fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI BELİRTİLERİ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI BELİRTİLERİ

    • Borun bitkiler için gerekli bir besin elementi olduğunun anlaşılması diğer iz elementlerinden daha sonra olmuştur

    • Borun bitkiler için gerekli bir besin maddesi olmasının anlaşılmasından sonra, bir çok bitki hastalığının gerçekte bor noksanlığından ileri geldiği tespit edilmiştir.
    Örneğin tütünde tepe hastalığı, şeker pancarında öz çürüklüğü, elmalarda mantarlaşmış çekirdek evi, karnabaharda kahverengi çürüklük, kerevizde çatlak gövde, turpta kahverengi öz, patatesin içinde kahverengi lekeler ve yoncada uç yaprakların sararması gibi hastalıklar bor noksanlığından gleri gelen beslenme bozukluklarıdır

    • Bor noksanlığına en duyarlı bitkiler, şeker pancarı, hayvan pancarı, kanola, ayçiçeği, kereviz ve ıspanaktır.

    • Karnabahar, şalgam, lahana, brüksel lahanası, havuç, pırasa, marul, turp bitkileri de bor noksanlığına duyarlı bitkilerdir.

    • Meyve ağaçlarından elma ve armut bor noksanlığına duyarlıdırlar

    • Bor noksanlığı öncelikle bitkilerin büyüme noktalarına zarar verir
    bitkilerde büyüme çok yavaşlar. Yapraklar ve dallar kolay kırılan, gevrek bir yapı alırlar.

    • Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür ve büyüme tamamen durur. Çiçek ve meyve oluşumu engellenir, Yapraklar kıvrılır, kalınlaşır ve koyu mavi-yeşil bir renk alır.

    • Tahıllarda gövdede kısalma, genç yapraklarda rengin açık yeşil olması, başaklarda ve tanelerde küçülme, başakların normalden uzun süre yeşil kalması gibi arazlar görülür. Bu devrede bor alımını artıracak uygulamalar yapılırsa, yeni küçük yan başak oluşumu görülür.
    Mısırda boğum aralarının kısalır ve bitkide bodurlaşır, orta yaprakların her iki yüzünde orta damar çevresinde beyaz nekrotik lekeler görülür. En genç yapraklar kuruyup kıvrılır ve ölür. Koçanlar küçük, çarpık şekilli, koçanda tane sayısı olağanüstü az olur.

    • Çeltik boyuna büyüme geriler, bitkiler çalımsı bir görünüm alırlar. Renkleri koyu yeşil olur. Genç yapraklarda ve büyüme noktalarında çok sayıda sarımsı beyaz renkli lekeler görülür. Lekeler yaprakların her iki yüzünde, yaprak uçlarında orta damar civarında yoğunlaşırlar. Yeni çıkmakta olan yapraklar tamamen beyaz, kıvrık olup açılınca alt yarıları kahverengileşir ve ölürler. Noksanlığın ileri devrelerinde, küçük beyaz lekeler tüm yaşlı yapraklara da sıçrar. Bitki yeni yan dallar çıkarır, bu yan dallarda da aynı arazlar görülür. Tohum oluşumu tamamıyla durur.

    • Pancarda görülen öz çürüklüğü bor noksanlığının sebep olduğu bir hastalıktır. Pancarlarda bor noksanlığı özellikle kurak yıllarda ve uzun süren kurak dönemlerden sonra görülür. Bu bakımdan bor noksanlığının sorun olduğu yerlerde sulama aralıklarının ayarlanmasına özel dikkat gösterilmelidir. Noksanlık halinde önce büyüme geriler, genç yapraklar birbirine yakın bir şekilde oluşurlar ve alt kısma doğru daralırlar. Damarlar arasında sarımsı yeşil ve sarı renkli lekeler oluşur. Yapraklar kıvrılır. Genç ve orta yaprakların sapları üzerinde yara kabuğuna benzer, gri - koyu kahve kabarcıklar oluşur. Yumru içinde kahverengi halkalar şeklinde başlayan öz çürüklüğü, ilerledikçe dokuları tamamen öldürür ve pancarın içinde siyah çürük bir kısım oluşur. Öz çürüklüğü depolama sırasında artar. Çok ciddi ürün kaybına neden olur.

    • Patateste boy kısalır, yan dallanma artar, bitki çalımsı bir görüntü alır. Yapraklar kalın ve gevrek olur ve bazı durumlarda kenarları içe doğru kıvrıktır. Yaprak sapları düzleşir. Genç yapraklar ve büyüme noktaları başlangıçta koyu yeşil renkli olurlar, sonraları kloroz gelişerek ölürler. Yaprakçıkların kenarlarında kahve rengi noktacıklar şeklinde nekrozlar oluşur, daha sonra bunlar birleşerek büyürler. Eğer bor noksanlığı bu aşamada giderilirse, yeni sürgünler çıkar. Noksanlığın sürekli olması halinde yaşlı yapraklar da sararır ve solar. Yumru içindeki yuvarlak halka şeklindeki damarlar kahverengine döner. Kabuk koyu renklidir ve kaba bir yapıya saliptir. kesilen yüzeyler kısa sürede kırmızımsı koyu kahve rengine döner.

    • Pamukta büyüme gerilemesi, yan sürgünlerde artma, tepe tomurcuklarının ölmesi, kalın ve gevrek yapılı içe kıvrık yaprakların oluşumu bor noksanlığının belirtilerindendir. Tomurcukların çoğu açılamaz. Kapsüller bozuk şekilli olur ve çoğu olgunlaşmadan açılır. Lif kalitesi düşer, ürün azalır ve kapsüller olgunlaşmadan dökülür. Yapraklarda ve bitkinin genel görünümünde açıklanan arazlar olmadan da kapsül dökümü ve lif azalması ve kalite bozulması görülebilmektedir.

    • Kanolada

    • Ayçiçeğinde bodurlaşma, yan dallarda artma, genç yapraklarda sararma, küçülme ve şekil bozukluğu, yapraklarda içe doğru kıvrılma, bazen nekroz oluşumu görülür, bu semptomlar, noksanlığın şiddetli ve devamlı olması durumunda yaşlı yapraklara da sıçrar. Çiçeklenme düşük, çekirdek sayısı az ve içi boş olur.

    • Karnabahara çekici bir görüntü veren süt beyaz renk bozularak kahverengileşme olur. Doku oldukça gevşek ve sapa doğru iç boşluğu oluşur (içi boş gövde). Yaprak kenarlarında bazen sırımsı kırmızı parlak lekeler oluşabilir.

    • Brüksel lahanasının açık meyve oluşumu

    • Havuçta gövdede geniş ve derin çatlaklar oluşması

    • Kerevizde içte kahverengileşme bor noksanlığının verdiği zararlardandır.

    • Domateste genç yapraklar kalınlaşmış ve kırılabilir yapıda oluşurlar, kahverengi nekrotik lekeler vardır. Yaşlı yapraklar sarı renkli olup, kenarlarda renk kahveye dönüktür. Gövde zayıf bir yapıya sahiptir. Noksanlığın çok şiddetli olması halinde büyüme noktaları ölür, gövdede morumsu renk oluşur. Meyve sayısı az ve içlerinde kararma görülür.

    • Salatalık bitkisinde büyüme noktaları ölür. Genç yapraklar grimsi kahve renkli içe doğru kıvrıktırlar ve çabucak ölürler. Yaşlı yapraklar klorozludur. Boğum araları kısa bitki kısa boylu olur

    • Marulda dış yapraklar normalden koyu yeşil renkli olur. Genç yapraklar lekeler şeklinde kloroz gösterirler veya tamamen sarı renkli ve deforme şekilli, kalın dokulu ve kırılgan olurlar. Kenarlarda, kenar yanıklarını andıran kahve renkli lekeler vardır. Bu belirtiler kalsiyum noksanlığının neden olduğu kenar yanıkları ile karıştırılabilir.

    • Armut ve elma ağaçlarında bor noksanlığı birbirine benzer. Çiçekler soğuktan zarar görmüş gibi aniden solar ve siyah kahve renk alırlar. Fakat bu haliyle dökülmeyip bir süre dalda dururlar. Don zararı aynı görüntüyü yaratmakla beraber, dondan etkilenmiş çiçekler hemen dökülürler. Şiddetli noksanlık halinde yaprak çıkışı gecikir. Vegetatif büyüme noktaları ölür, sürgünler kısa olur, yapraklar küçük ve bozuk şekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez. Elma ve armut meyvelerinde büyük şekil bozuklukları ve iç ve dışta mantarlaşmalar görülür. Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur. Bor noksanlığından ileri gelen dış mantarlaşmalar, kalsiyum noksanlığından ileri gelen acı benek hastalığı ile karıştırılmamalıdır. Acı benek dalda ya çok geç dönemde, veya daha çok hasattan sonra, depolama sırasında ortaya çıkar.

    • Şeftali ve kayısı meyvelerinde kahve renkli lekeler veya mantarımsı doku oluşur. Bazı durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülebilir. Olgunlaşma düzensizdir

    • Turunçgil türlerinin genç yapraklarında yarı şeffaf görünümlü lekeler oluşur. Damarlar kalın, çatlak ve mantarımsı yapıda olurlar. Genç yapraklarda solma, içe doğru kıvrılma ve uçlardan başlayarak ölüm görülür. Sürgünlerde ve meyve sapında zamk akıtma görülür. Çiçek dökümü görülür. Meyveler küçük ve sert olurlar. Meyve içinde kahverengi lekeler, içte ve dışta zamk damlacıkları görülür. Meyve susuz ve kalın kabukludur.

    • Asmada genç yapraklarda damarlar arasında sarı lekeler şeklinde kloroz ortaya çıkar. Kloroz yaprak kenarlarından başlayıp ortaya doğru yayılır. Çoğu kez klorozla birlikte şekil bozukluğu görülür. Sonraları yaprak kenarları kahverengine döner ve kurur. Yaprak sapları kısa ve kalın olur. Vegetatif gelişme noktaları kalınlaşır ve ölür, buna bağlı olarak da yan sürgünlerin sayısı artar. Ancak bu yan sürgünler de arazlı olurlar. Meyve az olur. Salkımlarda üzüm tanelerinin çoğunluğu buruşuk ve çekirdeksizdir, sadece aralarında bir kaç tanesi normal durumdadır.

    • Çilek bitkisinde genç yapraklar küçük, uçları ve kenarları kahve renkli ve kurumuş vaziyettedir. Bazen yaprak ayası açık renkli bir kloroz gösterir. Çiçek az ve solgun olur. Meyveler küçük ve deforme olmuş durumdadır.

    • Tütünde genç yapraklar sarımsı yeşil veya tamamen sarı renkli, küçük, bozuk şekilli ve kıvrık vaziyette olurlar. Gövdede kalınlaşma vardır. Büyüme noktaları ölür, bazı yan sürgünler çıksa da onlar da çabucak aynı şekilde ölürler.

    Borun toksik etkileri

    • Bor toksik etkisi diğer besin maddelerinden daha önemlidir. Çünkü bitkiler için yeterli ve gerekli bor miktarı ile zararlı olacak toksik seviye arasındaki fark çok azdır.

    • Toprakta bor miktarı 1 ppm’den düşük ise bor noksanlığı, 5 ppm’den yüksek ise bor toksisitesi söz konusu olabilmektedir.

    • Bu sebeple topraktan bor gübrelemesi yaparken toksik etki ortaya çıkması olasılığı yüksektir, birkaç yıl üst üste bor içeren gübreler verilecek olursa, sonraki yıllarda yetiştirilecek bitkilerde fazla bordan ileri gelen zararlanmaların görülmesi çok mümkündür. Bu nedenle toprağa yapılacak bor gübrelemelerinde oldukça dikkatli davranılmalıdır.

    • Yaprak gübrelemesi yoluyla bor verilmesi durumunda gübreleme sadece o bitkiye yapıldığı için böyle bir risk yoktur.

    • Bor toksisitesi daha çok kurak ve yarı kurak bölgelerin topraklarında görülür.

    • Bor toksisitesinde yaprak uçları sararır ve nekrozlar oluşur. Semptomlar daha sonra yaprak kenarlarına ve orta damara doğru yayılır. Yapraklar yanık bir görünüm alırlar ve erken dökülürler. Bu semptomlar yaşlı yapraklarda görülür.
  • Fidanligi.com

  • #2
    Cevap: BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI BELİRTİLERİ

    İlave edeyim abisi: Bor noksanlığında net rakamlarla bellidirki tüm bitkilerde %15- 25 arasında verim kaybı olur ilginçtirki btki alt yapraklarını kırmızımsı kahverengi ne dönüştürüp yapısından boru atamassa bor fazlalığıda %15-25 arasında verim kaybına sebeb olmaktadır. Bor deyince aklımıza tüm bitkilerde çekirdek oluşmaması şekil bozukluğu ve meyve sapı kararması aklımıza gelmelidir. Çiçeklerde şekil bozukluğu ve üste belirtildiği gibi don zararı gibi çiçek yanmaları görülür. fazlalığında ise halk arasında döl atma denilen meyvelerin erken olgunlaşmış gibi görünüp dökülmesi ve tüm bitkilerde yaşlı yapraklardaki kırmızımsı yapraklar bize örnek olacaktır. Ubeyd abim bir çok şeyi anlatmış ben sadece bir kaç ilave yapacağım. Özellikle meyvelerde ve turunçgillerde çekirdeksiz ve şekli bozuk meyveler ile çekirdek yapısının olduğu bölümdeki çürüme bor noksanlığının en net göstergesidir. Muz da akdenizde iç çürümesinin sebebide öncelikle bu dur. Onun için Mutlaka sonbaharda hasattan sonra yapraktan enzimlerle beraber bor, çinko, demir, ve mangan uygulaması yapıldığında hem soğuğa dayanıklılık hemde çiçek arızalarının azaldığı görülmüştür. İz elementlerin yapraktan uygulanması her zaman avantaj oluşturmaktadır bunun sebebi ise toprakta bağlanmalar gerçekleştiğinden tam olarak alınamaamsıdır. Bu sebeble çiçeklenme öncesi ve sonrası ile bu uygulamadan 1 ay sonra 15 gün ara ile iz element kompleksi uygulaması yapılması daha uygun olmaktadır. Son uygulama ise ben düşmeden önce yapılmalıdır. Tüm çiftçilere önerim ise mutlaka hasat sonrası içinde n.p.k bulunan enzimli bileşiklerle iz element kompleksini mutlaka hasattan sonra uygulamasıdır saygılar.

    Comment


    • #3
      Cevap: BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI BELİRTİLERİ

      Yaprak gübrelemesi yoluyla bor verilmesi durumunda gübreleme sadece o bitkiye yapıldığı için böyle bir risk yoktur.
      ayçiçekte 100 gr dekara bor verilmesi faydası ne düzeyde olur .
      yakma durumu olmaz doğrumu anlamışım teşekkür ederim

      Comment


      • #4
        Cevap: BİTKİLERDE BOR NOKSANLIĞI BELİRTİLERİ

        Evet olmaz bir miktar bor ihtiyacını karşılar eğer doğru zamanda vermiş iseniz verim ve kalitede artış olur saygılar

        Comment

        Working...
        X