Anaphothrips vitis.
(Şekil 1,2 L) Türkçe ismi: Bağ Thrips'i
Her ne.kadar Nizamlıoğlu (1957) Taeniothrips at-ratus ( Thrips longlcornis) 'a Türkçe olarak bağ thrips'i ismini vermişse de bu türün gerçekte bağla ilgisi pek yoktur ve gerçek bağ thrips'i A. vltis'tir.
Tanımı: Erginlerde baş soluk sarı, thorax ve abdomen açık kahverengi, bacaklar sarımsı kahverengi, kanatlar ise açık sarı renktedir. Antenleri 8 segmentli, maxilla palp'leri ise 3 segmentlidir, Prothorax'ta uzun seta'lar bulunmaz, Vücut uzunluğu 0,9-1,2 mm'dir.
Yayilışı: Ürdün, İsrail, Romanya, Yunanistan,
Yurdumuzda Batı ile Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin bağ alanlarında yaygın olarak bulunursa da diğer bölge bağlarında, da. bulunması ihtimal dahilindedir. Yurdumuz bağlarında zarar yapan en önemli thrips türüdür.
Zaran ve konukçulan: Özellikle bağlarda zararlı bir tür olup üzüm çeşitlerinin çoğunda zararlıdır. Asmaların tomurcuk, sürgün, yaprak, çiçek salkımı ile genç meyvelerinde zarar yapar. Ergin ve nimfler yaprakların alt yüzlerinde bulunur. Populasyonu az olduğunda genç yapraklarda beslenilen yerler önce gümüşi bir renk alır. Bu renk daha sonra kahverengiye dönüşerek bu gibi yerler kurur. Yapraklar gelişmesine devam ettikçe kuruyan yer-* ler yırtılır, dökülür ve gelişmiş yapraklar delik deşik, yırtık bir görünüm alır, Populasyon fazla olduğunda genç yapraklar kıvrılır, kurur ve vaktinden önce dökülür. Böylece sürgün ve çukurlarda gelişme durur, omca zayıflar ve verimden düşer. Gelişmiş yapraklardaki zarar şekli diğer thrips türlerine benzer. Başlangıçta zararı çok defa kırmızı örümcek zararı ile karıştırılabilir. Çiçek salkımları ile genç koruklarda saplardan beslendiğinde çiçek ve koruk dökümüne sebep olur. Bazı yıllar ve yerlerde bağlarda önemli zarara sebep olabilmektedir.
Biyolojisi: Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Baharda kışlak yerlerinden erkenden çıkan bu erginler omcalarda gözlerin uyanmasına yakın bir zamanda gelerek gözlere yerleşir ve zararına başlar. Biyolojisi iyi bilinmemektedir, Savaşı.* Yurdumuzda bu türe karşıözel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır, Jazla, zararlı olduğu yerler^ de zararı görülür görülmez, .tomar eukl arttı patlamasından hemen sonra olmak üzere organik fosforlu insektisitlerden birisi atılarak zararıönlenebilir. Gerektiğinde iki hafta sonra 2, bir ilaçlama daha yapılabilir,
Drepanothrîps reuteri Uzel (Şekil 11, 2M)
Sinonim: Thrips betulicola Reut,; D. vlticola Moks,
Türkçe İsmi : Asma Thrips'i
Erginlerde vücut s'arı renkte olup kahve-renkli gölgelidir, Antenler 6 segmentli, koyu gri"kahve renkte; II, segment saydam,. XII,.'sü açık renktedir. Balçaklar vücut renginde, kanatlar yeşilimsi esmer renkte^ dir. Erkeklerin IX, abdomen segmentinln yanlarında şerit şeklinde çıkıntılar bulunur, Vücut uzunluğu 0j9"l}2 njm'dir. Erkekler dişilerden daha küçük boyda ve daha açık renktedir.
Yayılışı: Avrupa'nın büyük bir kısmı ile Rusya (Kırım, Kafkasya), Cezayir ve AfBfDt'de bulunur. Sonuncu ülkeye 1926 yılında girmiştir, Yurdumuzda varlığı son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda anlaşılmıştır (Cengiz, 1974), Özellikle Batı Anadolufnun bağ alanlarının hemen her yerinde az veya çok olarak-rastlanır. Diğer bölgelerde de bulunması gerekir.
Zararı ve konukçulan : Başlıca konukçuları bağ,
fındık, huş ve meşedir. Bunlar içinde daha çok bağlarda, özellikle Amerikan asma anaçlarında (Vitls riparia veya melezlerinde) görülür. Bu sonuncu konukçu durumu özellikle Fransa'da saptanmıştır (Bonnemaison, 1961),
Yurdumuzda hemen hemen her çeşit asmada rastlanır» Ancak bunlar arasında tercih ettiği asma çeşitleri kesin olarak saptanamamıştır, A,B,D,'de daha çok sofralık üzüm çeşitlerinde zararlı olduğu kayıtlıdır, İsviçre'de de bu

türün bağlarda ekonomik düzeyde zararlara sebep olduğu kayıtlıdır (Bagglolİni, 1972; Baillod, 1974).
.Thrips, zararına erken mevsimde başlar. Tomurcukların patlamaya başladığı bir dönemde asmalara yerleşen thrips'ler çiçek salkımları teşekkül etmeye başladığı andan itibaren gerçek zararına başlar. Önceleri çiçeklerde dökülmeye sebep olur. Koruklar teşekkül etmeye başlarken onlara da geçer ve beslenir. Takriben taneler büyüklüklerinin yarısına ulaştığı bir zamanda beslendiğinde, tanelerin üzerinde yaralar meydana gelir, büyüme durur ve kabuk kahverengimsi bir renk alır. Bu gibi koruk ve üzüm taneleri çoğu, zaman külleme zararı ile karış tın la-bilir. Daha sonra thrips'ler omcanm körpe sürgün ve yapraklarına da geçerek bunlarla beslenir. Yoğun populas-yonların bulunduğu asmalarda yapraklar kenardan itibaren kıvrılır, yüzeyinde beslenmeden dolayı tipik thrips zararı oluşur. Yapraklarda yaptığı zarar şekli akar zararına veya bakır yanıklığına çok benzer. Bu gibi yapraklar görevlerini gereği şekilde yapamadıkları için neticede çu
buklar zayıf kalır, hatta fcuruyab-ilir, Thripş'ler ayxı,v ca sürgünler, hatta genç dallar üzerinde de beslenir, Çu' organlarda beslenilen yerlerde sert kabuk teşekkül eder, öyle ki bu kabuk 2. yılki dallarda dahî görülebilir.
Biyolojisi: Kışı ergin halde ağaç ve asma kabuk:--lan veya yere dökülmüş yaprakların altlarında geçirir. Bunlar bağlarda tomurcukların .patlamaya başladığı bir zamanda, yerine göre mart-nisan aylarında ortaya çıkar. Erginler çok hareketlidir^ Bağlarda kısa mesafeler dahi-linde bir yapraktan diğerine uçtuğu .görülür, Dişiler yu^ murtalarını yaprakların :âlt: yüzlerine ve epidermislerin altına gömer. Yazın bir neslin gelişmesi (yumurtadan yun murtaya) için geçen süre takriben 3 haftadır. Ege Bölgem sinde yılda verdiği nesil sayısı 446 olarak tahmin edi-yorum, D. reuteri'nin biyolojisi yurdumuzda tam olarak bilinmemekte olup sebep olduğu zararı hakkında da kesin bilgimiz maalesef yoktur.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS
(Şekil 1,2 L) Türkçe ismi: Bağ Thrips'i
Her ne.kadar Nizamlıoğlu (1957) Taeniothrips at-ratus ( Thrips longlcornis) 'a Türkçe olarak bağ thrips'i ismini vermişse de bu türün gerçekte bağla ilgisi pek yoktur ve gerçek bağ thrips'i A. vltis'tir.
Tanımı: Erginlerde baş soluk sarı, thorax ve abdomen açık kahverengi, bacaklar sarımsı kahverengi, kanatlar ise açık sarı renktedir. Antenleri 8 segmentli, maxilla palp'leri ise 3 segmentlidir, Prothorax'ta uzun seta'lar bulunmaz, Vücut uzunluğu 0,9-1,2 mm'dir.
Yayilışı: Ürdün, İsrail, Romanya, Yunanistan,
Yurdumuzda Batı ile Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin bağ alanlarında yaygın olarak bulunursa da diğer bölge bağlarında, da. bulunması ihtimal dahilindedir. Yurdumuz bağlarında zarar yapan en önemli thrips türüdür.
Zaran ve konukçulan: Özellikle bağlarda zararlı bir tür olup üzüm çeşitlerinin çoğunda zararlıdır. Asmaların tomurcuk, sürgün, yaprak, çiçek salkımı ile genç meyvelerinde zarar yapar. Ergin ve nimfler yaprakların alt yüzlerinde bulunur. Populasyonu az olduğunda genç yapraklarda beslenilen yerler önce gümüşi bir renk alır. Bu renk daha sonra kahverengiye dönüşerek bu gibi yerler kurur. Yapraklar gelişmesine devam ettikçe kuruyan yer-* ler yırtılır, dökülür ve gelişmiş yapraklar delik deşik, yırtık bir görünüm alır, Populasyon fazla olduğunda genç yapraklar kıvrılır, kurur ve vaktinden önce dökülür. Böylece sürgün ve çukurlarda gelişme durur, omca zayıflar ve verimden düşer. Gelişmiş yapraklardaki zarar şekli diğer thrips türlerine benzer. Başlangıçta zararı çok defa kırmızı örümcek zararı ile karıştırılabilir. Çiçek salkımları ile genç koruklarda saplardan beslendiğinde çiçek ve koruk dökümüne sebep olur. Bazı yıllar ve yerlerde bağlarda önemli zarara sebep olabilmektedir.
Biyolojisi: Kışı ergin halde muhtelif yerlerde geçirir. Baharda kışlak yerlerinden erkenden çıkan bu erginler omcalarda gözlerin uyanmasına yakın bir zamanda gelerek gözlere yerleşir ve zararına başlar. Biyolojisi iyi bilinmemektedir, Savaşı.* Yurdumuzda bu türe karşıözel bir savaş yöntemi uygulanmamaktadır, Jazla, zararlı olduğu yerler^ de zararı görülür görülmez, .tomar eukl arttı patlamasından hemen sonra olmak üzere organik fosforlu insektisitlerden birisi atılarak zararıönlenebilir. Gerektiğinde iki hafta sonra 2, bir ilaçlama daha yapılabilir,
Drepanothrîps reuteri Uzel (Şekil 11, 2M)
Sinonim: Thrips betulicola Reut,; D. vlticola Moks,
Türkçe İsmi : Asma Thrips'i
Erginlerde vücut s'arı renkte olup kahve-renkli gölgelidir, Antenler 6 segmentli, koyu gri"kahve renkte; II, segment saydam,. XII,.'sü açık renktedir. Balçaklar vücut renginde, kanatlar yeşilimsi esmer renkte^ dir. Erkeklerin IX, abdomen segmentinln yanlarında şerit şeklinde çıkıntılar bulunur, Vücut uzunluğu 0j9"l}2 njm'dir. Erkekler dişilerden daha küçük boyda ve daha açık renktedir.
Yayılışı: Avrupa'nın büyük bir kısmı ile Rusya (Kırım, Kafkasya), Cezayir ve AfBfDt'de bulunur. Sonuncu ülkeye 1926 yılında girmiştir, Yurdumuzda varlığı son yıllarda yapılan çalışmalar sonucunda anlaşılmıştır (Cengiz, 1974), Özellikle Batı Anadolufnun bağ alanlarının hemen her yerinde az veya çok olarak-rastlanır. Diğer bölgelerde de bulunması gerekir.
Zararı ve konukçulan : Başlıca konukçuları bağ,
fındık, huş ve meşedir. Bunlar içinde daha çok bağlarda, özellikle Amerikan asma anaçlarında (Vitls riparia veya melezlerinde) görülür. Bu sonuncu konukçu durumu özellikle Fransa'da saptanmıştır (Bonnemaison, 1961),
Yurdumuzda hemen hemen her çeşit asmada rastlanır» Ancak bunlar arasında tercih ettiği asma çeşitleri kesin olarak saptanamamıştır, A,B,D,'de daha çok sofralık üzüm çeşitlerinde zararlı olduğu kayıtlıdır, İsviçre'de de bu

türün bağlarda ekonomik düzeyde zararlara sebep olduğu kayıtlıdır (Bagglolİni, 1972; Baillod, 1974).
.Thrips, zararına erken mevsimde başlar. Tomurcukların patlamaya başladığı bir dönemde asmalara yerleşen thrips'ler çiçek salkımları teşekkül etmeye başladığı andan itibaren gerçek zararına başlar. Önceleri çiçeklerde dökülmeye sebep olur. Koruklar teşekkül etmeye başlarken onlara da geçer ve beslenir. Takriben taneler büyüklüklerinin yarısına ulaştığı bir zamanda beslendiğinde, tanelerin üzerinde yaralar meydana gelir, büyüme durur ve kabuk kahverengimsi bir renk alır. Bu gibi koruk ve üzüm taneleri çoğu, zaman külleme zararı ile karış tın la-bilir. Daha sonra thrips'ler omcanm körpe sürgün ve yapraklarına da geçerek bunlarla beslenir. Yoğun populas-yonların bulunduğu asmalarda yapraklar kenardan itibaren kıvrılır, yüzeyinde beslenmeden dolayı tipik thrips zararı oluşur. Yapraklarda yaptığı zarar şekli akar zararına veya bakır yanıklığına çok benzer. Bu gibi yapraklar görevlerini gereği şekilde yapamadıkları için neticede çu
buklar zayıf kalır, hatta fcuruyab-ilir, Thripş'ler ayxı,v ca sürgünler, hatta genç dallar üzerinde de beslenir, Çu' organlarda beslenilen yerlerde sert kabuk teşekkül eder, öyle ki bu kabuk 2. yılki dallarda dahî görülebilir.Biyolojisi: Kışı ergin halde ağaç ve asma kabuk:--lan veya yere dökülmüş yaprakların altlarında geçirir. Bunlar bağlarda tomurcukların .patlamaya başladığı bir zamanda, yerine göre mart-nisan aylarında ortaya çıkar. Erginler çok hareketlidir^ Bağlarda kısa mesafeler dahi-linde bir yapraktan diğerine uçtuğu .görülür, Dişiler yu^ murtalarını yaprakların :âlt: yüzlerine ve epidermislerin altına gömer. Yazın bir neslin gelişmesi (yumurtadan yun murtaya) için geçen süre takriben 3 haftadır. Ege Bölgem sinde yılda verdiği nesil sayısı 446 olarak tahmin edi-yorum, D. reuteri'nin biyolojisi yurdumuzda tam olarak bilinmemekte olup sebep olduğu zararı hakkında da kesin bilgimiz maalesef yoktur.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS

