Orthops —Lygııs) campestris L. (Şekil 219)
Sinonim ; Cimex transvenalis F.
Türkçe ismi : Havuç capsid'iTanımı : Uzunca oval biçimde, genellikle parlak sarımsıdan esmere kadar değişen renkte, fakat corium'un dış kenarı her zaman açık renkte olan bir türdür. Vücut üzerinde siyahımsı lekeler bulunur. Cuneus'un ucu çoğunlukla açık renkte olup orta ve arka femur'lar siyah dikenlidir. Vücut uzunluğu 3,5-4,5 ınm'dir.
Yayılışı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzun büyük bir kısmında bulunursa da Batı ve Orta Anadolu bölgelerinde daha fazla görülür.
Zararı ve konukçuları : Erginleri muhtelif bitkilerde bulunursa da özellikle Umbelliferae familyası bitki türlerinde yaşar. Başta havuç, anason, kereviz, maydanoz, dereotu gibi bitkilerde zarar yapar. Ergin ve

nimfleri bu bitkilerin özellikle tohumlarını sokup emerek beslenirler. Bu gibi tohumlardan yararlanmak artık mümkün olmaz. Her ne kadar baharda genç bitkilerde beslendiğinde onların gelişmelerini engellerse de en önemli zararı 2'ci ve daha sonraki nesillerin tohum ve çiçeklerinde beslenmeleri sonucu meydana gelir. Fransa, Hollanda, Danimarka, Kanada ve A.B.D.' de bazan önemli zararlara sebep olmaktadır. Hollanda'da yapılan denemelerde bir çiçeğe bir ergin verildiğinde % 60; 9 ergin verildiğinde ise tüm havuç tohumunun zarara uğrayacağı ve nimflerin iki kat daha fazla zarar yapabilecekleri saptanmıştır (Van Turnhout and Van Der Laan, 1958).
Yurdumuzda özellikle anasonlarda zararı söz konusudur.
Biyolojisi : Genellikle kışı ergin halde olmak üzere muhtelif yerlerde geçirir. İsveç'te kışı yalnızca yumurta halinde geçirdiği bildirilmektedir (Kullenberg, 1943). İlkbaharda kışlak yerlerinden çıkan erginler, yerine göre nisan veya mayıs ayından itibaren etrafta görülmeye başlarlar. Bunlar önceleri yeni çıkmakta olan yabani ve kültür Umbelliferae türlerinde beslenirler. Daha sonra çiftleşen dişiler yumurtalarını bitkilerin yaprak ve tomurcukları içine bırakır. Bir dişi hayatı boyunca 50 kadar yumurta bırakır,' Çıkan nimfler tomurcuk, çiçek ve daha sonra da tohumlarda beslenir. Haziran ve temmuz aylarında yoğun populasyonlar oluşturabilir.
Sonbaharda eylül veya en geç kasım ayında erginler kışlak yerlerine çekilir. Yılda yerine göre yurdumuzda 1-3 nesil verir.
Savaşı : Hollanda'da yapılan araştırmalara göre havuçlarda iki tabla başına bir ergin gelecek şekilde populasyon olduğunda ekonomik zarar yapabilmekte ve buna göre savaşa başlanmaktadır. Bu gibi popuiasyon olan yerlerde organik fosforlu insektişitlerden birisi atılırsa zararı önlenir.
Pantilius tunicatus F. (Şekil 220)
Sinonim : Cimtx gothicus Geoffr

Türkçe ismi : Fındık capsid'i
Tanımı : Vücudun üzeri koyu sandan kırmızımsı esmere kadar değişir. Alt kısmı ile hemielytra'nm yan kenarları açık sarı renktedir. Antenler vücuttan daha kısa olup 2 ve 3'cü segmentlerinin uçları genellikle siyahtır. Vücudun üzeri kısa, siyah kıllarla kaplıdır. Vücut uzunluğu 8,5-10,5 ' mm'dir.
Yayılışı .: Avrupa'dan îran'a kadar olan alanda.
Yurdumuzda Kuzey Anadolu bölgesinde Samsun'dan Artvin'e kadar olan sahil kesiminde bulunur.
Zararı ve konukçtılar» : Polifagdır. Başta fındık, akçaağaç, huş, kavak olmak üzere çeşitli ağaçlarda bulunursa da esas olarak fındık zararlısıdır. Ergin ve nimfleri tomurcuk, sürgün ve erkek çiçeklerde beslenir. En önemli zararını da bu son organda yapar. Erkek çiçek salkımlarının sokulup emüdiği yerlerde yaralar meydana gelir ve bu gibi çiçekler kuruyarak tozlama yapamazlar. Bu da fındık veriminin azalmasına neden olur. İtalya'da fındıklarda bu şekilde önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir (Ciampolini e Servadei, 1972) -
Biyolojisi : Kışı yumurta halinde geçirir. Bazı yerlerde ergin halde de geçirdiği bildirilmekte ise de bu normal bir durum değildir. Sonbaharda çiftleşen dişiler yumurtalarını eylül ve ekim avlarında fındık ağaçlarının aynı yılki dallarının tomurcuk diplerine, yaprak saplarının dip kısımlarına veya daha büyük dallarda çatlak, 'yarık veya yaralar içine bırakır. Bu yumurtalar kışı geçirir. Dişiler yumurtalarım 1-7 adetlik kümeler halinde bırakır. Bir dişi ortalama 30 kadas yumurta bırakır. Yumurtalar yazın açılır ve yaz sonuna doğru veya sonbaharda erginler meydana gelir. Böylece yılda bir nesil verir.
Bu türün yaptığı zarar yurdumuzda tam olarak bilinmemektedir.
Dionconotus cruentatus Brulle (Şekil 221)
Sinonim : Lopus rnontivagus Costa
Türkçe ismi : Turunçgil çiçek capsid'i
Tanımı : Uzunca, dar vücutlu bir türdür. Genellikle vücut, bacaklar ve antenler siyah, pronotum ve hemielytra'nm kenarları kırmızı, ortası siyahtır. Vücut uzunluğu 6-9 mm'dir.
Yayılışı : Akdeniz çevresi ülkeleri.
Yurdumuzda Batı ve Güney Andolu ile Marmara bölgelerinde yaygın olarak bulunur.
Zararı ve konukçuiarı : Polifagdır. Başta Gramineae, Liliaceae familyalarına bağlı bitki türlerinde beslendiği gibi Baklagiller, Turunçgiller ile diğer bir çok bitkilerde de görülür. Ancak bunların içinde önemli şekilde zarar yaptığı bitki, Turunçgillerdir. Bu bitkilerin çiçekleri ile saplarını sokup emmesi sonucu çiçekler dökülür ve dolayısıyla ağaçların az meyve bağlamalarına neden olur. İsrail ve Lübnan gibi ülkelerde bu şekildeki zararı bazan çok önemli olmaktadır. Diğer bitkilerde yaprak ve saklarda beslenir. Sokulup emüdiği yerlerde sarımsı beyaz lekeler oluşur.

Yoğun saldırılarda yapraklar vaktinden önce dökülür ve bitkiler zayıflar, Yurdumuzda zarar yapacak düzeydeki yoğun pcpulasyonlarına pek rastlanmamaktadır.
Biyolojisi : İsrail'de erginler, sonbaharda çiftleştikten sonra yumurtalarını toprak içine bırakır. Bu yumurtalar ocak ayındaki yağmurlardan sonra açılır ve çıkan nimfler etrafta bulunan otlarla beslenerek gelişir ve şubat sonu-martta meydana gelen erginler bu bitkilerde hayatlarını devam ettirerek bu araoa Turunçgillere de gelir (Ayidov and Harpaz, 1969). İzmir ve yöresinde nisan ve mayıs aylarında bazan yoğun populasyonlarına rastlanır. Bu böceğin biyolojisi pek iyi bilinmemektedir. Ancak deliller göstermektedir ki, dişiler yumurtalarını yıllık bitkilerin sapları içine gömmekte, ergin ve nimfler bu bitkilerin yaprak, sap ve çiçeklerini sokup emmektedir. Özellikle turunçgil bahçelerinin altları veya civarındaki muhtelif otlarda gelişmelerini sürdüren böcekler, bu otların kurumaları veya yok edilmeleri sonucunda, erginler turunçgil ağaçlarına geçerek çiçeklerde zarar yapar. Ergin ve nimfler günün sıcak saatlerinde pek aktiftir. Alaca karanlıktan itibaren bitkilerin aralarına, yaprakların altlarına geçerek istirahat ederler.
Yurdumuzda bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS
Sinonim ; Cimex transvenalis F.
Türkçe ismi : Havuç capsid'iTanımı : Uzunca oval biçimde, genellikle parlak sarımsıdan esmere kadar değişen renkte, fakat corium'un dış kenarı her zaman açık renkte olan bir türdür. Vücut üzerinde siyahımsı lekeler bulunur. Cuneus'un ucu çoğunlukla açık renkte olup orta ve arka femur'lar siyah dikenlidir. Vücut uzunluğu 3,5-4,5 ınm'dir.
Yayılışı : Holarktik bölgede.
Yurdumuzun büyük bir kısmında bulunursa da Batı ve Orta Anadolu bölgelerinde daha fazla görülür.
Zararı ve konukçuları : Erginleri muhtelif bitkilerde bulunursa da özellikle Umbelliferae familyası bitki türlerinde yaşar. Başta havuç, anason, kereviz, maydanoz, dereotu gibi bitkilerde zarar yapar. Ergin ve

nimfleri bu bitkilerin özellikle tohumlarını sokup emerek beslenirler. Bu gibi tohumlardan yararlanmak artık mümkün olmaz. Her ne kadar baharda genç bitkilerde beslendiğinde onların gelişmelerini engellerse de en önemli zararı 2'ci ve daha sonraki nesillerin tohum ve çiçeklerinde beslenmeleri sonucu meydana gelir. Fransa, Hollanda, Danimarka, Kanada ve A.B.D.' de bazan önemli zararlara sebep olmaktadır. Hollanda'da yapılan denemelerde bir çiçeğe bir ergin verildiğinde % 60; 9 ergin verildiğinde ise tüm havuç tohumunun zarara uğrayacağı ve nimflerin iki kat daha fazla zarar yapabilecekleri saptanmıştır (Van Turnhout and Van Der Laan, 1958).
Yurdumuzda özellikle anasonlarda zararı söz konusudur.
Biyolojisi : Genellikle kışı ergin halde olmak üzere muhtelif yerlerde geçirir. İsveç'te kışı yalnızca yumurta halinde geçirdiği bildirilmektedir (Kullenberg, 1943). İlkbaharda kışlak yerlerinden çıkan erginler, yerine göre nisan veya mayıs ayından itibaren etrafta görülmeye başlarlar. Bunlar önceleri yeni çıkmakta olan yabani ve kültür Umbelliferae türlerinde beslenirler. Daha sonra çiftleşen dişiler yumurtalarını bitkilerin yaprak ve tomurcukları içine bırakır. Bir dişi hayatı boyunca 50 kadar yumurta bırakır,' Çıkan nimfler tomurcuk, çiçek ve daha sonra da tohumlarda beslenir. Haziran ve temmuz aylarında yoğun populasyonlar oluşturabilir.
Sonbaharda eylül veya en geç kasım ayında erginler kışlak yerlerine çekilir. Yılda yerine göre yurdumuzda 1-3 nesil verir.
Savaşı : Hollanda'da yapılan araştırmalara göre havuçlarda iki tabla başına bir ergin gelecek şekilde populasyon olduğunda ekonomik zarar yapabilmekte ve buna göre savaşa başlanmaktadır. Bu gibi popuiasyon olan yerlerde organik fosforlu insektişitlerden birisi atılırsa zararı önlenir.
Pantilius tunicatus F. (Şekil 220)
Sinonim : Cimtx gothicus Geoffr

Türkçe ismi : Fındık capsid'i
Tanımı : Vücudun üzeri koyu sandan kırmızımsı esmere kadar değişir. Alt kısmı ile hemielytra'nm yan kenarları açık sarı renktedir. Antenler vücuttan daha kısa olup 2 ve 3'cü segmentlerinin uçları genellikle siyahtır. Vücudun üzeri kısa, siyah kıllarla kaplıdır. Vücut uzunluğu 8,5-10,5 ' mm'dir.
Yayılışı .: Avrupa'dan îran'a kadar olan alanda.
Yurdumuzda Kuzey Anadolu bölgesinde Samsun'dan Artvin'e kadar olan sahil kesiminde bulunur.
Zararı ve konukçtılar» : Polifagdır. Başta fındık, akçaağaç, huş, kavak olmak üzere çeşitli ağaçlarda bulunursa da esas olarak fındık zararlısıdır. Ergin ve nimfleri tomurcuk, sürgün ve erkek çiçeklerde beslenir. En önemli zararını da bu son organda yapar. Erkek çiçek salkımlarının sokulup emüdiği yerlerde yaralar meydana gelir ve bu gibi çiçekler kuruyarak tozlama yapamazlar. Bu da fındık veriminin azalmasına neden olur. İtalya'da fındıklarda bu şekilde önemli zararlara sebep olduğu bildirilmektedir (Ciampolini e Servadei, 1972) -
Biyolojisi : Kışı yumurta halinde geçirir. Bazı yerlerde ergin halde de geçirdiği bildirilmekte ise de bu normal bir durum değildir. Sonbaharda çiftleşen dişiler yumurtalarını eylül ve ekim avlarında fındık ağaçlarının aynı yılki dallarının tomurcuk diplerine, yaprak saplarının dip kısımlarına veya daha büyük dallarda çatlak, 'yarık veya yaralar içine bırakır. Bu yumurtalar kışı geçirir. Dişiler yumurtalarım 1-7 adetlik kümeler halinde bırakır. Bir dişi ortalama 30 kadas yumurta bırakır. Yumurtalar yazın açılır ve yaz sonuna doğru veya sonbaharda erginler meydana gelir. Böylece yılda bir nesil verir.
Bu türün yaptığı zarar yurdumuzda tam olarak bilinmemektedir.
Dionconotus cruentatus Brulle (Şekil 221)
Sinonim : Lopus rnontivagus Costa
Türkçe ismi : Turunçgil çiçek capsid'i
Tanımı : Uzunca, dar vücutlu bir türdür. Genellikle vücut, bacaklar ve antenler siyah, pronotum ve hemielytra'nm kenarları kırmızı, ortası siyahtır. Vücut uzunluğu 6-9 mm'dir.
Yayılışı : Akdeniz çevresi ülkeleri.
Yurdumuzda Batı ve Güney Andolu ile Marmara bölgelerinde yaygın olarak bulunur.
Zararı ve konukçuiarı : Polifagdır. Başta Gramineae, Liliaceae familyalarına bağlı bitki türlerinde beslendiği gibi Baklagiller, Turunçgiller ile diğer bir çok bitkilerde de görülür. Ancak bunların içinde önemli şekilde zarar yaptığı bitki, Turunçgillerdir. Bu bitkilerin çiçekleri ile saplarını sokup emmesi sonucu çiçekler dökülür ve dolayısıyla ağaçların az meyve bağlamalarına neden olur. İsrail ve Lübnan gibi ülkelerde bu şekildeki zararı bazan çok önemli olmaktadır. Diğer bitkilerde yaprak ve saklarda beslenir. Sokulup emüdiği yerlerde sarımsı beyaz lekeler oluşur.

Yoğun saldırılarda yapraklar vaktinden önce dökülür ve bitkiler zayıflar, Yurdumuzda zarar yapacak düzeydeki yoğun pcpulasyonlarına pek rastlanmamaktadır.
Biyolojisi : İsrail'de erginler, sonbaharda çiftleştikten sonra yumurtalarını toprak içine bırakır. Bu yumurtalar ocak ayındaki yağmurlardan sonra açılır ve çıkan nimfler etrafta bulunan otlarla beslenerek gelişir ve şubat sonu-martta meydana gelen erginler bu bitkilerde hayatlarını devam ettirerek bu araoa Turunçgillere de gelir (Ayidov and Harpaz, 1969). İzmir ve yöresinde nisan ve mayıs aylarında bazan yoğun populasyonlarına rastlanır. Bu böceğin biyolojisi pek iyi bilinmemektedir. Ancak deliller göstermektedir ki, dişiler yumurtalarını yıllık bitkilerin sapları içine gömmekte, ergin ve nimfler bu bitkilerin yaprak, sap ve çiçeklerini sokup emmektedir. Özellikle turunçgil bahçelerinin altları veya civarındaki muhtelif otlarda gelişmelerini sürdüren böcekler, bu otların kurumaları veya yok edilmeleri sonucunda, erginler turunçgil ağaçlarına geçerek çiçeklerde zarar yapar. Ergin ve nimfler günün sıcak saatlerinde pek aktiftir. Alaca karanlıktan itibaren bitkilerin aralarına, yaprakların altlarına geçerek istirahat ederler.
Yurdumuzda bu türe karşı özel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -2 - Prof Dr. Niyazi LODOS

