fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Haplothrips tiritici Kurdj

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Haplothrips tiritici Kurdj

    Haplothrips tiritici Kurdj » (Şekil 17)
    Sinonim: H, paluster Pries,
    Türkçe İsmi:.Buğday Thrips'i
    Tanınıl : Erginlerde vücut siyahımsı kahverenkte, tibia ve tarsus'lar sarı, kanatlar ve vücut kılları saydam renktedir. Başın uzunluğu genişliğinden fazla olup önde daralır. Antenler 8 seğmen tîi.| III, segment sarı, diğerleri takriben vücut rengindedir. Ön kanat­larda 5-8 adet tali cilia bulunur. Vücut uzunluğu 1,5-2,0 mm'dir. Erkeklerine doğada az. rastlanır. 1» ve 2. dönem larvalarda vücut portakal sarısı renkte, baş, ba­caklar ile abdomen'in ucu siyah- renktedir,
    Bu türle H. aculeatus birbirlerine çok benzer. Bunları birbirlerinden ayıran en önemli özellik, H, tri-tici'de pronotum'un arka kenarında .bulunan tüylerin uç­larının küt, H. aculeatus'ta sivri olmasıdır.

    yayılışı: Rusya, Almanya, Avustralya, Macaris­tan, italya, Yugoslavya, Fransas Yunanistan, Romanya, Fas s Mısır, İsrail, Irak, İran ve Afganistan'da bulu­nur»
    Yurdumuzda Batı. Orta ve Doğu Anadolu bölgele­rinde rastlanırsa da en çok Orta Anadolu Bölgesinde ve yoğun olarak görülüre
    Zararı ve konukçulan: Buğdaygiller'de ve özel­likle buğday, arpa, çavdar, yulaf ve mısır'da bulunur. Bundan başka muhtelif çayır bitkileri, tirfil ve yon­calarda da rastlanır. Yurdumuzda, en çok buğdaylarda zarar yapar.
    Yurdumuzda bulunduğu hemen her yerde buğday­larda en fazla rastlanan thrips türüdijr. Hele Orta Anadolu!nun bazı kesimlerinde bazı yıllar çok yoğun populasyonlarına rastlanır. Thrips zararı yurdumuzda Orta Anadolu çiftçileri tarafından öteden beri şika­yet konusu.olagelmektedir, Ancak thrips'lerin buğday­larda sebep olduğu zarar şekli maalesef iyi bilinmedi­ği için çoğu defa bu zarar başka etmenlerin zararları ile sık sık karıştırılmakta .ve bir türlü de iyi değer-lendirilememektedir. Nitekim Alkan (1948) ve Bodenhei-mer (1958), Ankara'da mayıs aylarında buğdaylarda yo­ğun thrips populasyonlarına rastlamışlar, fakat bu po-pulasyona oranla az zarar tesbit ettiklerini, dolayı-sıyie thrips zararının zannedildiği kadar önemli ol­madığı kanaatma varmışlardır. Bu bölgede daha sonra thrips zararından şikayetlerin gittikçe artması üze­rine Ankara Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, Orta Anadolu'da thrips zararını tesbit etmek üzere 1965 yılında başlayan bir araştırmaya girişmiştir. Bu çalışma 1967 yılında sona erdirilmiş ve neticede th­rips 'lerin yine ekonomik düzeyde zararlı olmadığı kana~ atına varılmıştır.
    Halbuki yabancı ülkelerde örneğin Finlandiya'da Vappula (1965), Köppa (1970); Fransa'da Bournier et Bernaux (1971); Hollanda'da Franssen et Mantel (1965) ve Kazakistan'da Tansky (1958) Buğdaygillerde thrips'-lerin sebep olduğu zararlar iyi şekilde incelenerek önemleri açıklanmıştır. Bu duruma göre yurdumuzda bu hususta yapılan çalışmaların henüz daha, yeterli âüzeye ulaşamadığı anlaşılmaktadır, Bu konuda bizde daha de^ taylı araştırmaların yapılması zorunluluğu .kanaati kuv­vet kazanmaktadır.
    Buğdaygillerde zararlı olan,thrips'lerin (H, tici, H. aculeatus, Limothrips cerealÂum,...L* nis vb.) bu bitkilerde yaptığı zararı., aşağıda görüle" ceği üzere başağa kalkmadan önce ve sonra olmak üzere başlıca iki kısımda toplayarak incelemek mümkündür,
    a) Başağa kalkmadan önceki zaran Baharda erken­
    den ekinler henüz daha sapta iken thrips f ler, bitkilerin
    yaprak ve saplarından beslenirler» Beslenilen yerlerde
    hücre muhtevasının boşaltılması ve-buralara havanın dol"
    ması sonucu beyazımsı .veya..gümüşümsü-lekeler.meydana ge­
    lir» Ancak bu dönemde zarar.güç farkedildiği gibi, bit™
    kiler büyüme döneminde oldukları için, bundan bitkiler
    pek etkilenmemektedir» Thrips'leria_asıl-zararı.-genellik­
    le başaklar çıkmaya başladıktan sonra,meydana gelir.
    b) Başağa kalktıktan sonraki.:zacar: Başaklar mey--
    dana çıktıktan sonra yaprak kılıflarının arasında bulu­
    nan dişiler bu defa başaklara geçerek yumurtalarını bı­
    rakır. Bunlardan meydana gelen-larvalar .ve mevcut ergin­
    ler başaklar çiçekte iken veya daha önce onlarda beslene­
    rek çiçeklerin steril olmalarına sebep olarak tane bağ­
    lamalarına engel olurlar (Şekil 13). Thrips'ler daha
    sonra tane teşekkül ettikten sonra da beslenmelerini sür­
    dürerek tanelerde değişik biçimde zararlara sebep olur­
    lar. Tane teşekkülünün erken dönemindetörneğin süt olu­
    mu döneminde beslendiğinde tanelerde buruşma ve çeşitli
    deformasyonlara sebep olur. Bu gibi taneler gerekli özel­
    liklerden yoksun kalır. Tane teşekkülü esnasında larva­
    lar tane ile kavuz arasına geçer ve özellikle tane yarı­
    ğı arasına yerleşerek beslenmeye devam eder, Bazan larva­
    lar tanelerin diğer kısımlarına da geçerek beslenebilir.
    Böylece gelişmekte olan taneler üzerinde thrips'lerin
    beslendiği yerlerde esmer lekeler meydana gelir. Ancak
    larvaların taneler üzerinde beslenmek üzere en çok tercih
    ettiği yer, tane yarığı arasıdır. Burada serbest olarak
    hareket etme olanağına sahip olan larva, en önemli zara­
    rını tanenin bu kesiminde yapar. Beslenilen yerler daha
    sonra koyu esmer lekeler halinde belirir (Şekil 18).



    Bu lekelerin bulunduğu^yani kirli tanelerden yapılan unlar değerlerini büyük ölçüde yitirir. Zira unun e~ lenmesi sırasında bu lekeler undan ayrılamamaktadır» Ayrıca tanenin thrips tarafından tahrib edilen doku­larında daha sonra saprofit mantarlar da yerleşerek tahribat daha da artabilir. Nitekim Bournier et Ber-naux (1971) bu gibi yerlerde birkaç mantar ve bakteri türü de tesbit etmişlerdir.
    Biyolojisi: Kışı döllenmiş dişi halinde ağaç ve asma kabukları altları, yere dökülmüş yaprak altı ve benzeri yerlerde geçirir. Batı Anadolu'da dişiler nisan başlarından, hatta yerine ve yılma göre mart sonlarından itibaren kışlak yerlerini terkederek Buğ­daygillere gelir ve bitkilerin körpe aksamında (özel­likle yaprak ve yaprak saplarında) beslenmeye başlar. Daha sonra dişiler yaprak saplarının iç kısımlarına yumurtalarını bırakır. Bu dönemde dişiler bitkilerde devamlı yer değiştirerek daima bitkilerin en körpe yer­lerini seçerler. Başaklar çıkmaya başladıktan sonra da onlara geçerek yumurtalarını bırakmaya başlar. Bu or­ganlarda dişiler yumurtalarını kavuzların iç kısımları ile genç yumurtalıklar üzerine bırakır. Yumurtalar özellikle bitki dokularının oluk gibi kısımları ara" sına yerleştirilir. Çıkan larvalar başağın gelişme du--rumuna göre sap, kabuk, yumurtalık veya tanede beslen" melerini sürdürür. Çiçek sapları veya yumurtalıklarda beslendiklerinde çiçeklerin steril olmalarına, taneler" de beslendiklerinde.ise esmer lekelerin oluşmasına se­bep olur. Prepupa, pupa ve .2. pupa dönemleri kavuzlar altında veya başaklar arasında olur. Erkekler takriben haziran ayında meydana gelir. Bunlar.çiftleştikten kısa bir süre sonra ölür. Çiftleşmiş.dişiler, ise temmuz ayın" dan itibaren kışlak yerlerine çekilmeye.başlar. Bu yaşam şekli Orta Anadolu ile yurdumuzun doğu .kesimlerinde, so^ ğuk veya serin yerlerde görülür. Batı Anadolu Bölgesinde uygun yerlerde 2., hatta 3. .neslin .olması ..söz .konusudur.
    Dişiler kışlak yerlerine toplu halde çekilirler.< Hatta bu dönemde thrips 'lerin. toplu halde evler ile kapa" lı yerler içine dahi doldukları görülür* Bu ..nedenle İn" gilizler H. tritici ve Buğdaygillerde zarar .yapan diğer türlere Thlinder-fl İes (Yıldırım Sinekleri) ismini ver­mişlerdir.
    Savaşı, Buğday thrips !i ile savaş, özellikle ilaç" lı savaş oldukça güçtür. Çünkü çoğunlukla kavuzların i" cindeki tanelerde beslenen larvalara .ilaçların.ulaştırıl­ması oldukça güç bir durum .yaratmaktadır».Buna .karşılık..... bazı buğday çeşitleri thrips'e karşı dayanıklılık göste­rir. Özellikle bazı sert buğday çeşitlerinde kavuzla ta­ne arasında az bir boşluk bulunduğu için larvaların ka­vuzlar arasında rahat hareket etmelerine ve dolayısıyla beslenmesine engel olur. Bu gibi çeşitlerin seçilerek eksilmesi, thrips'lerin zararından.kurtulabilmek için en uygun bir yöntem gibi görünmektedir.


    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS


Working...
X