fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Takým. C O L E O P T E R A

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Takým. C O L E O P T E R A

    Takým :
    C O L EOPTERA
    Hayvanlar aleminin en büyük takýmý olan Coleoptera, Insecta içinde de bilinen türlerin % 40'ýndan fazlasýný bünyesinde toplar. Essig (1954), bu ta­kýma baðlý Dünya'da bulunan tür sayýsýný 250.000 olarak bildirirken, Richards and Davies (1977), bu sayýnýn 330.000'i aþtýðýndan söz etmektedir. Yurdumuzda bulunan türlerin sayýsý kesin olarak bilinmemekle beraber, 7.000 kadar oldu­ðunu gerek yurdumuzun hemen hemen her yöresinden toplanan Anabilin» Dalýmýzda-ki mevcut örnekler, gerekse yayýnlanan katalog ve listelere dayanarak hesap etmiþ bulunuyorum.
    Coleoptera kelimesinin kökü Yunanca'dýr. Koleos=kýlif, kýn ve ptera da kanat anlamýna gelir. Böylece her ikisi birden Kýnkanatlýlar veya Sertkanat-lýlar demektir. Çünkü bu takýmda bulunan böceklerin erginlerinde ön kanatlar kalýn ve sertleþmiþ olup,istirahat halinde vücudun üzerini düzgün bir þekilde örter. Türkçe olarak bu isimler altýnda bilinen bu takýma Fransýzca; Coleop-tÐreSj Almanca; KMfer, Ýngilizce ise Beetles, Weevils gibi isimler verilir.
    Sertkanatlýlar içinde en küçük boylu tur ile en büyüðünün boylarý 0.25-155 mm arasýnda deðiþir. En* büyük boyda olan türler Scarabaeidae, Luca-nidae ve Cerambycidae; en küçük boyda olanlar da Ptiliidae ve Corylophidae gi­bi familyalar içinde bulunurlar. Büyük boyda olan türlerde, örneðin tropik bölgelerde yaþayan bazý Scarabaeidae türlerinde vücut aðýrlýðý 100 grama ula­þabilir. Bunlar uçarken fazla ses çýkartýrlar. Bunlarýn 50 metre yükseklikte­ki aðaçlarýn üzerinde yaptýklarý uçuþlar ve hareketler rahatlýkla izlenebilir. Böylecejbu takým en küçük boydan en büyük boya kadar olan böcek türlerini i-çerir. Kutup bölgeleri ve okyanuslar hariç, üyelerine Dünya'nm hemen hemen her tarafýnda rastlanýr. Böyle olmasýna raðmen, türlerinin büyük bir kýsmý karada, az bir kýsmý da sularda yaþar. Çok deðiþik yaþam koþullarýna adaptA olmalarý, bunlarýn hemen her yerde rastlanmalarýna elverir. Tarihi devirierden beri insanlar sertkanatlý böceklere karþý daima yakýn ilgi duymuþlardýr. .



    Kaynak: Türkiye Entomolojisi -4 – Prof. Dr. Niyazi LODOS

  • #2
    Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

    GENEL VÜCUT YAPILARI VE MORFOLOJÝSÝ
    Ergin: Vücut rengi ýlýman ve soðuk bölgelerde genellikle koyu (siyah, esmer, koyu kahverengi vs. gibi), kýrmýzýmsý veya sarýmsýdýr. Buna karþýlýk madensel ve parlak renkli türlere de bu bölgelerde oldukça sýk olarak rastla­nýr. Gerçekte parlak renklilik daha çok gündüzleri faaliyet gösteren türlerle ilgilidir. Örneðin Cicindellidae, Buprestidae, Chrysomelidae, Cleridae, çiçek­leri ziyaret eder. Cerambycidae, bazý Curculionidae ile diðer bazý gruplara ait türlerde güzel, parlak, madeni parýltýlý renk ve desenler çok görülür. Tropik bölgelerde yaþayan türler, genellikle madensel parýltýlý, çok güzel renk ve desenlere sahiptirler. Öyle ki bunlar doðada rastlanan en güzel yara­týklar olarak göze çarparlar. Bu harika görünüþleri sebebiyle çoðu zaman res­sam, desinatör ve hatta mücevhercilere ilham kaynaðý olurlar.

    Genel görünümleri ve þekilleri çok deðiþiktir. Çoðunlukla ova], uzunca oval, yassý, kaba ve þiþkin vücutlu, yarým küre veya silindir þeklindedir Hatta bazý türleri larvayý andýrýr. Dýþ iskelet veya vücut örtüleri sert, de-rimsi yapýda veya elastiki olabilir. Üzerleri düz, kaygan, pütürlü, yivli, noktalý, çizgili, dalgalý olup tüy, pulcuk veya dikenlerle örtülü; bazan da kitini boynuz þeklinde büyük çýkýntýlar, tüberküller veya diðer vücut çýkm-týlarýyla örtülü olabilir.
    Bu takýma baðlý bulunan böceklerin vücut yapýlarý ve þekilleri öylesine
    homojen bir durum g
    österir ki, bu durum onlarýn diðer böcek takýmlarýna ait
    bireylerden kolayl
    ýkla ayrýlmalarýný saðlar. Örneðin, erginlerde ilk bakýþta
    göze çarpan en önemli özellik, ön kanatlar veya üst kanatlarda görülür.
    Elytra (tekil= elytron) ismi verilen, sert ve kitini yapýdaki bu kanatlar,
    kullan
    ýlmadýðý zaman vücut üzerine genellikle o þekilde katlý olarak durur ki,
    her iki kanadýn birbirine deðdiði yer, üstte ortada sanki bir dikiþ halinde
    uzanýr. ,
    Baþ serbest, normal yapýda veya ileriye, ya da aþaðýya doðru hortum þeklinde uzamýþ olabilir. Bileþik gözler belirgin, ocelli genellikle yoktur. Antenler þekil ve büyüklük bakýmýndan pek çok farklýlýklar gösterir; fakat gene., likle 1. seenientten oluþur. Mandibula'lar genellikle kuvvetli, bazan a~ normal þekilde bmüraüþ olabilir. Prothorax belirgin, genellikle serbest, ba­caklar çeþitli görevleri yapacak þekilde deriþikli. e uðramýþtýr. T.r us'lar 1-5 segmentten oluþur. Abdomen 10 segmentli, cercl yojc, genitalia gizlidir. Larvalar bazan bacaksýz, campodeiforrn veya týrtýl þeklindedir.

    Comment


    • #3
      Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

      Baþ serbest, genellikle kuvvetli olarak sertleþmiþtir. Aðýz parçalarý prognathous veya hypognathous tiptedir. Baþta epicranium'a ait oluk bulunmaz. Buna karþýlýk bazý türlerde tam bir "Y,, þeklinde olan tali oluk bulunabilir. Baþ genel olarak normal yapýda, bazan da hortumlu böceklerde görüldüðü gibi. alýn ve vertex öne, ya da aþaðýya doðru hortum þeklinde uzamýþ olabilir (Þkil 2, 3 F). Çok ender olarak kaidede daralma veya boyun gibi bir kýsým bulu­nabilir, Bazý familyalara ait baþözellikleri Þekil 3'de gösterilmiþtir. Bi- leþik gözler deðiþik þekillerde olabilir. Ancak toprak içinde veya maðaralar­da yaþayan bazý türlerde olduðu gibi, bazan hiç göz bulunmayabilir. Bulundu­ðunda genellikle büyük, yuvarlak, oval, uzunca, gayri düzgün þekilde veya ba­zan ender olarak da bölünmüþ haldedir. Ocelli genellikle bulunmaz. Fakat, ba­zý Staphylinidae ile Silphidae türlerinde bir çift olmak üzere bulunabilir. Buna karþýlýk Dermestidae türlerinin çoðunda ise alýn kýsmýnda bir tek ocel-lus halindedir. Antenleri uzunluk ve þekil bakýmýndan çok fazla deðiþiklikler gösterir (Þekil 4). Örneðin Cicindellidae ve Dytiscidae familyalarýna baðlý

      Comment


      • #4
        Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

        türlerde antenler iplik þeklinde; CaraMdae ve Cantharidae türlerinde iplik veya kýl þeklinde; Silphidae ve Dermestidae'de ucu topuzlu veya lobut þeklin­de; Elateridae'de kýl veya tarak þeklinde; Histeridae'de dirsekli; Lampyri-dae'de tarak veya yelpaze þeklinde; Buprestidae ve Meloidae'de kýl þeklinde; Nitidulidae ve Coccinellidae'de lobut þeklinde; Ptinidae'de iplik veya tes­pih dizisi þeklinde; Cerambycidae'de testere veya ip þeklinde; Scarabaeidae' de genellikle dirsekli, ucu kitap yaprakcýðýþeklinde; Chrysomelidae'de lo­but; Scolytidae'de ucu topuzlu ve Curculionidae familyasý türlerinde ise dir­sekli ve ucu topuzludur (Þekil 2). Antenler serbest veya bazan prosternum içindeki bir oyuk içine yerleþmiþ haldedir. Normal olarak 10 veya 11 segment-ten oluþur, ancak segment sayýsý genel olarak 1-27 arasýnda deðiþir. Segraent sayýlarýndaki ekstrem miktarlar, ender gruplarda rastlanýr. Aðýz parçalarý tipik olarak ýsýrýcý ve çigneyici tiptedir. Ancak bazý gruplarda, yalnýzca .sývý besin alacak þekilde deðiþikliðe uðramýþ olabilir. Clypeus bölünmüþ ve küçülmüþ haldedir. Labrum, çeþitli gruplarda deðiþiklikler göstermesine kar­þýlýk hortumlu böceklerde bulunmaz. Mandibula'lar çoðunlukla belirgin, sert ve kuvvetli olarak geliþmiþtir. Bunlar ýsýrmaya, ezmeye, parçalamaya, çiðne­meye, bazan da emmeye yarayacak þekilde deðiþikliðe uðramýþtýr. Bunlar ge­nellikle yatay, fakat bazý hortumlu böcek gruplarýnda olduðu gibi dikey

        hareket ederler. Bazý gruplarda örneðin, Lucanidae erkeklerinde anormal þkilde büyümüþ, hatta bazan geyik boynuzlarý gibi çatallara ayrýlmýþ olabilir. Maxilla'lar kaide olarak iyi geliþmiþ ve genellikle parçalý, ya da diþlidir. Galea iki segmentli olabilir ve palpus þeklindedir, Maxilla palpus'larý 3-5, fakat genellikle 4 segmentten oluþur. Bazý familyalarda oldukça büyümüþ hal­de rastlanýr. Labium bütün olarak bulunur veya nadiren de bölünmüþ olabilir, Mentum büyük ve iyi geliþmiþtir. Submentum belirgin veya birçok türlerde ol­duðu gibi gula ile kaynaþmýþ haldedir. Gula ise birçok gruplarda iyi geliþ­miþ olarak bulunur. Ligula deðiþik, bütün halde, ya da bölünmüþ olabilir. Labium'a ait palpus'lar normal olarak Uç segmentli olmasýna karþýlýk, bazý türlerde 1-2 segmentli olabilir.
        Thorax çok iyi geliþmiþ ve belirgin birçok dikiþlerle kýsýmlara ayrýl­mýþtýr. Prothorax belirgin, genellikle .serbest ve thorax segmentleri içinde
        en büyük olanýdýr. Pronotum bir tek sclerite'ten ibaret olup üstten bakýldý­ðýnda tamamýyla görülür. Meso ve metathorax büyük, birbirlerine kaynaþmýþ

        Comment


        • #5
          Cevap: Takým. C O L E O P T E R A


          fakat belirgin dikiþlerle belirli sclerite'lere ayrýlmýþtýr. Mesothorax ol­dukça küçülmüþ olmasýna karþýlýk metathorax bazý türler hariç büyüktür. Bu her iki segment dikkatle incelendiðinde prescutum, scutum ve scutellum gibi parçalardan oluþtuðu görülür. . . ; : . . ■■,-.-.
          Bacaklar çok deðiþik yapý ve görünümdedir. Genellikle uzun ve silindi-riktirler. Yaptýklarý görevlere (örneðin koþmak, yürümek, sýçramak, kazmak, yüzmek vs.) göre deðiþikliklere uðramýþtýr. Carabidae familyasýna ait bazý


          türlerle, özellikle Scarabaeidae familyasýna baðlý birçok türlerde ön bacak­lar kazmaya; Dytiscidae türlerinde ise arka bacaklar yassýlaþmýþ kýllar veya tüylerle donandýklarmdan, yüzmeye elveriþli hale dönüþmüþtür. Buna karþýlýk Chrysomelidae ile Curculionidae familyalarýna baðlý bazý türlerde arka bacak­larýn femur kýsýmlarý büyümüþ ve sýçramaya elveriþli hale gelmiþtir. Çoðu Ca-rabidae türleriyle Cicindellidae türlerinin hemen hemen hepsinde bacaklar koþmaya elveriþli yapýdadýrlar. Bunlar toprak üzerinde süratle koþarlar veya hareket ederler. Sertkanatlý böceklerde bacaklar normal ve bilinen parçalar­dan oluþur. Ancak bu parçalar, yine de diðer böcek takýmlarýna baðlý türlerin-kinden bazý farklýlýklar gösterir. Örneðin, bunlarda coxa'lar büyük, levha þeklinde, konik veya küresel biçimde olabilir. Bazan basit veya yaprak halin­de, birbirlerine bitiþik, ya da ayrý haldedir. Coxa'larm þekil ve durumlarý, sýnýflandýrmada; özellikle familya ve cinslerin ayrýlmasýnda önemli rol oy­nar. Trochanter'ler tek veya çift haldedir. Kaide kýsaý (yani trochantin), ba­zý türlerde ilk coxa'lara eklenmiþtir. Femur'lar bazý türlerde sýçramaya el­veriþli þekilde büyümüþ olabilir. Tibia'lar kullanýldýðý iþe göre deðiþiklik­ler gösterir. Bunlar, yassý ve dikenli olabilir, genellikle mahmuzlu;suda ya­þayan türlerde ise sýk tüylerle kaplýdýr. Tarsus'lar sayý itibarýyla büyük farklýlýklar gösterir.

          Comment


          • #6
            Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

            Genellikle 5 segmentten oluþurlarsa da, bu sayý 1-5 arasýnda deðiþir. Bunlar üstfamilya ve familyalarýn ayrýlmalarýnda önemli rol oynar (Þekil 5 F, G, H, I, J, K; L, M, N). Tarsus segmentleri birbirlerine benzerler, ya da þekil itibarýyla farklý olabilirler. Bazý gruplarda ilk seg-ment çok küçük ve belirsiz olup bazan yoktur. Buna karþýlýk diðer bazý grup­larda da IV. segment çok küçülmüþ olabilir. Son segment genel olarak uzun ve oldukça silindirik olup,bazan en büyük segment halindedir. Tarsus'larla ilgi- " li formüller çok önemlidir. Bunlar ön bacaklardan baþlayarak þöylece sýrala­nabilir: 5-5-5, Bu pentamera ismiyle anýlýr, yani bunda ön, orta ve arka ba­caklarýn her birisinde 5'er segment bulunuyor demektir. 5-5-4 formülüne hete-romera ismi verilir ve bunda ön ve orta bacaklarda 5, arka bacaklarda ise 4 segment bulunur. 4-4-4 formülüne tetrame.ra,3-3-3e de trimera isimleri verilir (Þekil 6). Týrnaklar basit veya karýþýk yapýda, tek veya bir çift olarak bu­lunur (Þekil 5 A, B, C, D, E).
            Kanatlar bu takýmda en dikkate deðer organlardýr. Ön kanatlar sert veya derimsi yapýda olup elytra ismi verilir. Uçma esnasýnda, uçuþ görevi yapamama­sýna karþýlýk istirahat halinde olan böceklerde arka kanatlarýn,üzerini ve vü­cudu iyi þekilde örterek onlarý koruma görevini üstlenir. Elytron'lar uzun o-lup çoðunlukla abdomen'i tamamýyla örter. Ancak bazý türlerde az veya çok ký-salmýþ olarak bulunabilir. Bazý gruplarda, örneðin bazý Carabidae, Ptinidae ve Curculionidae türlerinde elytra üstte ortadaki çizgi boyunca iki kanat

            Comment


            • #7
              Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

              birbirine tamamýyla kaynaþmýþ olup hareket etme yeteneðinden tamamýyla yok­sun haldedir. Arka kanatlar zarýmsýdýr. Bunlar bir çift olup üzerlerinde pek az damar bulunur. Bu damarlar bazý familyalarýn ayrýlmasýnda taksonomik ka­rakterler olarak kullanýlýr. Arka kanatlar genellikle iyi geliþmiþlerdir ve uçma görevini yaparlar. Bunlar bazý gruplarda küçülmüþ, ya da bazan hiç yok­tur. Tam olarak bulunduklarýnda, böcek istirahat halindeyken onun vücudu üze­rine ve çoðunlukla da uzunluðuna olmak üzere katlý durur.
              Abdomen genel olarak 10 segmentten oluþur. Ancak bu segmentlerin yerle­rini tespit etmek birçok hallerde çok güç olmaktadýr. I. segment dumura uðra­mýþ, çoðunlukla zar haline dönüþmüþtür. Aynýþekilde bazan II. ve III. seg-mentler de dumura uðramýþ olabilirler. Alttan bakýldýðýnda bu bakýmdan III-IX. segmentler görülebilir. IX ve X. segmentler kýlýf içindedir. Birçok türlerin diþilerinde uç segment, içeriye çekilebilir yapýda olan tüp þekline dönüþmüþ-


              tür. Bu organ böylece Cerambycidae türlerinde olduðu gibi ovipozitör görevi­ni yapar. Erkek çiftleþme organlarý yani genitalia, abdomen içinde gizlidir ve IX-X. sternite'ler arasýndan çýkar. Bir Coleoptera erginine ait genel vü­cut parçalarýÞekil l'de gösterilmiþtir.
              Kaide olarak erginler 10 çift stigma'ya sahiptir. Bunlardan ilk çifti prothorax ile mesothorax arasýnda, 2. çifti metathorax'ta ve geri kalan 8 çifti de abdomen'de bulunur. Ancak bazý gruplarda abdomen'de bulunan stigma' lar, ya dumura uðramýþ, ya yok, ya da görev yapamayacak durumdadýr.
              Larva: Renkleri çok deðiþiktir. Nadiren parlak ve madensel renkli olan­larýna rastlanýr. Genellikle donuk veya ortama uyabilen renktedirler. Scara-baeid tipte olanlarda renk beyazýmsý veya açýk sarýdýr. Vücut þekilleriyle ••-■ büyüklükleri çok deðiþir. Erginlerde olduðu gibi büyüklükleri, küçükten büyüGE

              Comment


              • #8
                Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

                kadar deðiþir. Þekilleri de çeþitli gruplara göre çok deðiþmesine raðmen, bunlarý baþlýca 4 farklý tipte toplamak mümkündür: 1- Campodeid tipte olan larvalar; Çok karakteristiktirler ve genellikle serbest yaþarlar. Bunlar u-zunca ve yassý vücutlu olup, geliþmiþ bacak, anten ve diðer uzantýlara sahip­tirler. Bu tip larvalara Carabidae, Cicindellidae ve diðer Adephaga ile bir­çok Staphylinoidea türlerinde rastlanýr. 2- Scarabaeid veya manas tipi larva­lar; Bunlarda vücut þiþman, yuvarlakça, uzun veya kýsa ve kalýn olup, çoðun­lukla (C) þeklinde kývrýktýr. 3 çift geliþmiþ bacaða sahiptirler. Baþlýca Scarabaeoidea ile Lucanoidea türlerinde görülür. Genel olarak yavaþ hareket ederler ve yaþamlarý toprak içinde geçer. 3- Apod veya bacaksýz larvalar; Ge­nel görünümleri önceki tiplere çok benzer. Ancak bunlarda bacak bulunmaz. Cur-culionldae familyasýna baðlý türlerin hemen hemen hepsi ile Cerambycidae, Bup-restidae, Scolytidae vs.'de bu tip larva görülür. Bunlarda, özellikle Curculi-onidae türlerinde vücudun genel þfekli manas tipini andýrýrsa da bacak bulun­maz. 4- Eruciform veya týrtýl tipi larvalar; ^Bunlara karþýdan bakýldýðý zaman týrtýllarý andýrýr. Bu tip larvalar özellikle Chrysomelidae türlerinde görü­lür. Bu 4 tip larvayla ilgili örnekler Þekil 7'de verilmiþtir

                Bunlardan baþka Tenebrionidae ve Elateridae familyalarýna baðlý türle­rin larvalarý da oldukça deðiþik bir görünüme sahiptir (Þekil 8 L). Bunlarda vücut ince, uzun ve silindir þeklinde olup, derileri sert, üzerleri.parlak ve geliþmiþüççift bacaða sahiptir. Diðer gruplarda da biraz farklý larva þekil­lerine rastlanabilir. Ancak bunlarýn hepsi, yukarýda verilen 4 ana tipten bi­risi içine mutlaka girer. Coleoptera takýmý içinde tesadüf edilen deðiþik tip­teki larvalarla ilgili bazýörnekler Þekil 8'de verilmiþtir

                Comment


                • #9
                  Cevap: Takým. C O L E O P T E R A



                  Larva" arda deri, özellikle campodeid tipte olanlarda, genellikle sert ve zýrha benzer. Buna karþýlýk scarabaeiform ve apod tiptekilerde ise ince ve narindir. Derinin üzeri düz, kaygan, pütürlü veya kývrýmlý olabilir. Ayrýca üzeri çýplak veya bazan tüy, kýl veya dikenlerle kaplý olabilir. ,, . .

                  Comment


                  • #10
                    Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

                    Baþ genellikle iyi geliþmiþ, belirgin, serbest ve baþ kapsülü serttir.
                    Bu kýsým çoðunlukla pigmentlidir. Ajtýz parçalarý erginlerinkine benzer veya bazan büyük oranda küçülmüþ olabilir. Mandibula'lar uzun veya orak þeklinde-


                    dir, Predatör türlerde bunlar kýsa ve kalýndýr. Gula çok küçülmüþ veya iyi geliþmiþ haldedir. Maxillae her zaman iyi geliþmiþ durumda ve belirgin, pal-pus'lar bazý türlerde uzun olup 1-5 segmentten oluþur. Mala 1-2 segmentlidir ve türlerin çoðunda bulunur. Labium'da paraglossae yok, palpus'lar Curculioni-dae türleri hariç (ki bir segmentlidir), normal olarak iki segmentlidir. Göler basit veya bazen ocelli þeklindedir. Ocelli 1-6 çift olarak baþýn iki ta­rafýna olmak üzere tek tek veya gruplar halinde yerleþmiþtir. Bazen bir tek olarak azalmýþ, hatta bazen de bir adet pigmentli nokta göz haline dönüþmüþ þekilde de bulunabilir. Gizli yerlerde, yani karanlýk yerlerde yaþayan bazý türlerde, bazen ocelli hiç bulunmaz. Antenler campodeid larva tiplerinde ol­dukça iyi geliþmiþtir. Çoðunlukla kýsa ve segment sayýlarý da deðiþiktir. Ba­zý türlerde çok küçülmüþ veya tamamýyla dumura uðramýþtýr.
                    Ihorax segmentleri campodeid tip larvalarda özellikle Carabidae ve Cicindellidae türlerinde serbesttir. Buna karþýlýk scarabaeiform ile apod ti­pi larvalarda bunlar çoðunlukla birbirlerine kaynaþmýþ haldedir. Predatör türlerde üççift göðüs bacaðý, bunlarýn her birisine ait tarsus'lar ve bunla­rýn sonunda da bir çift týrnak bulunur. Bitki yiyen türlerin çoðunda tarsus'lar tibia üe kaynaþmýþ olup, uç kýsmýnda da bir tek týrnak bulunur. Suda ya­þayan türlerin larvalarýnda bacaklar yüzmeye elveriþli þekilde deðiþikliðe uðramýþtýr, Meloidae, Bruchidae vb. familyalara baðlý türlerin ilk dönem larvalarý aktif olup, geliþmiþ göðüs bacaklarýna sahiptir. Ancak larva ilk gömleðini deðiþtirdikten sonra bacaklar kaybolur ve sonraki dönemlerde bacak­sýz larva olarak geliþmelerine devam ederler. Curculionidae, Scolytidae, Ce-rambycidae ve diðer bazý familyalara baðlý türlerin larvalarý ise bütün dönem­lerinde bacaksýzdýrlar.

                    Comment


                    • #11
                      Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

                      Abdomen'de belirgin olarak çoðunlukla 9 ve 10. segmentler görülür. Stig-ma'lar I-VIII. segmentlerin her birinde ve her iki tarafýnda olmak üzere bi­rer çift, nýeso ve metathorax arasýnda da birer çift bulunur.
                      Adephaga alttakýmý içindeki türlerle Staphylinidae, Curculionidae ile bazý Scarabaeidae türlerinde 3 larva dönemi bulunmasýna karþýlýk, diðer famil­ya türlerinde bu sayý 4-15 arasýnda deðiþir.
                      Pupa: Bu takýma baðlý türler serbest pupa tipine sahiptir. Türlerin bü­
                      yük bir kýsmý topraktan yapýlmýþ bir odacýk içinde pupa olur. Buna karþýlýk
                      bazý türler de bitki dokularý içinde açtýklarý tünellerin içinde pupa haline
                      geçer. Curculionidae familyasýna baðlý bazý türlerin (örneðin Hypera, Coniatus
                      vb. cinslerine baðlý türlerde olduðu gibi) larvalarý ise, malpiki borucuklarmdan salgýladýklarý sývý ile özel bir kokon örerek içinde pupa haline geçer.
                      Yumurta: Yumurtalar bazý gruplarda yuvarlaksa da çoðunlukla ovaldir.
                      Bunlarýn büyüklükleri hariç, genel görünümleri Heteroptera ve Lepidoptera tür-
                      lerininkinin aksine, pek farklýlýklar göstermez. Bazý türlerde, özellikle ma­
                      ðaralarda yaþayan bazý türlerde, diþiler bir tek adet fakat büyük yumurta bý­
                      rakýr. Bundan çýkan larva beslenmeksizin ve deri de deðiþtirmeden pupa haline
                      ge
                      çer. Cassida cinsine baðlý türlerin diþileri yumurtalarýný ootheca'ya ben­
                      zer bir olu
                      þum þeklinde býrakýr. Coccinellidae familyasýna baðlý birçok tü
                      ler, yumurtalar
                      ýný bitki yapraklarýüzerine kümeler halinde býrakmalarýna
                      kar
                      þýlýk, Hydrophilidae familyasýna baðlý olanlarýn diþileri yumurtalarýný
                      kokonlar içine kapatýrlar. Kabuk böcekleri (Scolytidae) diþileri, yumurtala­
                      rýný aðaçlarýn kabuklarý veya odun kýsmýnda açtýklarý galeriler içine býrakýr.
                      Curculionidae familyasýna baðlý bazý türlerin diþileri yumurtalarýný mandibu-
                      la'lar
                      ý yardýmýyla bitki dokularý içinde açtýklarý deliklerin içine yerleþti­
                      rirler.

                      Comment


                      • #12
                        Cevap: Takým. C O L E O P T E R A

                        Abdomen'de belirgin olarak çoðunlukla 9 ve 10. segmentler görülür. Stig-ma'lar I-VIII. segmentlerin her birinde ve her iki tarafýnda olmak üzere bi­rer çift, nýeso ve metathorax arasýnda da birer çift bulunur.
                        Adephaga alttakýmý içindeki türlerle Staphylinidae, Curculionidae ile bazý Scarabaeidae türlerinde 3 larva dönemi bulunmasýna karþýlýk, diðer famil­ya türlerinde bu sayý 4-15 arasýnda deðiþir.
                        Pupa: Bu takýma baðlý türler serbest pupa tipine sahiptir. Türlerin bü­yük bir kýsmý topraktan yapýlmýþ bir odacýk içinde pupa olur. Buna karþýlýk bazý türler de bitki dokularý içinde açtýklarý tünellerin içinde pupa haline geçer. Curculionidae familyasýna baðlý bazý türlerin (örneðin Hypera, Coniatus vb. cinslerine baðlý türlerde olduðu gibi) larvalarý ise, malpiki borucuklarmdan salgýladýklarý sývý ile özel bir kokon örerek içinde pupa haline geçer.
                        Yumurta: Yumurtalar bazý gruplarda yuvarlaksa da çoðunlukla ovaldir.
                        Bunlarýn büyüklükleri hariç, genel görünümleri Heteroptera ve Lepidoptera tür-
                        lerininkinin aksine, pek farklýlýklar göstermez. Bazý türlerde, özellikle ma­
                        ðaralarda yaþayan bazý türlerde, diþiler bir tek adet fakat büyük yumurta bý­
                        rakýr. Bundan çýkan larva beslenmeksizin ve deri de deðiþtirmeden pupa haline
                        ge
                        çer. Cassida cinsine baðlý türlerin diþileri yumurtalarýný ootheca'ya ben­
                        zer bir olu
                        þum þeklinde býrakýr. Coccinellidae familyasýna baðlý birçok tü
                        ler, yumurtalar
                        ýný bitki yapraklarýüzerine kümeler halinde býrakmalarýna
                        kar
                        þýlýk, Hydrophilidae familyasýna baðlý olanlarýn diþileri yumurtalarýný
                        kokonlar içine kapatýrlar. Kabuk böcekleri (Scolytidae) diþileri, yumurtala­
                        rýný aðaçlarýn kabuklarý veya odun kýsmýnda açtýklarý galeriler içine býrakýr.
                        Curculionidae familyasýna baðlý bazý türlerin diþileri yumurtalarýný mandibu-
                        la'lar
                        ý yardýmýyla bitki dokularý içinde açtýklarý deliklerin içine yerleþti­
                        rirler.

                        Kaynak: Türkiye Entomolojisi – 4- Prof.Dr.Niyazi LODOS

                        Comment

                        Working...
                        X