fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Thrips tabaci

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Thrips tabaci

    Thrips tabaci Lind. (Şekil 6, 2B)
    Sinonim: Thrips ochraceus Rur.| T. solanaceorum Widg. ; T, striatus Osb,
    Türkçe İsmi: Tütün Thrips'i, Soğan Thrips'i
    Tanımı: Erginlerde boy uzunca, dar ve az çok yas­sı olup soluk veya saman sarısı, ya da kirli sarı renk­tedir. Vücudun bazı yerlerinde grimsi lekeler buluna­bilir. 30 'a yakın sinonime (Jacot-Guillarmod, 1974) sahip olduğu dikkate almırsa^renk ve boy itibariyle ne kadar değişik bireylere sahip olduğu anlaşılır. Kanatları sarı veya sarımsı gri renktedir. Baş dikdört­gen şeklinde, uzunluğundan biraz daha geniş ve üzerin­de gelişmiş kıllar bulunur, Antenleri 7 segmentli, uç segmentler daha koyuca renktedir. Prothorax'ın genişligi uzunluğundan 1 1/2 defa daha uzun, yan kenarları tüysüz fakat kaide kenarı uzun tüylere sahiptir. Ka­natlar uzun, bir kenarı uzun saçaklıdır.. Ön kanatlar 2 damarlı, esas damarın ucuna doğru 4--5 kıl bulunur. Abdomen uzunca, açık veya kirli sarı renktedir, Dişil­lerde altta ve nihayete doğru takriben 0,18 ram-uzunluk­ta, belirgin ve kıvrıkça bir ovipozitör ..bulunur, Vü­cut uzunluğuO,8-1,0 mm olup erkekler dişilere oranla daha küçük boydadır. Erkeklere doğada çok az rastlanır ve kanatları yoktur.

    ve 2. dönem larvalar açık sarı renkte, gözler kırmızı olup kanatlar ve boy hariç erginlere çok ben­zer. Gelişmiş larvalarda boy 0,8-0,9 mm'ye ulaşır.
    Yayılışı: Takriben kozmopolit bir yayılışa sahip olan bu zararlıya yurdumuzun hemen hemen her yerinde az veya çok olarak rastlanır.
    Zarar ve konukcuları: : Ergin ve larvaları bitki­lerin, yaprak, sap ve meyvelerin epidermiş, tabakasını ağız parçaları ile yırtıp, ya da zedeleyerek çıkan öz suyu emer. Bu arada klorofil hücrelerini de tahrib ede­rek yaprakların çalışma potansiyelini büyük ölçüde dü­şürür. Bitkilerde böceğin beslendiği yerler bir süre son­ra, beyazımsı veya gümüşi bir renk alır. Yoğun saldırı- * larda yapraklar görevlerini yapamaz, «vaktinden önce dö­külür,- Böylece bitkinin verimi azaldığı.gibi ürünün ka­litesi de bozulur. Tütünlerde zarar, yaprakların alt yüzlerinde ve özellikle damarlar boyunca meydana gelir (Şekil 7), Bu nedenle tütün yapraklarında oluşturduğu bu. zarar, şekline...halk arasında akdamar hastalığı ismi verilir. Körpe yapraklarda beslenilen yerler çukurlaşır, gelişmiş yapraklarda ise gümüşi bir renk alır. Yoğun saldırılarda yaprakların alt yüzü. tamamıyla gümüşi bir . renge dönüşür. Bu gümüşi beyaz lekeler İçinde birçok kü­çük siyah lekeclkler de bulunur. Bu lekeclkler larvala­rın anuslarından çıkardıkları salgılardan meydana gelir-Saldırıya uğrayan yapraklar içim değerlerini büyük öl­çüde yitirdiklerinden kalitesiz tütün muamelesi görür ve piyasada tutulmaz.
    Soğan, pırasa, sarımsak, lahana gibi bitkilerin yapraklarında zarara uğrayan yerler beyazımsı lekeler halinde belirir.. Bu gibi bitkiler de piyasa değerlerini büyük ölçüde kaybederler. Meyve veya kapsüllerde besle­nilen yerler gümüşi bir renk aldığı gibi meyve bozuk­luklarına da neden olabilir. Kurak mevsim, ya da yerler­de zararı daha da artar. Pamuklarda fide halinde, ya da gelişmiş bitkilerde olsun ergin ve nimfler yapraklar­da beslendiğinde gümüşi veya beyazımsı esmer lekeler meydana gelir. Ayni lekeler pamuk kozalarında da oluşur. Yoğun saldırılarda yapraklar kıvrılır, daha sonra esmer-

    leşir ve vaktinden önce dökülür, Ergin ve larvalar bu bitkide de genellikle yaprakların . alt yüzlerinde besle­nir. Ketenlerde de taze yapraklar, uç sürgünler ve taze tohum kapsüllerinde beslenir. Saldırıya uğrayan yaprak­ların kenarları hafif şekilde kıvrılır ve kırmızımsı yeşil bir renge döner. Yoğun saldırılarda bütün bitki­de genel bir duraklama görülür. Baklagillerde yoğun bes­lenme sonucu genç sürgünlerde şekil bozukluklarına ne­den olur. Ayrıca çiçek tomurcuklarında gelişme durur ve bunlar açılmaz,
    Yurdumuzda Tütün Thrips!i daha çok tütünlerde e-konomik zararlı olarak gösterilir. Gerçekte bu bitkide gerekli savaş önlemleri alınmadığı taktirde zarar % 90 ve. daha da fazla olabilir. Bu böcek yurdumuzda soğan, sarımsak, pırasa gibi bitkilerde de ekonomik önemde zararlara. sebep olmaktadır^ Ne var kî bu zararlar çoğu defa gerekil, şekilde değerlendlrllememektedir. Keten pamuklarda/da, zarar önemsenecek derecede fazla olur. Diğer ülkelerde,özellikle pamuklarda önemli zararlara neden olur. Örneğin, komşu ülkelerden Bulgaristan'da pamuklarda 2% flavus-ile birlikte (ki toplam thrips popu1asyonunun. % 12-15'ini oluşturmaktadır). % 30-62 arasında.ürün kaybına sebep olduğu.bildirilmektedir (Radev and Stef.anov, . 1974), "Mısır'da yapılan denemelerde bir pamukfidesine bir böcek hesabı ile bitkide 0,30 cm boy kısalmasına, yeşil kozalarda % 4 azalmaya ve bir fidanda ortalama % 8-9 ürün kaybına sebep olduğu ifadedilmiştir(El<--Saadamy et al., 1975), Yine bu yazarlar ekonomik zarar eşiğini marttan erken nisana k^dar fidede 9-10 günböcek olarak kabul, etmekte ve buna göre kimyasal savaşa başlamayı öğütlemektedirler, ' "*
    T, tabacî 'nin bitkilerde sebep olduğu diğer birzarar şekli de taşıdığı.bazı virüs hastalıklarıyla ilgi-. lidir, Bu. türlü, .zarar,. bazı hallerde doğrudan yaptığı za-rardan çok daha önemli.olabilmektedir, Bu böceğin genişbir konukçu bitkisi olduğu göz önünde tutulursa, çeşitli bitkilerdeki hastalıkları birinden diğerine geçirmek
    suretiyle ne denli tehlikeli olabileceği kendiliğinden i
    anlaşılabilir, Tütün Thrips'i çeşitli ülkelerde olmak ü-
    zere özellikle domates ve tütünlerde Tomato Şpotted Wİlt
    (=Lycopersicum virüs 3, Kromnek virüs, Tomato spot vi­
    rüs) ve Sunflower mosaİC gibi önemli iki virüs hastalı­
    ğını taşıdığı bilinmektedir (Carter, 1962), Bunlardan
    birinci hastalık Balkan Ülkelerinde çok önemli olup Tür­
    kiye'de de varlığı ilk defa olmak üzere tütünlerde Aze~ »
    ri (1981) tarafından saptanmış, Çanakkale ve yöresinde
    epidemi halinde ciddi kayıplara sebep olduğu bildirilmiş­
    tir. Yazar ile yapılan şifahi görüşmelerden elde edilen .i
    bilgilere göre, bu hastalık 1983 yılında Gördes (Manisa)'-
    te tütünlerde yoğun zarara sebep olmuş, ayni hastalık
    Manisa ve Batı Anadolu'nun diğer bazı kesimlerinde de
    hem domates ve hem de tütünlerde bulunduğu tespit edil­
    miştir. Bu durum dikkate alındığında T, tabaci 'nin ül­
    kemizde şimdiye kadar bilinildiğinden çok daha fazla teh­
    likeli bir zararlı olduğu anlaşılmaktadır, Bu bakımdan
    bu zararlı üzerinde önemle durulması ve daha yoğun araş-


    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS


  • #2
    Cevap: Thrips tabaci

    ti rinaların yapılması gerekmektedir. Paliwal (1976)'in Kanada'da yaptığı denemelerde, T. tabacl'nân bu hasta­lığı taşımadığı bildirmekteyse de bu husugta başka sebepr-lerin olmasının gerektiği ortadadır. Polonya'da bu zarar­lının ayni virüs hastalığını domateslerdekı TOJT)c|tQ S?rOnz Vİrus olarak isimlendirilen hastalığın taşıyıcısı oldu­ğu ve bu ülkede önemli ürün kayıplarına sebep olduğu i-fade edilmiştir (Zawirska, 1971). Yine bu zararlının ayr-ni virüs hastalığının yerfıstığı (Arachis hypogeaea) 'nda da (Yerfıstığı lekeli solgunluk virüs) ismiyle tanınan bu hastalığı başka ülkelerde de yaydığı bildirilmiştir. Her ne kadar T, tabaci, görünüşte 2 virüs, hastalığının vektörü gibi görünmekteyse de.bunlardan birincisi çeşit­li bitkilerde bazı farklı simgtomlar oluşturabilen ve bü sebeple de farklı isimler verilen çok önemli virüs hastar-lığının taşıyıcısı olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan yurdumuzda yerfıstığı, soyafasulyası gibi son yıllarda geniş ekim alanlarında tarımı yapılan bitkilerle diğer bitkilerde de bu böceğin virüs taşıyıp taşımadığının araşr tırılması önem kazanmaktadır.
    Biyoloji. Yurdumuzun soğuk bölgelerinde kışı er­gin halde bitki sapları içinde, kuru otlar arası, bitki kökleri etrafında, çeşitli bitki artıkları altları,.ağaç, asma kabukları altında, ergin ya da prepupa veya pupa dönemlerinde olmak üzere toprak içinde geçirir. İzmir ve çevresinde de kışı bu sonuncu halde geçirir. Buna kar^ şılık güney bölgelerinde, ya da seralarda bütün yıl bo­yunca yaşamını sürdürür. Ege Bölgesinde ilkbaharda ha­vaların durumuna ve yerine göre şubat veya mart ayından itibaren erginler tarlalarda görülmeye başlar. Nisan ar yından başlayarak tütün fideliklerine geçer. Dişiler e--şeysiz olarak çoğalır, Erkekler doğada çok ender olarak görülür. Yeni meydana gelen dişiler cinsel olgunluğa ulaş­mak üzere belirli bir süre geçirirler. Bu süre sıcak yer ve mevsimlerde 3-4 gün, serin yerlerde ise bir hafta ve­ya daha fazla olabilir. Dişiler yumurta bırakacakları za­man ovipozitörleri yardımıyla bitkilerin epidermis'leri-ni yarar ve paranşima dokusu içinde torba şeklinde bir oyuk açarak böbrek şeklinde (Şekil 8 G) olan yumurtası­nı bırakır. Yumurtasının ön kısmı torbanın ağız kısmına gelecek şekilde bırakılır. Bir dişi hayatı boyunca 80 ka

    dar yumurta bırakabilir, Ancak bir dişinin ortalama ola­rak bıraktığı yumurta sayısı 30 civarındadır. Dişilerin yumurtlama-süresi birkaç hafta devam eder. Bir günde or­talama olarak bırakılan yumurta sayısı 5-6 adet ise de bu miktar bazan 10 veya daha fazla da olabilir. Yumurta­lar yazın genel olarak 3-5 gün içinde açılır. Bu süre se­rin hava ve mevsimlerde daha uzun devam eder. Yumurtadan çıkan larvalar kısa bir süre sonra aktivitelerinî kaza­narak beslenmeye başlarlar. Bitki üzerinde 2 larva döne­mi geçer. Bu 2 dönem sıcaklık koşullarına bağlı olarak 5-12 gün sürer. 2, dönem sonunda toprağa inen larvalar toprak içinde 2 gömlek değiştirerek, hareketsiz ve bes­lenmeyen 2 dönem,daha.geçirir. Toprakta geçirilen bu 2 dönemden ilkine prepupa» 2,'sine de pupa isimleri veri­lir. Toprak içinde geçen bu dönemler ortalama bir hafta kadar sürer. Daha sonra son gömleği değiştiren pupalar ergin hale geçer ve tekrar bitkilere gelir, Rivnay (1962)'a göre bir neslin gelişmesi için geçen süre 26 C!de 18 gün olup daha düşük sıcaklıklarda bu süre gittikçe artar.
    Açık havada uygun koşullarda yılda verdiği nesil sa­yısı 3-6'dır. Uygun koşullarda yılda 10 veya daha fazla nesil verebilir,
    Savaşı: Tütün Thrips'inin yurdumuzda ekonomik dü­zeyde en çok zarar yaptığı bitki, tütündür. Bu sebeple aşağıdaki savaş yöntemleri tütünler için olup bunlar bi­raz farklı değişikliklerle diğer ürünlere de uygulanabil lir.
    T. tabaci ile tütünlerde savaş^fidelik ve tarla­da olmak üzere iki yerde yapılır.
    Fidelikte: Fidelikler çoğunlukla Tütün Thrips'inin bulaşma merkezlerini oluşturur. Bu sebeple fidelikler tü­tün ekilecek tarlalardan her zaman ufeakta kurulmalı, bun­lar devamlı ve dikkatli şekilde sık olarak kontrol edil­melidir. Sık olarak sulanan fideliklerde tütün thrips'i fazla çoğalamadığı için fidelikler asla kuru bırakılma­malı ve sık sık sulanmalarına itina göstermelidir. Dikim işi bittikten sonra yastıklarda fide bırakılmamalı, bun­lar sökülerek imha edilmelidir. Bulaşık fideler her ne kadar ilaçlandıktan sonra sökülüp tarlaya aktarılabili-. nirse de ilaçlı fidelerde mevcut olan yumurtalarla thrips'-ler tekrar tarlaları kolaylıkla bulaştırabilecekleri dik^ kate alınarak ilaçlamayı ona göre ayarlamalıdır.
    Tarlada: Tütün Thrips'i çok geniş bir konukçu bit­ki türüne sahip olduğu için buna karşı münavebe uygula­mak uldukça güçtür. Sulanan ve bakımı iyi olan tütünler­de thrips zararı oldukça azdır. Bu sebeple uygun olan yerlerde tütünleri gereği şekilde sulamak ve zararlı ot"-ları çapalamak suretiyle yok etmek faydalıdır. Bütün bun^-lara rağmen tarlalarda thrips zararı görülürse ilaçlı sa­vaşa baş vurulabilir. Bunun, için tarlaları sık sık göze­den geçirmelidir. Zarar tespit edildiğinde, tarlanın de­ğişik yerlerinden 100 yaprak koparılarak ergin veya lar­va sayılmalıdır. Eğer bu sayım sonucunda % 15 veya daha fazla yaprakta thrips sayılırsa ilaçlı savaşa karar ve»-rilir. Tütün Thrips'i kontakt etkili ilaçlara karşı çok hassastır, Bu sebeple bu zararlıya karşı bu gibi ilaç­lardan her hangi birisi, özellikle organik fosforlu olanlarından birisi seçilerek atılırsa zararı önlenir,.Ge­rektiğinde bir hafta sonra 2. bir ilaçlama daha yapılabilir.
    Biyolojik savaşı Tütün thrips'ine doğada saldıran bazı doğal düşmanlar vardır. Bunların çoğu avcılardır. Örneğin bazı anthocorid, mlrid ve akar türleri bunlara saldırarak doğada fazla çoğalmalarına engel olurlar. Bun­lar içinde en önemli predatörü Macrolophus costalis Fb. (srub-i Wood.)'tir, Bu Miridae türü, Tütün Thrips'inin larva ve erginlerini yakalayarak beslenir. Bulgaristan'­da M, costalis 'in 1 ve 2. dönem nimfleri günde ortalama 4, 3. dönemdekiler 20,.ergin dişiler 32,5 ve ergin erkek bireyler ise 27,4 thrips bireyi ile beslendiği, mevsim başında oran olarak 30-35 thrips!e karşı bir adet M, cos­talis bireyi olduğunda Tr tabaci ile etkili bir biyolo­jik savaş uygulanabileceği bildirilmektedir (Dimitrov, 1975). M. costalis 'in yurdumuzda da y,aygm olarak bulun­duğu dikkate alınırsa, bu hususta gerekli araştırmalara başlamak lüzumluluğu kendiliğinden anlaşılır.
    Mukavim bitki varyeteleri yetiştirilmesi: Diğer birçok zararlı böcek türlerinde olduğu gibi Tütün Thrips'­ine karşı da mukavim bitki varyetelerinin yetiştirilmesi söz konusu olabilir. Nitekim Mısır'da tütün thrips'i pa­mukların çok önemli zararlarından birisi olarak kabul e-dildiği için bu ülkede T. tabaci 'ye karşı mukavim pamuk varyetelerini bulmak üzere araştırmalara girişilmiş ve bazı varyetelerin gerçekten mukavim oldukları anlaşıl­mıştır (Gawaad and Soliman, 1972). Bizde de Tütün Thrips'­ine mukavim bitki varyeteleri üzerinde gerekli araştır­malar yapılması şayanı tavsiyedir.

    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS

    Comment

    Working...
    X