MAGNEZYUM
Klorofilin merkez atomu olan magnezyum fotosentezde oynadığı önemli rol ile ha¬yatın devamlılığını sağlayan anahtar elementlerden biridir. Klorofilin yapısındaki mag¬nezyum, bitkideki toplam magnezyumun ancak % 15 -20'sini oluşturmakla birlikte, mag¬nezyum noksanlığında hemen klorofil miktarı düşer ve fotosentez geriler. Bunun doğal sonucu bitkide gelişme geriliği ve ürün kaybıdır.
Magnezyum noksanlığı simptomları bakımından bitki türleri arasında farklılıklar olabilmektedir. Bununla birlikte bazı ortak karakterler magnezyum noksanlığının tanın¬masını kolaylaştırır. Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksan¬lık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır. Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür. Magnez¬yum noksanlığının tipik belirtisi yaşlı yapraklarda damarlar arasında görülen sararmadır. Primer ve sekonder damarlar (birinci ve ikinci damarlar) yeşil renklerini korurlar, üçün¬cü ve daha ince damarlar ve damarlar arası bölgelerde renk sararır. Yaprak bu haliyle be¬nekli bir görüntüye sahip olur. Ekstrem durumlarda klorotik dokular ölerek kahverengi nekrozlar oluşturur.
38
Özellikle kumlu topraklarda, bitki gelişmesinin olgunluk dönemlerine doğru mag¬nezyum noksanlığı sık görülür. Geç dönemde ortaya çıkan magnezyum noksanlığı ürün miktarında büyük bir azalmaya yol açmayabilir. Ancak özellikle yapraklan için yetiştiri¬len bitkilerde pazar kabiliyeti düşer. Toprak sıkışması, su altında kalma ve kuraklık etki¬si, noksanlığı şiddetlendirir. Bazı hallerde toprakta yeterli miktarda magnezyum bulunsa bile bitkilerde magnezyum noksanlığı görülebilmemektedir. Toprak çözeltisinde yüksek miktarda bulunan hidrojen, potasyum, amonyum, kalsiyum gibi iyonlar magnezyum alı¬mını azaltarak noksanlığa neden olabilmektedirler. pH 5 ve daha düşük olan topraklarda bulunan yüksek miktardaki alüminyum iyonları da magnezyum alımını azaltarak noksan¬lık yaratmaktadır.
Magnezyum noksanlığına en duyarlı sebzeler marul, karmbahar, lahana, havuç, so¬ğan, bezelye, turp bitkileridir. Tütün, patates, pancar, mısır, pamuk, meyvelerden naren¬ciye türleri ve bazı elma çeşitleri magnezyum gereksinimi yüksek olan bitkilerdir.
Domatesde yaşlı yapraklarda damar aralarında, kenarlardan başlayıp içe doğru iler¬leyen sararma şeklinde kloroz görülür. Sonunda bütün yaprak sarıya döner. Kahverengi lekeler oluşur. Yapraklar gövdeye doğru sarkar ve ölür.
Hıyar bitkisinde yaşlı yapraklarda, damarlar ve yaprak kenarlarında ince bir bant yeşil kalarak, yaprağın diğer kısımları sararır. Yaprakların kenarlarında kahverengi leke¬ler görülebilir. Budanmış bitkilerde ana gövde yeni sürgünlerin gereksinimini karşılaya¬cak kadar magnezyum absorbe edemediği için, budamadan sonra noksanlık görülme ih¬timali yüksektir.
Ispanak bitkisinin yapraklarında beyaz, kağıt gibi bir dokuya sahip lekeler oluşur.
Şeker pancarının yaprakları hareli sarı bir görüntü alır. Renk değişimi yaprakların uç ve kenar kısımlarından başlayıp içeriye doğru yayılır. Kahve renkli nekrozlar meyda¬na gelir. Yapraklar sarkar. Bu görüntü pancar sarı virüsünün yarattığı simptoma benzer, sadece virüs simptomu, kenarlardan içeri doğru daha muntazam bir yayılma gösterir.
Elma ağaçlarının özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı, bazan grimsi yeşil renkli lekeler oluşur. Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler. Lekeler hızla kırmızımsı kahve rengi nekrozlara dönüşür. Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökü¬lür. Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar. Golden Delicious çeşidi elmalar magnezyum nok¬sanlığına fazla duyarlıdırlar.
Armut yapraklarında ana damar çevresi ve kenarlara yakm bölgelerde nekrozlar oluşurken, yaprak kenarları yeşil renklerini korurlar. Bu simptomların ortaya çıkışı mev¬sim sonlarına doğru olur. Yapraklarda erken dökülme de görülür.
Taş çekirdekli meyveler den şeftali magnezyum noksanlığından özellikle fazla et¬kilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır. Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur. Yapraklarda erken dökülme görülür.
39
Narenciye çeşitlerinde görülen simptomlar, yaşlı yaprakların ana damar çevresinde renk açılması şeklinde başlar, gittikçe genişleyerek tüm yaprak sararır. Yaprak uçları ise yeşil renklerini korurlar. Yapraklarda erken dökülme olur.
Asma yapraklarında damar aralarında lekeler şeklinde başlayan kloroz, lekelerin hızla genişlemesiyle sapa doğru yayılır ve yaprakda ördek ayağı şeklinde tipik görüntü oluşur. Klorotik bölgelerde kahverengi nekrozlar oluşur.
Çilek bitkisinde magnezyum noksanlığı yapraklarda küçük küçük kırmızımsı me¬nekşe renkli lekelerin görülmesiyle kendini belli eder. Daha sonra bu lekeler genişleye¬rek tüm yaprak, kenarlarda bant şeklinde bir kısım hariç, kırmızı menekşe renk alır. Bu görüntü potasyum noksanlığı ile kaıışıtırıhrsa da, potasyum noksanlığında renklenme yaprak kenarlarından başlayarak içeri doğru yayılır.
Tütün yapraklarında magnezyum noksanlığı simptomları, yaprakların uç kısımla¬rından başlayıp ortaya doğru ilerleyen, ve damar çıralarında görülen kama şeklinde sarı veya beyaz lekeler şeklindedir. Noksanlık çok şiddetli ise, yaprak kenarlarında kahve renkli nekrozlar görülür, tüm yaprak klorozlu bir hal alır ve yaprak kağıt dokusuna ben¬zer bir strüktüre sahip olur .
Klorofilin merkez atomu olan magnezyum fotosentezde oynadığı önemli rol ile ha¬yatın devamlılığını sağlayan anahtar elementlerden biridir. Klorofilin yapısındaki mag¬nezyum, bitkideki toplam magnezyumun ancak % 15 -20'sini oluşturmakla birlikte, mag¬nezyum noksanlığında hemen klorofil miktarı düşer ve fotosentez geriler. Bunun doğal sonucu bitkide gelişme geriliği ve ürün kaybıdır.
Magnezyum noksanlığı simptomları bakımından bitki türleri arasında farklılıklar olabilmektedir. Bununla birlikte bazı ortak karakterler magnezyum noksanlığının tanın¬masını kolaylaştırır. Magnezyum iyonları bitki bünyesinde hareketli olduğu için, noksan¬lık halinde yaşlı yapraklardan kolaylıkla, yeni oluşan genç yapraklara taşınmaktadır. Bu nedenle de magnezyum noksanlığı simptomları önce yaşlı yapraklarda görülür. Magnez¬yum noksanlığının tipik belirtisi yaşlı yapraklarda damarlar arasında görülen sararmadır. Primer ve sekonder damarlar (birinci ve ikinci damarlar) yeşil renklerini korurlar, üçün¬cü ve daha ince damarlar ve damarlar arası bölgelerde renk sararır. Yaprak bu haliyle be¬nekli bir görüntüye sahip olur. Ekstrem durumlarda klorotik dokular ölerek kahverengi nekrozlar oluşturur.
38
Özellikle kumlu topraklarda, bitki gelişmesinin olgunluk dönemlerine doğru mag¬nezyum noksanlığı sık görülür. Geç dönemde ortaya çıkan magnezyum noksanlığı ürün miktarında büyük bir azalmaya yol açmayabilir. Ancak özellikle yapraklan için yetiştiri¬len bitkilerde pazar kabiliyeti düşer. Toprak sıkışması, su altında kalma ve kuraklık etki¬si, noksanlığı şiddetlendirir. Bazı hallerde toprakta yeterli miktarda magnezyum bulunsa bile bitkilerde magnezyum noksanlığı görülebilmemektedir. Toprak çözeltisinde yüksek miktarda bulunan hidrojen, potasyum, amonyum, kalsiyum gibi iyonlar magnezyum alı¬mını azaltarak noksanlığa neden olabilmektedirler. pH 5 ve daha düşük olan topraklarda bulunan yüksek miktardaki alüminyum iyonları da magnezyum alımını azaltarak noksan¬lık yaratmaktadır.
Magnezyum noksanlığına en duyarlı sebzeler marul, karmbahar, lahana, havuç, so¬ğan, bezelye, turp bitkileridir. Tütün, patates, pancar, mısır, pamuk, meyvelerden naren¬ciye türleri ve bazı elma çeşitleri magnezyum gereksinimi yüksek olan bitkilerdir.
Domatesde yaşlı yapraklarda damar aralarında, kenarlardan başlayıp içe doğru iler¬leyen sararma şeklinde kloroz görülür. Sonunda bütün yaprak sarıya döner. Kahverengi lekeler oluşur. Yapraklar gövdeye doğru sarkar ve ölür.
Hıyar bitkisinde yaşlı yapraklarda, damarlar ve yaprak kenarlarında ince bir bant yeşil kalarak, yaprağın diğer kısımları sararır. Yaprakların kenarlarında kahverengi leke¬ler görülebilir. Budanmış bitkilerde ana gövde yeni sürgünlerin gereksinimini karşılaya¬cak kadar magnezyum absorbe edemediği için, budamadan sonra noksanlık görülme ih¬timali yüksektir.
Ispanak bitkisinin yapraklarında beyaz, kağıt gibi bir dokuya sahip lekeler oluşur.
Şeker pancarının yaprakları hareli sarı bir görüntü alır. Renk değişimi yaprakların uç ve kenar kısımlarından başlayıp içeriye doğru yayılır. Kahve renkli nekrozlar meyda¬na gelir. Yapraklar sarkar. Bu görüntü pancar sarı virüsünün yarattığı simptoma benzer, sadece virüs simptomu, kenarlardan içeri doğru daha muntazam bir yayılma gösterir.
Elma ağaçlarının özellikle uzun sürgünlerin yaşlı yapraklarında, damar aralarında, gayri muntazam şekilli, açık yeşil, sarı, bazan grimsi yeşil renkli lekeler oluşur. Damar arası lekeler bazı durumlarda yaprak kenarlarına kadar genişler. Lekeler hızla kırmızımsı kahve rengi nekrozlara dönüşür. Yapraklar daha sonra solar, kıvrılır, kurur ve erken dökü¬lür. Meyveler tatsız ve kokusuz olurlar. Golden Delicious çeşidi elmalar magnezyum nok¬sanlığına fazla duyarlıdırlar.
Armut yapraklarında ana damar çevresi ve kenarlara yakm bölgelerde nekrozlar oluşurken, yaprak kenarları yeşil renklerini korurlar. Bu simptomların ortaya çıkışı mev¬sim sonlarına doğru olur. Yapraklarda erken dökülme de görülür.
Taş çekirdekli meyveler den şeftali magnezyum noksanlığından özellikle fazla et¬kilenir. Yaprakların damar aralarında kloroz görülür. Renk açılmaları yaşlı yapraklarda, yaprak kenarlarından başlayarak yayılır. Beyaz etli meyve veren ağaçların yapraklarında kırmızı renkli, sarı etli meyve veren çeşitlerin yapraklarında ise sarı renkli lekeler oluşur. Yapraklarda erken dökülme görülür.
39
Narenciye çeşitlerinde görülen simptomlar, yaşlı yaprakların ana damar çevresinde renk açılması şeklinde başlar, gittikçe genişleyerek tüm yaprak sararır. Yaprak uçları ise yeşil renklerini korurlar. Yapraklarda erken dökülme olur.
Asma yapraklarında damar aralarında lekeler şeklinde başlayan kloroz, lekelerin hızla genişlemesiyle sapa doğru yayılır ve yaprakda ördek ayağı şeklinde tipik görüntü oluşur. Klorotik bölgelerde kahverengi nekrozlar oluşur.
Çilek bitkisinde magnezyum noksanlığı yapraklarda küçük küçük kırmızımsı me¬nekşe renkli lekelerin görülmesiyle kendini belli eder. Daha sonra bu lekeler genişleye¬rek tüm yaprak, kenarlarda bant şeklinde bir kısım hariç, kırmızı menekşe renk alır. Bu görüntü potasyum noksanlığı ile kaıışıtırıhrsa da, potasyum noksanlığında renklenme yaprak kenarlarından başlayarak içeri doğru yayılır.
Tütün yapraklarında magnezyum noksanlığı simptomları, yaprakların uç kısımla¬rından başlayıp ortaya doğru ilerleyen, ve damar çıralarında görülen kama şeklinde sarı veya beyaz lekeler şeklindedir. Noksanlık çok şiddetli ise, yaprak kenarlarında kahve renkli nekrozlar görülür, tüm yaprak klorozlu bir hal alır ve yaprak kağıt dokusuna ben¬zer bir strüktüre sahip olur .

