Her ne kadar yaygın ve bol olarak bulunan türlerden birisi ise de bitkilerde zarar yapacak populasyonlarma yurdumuzda pek rastlanmamaktadır. Bu nedenle de bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Exolygus (—Lygus) pralensis L. (Şekil 217)
Sinonim ; Cimex umbellatarum Scop.Türfiçe ismi : Ot capsid'i Tanımı : Erginler" parlak renkte, fakat renkleri değişik olup çoğu defa kırmızımsı lekelere sahiptir. Pronotum, hemielytra'dan daha sarı renktedir. Scutellum'un kaidesindeki siyah leke takriben dörtgen şeklinde, bazan lekenin ucunda küçük bir çentik bulunabilir;' ancak lekenin şekli hiç bir zaman «W» biçiminde değildir. Vücut uzunluğu 5.5-7,5 mm'dir. Erkekler dişilerden biraz daha büyük boydadır.

Yayılışı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzda en yaygın ve en bol görülen Miridae türüdür. Hemen hemen her yerde az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır. Pek çok yıllık bitkilerle, çok ender olarak da ağaççıklarda bulunur. Yurdumuzda başta baklagil yem bitkileri, bazı Cruciferae türleri, şekerpancarı, patates, patlıcan ve pamuk olmak üzere pek çok yabani ve kültür bitkilerinde bulunur. Bu türün çeşitli ülkelerde olmak üzere 120 kadar bitki türünde bulunduğu kayıtlıdır. Her ne kadar yazarlar (örneğin Nizamlıoğlu 1975; Nizamhoğlu ve Gökmen 1964; ?yriboz 1968; Aysu 1970 gibi) bu türü önemli bir zeytin, zararlısı olarak göstermekte ise de, btt bitki hiç bir surette E. pratensis'ia konukçusu değildir. Aynı şekilde bi? bağ zararlısı da değildir.
Ot capsid'inin zararı E. rugulipennis ve A. lineolatus türlerininkine çok benzer, haJta bunları birbirinden ayırmak bir çok Irılierde mümkün değildir.
Biyolojisi : Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Bazen de uygun olan yerlerde bitki yapraklarının alt yüzlerinin içine bırakılan yumurta halinde de geçirir. ?lkbaharda, yerine göre mart başlarından nisan sonuna kadar kışlak yerlerinden çıkan erginler etrafta bulunan yabani ve kültür bitkilerine geçerek beslenir, bir taraftan da çiftleşen dişiler yumurtalarını bırakmaya başlar. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, böceğin beslendiği bitki türüne, bitkide beslendiği yere ve sıcaklık koşullarına bağlı olarak değişiklikler gösterir. Ortalama olarak bıraktığı yumurta sayısı 70-80 kabul edilebilir. Dişiler yumurta bırakmak için daha çok bitkilerin taze veya körpe kısımlarını seçerler. Yumurtaların açılma süresi soğuk yerlerde veya serin havalarda (örneğin nisan ayında) 3 hafta sürer. Ancak sıcak havalarda (örneğin yaz aylarında) bu süre 10-14 gündür. Aynı durum nimflerin gelişmelerinde de görülür. Uygun koşullarda toplam nimf dönemi takriben 3 haftada tamamlanır. Yılda verdiği döl sayısı yine ekolojik koşullara bağlı olarak yurdumuzda 2-5 arasında değişir. Erginler kasım, hatta aralığa kadar faaliyetlerini sürdürür ve daha sonra da kışlaklarına çekilirler.
Savaşı s A, lineolatus'ta. olduğu gibidir.
Lygus (—Lygocoris) pabulinus L. (Şekil 218)
Sinonim t Cimex nigropthalmus Retz.
Türkçe ismi : Elma capsid'i'
Tanımı : Erginleri uzunca oval biçimde, rengi parlak açık sandan
yeşilimsi sarıya kadar değişir. Üzeri renkli tüylerle örtülüdür. 3'cü ve 4'cü
anten segmentleri siyahımsı veya kahverenkte olup diğerleri yeşilimsi
renktedir. Vücut uzunluğu 5,5-7,0 mm'dir.
Yayılışı : Holarktik bölgede. .
Yurdumuzda pek az olarak Karadeniz bölgesinde rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır, Birçok yabani ve kültür bitki ı
türlerinde bulunursa da daha çok frenk üzümü, ahududu ve elmada zarar yapar. Yurdumuzda pek ender olarak görülen bu tür ?ngiltere, Fransa,?sviçre ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde önemli zararlılar arasında sayılmaktadır. Ergin ve nimfleri bitkilerin sürgün uçları, yaprak, meyve ve çiçeklerinde beslenir. Sürgünlerde beslendiğinde tali dallanmalara, dolayısıyla bitkilerin çalımsı görünüm kazanmalarına neden olur. Taze yapraklarda beslendiğinde kahverengimsi lekeler oluşturur. Yapraklar büyüdüğünde bu lekeler kuruyarak dökülür ve yaprakta delikler meydana gelir. Meyvelerde beslenilen yerler gelişmez ve meyveler büyüdüğünde şekil bozukluklarına neden olur.

Yurdumuz için halen önemi olmayan bu türün biyolojisi de bilinmemektedir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Tanımı s Genel olarak açık veya koyu kahverengindedir. Cuneus kırmızımsı sarı, uç kısmı siyahtır. Antenler koyu kahverenktedir. Vücut uzunluğu 6,5-8,0 mm'dir.
Yayılışı : Doğu Akdeniz çevresi ülkelerinde.
Calocoris cinsine bağlı yurdumuzda en çok ve yaygın olarak rastlanan türlerden birisidir. En yoğun olarak Batı Anadolu bölgesinde rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır. Birçok yıllık baklagil bitki türleri, zeytin dahil çeşitli kültür ve yabani meyve ağaç ve ağaççıkları mezarlık sümbülü ve diğer yabani bitkilerde bulunur. Ancak bunlar içinde en çok baklagil yem bitkilerinde rastlanır ve zarar yapar.
Zararı ve biyolojisi C. norvegicus'ta. olduğu gibidir.
Calocoris cinsine bağlı, yukarıda bildirilen türlerden başka yurdumuzda 17 tür daha bulunmaktadır. Bunların içinde en önemli olanları C. nemo-ralis F., C. roseomaculatus De Geer ve C. angularis Fieb.'tir. Bu türlere diğerlerine oranla daha sık ve bol olarak yurdumuzda rastlanmakta olup potansiyel zararlı durumuna her zaman geçebileceklerinden dikkatle izlenmeleri gerekmektedir.
Exolygus (—Lygus) rugulîpennis Popp, (Şekil 216) Sinonim : Lygaeus campestris Fail. Türkçi ismi : Lekeli bitki capsid'ı
Tanımı : Uzunca oval biçimde, fakat rengi çok değişiktir. Vücudun üzeri sık, yarı yatık, kısa, ince ve gümüşi renkte olan tüylerle örtülüdür.

Bu tüyler böceğin genel rengini matlaştırır. Pronotum sık ve basit noktalarla kaplıdır. Cuneus bazan uçta siyah lekeye sahip olabilir. Scutellum üzerindeki işaret veya lekeler değişik olabilir, fakat genellikle ortada ve kaidede takriben «W» şeklinde siyah bir leke bulunur. Vücut uzunluğu . takriben 4,5-5,5 rom'dir.
Yayıhşı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzun hemen her tarafında yaygın olarak görülen türlerden birisidir.
Zararı ve konukçuları ; Polifagdır. Literatürde, muhtelif ülkelerde olmak üzere 100 kadar bitki türünde yaşadığı kayıtlıdır. Buna karşılık besininin bir kısmının da hayvansal besinler olduğu ayrıca bilinmektedir. Nitekim Boness (1963) bu türü, Tenebrio larva parçalarından yapılmış bir besin ortamında l'ci nimf döneminden ergin oluncaya kadar yetiştirmeyi başarmıştır. Bogush (1964) Leptinotarsa decemlineata Say ve Varis (1972) ise Pegonıyia hetae Curt. yumurtalarında bu böceğin beslendiğini izlemişlerdir. Buna rağmen esas besinlerini yine de bitkiler oluşturur ve yurdumuzda bulunduğu başlıca bitkiler baklagil yem bitkileri (özellikle yonca ve tirfil), susam, patates, patlıcan, şekerpancarı, ekin, Urlica ve diğer, bazı yabani otlardır. Ergin ve nimfleri bitkilerin sürgün, yaprak, meyve., çiçek, ve tohumlarında beslenir. Sokulup emilen yerlerde beyazımsı lekeler oluşur. Yoğun populasyonların bulunduğu bitkilerde yapraklar
solar ve yulaflarda olduğu gibi şekil bozuklukları meydana gelir. Bitkiler zayıflar ve verimleri azalır. Varis (l.c.) saldırıya uğrayan şekerpancarı bitkilerinde ortalama olarak % 24 oranında verim azalmasına neden olduğunu ve fidelik döneminde zararın çok önemli olduğunu bildirmektedir. F. Onder'den alman özel notlara göre Kayseri ve çevresinde patlıcanlarda yoğun şekilde çiçek dökümüne neden olm.aktadır.
Biyolojisi : Kışı yere dökülmüş olan yaprak veya diğer döküntülerin altında, ya da tarlaların yakınlarında bulunan muhtelif ağaçların kabuk-lan altında ergin halde geçirir. Kışlak yerlerinden ilkbaharda, takriben mart veya nisan aylarında çıkan erginler bir süre etraftaki otlarda besle-lendikten sonra çiftleşirler. Dişiler daha sonra yumurtalarını bitkilerin toprak üstü aksamının hemen her tarafına bırakırsa da (yaprak, sak, çiçek, meyve, tohum kapsülü vs.) daha çok bitkilerin körpe ve suyu bol organ veya dokularının içine gömer. Dişi, yumurtalarını tek tek gruplar halinde bırakır. Çoğu defa bırakılan yumurtaların ucu, bitki dokusu yü-zeyinin üzerinde kalır ve kolaylıkla görülür. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, beslendiği bitki türüne, beslendiği bitkinin orga-nına ve diğer bazı dış koşullara bağlı olarak çok değişir. Bu sayı takriben 100-200 arasındadır. Varis (1972)'ye göre, şekerpancarında üç yıllık yaptığı çalışmalar sonunda ortalama 72 yumurta elde edilmiş ve bu sayı 2-192 ara&ında değişmiştir. Yumurtadan çıkış için geçen süre ile nimflerin gelişmesi için gerekli süre, dış, koşullara ve besine bağlı olarak değişir. Bu süreler düşük sıcaklıklarda veya kötü beslenme koşullarında uzun, yüksek sıcaklıklarda ise kısadır. Yumurtadan ergin oluncaya kadar- geçen toplam süre normal olarak 5-7 haftadır. Yurdumuzda yerine göre yılda 2-4 nesil verir.
Savaşı ; Her ne kadar yaygın ve bol olarak bulunan türlerden birisi ise de bitkilerde zarar yapacak populasyonlarma yurdumuzda pek rastlanmamaktadır. Bu nedenle de bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Exolygus (—Lygus) pralensis L. (Şekil 217)
Sinonim ; Cimex umbellatarum Scop.Türfiçe ismi : Ot capsid'i Tanımı : Erginler" parlak renkte, fakat renkleri değişik olup çoğu defa kırmızımsı lekelere sahiptir. Pronotum, hemielytra'dan daha sarı renktedir. Scutellum'un kaidesindeki siyah leke takriben dörtgen şeklinde, bazan lekenin ucunda küçük bir çentik bulunabilir;' ancak lekenin şekli hiç bir zaman «W» biçiminde değildir. Vücut uzunluğu 5.5-7,5 mm'dir. Erkekler dişilerden biraz daha büyük boydadır.

Yayılışı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzda en yaygın ve en bol görülen Miridae türüdür. Hemen hemen her yerde az veya çok rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır. Pek çok yıllık bitkilerle, çok ender olarak da ağaççıklarda bulunur. Yurdumuzda başta baklagil yem bitkileri, bazı Cruciferae türleri, şekerpancarı, patates, patlıcan ve pamuk olmak üzere pek çok yabani ve kültür bitkilerinde bulunur. Bu türün çeşitli ülkelerde olmak üzere 120 kadar bitki türünde bulunduğu kayıtlıdır. Her ne kadar yazarlar (örneğin Nizamlıoğlu 1975; Nizamhoğlu ve Gökmen 1964; ?yriboz 1968; Aysu 1970 gibi) bu türü önemli bir zeytin, zararlısı olarak göstermekte ise de, btt bitki hiç bir surette E. pratensis'ia konukçusu değildir. Aynı şekilde bi? bağ zararlısı da değildir.
Ot capsid'inin zararı E. rugulipennis ve A. lineolatus türlerininkine çok benzer, haJta bunları birbirinden ayırmak bir çok Irılierde mümkün değildir.
Biyolojisi : Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Bazen de uygun olan yerlerde bitki yapraklarının alt yüzlerinin içine bırakılan yumurta halinde de geçirir. ?lkbaharda, yerine göre mart başlarından nisan sonuna kadar kışlak yerlerinden çıkan erginler etrafta bulunan yabani ve kültür bitkilerine geçerek beslenir, bir taraftan da çiftleşen dişiler yumurtalarını bırakmaya başlar. Bir dişinin hayatı boyunca bıraktığı yumurta sayısı, böceğin beslendiği bitki türüne, bitkide beslendiği yere ve sıcaklık koşullarına bağlı olarak değişiklikler gösterir. Ortalama olarak bıraktığı yumurta sayısı 70-80 kabul edilebilir. Dişiler yumurta bırakmak için daha çok bitkilerin taze veya körpe kısımlarını seçerler. Yumurtaların açılma süresi soğuk yerlerde veya serin havalarda (örneğin nisan ayında) 3 hafta sürer. Ancak sıcak havalarda (örneğin yaz aylarında) bu süre 10-14 gündür. Aynı durum nimflerin gelişmelerinde de görülür. Uygun koşullarda toplam nimf dönemi takriben 3 haftada tamamlanır. Yılda verdiği döl sayısı yine ekolojik koşullara bağlı olarak yurdumuzda 2-5 arasında değişir. Erginler kasım, hatta aralığa kadar faaliyetlerini sürdürür ve daha sonra da kışlaklarına çekilirler.
Savaşı s A, lineolatus'ta. olduğu gibidir.
Lygus (—Lygocoris) pabulinus L. (Şekil 218)
Sinonim t Cimex nigropthalmus Retz.
Türkçe ismi : Elma capsid'i'
Tanımı : Erginleri uzunca oval biçimde, rengi parlak açık sandan
yeşilimsi sarıya kadar değişir. Üzeri renkli tüylerle örtülüdür. 3'cü ve 4'cü
anten segmentleri siyahımsı veya kahverenkte olup diğerleri yeşilimsi
renktedir. Vücut uzunluğu 5,5-7,0 mm'dir.
Yayılışı : Holarktik bölgede. .
Yurdumuzda pek az olarak Karadeniz bölgesinde rastlanır.
Zararı ve konukçuları : Polifagdır, Birçok yabani ve kültür bitki ı
türlerinde bulunursa da daha çok frenk üzümü, ahududu ve elmada zarar yapar. Yurdumuzda pek ender olarak görülen bu tür ?ngiltere, Fransa,?sviçre ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde önemli zararlılar arasında sayılmaktadır. Ergin ve nimfleri bitkilerin sürgün uçları, yaprak, meyve ve çiçeklerinde beslenir. Sürgünlerde beslendiğinde tali dallanmalara, dolayısıyla bitkilerin çalımsı görünüm kazanmalarına neden olur. Taze yapraklarda beslendiğinde kahverengimsi lekeler oluşturur. Yapraklar büyüdüğünde bu lekeler kuruyarak dökülür ve yaprakta delikler meydana gelir. Meyvelerde beslenilen yerler gelişmez ve meyveler büyüdüğünde şekil bozukluklarına neden olur.

Yurdumuz için halen önemi olmayan bu türün biyolojisi de bilinmemektedir
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

