Takım . STREPSIPTERA
Küçük boyda böcek türlerini, kapsayan bu takı
ma ait bireylerin larva dönemleri diğer böceklerin '
içinde parazit olarak yaşar. Takım isminin, kökü Yu-
nanca'dır ve Bükülü, ya. da BurUİU kanatlı anlamına
gelir. Çünkü kurutulmuş olan örneklerde, ön kanatlar
bükülü bir biçimde, kalmaktadır. Almanca Strepsipte-v
ren, yada FÜcher veya Kolbenflügler.,. Fransızca Strep"
sipteres, İngilizce ise Strepsipterans, Stylops, veya
Twisted-winged insects gibi isimler verilir, Türkçe
olarak her ne kadar Kansu (1973) Yelpaze kanatlılar
ismini vermişse de burada kelime köküne sadık kalmak
ve böylece de uyum sağlamak üzere BÜKÜTÜ Kanatlılar
ismi verilmiştir. Her ne kadar bu takıma bağlı böcek türleri ol"
dukça yaygın olarak her tarafta.rastlanırlarsa da ço
ğu defa uzman olmayan kimseler tarafından pek farke-
dilemedikleri için üzerlerinde durulmamıştır. Bu ne
denle çoğu türler iyi tanınmakta ve biyolojileri de
pek bilinmemektedir. Bu gün Dünya üzerinde 400 kadar
türü olduğu.biliniyor, Hemen hemen türlerinin hepsi
parazit olup dimorfik böceklerdir, Konukçu olarak
çoğunlukla Homoptera.(özellikle Cicadinea türleri)
ile arılar (daha çok Andrena ve Hallctus cinslerine
bağlı türler) ve pek. az sda Orthoptera türlerini se
çerler. Saldırıya aığrayan konukçu eğer. dişi ise ste
ril, olur, çoğalma gücünü kaybeder. Böylece doğada bir
bakıma denge görevi yapar. Ancak biyolojik savaşta
gerçek şekilde etkili olarak rol oynayan türleri yok
tur. Laboratuvarda bu maksatla kitle halinde ço
ğaltılmaları ise pek güçtür.Larvaları ve başkalaşımları dikkate alındığında, bazı Coleoptera familyalarına ait türlere büyük benzerlik gösterdikleri için bunlar bazı araştırıcılar tarafından bu takım içinde gösterilmektedir. Ancak bu gün entomoloğların çoğu tarafından bu böcekler ayrı bir takım olarak kabul edilmektedir. Türlerinin çoğu Holarktik bölgede bulunur. Buna rağmen üyelerine Dünya'daki bütün zoocoğrafi bölgelerde de rastlanılmaktadır.
Stresiptera takımına bağlı bütün türler küçük boydadır. Ergin erkek bireyler 1,5-4,0 mm boyda, kah- verenginin çeşitli tonları, ile siyaha kadar değişen renktedir. Deri ince ve büyük bir kısmı saydamdır. Ancak bazı türlerde deri sert ve! pigmentli de olabilir. Derinin yüzeyi düz, pürüzlü veya tüylüdür. Genel görünümü, kısa, tıknaz ve basit olarak bir Coleoptera türüne benzer. Baş iyi gelişmiş hypognat ve genellik- le genişliği uzunluğundan fazladır. Antenleri iyi gelişmiş ve 4-7 segmentlidir. Bazı segmentleri çıkıntılara sahip olduğu için dallanmalı bir görünüme bürünebilir,s sensoria mevcuttur. Ağız parçaları ısırıcı tipte fakat çok küçülmüştür. Labrum küçülmüş veya hiç yoktur, Mandibula'lar küçük ve kıl gibi, basit veya orak şeklinde olabilir. Maxilla'ları yok, maxilla palpus'ları ise 2 segmentlidir. Labium küçülmüş, veya yok, palpus'lar ise yine yoktur. Pro ve mesotho-rax küçük, metathorax çok büyük, postscutellum oldukça genişlemiş haldedir, Ön kanatlar küçülmüş,iz halinde, bazan topuz veya tokmak şeklinde olup si-neklerdeki halter'lere çok benzer ve aynı isimle tanınır..Arka kanatlar büyük, narin yapıda, açıldığında yelpazeyi andırır ve pek az damarla takviye edilmiştir. Bacaklarda ön ve orta coxa'lar uzun, trochan-ter yok, tarsüs'lar 2-4 segmentli (fosil türlerde 5 segmentli olabilir), tırnaklar mevcut veya yok, pul-, villus büyüktür. Meso ve metathorax'ta birer çift, abdomen'de de 6-10 çift stigma bulunur. Abdomen 10 segmentli olup kaide segmenti postscutellum'un altına gizlenmiştir.Bir Stresiptera erginine ait vücut parçaları Şekil. 36'da gösterilmiştir. Dişiler devamlı şekilde endoparazit olarak yaşama koşullarına uyduğu için oldukça değişikliğe uğramış ve dejenere olmuştur. Boyları 2 mm veya da" ha büyüktür. Şekilleri daha çok larvaya benzer; u-zunca, silindirik şekilde,/en geniş yeri ortada, ve" ya bazan oldukça yassı vücutludur. Renkleri beyazımsı, sarımsı, esmerimsi olup cephalothorax kısmı koyu renktedir. Deri; ince, nazik, elastiki, üzeri düz ve hafif segmentlidir. Baş genel olarak belirgin, prog-nat tipte, küçük ve thorax ile birleşmiş halde, kitini ve koyu renktedir. Antenler ve bileşik gözler yok veya bazı türlerde peksküçük olarak bulunabilir. .. Ağız parçaları küçülmüş veya hiç yok, mandibula'lar küçülmüş halde ve bir çift olarak her zaman mevcut; diğer ağız parçaları ya çok küçülmüş olarak mevcut veya hiç yoktur. Thorax başla birleşmiş cephalotho-rax halinde (alt tarafta geniş bir kanal vasıtasıyla baş ve thorax ayrılmıştır) veya serbest yaşayan Men-geidae familyası »türlerinde olduğu gibi baş ve thorax segmentleri belirli olarak ayrı olabilir. Bacaklar yok veya çok küçülmüş, kanatlar yoktur. Abdomen iyi gelişmiş, fakat segmentsiz olup torba şeklinde bir görünüme sahiptir.
Larvalarda renk açık, sarımsı veya kahverenktedir. Baş iyi gelişmiş, thorax'm rengine uymuş durumda ve. genellikle genişliği uzunluğundan fazla, kitini ve koyuca renklidir» İlk dönem larvalar campodeid tiptedir ve antenleri iyi gelişmemiştir. Gelişmiş olan larvalarda antenler mevcut veya yoktur. Mevcut olduğunda bir uç kıla sahiptir. Bileşik gözler yo"k, ocelii 3-5 adet olarak bulunur. Ağız parçaları'küçülmüş, mandibula'lar küçük; ilk dönem larvalarda yoktur, Diğer ağız parçaları yok veya çok küçülmüş olarak bulunabilir. Thorax segmentleri belirli, bunlar ayni büyüklük ve görünümdedirler. Bacaklar ilk dönem larvalarda 3 çift olarak bulunur, tarsus'lar değişik yapıda olabilir. Yaşlı larvalarda bacaklar kaybolmuştur. Abdomen 10 segmentli, üzeri setae ve kıllarla örtülür,

genç larvalarda bir çift daha uzun kıl veya setae bulunur. Yaşlı larvalarda hemen hemen hiç setae veya kıl bulunmaz.
Ergin erkek bireyler çok aktiftir. Bunlar ko-nukçu içinde bulunan dişileri arar, bulurlar ve onları baş ve thorax bölgesinden döllerler. Daha sonra aktif haldeki ilk dönem larvalar dişiden ve onun konukçusundan dışarıya çıkar. Bu durumda larvalar konukçularm her zaman gelebileceği yere, çiçeklere veya bitkiye geçerler. Daha sonra konukçu böceklerin larva veya nimflerini bularak onların vücudu içine girer. Bu arada ergin arıların da bucak veya vücutlarına tutunarak onlarla birlikte arıların yuvalarına taşınır. Yuvaya ulaşan larvalar yuva içindeki arılarm larvalarını bularak bu defa onların vücutları içine girer. Ancak ilk dönem larvalar, kendilerine uygun bir konukçu buluncaya kâdarki bu maceralı ara-ma döneminde pek çoğu telef olur. Şansı olup da konukçu vücudu içine ulaşan ilk dönem larva hemen gömlek değiştirerek campodeid formdan, bacaksız larva formuna geçer. Konukçu vücut içinde larvaların.bun-dan sonra değiştirdiği gömlek sayısı hakkında pek bilgi yoktur. Ancak bu 2. dönemdeki larvalar konukçu v-ü-cuite içindeki dokularla beslenmezler. Bunlar daha çok vücut boşluğu içinde gezinerek konukçu kanından ab-sorbsiyon yolu ile kendilerine gerekli olan besinleri alırlar. Larvalar gerçekte konukçuya öldürücü bir etkide bulunmaz. Fakat beslenme esnasında onların özellikle çoğalma sistemlerini etkileyerek çoğunlukla onları steril hale getirerek çoğalma güçlerini yok ederler. Gelişmesini tamamlayan larva cepnalothorax'ını konukçunun segmentler arası membranını delerek dışarı çıkartır. Bu şekilde son larva gömleği içinde pupa haline geçer. Daha sonra ergin^dışta kalan puparium'u çatlatarak dışarıya çıkar ve dişiyi aramaya koyulur. Erkeğin ömrü birkaç gündür. Ergin dişiler ise pupa gömleği içinde kalır. Bu durumda yassılaşmış olan cepha-lothorax kısmı konukçu abdomen segmentleri arasından dışarıya çıkmış durumdadır. Larvalar çıktıktan sonra dişiler de ölür.
Strepsiptera takımı, Kinzelbaeh (1971)'a göre 5 üstfamilyaya ve 9 familyaya ayrılmaktadır. En önemli türleri Eoxenos, Stylops, Xenos, Halictoxenos, Pseu-doxenos gibi cinslere ait bulunmaktadır, Polistes gal-licus L, (sarıca arı)'ta parazit olarak yaşayan Xenos vesparum Rossi türü yurdumuzda da bulunmaktadır. Bu takım türleri maalesef yurdumuzda iyi bilinmemektedir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS
Küçük boyda böcek türlerini, kapsayan bu takı
ma ait bireylerin larva dönemleri diğer böceklerin '
içinde parazit olarak yaşar. Takım isminin, kökü Yu-
nanca'dır ve Bükülü, ya. da BurUİU kanatlı anlamına
gelir. Çünkü kurutulmuş olan örneklerde, ön kanatlar
bükülü bir biçimde, kalmaktadır. Almanca Strepsipte-v
ren, yada FÜcher veya Kolbenflügler.,. Fransızca Strep"
sipteres, İngilizce ise Strepsipterans, Stylops, veya
Twisted-winged insects gibi isimler verilir, Türkçe
olarak her ne kadar Kansu (1973) Yelpaze kanatlılar
ismini vermişse de burada kelime köküne sadık kalmak
ve böylece de uyum sağlamak üzere BÜKÜTÜ Kanatlılar
ismi verilmiştir. Her ne kadar bu takıma bağlı böcek türleri ol"
dukça yaygın olarak her tarafta.rastlanırlarsa da ço
ğu defa uzman olmayan kimseler tarafından pek farke-
dilemedikleri için üzerlerinde durulmamıştır. Bu ne
denle çoğu türler iyi tanınmakta ve biyolojileri de
pek bilinmemektedir. Bu gün Dünya üzerinde 400 kadar
türü olduğu.biliniyor, Hemen hemen türlerinin hepsi
parazit olup dimorfik böceklerdir, Konukçu olarak
çoğunlukla Homoptera.(özellikle Cicadinea türleri)
ile arılar (daha çok Andrena ve Hallctus cinslerine
bağlı türler) ve pek. az sda Orthoptera türlerini se
çerler. Saldırıya aığrayan konukçu eğer. dişi ise ste
ril, olur, çoğalma gücünü kaybeder. Böylece doğada bir
bakıma denge görevi yapar. Ancak biyolojik savaşta
gerçek şekilde etkili olarak rol oynayan türleri yok
tur. Laboratuvarda bu maksatla kitle halinde ço
ğaltılmaları ise pek güçtür.Larvaları ve başkalaşımları dikkate alındığında, bazı Coleoptera familyalarına ait türlere büyük benzerlik gösterdikleri için bunlar bazı araştırıcılar tarafından bu takım içinde gösterilmektedir. Ancak bu gün entomoloğların çoğu tarafından bu böcekler ayrı bir takım olarak kabul edilmektedir. Türlerinin çoğu Holarktik bölgede bulunur. Buna rağmen üyelerine Dünya'daki bütün zoocoğrafi bölgelerde de rastlanılmaktadır.
Stresiptera takımına bağlı bütün türler küçük boydadır. Ergin erkek bireyler 1,5-4,0 mm boyda, kah- verenginin çeşitli tonları, ile siyaha kadar değişen renktedir. Deri ince ve büyük bir kısmı saydamdır. Ancak bazı türlerde deri sert ve! pigmentli de olabilir. Derinin yüzeyi düz, pürüzlü veya tüylüdür. Genel görünümü, kısa, tıknaz ve basit olarak bir Coleoptera türüne benzer. Baş iyi gelişmiş hypognat ve genellik- le genişliği uzunluğundan fazladır. Antenleri iyi gelişmiş ve 4-7 segmentlidir. Bazı segmentleri çıkıntılara sahip olduğu için dallanmalı bir görünüme bürünebilir,s sensoria mevcuttur. Ağız parçaları ısırıcı tipte fakat çok küçülmüştür. Labrum küçülmüş veya hiç yoktur, Mandibula'lar küçük ve kıl gibi, basit veya orak şeklinde olabilir. Maxilla'ları yok, maxilla palpus'ları ise 2 segmentlidir. Labium küçülmüş, veya yok, palpus'lar ise yine yoktur. Pro ve mesotho-rax küçük, metathorax çok büyük, postscutellum oldukça genişlemiş haldedir, Ön kanatlar küçülmüş,iz halinde, bazan topuz veya tokmak şeklinde olup si-neklerdeki halter'lere çok benzer ve aynı isimle tanınır..Arka kanatlar büyük, narin yapıda, açıldığında yelpazeyi andırır ve pek az damarla takviye edilmiştir. Bacaklarda ön ve orta coxa'lar uzun, trochan-ter yok, tarsüs'lar 2-4 segmentli (fosil türlerde 5 segmentli olabilir), tırnaklar mevcut veya yok, pul-, villus büyüktür. Meso ve metathorax'ta birer çift, abdomen'de de 6-10 çift stigma bulunur. Abdomen 10 segmentli olup kaide segmenti postscutellum'un altına gizlenmiştir.Bir Stresiptera erginine ait vücut parçaları Şekil. 36'da gösterilmiştir. Dişiler devamlı şekilde endoparazit olarak yaşama koşullarına uyduğu için oldukça değişikliğe uğramış ve dejenere olmuştur. Boyları 2 mm veya da" ha büyüktür. Şekilleri daha çok larvaya benzer; u-zunca, silindirik şekilde,/en geniş yeri ortada, ve" ya bazan oldukça yassı vücutludur. Renkleri beyazımsı, sarımsı, esmerimsi olup cephalothorax kısmı koyu renktedir. Deri; ince, nazik, elastiki, üzeri düz ve hafif segmentlidir. Baş genel olarak belirgin, prog-nat tipte, küçük ve thorax ile birleşmiş halde, kitini ve koyu renktedir. Antenler ve bileşik gözler yok veya bazı türlerde peksküçük olarak bulunabilir. .. Ağız parçaları küçülmüş veya hiç yok, mandibula'lar küçülmüş halde ve bir çift olarak her zaman mevcut; diğer ağız parçaları ya çok küçülmüş olarak mevcut veya hiç yoktur. Thorax başla birleşmiş cephalotho-rax halinde (alt tarafta geniş bir kanal vasıtasıyla baş ve thorax ayrılmıştır) veya serbest yaşayan Men-geidae familyası »türlerinde olduğu gibi baş ve thorax segmentleri belirli olarak ayrı olabilir. Bacaklar yok veya çok küçülmüş, kanatlar yoktur. Abdomen iyi gelişmiş, fakat segmentsiz olup torba şeklinde bir görünüme sahiptir.
Larvalarda renk açık, sarımsı veya kahverenktedir. Baş iyi gelişmiş, thorax'm rengine uymuş durumda ve. genellikle genişliği uzunluğundan fazla, kitini ve koyuca renklidir» İlk dönem larvalar campodeid tiptedir ve antenleri iyi gelişmemiştir. Gelişmiş olan larvalarda antenler mevcut veya yoktur. Mevcut olduğunda bir uç kıla sahiptir. Bileşik gözler yo"k, ocelii 3-5 adet olarak bulunur. Ağız parçaları'küçülmüş, mandibula'lar küçük; ilk dönem larvalarda yoktur, Diğer ağız parçaları yok veya çok küçülmüş olarak bulunabilir. Thorax segmentleri belirli, bunlar ayni büyüklük ve görünümdedirler. Bacaklar ilk dönem larvalarda 3 çift olarak bulunur, tarsus'lar değişik yapıda olabilir. Yaşlı larvalarda bacaklar kaybolmuştur. Abdomen 10 segmentli, üzeri setae ve kıllarla örtülür,

genç larvalarda bir çift daha uzun kıl veya setae bulunur. Yaşlı larvalarda hemen hemen hiç setae veya kıl bulunmaz.
Ergin erkek bireyler çok aktiftir. Bunlar ko-nukçu içinde bulunan dişileri arar, bulurlar ve onları baş ve thorax bölgesinden döllerler. Daha sonra aktif haldeki ilk dönem larvalar dişiden ve onun konukçusundan dışarıya çıkar. Bu durumda larvalar konukçularm her zaman gelebileceği yere, çiçeklere veya bitkiye geçerler. Daha sonra konukçu böceklerin larva veya nimflerini bularak onların vücudu içine girer. Bu arada ergin arıların da bucak veya vücutlarına tutunarak onlarla birlikte arıların yuvalarına taşınır. Yuvaya ulaşan larvalar yuva içindeki arılarm larvalarını bularak bu defa onların vücutları içine girer. Ancak ilk dönem larvalar, kendilerine uygun bir konukçu buluncaya kâdarki bu maceralı ara-ma döneminde pek çoğu telef olur. Şansı olup da konukçu vücudu içine ulaşan ilk dönem larva hemen gömlek değiştirerek campodeid formdan, bacaksız larva formuna geçer. Konukçu vücut içinde larvaların.bun-dan sonra değiştirdiği gömlek sayısı hakkında pek bilgi yoktur. Ancak bu 2. dönemdeki larvalar konukçu v-ü-cuite içindeki dokularla beslenmezler. Bunlar daha çok vücut boşluğu içinde gezinerek konukçu kanından ab-sorbsiyon yolu ile kendilerine gerekli olan besinleri alırlar. Larvalar gerçekte konukçuya öldürücü bir etkide bulunmaz. Fakat beslenme esnasında onların özellikle çoğalma sistemlerini etkileyerek çoğunlukla onları steril hale getirerek çoğalma güçlerini yok ederler. Gelişmesini tamamlayan larva cepnalothorax'ını konukçunun segmentler arası membranını delerek dışarı çıkartır. Bu şekilde son larva gömleği içinde pupa haline geçer. Daha sonra ergin^dışta kalan puparium'u çatlatarak dışarıya çıkar ve dişiyi aramaya koyulur. Erkeğin ömrü birkaç gündür. Ergin dişiler ise pupa gömleği içinde kalır. Bu durumda yassılaşmış olan cepha-lothorax kısmı konukçu abdomen segmentleri arasından dışarıya çıkmış durumdadır. Larvalar çıktıktan sonra dişiler de ölür.
Strepsiptera takımı, Kinzelbaeh (1971)'a göre 5 üstfamilyaya ve 9 familyaya ayrılmaktadır. En önemli türleri Eoxenos, Stylops, Xenos, Halictoxenos, Pseu-doxenos gibi cinslere ait bulunmaktadır, Polistes gal-licus L, (sarıca arı)'ta parazit olarak yaşayan Xenos vesparum Rossi türü yurdumuzda da bulunmaktadır. Bu takım türleri maalesef yurdumuzda iyi bilinmemektedir.
Kaynak: Türkiye Entomolojisi -3 – Prof. Dr. Niyazi LODOS

