.FOSFOR
Toprakta bulunan fosforun başta gelen kaynağı kaya ve minerallerdir. Kaya ve mi¬nerallerin parçalanması ile serbest hale gelen fosfor bitkiler tarafından kullanılabilir.. Ay¬rıca organik maddenin yapısında da fosfor bulunduğu için toprakta organik fosfor bileşik¬leri de bulunmaktadır.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmı bitkilerin yararlanamayacağı formda bulu¬nur. Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonları haline dönüşmesi gerekmektedir. Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprakda fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür. Gübreler¬le verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dö¬nüşebilmektedir. Özellikle kireçli ve pH'ı yüksek topraklarla, fazla derecede asit toprak¬larda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Fosfor bitkide çok önemli bir takım organik bileşiklerin yapısında bulunur. Bitkide enerji transferi yapan ATP bu bileşiklerin en önemiüerindendir. Fosfor, bitkide genetik özellikleri belirleyen DNA 'nın oluşumu için de gereklidir. Kısaca açıklanan bu neden¬lerden ötürü fosfor, bitki besinleri arasında önemli bir yere sahiptir.
Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur. Ay¬rıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bi¬linir. Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar gö¬rür. Bununla birlikte fosfor noksanlığı bitkinin vegetatif gelişmesini de olumsuz etkiler. Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler. Tahıllarda başaklanma olumsuz etkile¬nir. Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır. Tohum ve meyvenin kalitesi bozulur, olgunlaşma gecikir.Narenciye ve diğer meyve ağaçlarında olgunlaşmadan mey¬ve dökümü görülür. Sebzelerde çiçeklenme azalır. Meyveler küçük kalır, kalitesiz olur.
Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renkli olur. Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızım¬sı mor renk meydana gelir. Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır. Yapraklarda ve bazı bitkilerde örneğin mısır bitkisinin gövdesinde görülen kırmızı ve kırmızımsı mor renk,, fosfor noksanlığının tipik belirtisi olup tanınması kolaydır. Meyve ağaçlarında fosfor noksanlığı yaşlı yaprakların kahve ve kırmızımsı kahve rengine dönüşmesine ve erken döküme sebep olur.
Fosfor noksanlığı belirtileri önce yaşlı yapraklarda görülür. Genç yapraklar sağlık¬lı gibi görünmekte iseler de normalden daha küçük olurlar. Noksanlığın uzun sürmesi ha¬linde yaşlı yapraklarda kahve renkli nekrozlar oluşur. Fasulye, patates ve pancar gibi ba¬zı bitkilerde nekrotik lekeler siyah ve siyaha yakın renkde olmaktadır. Nekrotik oluşum¬lar daha çok yaprak kenarlarına doğru gelişil1. Noksanlığın sürekli olması halinde yaşlı yapraklar ölür ve dökülür.
Domates bitkisi fosfor noksanlığına şiddetli reaksiyon verir. Yapraklar sert ve dik bir yapıda ve koyu yeşil veya mavimsi yeşii görünümdedirler. Yaprakların altında, damar¬lar boyunca kırmızımsı menekşe renk oluşumları görülür. Yapraklar geriye doğru kıvrı¬lır. Yaşlı yapraklar sarıya döner, kahvemsi siyah lekeler oluşur ve erken ölürler. Gövde in¬ce ve lifsi bir hal alır ve gövdede koyu menekşe lekeler oluşur. Çiçeklenme ve meyve oluşumu zayıftır. Meyveler küçük ve sert bir yapıda olup olgunlaşmadan, vakitsiz sara¬rırlar.
Hıyar bitkisinde yapraklar donuk koyu yeşil renkli ve küçük olurlar. Yapraklarda kimi zaman bronz renkli lekeler görülür. Solgun ve sarkık bir şekilde dururlar veya erken dökülürler. Gövde kısa ve incedir. Meyveler donuk yeşil renkli ve bronz lekelidir. Yaşlı yaprakların ayasında, şeffaf görünümlü, kahverengi nekrozlar görülür, ve yaprak sapları kurur
Marulda büyüme çok geriler.Bitki rozet şeklinde bir görünüşe sahip olup, göbek doldurma geç olur veya hiç olmaz. Yapraklar koyu fakat cansız bir yeşil renkte ve bazan kırmızımsı menekşe renkli lekelidir. Yaşlı yapraklar sarımsı kahve renk alır ve erken ölür¬ler.
Havuç yapraklan donuk yeşil renkli ve hafif menekşemsi lekeli olur. Gövde ince¬lir. Yaşlı yapraklar soluklaşır ve erken ölür.
Turp bitkisinde bodur bir görüntü oluşur. Yapraklar donuk ve koyu yeşil olup yap¬rakların özellikle alt kenarlarında kırmızımsı menekşe renkli lekeler görülür. Yaşlı yap¬rak kenarlarında yanmalar ve erken ölüm görülür. Kök gelişimi zayıftır.
Soğan yapraklan da fosfor noksanlığında donuk ve koyu yeşil renkli ve mavimsi kırmızı, menekşe rengi lekeli olur. Yaprakların ucundan alta doğru yeşil, sarı ve kahve renkli nekrotik lezyonlar dağılmış vaziyettedir. Yaşlı yapraklar siyahımsı kahve renk alır, solar ve ölürler.
Fasulye ve bezelye gibi baklagillerde yapraklar koyu yeşil ve mavimsi yeşil veya zeytuni yeşil renkli olurlar. Sert ve dik fakat zayıf bir yaprak sistemi vardır, gövde ince ve kısadır. Büyüme geriler. Çiçeklenme zayıftır, bakla ve tohum oluşumu azdır. Bezelye¬de yaşlı yapraklar kenarlarından sarararak ölürler. Fasulyede yaşlı yapraklarda kahvem¬si siyah veya siyah lekeler oluşur ve erken ölürler.
Pamukda büyüme yavaşlar ve yapraklar koyu yeşil renk alırlar. Olgunlaşma geci¬kir. Dallanma az ve kısa olur. Çiçek ve koza sayısı azalır.
Patateste yaprak sistemi sert ve dik bir görünümdedir. Bitkide büyüme geriler ve ince bir gövde oluşur. Özellikle yaşlı yapraklar yukarı doğru kıvrılır ve daha sonra yap¬rak kenarlarında nekrotik lezyonlar oluşur. Yapraklar normalden küçük olur. Yaşlı yaprak¬lar kahverengine döner ve erken döküm olur. Bazan yumrularda kahve rengi lekeler olur.
Mısırda yaşlı yapraklarda ve gövdede kırmızı menekşe rengi değişimler görülür buna karşılık geneç yapraklar koyu yeşil renkli olurlar. Yaşlı yapraklarda daha sonra kıv¬rılma görülür ve erken ölürler. Gövde ince olur, olgunlaşma gecikir. Düzensiz taneli ko¬çanlar oluşur.
33
Şeker pancarı ve yemlik pancarda fosfor noksanlığı etkisini çimlenme aşamasından itibaren gösterir, düzensiz bir çimlenme görülür. Gelişme geriler ve bitkiler normale gö¬re kısa kalırlar. Buna karşılık yapraklar sert ve dik haldedirler. Bazı durumlarda yaprak sapları yatık, yere paralel dururlar. Yapraklar normalden küçük olurlar ve mor veya siya¬hımsı kahve lekelerle kaplıdır. Yaprak kenarlarında nekrozlar oluşur. Yaşlı yapraklar sa¬rımsı yeşile döner ve erken ölürler.
Tahıllarda kardeşlenme azalır. Gelişme zayıf olur, gövde kısa ve ince kalır. Yaprak¬lar koyu yeşil ve mavimsi yeşil renktedirler. Yaprakların rengi azot fazlalığı varmış gibi bir izlenim verir. Yaşlı yapraklar, uçlardan başlayarak sararır, solar, kurur ve erken ölür¬ler. Yapraklar sert fakat uçları aşağı sarkıktır. Başaklar küçük, bazan morumsu kırmızı renkde olurlar.
Narenciye ağaçları canlı durmayan donuk yeşil bir yaprak sistemi oluştururlar. Yaş¬lı yapraklarda nekrozlar görülür ve erken dökülür^ Çiçeklenme çok zayıftır. Meyve sayı¬sı çok az, meyveler iri fakat ekşi, kaba lifsi dokulü ve kaim süngerimsi kabukludur.
Elma ağaçlarında yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olur¬lar. Yaprak sapları kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar açı yapacak şekilde dik dururlar. Seyrek bir yaprak sistemi vardır. Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nek¬rozlar oluşur. Erken yaprak dökümü görülür. Çiçek ve meyve sayısı azdır. Meyveler kü¬çük kalır ve olgunlaşmadan dökülür. Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir doku¬ya sahip olup, tatsızdırlar. Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu taktirde de mey¬ve eti yine kaba dokulu olur.
Şeftali yaprakları fosfor noksanlığında yine öncelikle koyu yeşil olur, daha sonra bronz veya kahverengi lekeler oluşur, bu lekeler özellikle soğuk havalarda kırmızı veya mor renge döner. Yapraklar dik, noksanlığın ileri aşamalarında oldukça dar, mızrak şek-lindedirler. Yaşlı yapraklar erken dökülür. Ağacın büyümesi geriler.
Diğer taş çekirdekli meyve ağaçlarında da fosfor noksmlığı ağacın büyümesini ya¬vaşlatır. Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renk¬lidir. Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Bağda fosfor noksanlığı koyu yeşil bir yaprak sistemi yaratır. Yapraklar sert, bozuk şekilli, siğil gibi kabarık benekli ve metalik bir parlaklığa sahiptirler. Yaşlı yapraklarda kenarlardan başlayan bronz veya mor nekrozlar görülür.
Çilek yapraklarında ince damarlardan başlayarak yayılan mavimsi yeşil ve koyu yeşil renk oluşur. Yapraklar aşağı kıvrık, kenarlarda kırmızı, ortalarda mor renkler var¬dır. Yaprak sapları koyu kırmızı renklidir. Yaprakların alt yüzeyinde orta ve yandamarlar * mor görünümlüdür. Çiçeklenme zayıf, meyve az olur.
Tütün yapraklarında normalden koyu yeşil renk oluşurken yapraklar küçük ve dar olurlar. Alt yapraklarda hafif kırmızımsı ve siyahımsı kahve lekeler oluşur. Yaşlı yaprak¬larda solma görülür.
Fosfor Fazlalığı
Normal koşullarda fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki olumsuz etkileri daha çok dolaylı etkilerdir. Çünkü fosfat iyonları toprakta sıkı bir şekilde tutulma özelliğine sahip¬tirler ve bu nedenle bitki bünyesine aşırı yüksek miktarlarda fosfat iyonu girişi kolay rast¬lanan bir durum değildir. Bununla birlikte aşırı miktarda verilen fosforlu gübreler, çinko ve demir gibi mikroelement noksanlıklarına neden olurlar. Fosfor fazlalığı kalsiyum, bor, bakır ve mangan noksanlıkları da yaratabilmektedir.
Toprakta bulunan fosforun başta gelen kaynağı kaya ve minerallerdir. Kaya ve mi¬nerallerin parçalanması ile serbest hale gelen fosfor bitkiler tarafından kullanılabilir.. Ay¬rıca organik maddenin yapısında da fosfor bulunduğu için toprakta organik fosfor bileşik¬leri de bulunmaktadır.
Toprakta fosforun çok büyük bir kısmı bitkilerin yararlanamayacağı formda bulu¬nur. Gerek inorganik gerekse organik fosfor bileşiklerinde bulunan fosfordan bitkilerin faydalanabilmesi için bunların parçalanarak fosforun, fosfat anyonları haline dönüşmesi gerekmektedir. Serbest halde bulunan fosfat anyonlarından bitkiler kolay yararlanmakla beraber, birçok toprakda fosfat anyonlarının serbest halde kalabilmesi güçtür. Gübreler¬le verilen fosforun dahi büyük bölümü hızla bitkilerin faydalanamayacağı formlara dö¬nüşebilmektedir. Özellikle kireçli ve pH'ı yüksek topraklarla, fazla derecede asit toprak¬larda bitkilerin fosfordan faydalanması zordur.
Fosfor bitkide çok önemli bir takım organik bileşiklerin yapısında bulunur. Bitkide enerji transferi yapan ATP bu bileşiklerin en önemiüerindendir. Fosfor, bitkide genetik özellikleri belirleyen DNA 'nın oluşumu için de gereklidir. Kısaca açıklanan bu neden¬lerden ötürü fosfor, bitki besinleri arasında önemli bir yere sahiptir.
Fosfor, bitkinin generatif organlarında diğer organlara göre daha çok bulunur. Ay¬rıca fosfor bitkinin daha çok generatif gelişmesi üzerine etkili olan bir element olarak bi¬linir. Fosfor noksanlığından en çok çiçek, meyve, tohum gibi generatif organlar zarar gö¬rür. Bununla birlikte fosfor noksanlığı bitkinin vegetatif gelişmesini de olumsuz etkiler. Fosfor noksanlığı olan bitkilerde büyüme geriler. Tahıllarda başaklanma olumsuz etkile¬nir. Meyve ağaçlarında sürgün ve tomurcuk oluşumu azalır. Tohum ve meyvenin kalitesi bozulur, olgunlaşma gecikir.Narenciye ve diğer meyve ağaçlarında olgunlaşmadan mey¬ve dökümü görülür. Sebzelerde çiçeklenme azalır. Meyveler küçük kalır, kalitesiz olur.
Fosfor noksanlığında yapraklar genellikle normalden daha koyu yeşil renkli olur. Birçok tek yıllık bitkilerin yaprak ve gövdesinde fosfor noksanlığında kırmızı, kırmızım¬sı mor renk meydana gelir. Kırmızı renk, fosfor noksanlığında antosiyanin oluşumunun artmasından kaynaklanmaktadır. Yapraklarda ve bazı bitkilerde örneğin mısır bitkisinin gövdesinde görülen kırmızı ve kırmızımsı mor renk,, fosfor noksanlığının tipik belirtisi olup tanınması kolaydır. Meyve ağaçlarında fosfor noksanlığı yaşlı yaprakların kahve ve kırmızımsı kahve rengine dönüşmesine ve erken döküme sebep olur.
Fosfor noksanlığı belirtileri önce yaşlı yapraklarda görülür. Genç yapraklar sağlık¬lı gibi görünmekte iseler de normalden daha küçük olurlar. Noksanlığın uzun sürmesi ha¬linde yaşlı yapraklarda kahve renkli nekrozlar oluşur. Fasulye, patates ve pancar gibi ba¬zı bitkilerde nekrotik lekeler siyah ve siyaha yakın renkde olmaktadır. Nekrotik oluşum¬lar daha çok yaprak kenarlarına doğru gelişil1. Noksanlığın sürekli olması halinde yaşlı yapraklar ölür ve dökülür.
Domates bitkisi fosfor noksanlığına şiddetli reaksiyon verir. Yapraklar sert ve dik bir yapıda ve koyu yeşil veya mavimsi yeşii görünümdedirler. Yaprakların altında, damar¬lar boyunca kırmızımsı menekşe renk oluşumları görülür. Yapraklar geriye doğru kıvrı¬lır. Yaşlı yapraklar sarıya döner, kahvemsi siyah lekeler oluşur ve erken ölürler. Gövde in¬ce ve lifsi bir hal alır ve gövdede koyu menekşe lekeler oluşur. Çiçeklenme ve meyve oluşumu zayıftır. Meyveler küçük ve sert bir yapıda olup olgunlaşmadan, vakitsiz sara¬rırlar.
Hıyar bitkisinde yapraklar donuk koyu yeşil renkli ve küçük olurlar. Yapraklarda kimi zaman bronz renkli lekeler görülür. Solgun ve sarkık bir şekilde dururlar veya erken dökülürler. Gövde kısa ve incedir. Meyveler donuk yeşil renkli ve bronz lekelidir. Yaşlı yaprakların ayasında, şeffaf görünümlü, kahverengi nekrozlar görülür, ve yaprak sapları kurur
Marulda büyüme çok geriler.Bitki rozet şeklinde bir görünüşe sahip olup, göbek doldurma geç olur veya hiç olmaz. Yapraklar koyu fakat cansız bir yeşil renkte ve bazan kırmızımsı menekşe renkli lekelidir. Yaşlı yapraklar sarımsı kahve renk alır ve erken ölür¬ler.
Havuç yapraklan donuk yeşil renkli ve hafif menekşemsi lekeli olur. Gövde ince¬lir. Yaşlı yapraklar soluklaşır ve erken ölür.
Turp bitkisinde bodur bir görüntü oluşur. Yapraklar donuk ve koyu yeşil olup yap¬rakların özellikle alt kenarlarında kırmızımsı menekşe renkli lekeler görülür. Yaşlı yap¬rak kenarlarında yanmalar ve erken ölüm görülür. Kök gelişimi zayıftır.
Soğan yapraklan da fosfor noksanlığında donuk ve koyu yeşil renkli ve mavimsi kırmızı, menekşe rengi lekeli olur. Yaprakların ucundan alta doğru yeşil, sarı ve kahve renkli nekrotik lezyonlar dağılmış vaziyettedir. Yaşlı yapraklar siyahımsı kahve renk alır, solar ve ölürler.
Fasulye ve bezelye gibi baklagillerde yapraklar koyu yeşil ve mavimsi yeşil veya zeytuni yeşil renkli olurlar. Sert ve dik fakat zayıf bir yaprak sistemi vardır, gövde ince ve kısadır. Büyüme geriler. Çiçeklenme zayıftır, bakla ve tohum oluşumu azdır. Bezelye¬de yaşlı yapraklar kenarlarından sarararak ölürler. Fasulyede yaşlı yapraklarda kahvem¬si siyah veya siyah lekeler oluşur ve erken ölürler.
Pamukda büyüme yavaşlar ve yapraklar koyu yeşil renk alırlar. Olgunlaşma geci¬kir. Dallanma az ve kısa olur. Çiçek ve koza sayısı azalır.
Patateste yaprak sistemi sert ve dik bir görünümdedir. Bitkide büyüme geriler ve ince bir gövde oluşur. Özellikle yaşlı yapraklar yukarı doğru kıvrılır ve daha sonra yap¬rak kenarlarında nekrotik lezyonlar oluşur. Yapraklar normalden küçük olur. Yaşlı yaprak¬lar kahverengine döner ve erken döküm olur. Bazan yumrularda kahve rengi lekeler olur.
Mısırda yaşlı yapraklarda ve gövdede kırmızı menekşe rengi değişimler görülür buna karşılık geneç yapraklar koyu yeşil renkli olurlar. Yaşlı yapraklarda daha sonra kıv¬rılma görülür ve erken ölürler. Gövde ince olur, olgunlaşma gecikir. Düzensiz taneli ko¬çanlar oluşur.
33
Şeker pancarı ve yemlik pancarda fosfor noksanlığı etkisini çimlenme aşamasından itibaren gösterir, düzensiz bir çimlenme görülür. Gelişme geriler ve bitkiler normale gö¬re kısa kalırlar. Buna karşılık yapraklar sert ve dik haldedirler. Bazı durumlarda yaprak sapları yatık, yere paralel dururlar. Yapraklar normalden küçük olurlar ve mor veya siya¬hımsı kahve lekelerle kaplıdır. Yaprak kenarlarında nekrozlar oluşur. Yaşlı yapraklar sa¬rımsı yeşile döner ve erken ölürler.
Tahıllarda kardeşlenme azalır. Gelişme zayıf olur, gövde kısa ve ince kalır. Yaprak¬lar koyu yeşil ve mavimsi yeşil renktedirler. Yaprakların rengi azot fazlalığı varmış gibi bir izlenim verir. Yaşlı yapraklar, uçlardan başlayarak sararır, solar, kurur ve erken ölür¬ler. Yapraklar sert fakat uçları aşağı sarkıktır. Başaklar küçük, bazan morumsu kırmızı renkde olurlar.
Narenciye ağaçları canlı durmayan donuk yeşil bir yaprak sistemi oluştururlar. Yaş¬lı yapraklarda nekrozlar görülür ve erken dökülür^ Çiçeklenme çok zayıftır. Meyve sayı¬sı çok az, meyveler iri fakat ekşi, kaba lifsi dokulü ve kaim süngerimsi kabukludur.
Elma ağaçlarında yapraklar küçük, koyu yeşil renkli, bronz veya mor lekeli olur¬lar. Yaprak sapları kırmızımsı renkli olup dal ile bağlantıları dar açı yapacak şekilde dik dururlar. Seyrek bir yaprak sistemi vardır. Yaşlı yaprakların kenarlarında koyu kahve nek¬rozlar oluşur. Erken yaprak dökümü görülür. Çiçek ve meyve sayısı azdır. Meyveler kü¬çük kalır ve olgunlaşmadan dökülür. Meyveler cansız donuk renkli, sert ve sık bir doku¬ya sahip olup, tatsızdırlar. Fosfor miktarı azota oranla aşırı fazla olduğu taktirde de mey¬ve eti yine kaba dokulu olur.
Şeftali yaprakları fosfor noksanlığında yine öncelikle koyu yeşil olur, daha sonra bronz veya kahverengi lekeler oluşur, bu lekeler özellikle soğuk havalarda kırmızı veya mor renge döner. Yapraklar dik, noksanlığın ileri aşamalarında oldukça dar, mızrak şek-lindedirler. Yaşlı yapraklar erken dökülür. Ağacın büyümesi geriler.
Diğer taş çekirdekli meyve ağaçlarında da fosfor noksmlığı ağacın büyümesini ya¬vaşlatır. Yaprak sistemi koyu yeşil görünümlü, yaprak sapları ve genç sürgünler mor renk¬lidir. Yaşlı yapraklarda bronzlaşır ve erken dökülür.
Bağda fosfor noksanlığı koyu yeşil bir yaprak sistemi yaratır. Yapraklar sert, bozuk şekilli, siğil gibi kabarık benekli ve metalik bir parlaklığa sahiptirler. Yaşlı yapraklarda kenarlardan başlayan bronz veya mor nekrozlar görülür.
Çilek yapraklarında ince damarlardan başlayarak yayılan mavimsi yeşil ve koyu yeşil renk oluşur. Yapraklar aşağı kıvrık, kenarlarda kırmızı, ortalarda mor renkler var¬dır. Yaprak sapları koyu kırmızı renklidir. Yaprakların alt yüzeyinde orta ve yandamarlar * mor görünümlüdür. Çiçeklenme zayıf, meyve az olur.
Tütün yapraklarında normalden koyu yeşil renk oluşurken yapraklar küçük ve dar olurlar. Alt yapraklarda hafif kırmızımsı ve siyahımsı kahve lekeler oluşur. Yaşlı yaprak¬larda solma görülür.
Fosfor Fazlalığı
Normal koşullarda fosfor fazlalığının bitkiler üzerindeki olumsuz etkileri daha çok dolaylı etkilerdir. Çünkü fosfat iyonları toprakta sıkı bir şekilde tutulma özelliğine sahip¬tirler ve bu nedenle bitki bünyesine aşırı yüksek miktarlarda fosfat iyonu girişi kolay rast¬lanan bir durum değildir. Bununla birlikte aşırı miktarda verilen fosforlu gübreler, çinko ve demir gibi mikroelement noksanlıklarına neden olurlar. Fosfor fazlalığı kalsiyum, bor, bakır ve mangan noksanlıkları da yaratabilmektedir.

